Skip to content

Hüseyin Uçar Posts

BU KORKULAR

Görünen köy, kılavuz istemez derler
Kurt düşer ağaca, ağacı yerler
Çalışmayan yatar, çalışan terler
Kazanan bey değil, emek olmalı…

 

 

Senden kıymatlıyken, beygirin nalı
Yoluna serirler, kırmızı halı
Damağa çalırlar, bir tadım balı
Kazanan mey değil, emek olmalı…

 

 

Sözüm sana degil ,oğlum darılma
Öfke üzer öfkelere sarılma
İyi düşün, her sofraya kurulma
Kazanan soy değil, emek olmalı…

 

 

Bizler göremeyiz, ellerde kazma
İnsan kal oğlum, terbiyen bozma
Ozan deli dolu, sen ona kızma
Kazanan boy değil, emek olmalı…

 

 

Taşlanı taşlanı, taşa dönüştüm
Neyim varsa, eşle dostla bölüştüm
Ben işçiyim, emekçiyle görüştüm
Kazanan ney değil, emek olmalı…

 

30/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

 

 

 

KILAVUZ

Görünen köy, kılavuz istemez derler
Kurt düşer ağaca, ağacı yerler
Çalışmayan yatar, çalışan terler
Kazanan bey değil, emek olmalı…

Senden kıymatlıyken, beygirin nalı
Yoluna serirler, kırmızı halı
Damağa çalırlar, bir tadım balı
Kazanan mey değil, emek olmalı…

Sözüm sana degil ,oğlum darılma
Öfke üzer öfkelere sarılma
İyi düşün, her sofraya kurulma
Kazanan soy değil, emek olmalı…

Bizler göremeyiz, ellerde kazma
İnsan kal oğlum, terbiyen bozma
Ozan deli dolu, sen ona kızma
Kazanan boy değil, emek olmalı…

Taşlanı taşlanı, taşa dönüştüm
Neyim varsa, eşle dostla bölüştüm
Ben işçiyim, emekçiyle görüştüm
Kazanan ney değil, emek olmalı…

30/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ÖNEM ORTADA

Her şeyi başardık, bir kuru sözle
Doğruyu güzeli, görmedik özle
Yaşamı tehtite, başladı nezle
Sağlığa verilen önem ortada
Her şeyi erittik, aynı potada…

Bir tahıl ölçeği, bilirim çinik
Hani ısırmazdı, körpeydi enik
Biz nasıl varlığız, her şeye yenik
Doğaya verilen, önem ortada
Can alıyor kene, koca kıtada…

Zorla dinlettiler, dostlar her şeyi
Biz unuttuk, coşkuları neşeyi
Suni gündemlerle, döndü köşeyi
İnsana verilen, önem ortada
Özür diletmedik, hiç bir hatada…

27/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ASIL ÖLÜM

Asıl ölüm, yok olmaktır
Yok olmaya karşı durun
En sonunda, durulmaktır
Emek verip, çarşı kurun…

Öfkenin yararı olmaz
Bu dünya kimseye kalmaz
Kimse aradığın bulmaz
Can kafeste, arşı yolun…

Özün akar ırmak olur
Sözün hedefini bulur
Çok geçmeden zaman dolur
Okuyacak marşı solun…

Dik dur canım, yenik düşme
Kaynayıp coşmadan pişme
Her tarafta akar çeşme
Yaşatacak aşı bulun….

28/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ULAŞTIRIN

Hastalığın adı yoktur
Fukaraya bakmaz  doktor
Dermanından, derdi çoktur
Doktor, Doktor, dolaştırın
Sağlığına ulaştırın…

Kime baksan yıkık kaşlar
Halin sosan, kavga başlar
Sanki düşmanını haşlar
Doktor, Doktor, dolaştırın
Sağlığına ulaştırın…

Hiç görmedim, onu dingin
Her gün değişiyor rengin
Hep aramış, yoktur dengin
Doktor, Doktor, dolaştırın
Sağlığına ulaştırın….

Zarifedir hasta adı
Saçların tel tel taradı
Aynada kendin aradı
Doktor, Doktor, dolaştırın
Sağlığına ulaştırın…

28/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BU DERDE ÇARELER

Dilime sürdüğün, bir tadım baldı
Bir ömür gözlerim, o tatda kaldı
Genç yaşta göçerlik, kapımı çaldı
Kapım çalınsada, açanım yoktur
Bu derde çareler, bulsana Doktor…

Tökezledim toparlanam deriken
Hep uyuduk dertler, bizi yeriken
Bir mezar taşımdır, şimdi gözüken
Kapım çalınsada açanım yoktur
Bu derde çareler, bulsana Doktor…

Yollarıma, halı kilim dokusan
Türkü edip gülüm, adım okusan
Hayalimi bulun, kendim yogusam
Kapım çalınsada, açanım yoktur
Bu derde çareler, bulsana Doktor…

Aç olana dürüm, oldum dürüldüm
Duvar oldum, binalara örüldüm
Hiç emeğim, yokmuş gibi sürüldüm
Kapım çalınsada, açanım yoktur
Bu derde çareler, bulsana Doktor…

Yükledin sırtıma, Ağrı dağını
Yaşatmadın felek, gençlik çağını
Olduk yol boyunda, toprak yığını
Kapım çalınsada, açanım yoktur
Bu derde çareler, bulsana Doktor…

25/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BIRAK AKSINLAR

Uzadıkça uzar, sevdalar bize
Tarih yanıltmadı, düşmedik ize
Yıllar sonra gülüm, geldik göz göze
Sevgi çeşmeleri, bırak aksınlar
Bilen özler, gören gözler baksınlar…

Birden bire olmaz, yokuşlar iniş
Zarar vermemeli, yağmurda diniş
Herkese yer var, bak dünya geniş
Sevgi çeşmeleri, bırak aksınlar
Bilen özler, gören gözler baksınlar…

Güneş yükselsede, bulut tiseler
Ünüvesite gibi, şimdi liseler
Vaz geçemem,güzel ömrüm yeseler
Sevgi çeşmeleri, bırak aksınlar
Bilen özler, gören gözler baksınlar…

Engeller olsada, sevene nolur
Sadece acıyla yüreği dolur
Aldanma sevdiğim, güzellik solur
Sevgi çeşmeleri, bırak aksınlar
Bilen özler, gören gözler baksınlar…

Kara tükenince, bindim gemiye
Huzurlar variken, bu kavga niye
Ömür boyu, yol yürüdüm yeniye
Sevgi çeşmeleri, bırak aksınlar
Bilen özler, gören gözler baksınlar…

19/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ÖPERİM DUDAĞIM YAKAR

Yürü dedim yürümüyor
Büyü dedim büyümüyor
Altın yerde çürümüyor
Onda değer, başka çünkü…

Oymak ayrı boylar ayrı
İsrerim ki, olsun hayrı
Boyun eğmek olmaz gayrı
Bunda değer, başka çünkü…

Parıltına ad koymadım
Değerine hiç doymadım
Verdiğim sözden caymadım
Unda değer, başka çünkü…

Bu ömürü ettim azat
Yerin almaz başka bir tat
Bırakamam, aşkın uzat
Canda değer, başka çünkü…

Taşatana çok ad takar
Gözümün içine bakar
Öperim dudagım yakar
Kanda değer, başka çünkü…

18/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

NE HASTAHANEM NE

Kader yakıyor çıramı
Eller alıyor sıramı
Derine koyar yaramı
Ne arayan, sahibim var
Ne hastane, Tabibim var…

 

Öptüm güneşi alnından
Koptum yurdumun bağrından
Haberim olmaz yarından
Ne dostum, ne sahibim var
Ne kıvram, ne Talibim var…

 

Gurbet denen, şu belamın
Haberi gelmez halamın
Yankısı başka selamın
Ne bir aşkım, sahibim var
Ne pusulam, Takıbim var…

 

Öfke kına sığmaz artık
Ekmeğime olmaz katık
Beyini terk etti mantık
Ne anam, ne sahibim var
Ne kazanan, Galibim var…

 

10/06/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

 

 

OKYANUS İÇİNDE

Baharda doğanın, renğine döndüm
Akşam aç yatarken, zenğine döndüm
Derya kucakladı, enğine döndüm
Okyanus içinde, ada gibiyim
Gencecik gönülde, sevda gibiyim…

Her gün saat gibi, kurdular beni
Ummanlar içine, koydular beni
Sağımdan solumdan, oydular beni
Okyanus içinde, ada gibiyim
Gencecik gönülde, sevda gibiyim…

Düşe kalka derken, buldum altmışı
Üstüme yıkılır, dağların kışı
Kimse yenemedi, aldım yarışı
Okyanus içinde, ada gibiyim
Gencecik gönülde, sevda gibiyim…

Arzular belirler, sözü sohbeti
İstesemde yıkamadım gurbeti
Acılardan Taşatanın şerbeti
Okyanus içinde, ada gibiyim
Gencecik gönülde, sevda gibiyim..

15/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

TARİH KONUŞSUN

Seviyorum dedim inanmadılar
Olan duygularım, anlamadılar
Hiç bir yalancıyı kınamadılar
Ben durayım canlar, tarih konuşsun..

Üzüldüğüm zaman, kına yaktılar
Yardım istesemde, uzak baktılar
Ad yerine, binbir lakap taktılar
Ben durayım canlar, tarih konuşsun..

Göre göre, sığamadım kabıma
İşaret koydular, birde kapıma
Orduları gönderdiler ardıma
Ben durayım canlar, tarih konuşsun…

Eğer bilmiyorsan, doğruyu öğren
Var ise yanlışın, olmasın gören
Tek başına kalsan, Taşatan diren
Ben durayım canlar, tarih konuşsun…

14/08/2010. Bağevi. Hüseyin Uçar.

VOLKANİK DAĞLAR

Acıları katı-katı, kastladım
Hançere dönüştü, oynar içimde.
Ölmek için, Everesten atladım
Volkanik dağlar, yanar içimde…

Zalim düşman, hırım-hırladı
Bunca yıldır, hep sabrımı zorladı
Öfkeyi kınına, koydum fırladı
Ateşe dönüştü, kaynar içimde…

Sevdim amma, sevdirmedi kendini
Anlaşıldı bulamamış dengini
Konuşurken sanan, dünya zengini
Her sözcüğü, buzul donar içimde…

Kimseyi doyurmaz, olan çıkınım
Uzaklardan, seyran seyran, bakınım
Anladım ki, hiç yokumuş yakınım
Anılarım durmaz, kanar içimde…

Görmeyeyim diye, kaçtım uzağa
Her neylesem, düşürdüler tuzağa
Kutuplarda, bindirdiler kızağa
Hala yeri vardır, sanar içimde…

13/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

MEZARSIZ

Köprüler kurdum, geçeyim deyi
Kuyular vurdum, içeyim deyi
Ekinler ektim, biçeyim deyi
Yakınından geçtim, uza dediler
Türkülerin yükle, saza dediler
Çekip öldürdüler, kaza dediler
Bir kuytuda, kala kaldım,Mezarsız…

Morelim yükselttim, güleyim deyi
Kitaplar okudum, bileyim deyi
Yollar inşa ettim, geleyim deyi
Yakınından geçtim, uza dediler
Yükle dertlerini, saza dediler
Çekip öldürdüler, kaza dediler
Bir kuytuda, kala kaldım, Mezarsız….

Yağ yakınca, canım deyip övdüler
İnanamazsın can, öyle sevdiler
Karşı çıktım, ölesiye dövdüler
Buralarda durma, uza dedilr
Anlat dertlerini, saza dediler
Çekip öldürdüler, kaza dediler
Bir kuytuda, kala kaldım, Mezarsız…

08/08/1010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

GÜVENEYİM NESİNE

Kestim yüreğimi, koydum umana
Zorda olsa artık uydum zamana
Kattın gene zalim, tozu dumana
Ben feleğin güveneyim nesine
Neler vermem, ben yavrumun sesine…

Aylar yıllar değil ömür geçiyor
Acımıyor tomurcukken biçiyor
Kader kısmet deyip, bizi seçiyor
Güveneyim ben feleğin nesine
Neler vermem, ben kuzumun sesine…

Hem yoksuluk, hemde gurbet kovalar
Çöle dönüşüyor, dünkü ovalar
Yıldan yıla bozuluyor havalar
Bu yaşamın, şükredeyim nesine
Neler vermem, ben yavrumun sesine…

Görünen ufuklar, beni sorgular
Çevreliyor etrafımız, korkular
Hangi yana dönsek, bizi yargılar
Ben feleğin, güveneyim nesine
Neler vermem, güzel yavrum sesine…

Yıkılır başıma, bir gece kondu
Düşler terkeyledi, hayaller dondu
Bütün içtenliği, Taşatan sundu
Ben feleğin güveneyim nesine
Neler vermem, güzel yavrum sesine…

11/08/2010. knusen.Hüseyin Uçar.

GURBETMİYİM?

Ağladıkça kanım akar içime
Gurbetmiyim? Gurbetçi mi? Belirsiz.
Soru bile sopramadım elçime
Gurbetmiyim? Gubetçi mi? Belirsiz..

Yol alırım, gece gündüz durmadan
Yaşıyorum hiç hayaller kurmadan
Gir içeri gülüm, soru sormadan
Gurbetmiyim? Gurbetçi mi? Belirsiz..

Yerim yurdum, ateş oldu duramam
Cevapları korkutuyor soramam
Çaresizim hiç bir çare aramam
Gurbetmiyim? Gurbetçimi? Belirsiz..

Kayıp ettim, anılarım ararım
Saçım diye, bulutları tararım
Takatım kesildi, kalkmaz kollarım
Gurbetmiyim? Gurbetçi mi? Belirsiz..

Ulaşamam, şu zamanın hızına
Katlanamam, nüktesine, nazına
Tel olayım inlet, beni sazına
Gurbetmiyim? Gurbetçi mi? Belirsiz..

Taşlanı taşlanı, olduk Taşatan
Başa bir iş gelse, yok elden tutan
Değerlerim oldu, beni kurutan
Gurbetmiyim? Gurbetçi mi? Belirsiz..

07/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

DOYMADIK SANA

Sana söyleyecek, sözlerim bitmez
O güzel cemalin, karşımdan gitmez
Her an yol alırım ellerim yetmez
Sözleri  biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, inanki sana…

Bu gece Çorumu, tümüyle soydum
Bütün hazinesin, cebine koydum
Saat kulesine, resmini oydum
Sözleri biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, doymadık sana…

Bir ah çektim, yaralandım derinden
Şu gurbeti, oynatamam yerinden
Korkar oldum, şu ecelin yelinden
Sözleri biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, doymadık sana…

Dilim varmaz kime, nasıl seslenem
Bırak beni acım ile beslenem
Gene varıp Kuşsarayda üslenem
Bitermi atanın, sözleri cana
Doyamadık Forslum, inanki sana…

Gardaşlar dizilmiş, yolcu ediyor
Forslusun yitirmiş, Nermin bitiyor
Forslum bu hızınan, nere gidiyor
Özlemi biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, doymadık sana…

Seni arar iken, aradım oğlun
Anladım tükenmiş, gidecek yolun
Bundan sonra onlar, kanadın kolun
Sözleri biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, inanki sana…

Çok geçmez azalır, o geniş çevren
Görmez olur geçer, her zaman gören
Yasaların koymuş, bu kaleş evren
Sözleri biter mi, cananın cana
Doyamadık Forslum, doymadık sana…

05/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar..

DOSTLAR ELVEDA

Amansız hastalık, çıktı karşıma
Görünmez düşmanlar, daldı çarşıma
Şeker apartmanı, çöktü başıma
Dönüşüm kalmadı, dostlar elveda…

Bir eylerken, iniş ile yokuşu
Fark edilmez zamanların akışı
Bize vurdu bu yıl, Feleğin kışı
Yollarım kapandı, dostlar elveda…

Son görüntüm, aralandı buradan
Çok görüldü canlar, çıktık aradan
Azat olduk artık yurttan yuvadan
Atmosfer komadı, dostlar elveda…

Eşim, kuzularım, artık arama
Kimse melhem, çalamadı yarama
Komşuların hepsi, durdu selama
Kuşsaray karşılar, dostlar elveda…

Feleğin adını bir daha anmam
Boşuna teselli, yalana kanmam
Doğal ölüm olsa, inanki yanmam
Söz tükendi artık, dostlar elveda…

Oğullar büyüttüm, olgun mu olgun
Düşleri rüzğardır, benizler solgun
Güle güle Forslum, bu nasıl vurgun
Diller sustu artık, dostlar elveda…

04/08/2010.Hundige.Hüseyin Uçar…

İMANIM CİNDER

Muhabbeti türkülerin yaşında
Tökezliyor, şu Didimin taşında
Anılarla dolu, üç yüz yaşında
Fermanım salman, İmanım cinder…

Çilekeşler toplaşıyor başına
Sinirleri hücum erder kaşına
Kışı benzer, Kuşsarayın kışına
Yamanım salman, imanım cinder…

Paklanmış acıdan, paklanmış kirden
Almış duasını, gül yüzlü pirden
İğne değmış gibi, sıçırar birden
Dumanım salman, imanım cinder…

Bağ bahçe koymadık, hepsin budadık
Seneleri birbirine uladık
Sanki geçmişlerde, yitik aradık
Amanım salman, imanım cinder…

Almanyada koymuş gelmiş bududu
Bazan ihlal eder, geçer hududu
Hatırla arada, küçük Kurmudu
Aslanım salman, imanım cinder…

Yaşam okulunda, yalnız okuyor
Dostlarını incitmekten korkuyor
Her sözcüğü inan, dostluk kokuyor
Çimenim salman, imanım cinder…

Muhabbet ehline, söz surulur mu
Taşatan sevmakten, hiç yorulur mu
Düşünce içinde, düş vurulur mu
Almanım salman, imanım cinder…

1 Agıstos.2010.Hüseyin Uçar..

FORSLUNUN ARDINDAN

Felek sana benim, özüm doğrulmaz
Bu kaçıncı, kahpeliğin söylen mi?
Neden senle hiç mahkeme kurulmaz
Bu kaçıncı, kaleşliğin söylen mi?

Felek seni af etmemi bekleme
Kendi suçun, kader deyip yükleme
Erdemime vahşetini ekleme
Bu kaçıncı, hainliğin söylen mi?

Adım aldın, canım aldın utanmaz
Yetmedi mi? Can aldığın uslanmaz
Kan çekildi damarlarım kanamaz
Bu kaçıncı, gadarlığın söylen mi?

Nefes aldım senin ile tanıştım
Sen mi güçlü, ben mi güçlü yarıştım
En sonunda acılara alıştım
Bu kaçıncı, matemimiz söylen mi?

Can alıp vererek, gönlünü eyle
Gencecik canlara, kastını söyle
Yolumuz nereye vijdansız böyle
Bu kaçıncı, alt edilmem söylen mi?

Nasıl alın benden, söyle forslumu
Dağlaramı çevireyim yolumu
Zindan ettin, Kuşsarayı, Çorumu
Bu kaçıncı, hokkabazlık söylen mi?

Haberi alınca dağlandı sine
İhtiyacın neydi, bu kadar kine
Yüreğin yeterse, bir adım öne
Bu kaçıncı, duellomuz söylen mi?

Ulaşamam artık uzadı ara
Sanki kement ile, çekildim dara
Her gün bir taraftan, açılır yara
Bu kaçıncı, hançerleyiş söylen mi?

Herkes farklı yapar, elbet yorumu
Kimselere soramadım sorumu
Ben nideyim gardaş, sensiz Çorumu
Bu kaçıncı, yalancılık söylen mi?

Saygıyla ananlar, candan merhaba
Yetmedi Nermin, bu kadar çaba
Baş sağlıgı benden, dosta ahbaba
Bu kaçıncı, saldırganlık söylen mi?

Yüreğime doldurdunuz korları
Omuzuma yüklediniz zorları
Koşsam bile bitiremem yolları
Bu kaçıncı, yenilğimiz söylen mi?

Yüreği olanlar yüreğin açar
Yer yüzüne elbet, dostluğu saçar
Bağla sözlerini, Hüseyin Uçar
Bu kaçıncı, ağıdımız söylen mi?

3 Agıstos 2010,Hüseyin Uçar.

SORGULA DOSTUM

Kim ne derse inanırsın
Gölge gibi dolanırsın
Buladır, bulanırsın
Kendini, sorgula dostum…

Sen sustukça bitmez keder
Bir ekmeği on kişi yer
Nasıl tutku, nasıl kader
Kendini sorgula dostum.

Çalır çırpar, diker kat kat
Susanların hakkı tokat
Gel dertleşek, için boşalt
Kendini sorgula dostum…

Kalkar duman, kalkar bir gün
Yakarırsan yakar düzgün
Bu gözlerim bakar üzgün
Kendini sogula dostum…

Dünyamızın yarsı aç
Bir lokmaya bile muhtaç
Yer yüzüne kavgayı saç
Kendini sorgula dostum…

Yeter vurma yerden yere
Tövbe çeken yüz bin kere
Boğazın sıkarken töre
Kendini sogula dostum…

Sobamızda yanar keven
Yüreğimde döner düven
Toplumu terk etmiş güven
Kendini sorgula dostum…

Ne ırmaklar, akar özde
Taşatanım yürür közde
Muradımız kalır sözde
Kendini sorgula dostum…

28/06/2010.Hundige.Huseyin Uça

YENEMEDİM BİR İNADIN

Ey sevdiğim öyle bakma
Yeter bu sinemi yakma
Nolursun kalbime akma
Yenemedim bir inadın
Göksünde kalsın muradın…

 

Samimi değil niyetin
Bir ömür sürsün diyetin
Yavuklusu kal gurbettin
Yenemedim bir inadın
Niye sabrımı sınadın…

 

Hazırlanırsın gitmeye
Aklın gölgene yetmeye
Yürüdüğün yol bitmeye
Yenemedim bir inadın
Ne dedimde ne anladın…

 

Herkes korkuyor yelinden
Çibanlar çıka dilinden
Yılanlar sara belinden
Yenemedim bir inadın
Yüreğimde hep kanadın…

 

21/05/2010.Ev.Hüseyin Uçar.

 

BİR SÜRGÜNÜN MADURUYUM

Ne ağladım ne güldüm
Ne anladım ne bildim
Ne yaşadım ne öldüm
Bir sürgünün içindeyim…

 

Çoban yok sürü kayıp
Her gün gölgeyi sayıp
Öğretmedin kime ayıp
Bir sürgünün içindeyim…

 

Yalacı mumuyum söndüm
Hangi dine girsem döndüm
Hep yenildim,kimi yendim
Bir sürgünün içindeyim…

 

Pilato mu, dağ mı Tibet
Yol göründü, bize elbet
Zaten benim, adım gurbet
Bir sürgünün, içindeyim…

 

Muhabbetti, demdi anam
Yakınmadan soldu kınam
Hangi bir derdime yanam
Bir sürgünün, içindeyim…

 

25/05/2010.Ev.Hüseyin Uçar.

SENLE OVAYDIM

Göz hapsindeydim
Sevdalarımın
Yıllar yaz yağmuru
Ömür yarı
Değişmedi nöbetim
Anılar uçuştu
Paçalar tutuştu
Yandım
Yandım ki
Ne yandım
Ne itfaye
Söndürebilir
Nede yağmur duası
Sense ötesindeydin düşlerimin
Senle ovaydım
Sensiz çöl….

 

23/05/2010.Ev.Hüseyin Uçar.

BİR UGULTU KULAKLARIMDA

Hüzünlü
Şaşkın dolaştım
Caddelerini bu şehrin
Ugradım bütün bildik adreslere
Yeniden tanıştım
Tanıdıklarımla
Ya dostlarım
Aldı götürdü beni
Diyar diyar…
Unuttum ugradığım
Şehirlerin adını
Vizesiz geçtiğim sınırları
Düştüm peşine duyguların
Dönüştü tutkuya duygular
Her yanım alev alev
Pınarlara vardım
Akmadılar
Göllere vardım
Almadılar
Denizlere sordum
Komadılar
Ummanlara daldım
Salmadılar
Birlikte dönüştük yanar dağa
Bir uğultu
Bir deprem
Savruldum gök yüzüne
Bulut bulut
Ne uçaklar kalkabildi
Ne yolculuklar bitti
Nede umutlar
Ben yorgun düştüm dostlar
Ben yorgun düştüm…

24/05/2010.Ev.Hüseyin Uçar.

GÖÇ EYLEMEK

Hüzünler çöktü, kesildi sesler
Terk etti bedeni, uçtu nefesler
Yok olmaya alışılmaz kardeşler
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Kesilmiyor yüreğimiz keselim
Esilmiyor senden yana eselim
Kanser aldı gardaş, kime küselim
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Artık duyamazsın, ağrı acıyı
Bulursan sorgula, nolur hancıyı
Sen gideli, her yerlerim sancıyı
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Karşılaştık, sayılıyken günlerin
O kadar çoktur ki, güzel yönlerin
Senden sonra yaşayacak genlerin
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Unutulmaz, caddeleri kalesi
Mevsiminden önce, solur lalesi
Başıma yıkıldı, saat kulesi
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Ben kurbanım kardeş, senin yoluna
Yıllar oldu giremedim koluna
Sorsa seni ne diyeyim toruna
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

İnsanaydı sade, nazı niyazı
Üşütüyor şu ölümün ayazı
Bensiz uğurladı, sıklık boğazı
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

Kime anlatayım, Çorum tanıyor
Bu yüreğim, alev aldı yanıyor
Taşatanım hançer, yemiş kanıyor
Göç eylemek, yok olmak mı kardeşim…

21/04/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

SÖZE NE GEREK

Durmadan övündüm, çünkü insanım
Kendi soyun, acımasız asanım
Dertler anlatmaya, yetmez lisanım
Ekine ne gerek, söze ne gerek…

Emrederler susar, gözüne bakar
Gelenek, töre der, kendini yakar
Hem zaman, hem tarih yarına akar
Ekine ne gerek, öze ne gerek…

Kendisi aç yatar, varını verir
Döşeği yok ise, yüzünü serir
Mevsimliktir sanki, kar gibi erir
Ekine ne gerek, köze ne gerek…

Parmak basar amma, adın yazamaz
Kötü kaderini, kendi bozamaz
Öldürseler, ağasına kızamaz
Ekine ne gerek, yüze ne gerek…

Türküler düşerse, duyarlı dili
Ne söylesen duymaz, tükenir pili
Boşalır gözünden, yazbahar seli
Ekine ne gerek, ize ne gerek…

Ağzınla kuş tutsan, küçümsenirsin
Çok geçmez, tek dize biçimlanirsin
İmara sokarlar, ölçümlenirsin
Ekine ne gerek, dize ne gerek…

Bazan içten içe, öfkelenirsin
O kendi gölgene, efelenirsin
Yeter be Taşatan, tepelenirsin
Ekine ne gerek, bize ne gerek…

07/05/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

BAKTIM Kİ

Aradım dostluğun penceresini
Duvara dönüşmüş, camlar baktım ki.
Çıkardım soyumun seceresini
Çekildi çevremden, hamlar baktım ki…

Demirleri dövdüm, kayayı oydum
Ocakları çattım, demliği koydum
Hasretler birleşti, sevgiye doydum
Çakıla dönüştü, kumlar baktım ki…

Yasladım göksüme, çaldım sazları
Birer birer sürdük, içten yozları
Halaya çağırdık, bütün kızları
Saraya dönüştü, damlar baktım ki…

O kadar çogaldı, ektiğim mantar
Sandım ki hepsini, üreten tartar
Yükledi kantara, tartmadı kantar
Herkesi eziyor, zamlar baktım ki…

Zamanlar daraldı, işler uzadı
Törelere kurban, verdik azadı
Bozuldu Taşatan, ağzıyın tadı
İlk akşamdan sönmüş, mumlar baktım ki…

06/05/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

TORUNLAR VE BEN

Dinginlik ararsın, işte dinginlik
Enginlik ararsın, işte enginlik
Zenginlik ararsın, işte zenginlik
Biri Eren, biri Ronya, birde ben…

 

Onların gülüşü, ömrüme coşku
Bile beraberken, kalmıyor kuşku
Torunlar şimdi, Dedenin aşkı
Biri Eren, biri Ronya, birde ben…

 

O gülen gözlere, sorular sormak
Onlarla beraber, hayaller kurmak
Gülüşler pınar, bakışlar Irmak
Biri Eren, biri Ronya, birde ben…

 

Yanaklar cografya, öpüş yanar dağ
Gülüşüyle yeşerir, bahçeyle bağ
Onlarla açılıp, kapanırken çağ
Biri Eren, biri Ronya, birde ben…

 

Koşarak gelmişler ugurlamaya
Bak bereket yağar, dağa ovaya
Üçümüzde bile, girdik havaya
Biri Eren, bgiri Ronya, birde ben…

 

Kurbandır Taşatan, böyle sevdaya
Benle geldi, Hedebo’ya vedaya
Bu kocaman evren, doydu sedaya
Biri Eren, biri Ronya, birde ben….

 

14/05/2010.Hedebo. Hüseyin Uçar.

 

YEGENLERİM KOUTLUYORUM

Öncelikle, iyi anlaşın
Elele gezin dolaşın
Aşkınızla yarınlaşın
Yeğenlerim kutluyorum…

Yüz yıllardır, coştuk durduk
Yaşanır hayaller kurduk
Sizleri yakışır bulduk
Yeğenlerim kutluyorum…

Ne yara olsun, ne sargı
Terk etsin, gönülü kaygı
Selamınız olsun saygı
Yegenlerim kutluyorum…

Bu ilk adım, sağlam atın
Bizleri kervana katın
Bir ömür mutluluk tatın
Yeğenlerim kutluyorum…

Boyanmayın, bin bir renge
Aşkınız olsun, bir  denge
Olmaz yaşam, hiç toz bembe
Yeğenlerim kutluyorum…

Gölgeler düşmesin kaşa
Siz geldiniz, olgun yaşa
Hayırlolsun, iki başa
Yeğenlerim kutluyorun…

Anlam yükleyin bakışa
Önem vermen, her alkışa
Her davranışınız yakışa
Yeğenlerim kutluyorum…

Uçarlar bade içerler
Dostluk köprüsün geçerler
Kabul mü sunum biçerler
Hepinizi kutluyorum…

Taşatandan bu metiye
Ben beklerim davetiye
Bana sorman, amca niye
Yegenlerim kutluyorum…

07/06/2010.Hüseyin Uçar.

İLENME.2.

At’ta eyer, onda semer
Kanatlanmış arşa değer
Hele sorun, neyi sever
Semer vurmuş, rahat değil…

Haddini aşıyor sözü
Doğruyu gömüyor gözü
Ne diyeyim, çürük özü
Vurgun yemiş, rahat değil…

Virgül zamir, nokta ünlem
Seni beni, bilir alem
Sahibinde coşar kalem
Hayal kurmuş, rahat değil…

Çok üşümüş, her bir yanı
Atmak tutmak, ister canı
Önce sen kendini tanı
Yoran yormuş, rahat değil…

Nerden kopup, gelmiş yanki
Kuş beyinlidir inanki
Sıtında yaşarız sanki
Zikre dalmış, rahat değil…

Yatağında akar nehir
Ummanlara, neyler zehir
Uçarlar kocaman şehir
Görememiş, rahat değil…

Sinirlerim olmuş demir
Sağdan soldan, yağar emir
Dudağın ye, dilin kemir
Hiç doymamış, rahat değil…

Çok genç değil, olgun yaşı
Varmış bakın, bir telaşı
Uçarlara değmez taşı
Uçamamış, rahat değil…

04-05-2010. Hüseyin Uçar.

EREN BAŞLIYOR OKULA

Çimento, kuma, çakıla
Neler getirdik akıla
Eren başlıyor okula
Einskein olur oğlum
Hedefine varır oğlum…

Ortam hazır, koşul hazır
İnşallahlar beyin kazır
Hiç yalvarma, gelmez hızır
Einstein olur oğlum
Yaraları sarır oğlum…

İnançlardan uzak tutun
Yanlışları hep unutun
Sade bilimsel okutun
Einstein olur oğlum
Büyük adam, olur oğlum…

O yönetsin, o gökleri
Sevgi dolsun yürekleri
Kaderci degil kökleri
Einstein olur oğlum
Aradığın, bulur oğlum…

Bu sözlerin tümü gerçek
Yönetilmez, yönetecek
Unutulmaz, bu bir gelecek
Einstein olur oğlum
Bilgi ile, dolur oğlum…

Taş atana, gül atmayın
Vicdanları ağlatmayın
Ufukları daraltmayın
Einstein olur oğlum
Sözlerinde, durur oğlum…

O hazırdır, hep görevli
Hem yabancı, hemi yerli
Ak alnından, öpün terli
Einstein olur oğlum
Ummanlara, dalır oğlum…

Her konumda ufuk açar
Etrafına hayat saçar
Can torunun, Dede Uçar
Einstein olur oğlum
İstediğin, alır oğlum..

24/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

GÖRMEM GEREKİR

Öyle yüklüyüm ki, taşımaz gemi
Oysa ummanları, gezmem gerekir,
Şafaklar kucaklar, elbet erdemi
Koydugum hedefe, varmam gerekir…

Ufuklar üstünde, yolcuyum bu gün
Yeşilaycı oldum, kolcuyum bu gün
Gerçekci degilim, falcıyım bu gün
Başka kültürleri, görmem gerekir…

Hedefler toplandı, türbüne kondu
Ne güzeldir bilim, her şeyi sundu
Uyandım rüyadan, gezegen dondu
Yaşamın izini, sürmem gerekir…

Ne lazımsa aldım, gönül katıma
Kocaman evreni, sardım sırtıma
Binem dedim, binemedim atıma
Dogruyu yanlışı, bilmem gerekir…

Ses verenin, yakasına yapışmam
Bilmeyenle, hiç bir şeyi tartışmam
Çok zor olur, ayrılığa alışmam
Sorulara cevap, bulmam gerekir…

Yeter be Taşatan, adı takıla
Kıyımlarla düşüyorum akıla
Bir tarih oluştu, yana yakıla
Katillerden hesap, sormam gerekir…

18/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

İNSAN KALMAK

Kırılan ağacı sardıramazsın
Kimselere kıyıp kırdıramazsın
Bu kadar yükü kaldıramazsın
İnsan kalmak, kolay degil canlarım…

Her olur olmaza, sevilemezsin
Yerine övünür, övünemezsin
Her rüzğar önünde eğilemezsin
İnsan kalmak, kolay degil canlarım…

Bir bilen olursa, dillerim susar
Kükremiş yanardağ, alevler kusar
Farkında olmazsın, dünyanı sarsar
İnsan kalmak, kolay degil canlarım…

İhtiyacım vardır, aklı evele
Hayali unutup, tutsak elele
Nolursun ozanım,  gel dokun tele
İnsan kalmak, kolay degil canlarım…

Bazan önleyemem, sabırlar taşar
Nasıl yaptığına, kendide şaşar
Koşullar ne ise, benimser yaşar
İnsan kalmak, kolay değil canlarım…

20/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

DİLİNE SAĞLIK

Alın sunuyorum, gönül listemi
Cana muhabbettir, canın sitemi
Metiyeler dizmiş, bana Bestemi
Yakışır köylüme, diline sağlık…

Söz sohbetin bilir, muhabbet ehli
Herkese örnektir, davranış şekli
Nasıl yargılarsın, tabiat renkli
Yakışır köylüme, diline sağlık…

Değerleri korun, değer düşmesin
Gece gündüz, coşan, akan çeşmesin
Emekçisin, emeğinle  pişmesin
Yakışır köylüme, eline sağlık…

Hep koşturun, arayışlar bitmesin
Rüzğar alıp, bir tarafa gitmesin
Ne diyeyim, Kuşsaraydan yetmesin
Yakışır köylüme, diline sağlık…

Dolaşmaz dilimiz, asla yalanda
Doğruluk, dürüstlük, hep ön planda
Aloooo ordamısın, ses ver Hollanda
Yakışır köylüme, diline sağlık…

Taşatan taşlanıp, dövülse bile
Aklının ucundan, geçermi hile
Pınardır akışır, Türküler dile
Yakışır köylüme, diline sağlık….

14/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar..

ANLAYIN ARTIK

Canlar muhabbetle, söze başlarken
Sevgi pınar olur, fidan aşlarken
Değerler bilinsin, nolur yaşarken
Gidenler gelmiyor, anlayın artık…

Güle benzer inan, dostun dikeni
Çok severim, dostlukları ekeni
Kuşsaraydır, cümlemizin kökeni
Konanlar göçüyor, anlayın artık…

Anadan atadan, kalan anılar
Bize ders olmalı, dünkü konular
Yaratalım yeni, güzel sunular
Cahiller bilmiyor, anlayın artık…

Yıkmamalı bizi, küçük dalgalar
Yıldan yıla, büyümeli halkalar
Sevgi tükenirse, sürür kavgalar
Kırılan gülmüyor, anlayın artık…

Çok acılar çekti, birinci kuşak
Bire binler veren, her biri başak
Çok geçmeden canlar, göründü kavşak
Bu yara kanıyor, anlayın artık…

Bir adım, Almancı, bir adım göçmen
Kırk yıl oldu dostlar, olmadım seçmen
Her şeyden geçin, kimlikten geçmen
Irkçılar coşuyor, anlayın artık…

15/04/12010.Hedebo.Hüseyin Uçar

BİR GÜNLÜK YAŞAM

Soyunuyorum
Her sabah
Karanlıgı üstümden
Bolkonuma ilk konan kumrunun
Taze..
Gevrek..
Gevrek….
Diyen sesini giyiniyorum simitçının..
Ovuyorum uykulu gözlerini
Okul hazırlığına
Başlayan çocukların,
Yakalığımı takıp
Çantamı aranıyorum…
Sokakların uğultusu
Git gide çoğalıyor
Bense yastığıma sinmiş
Ter kokumu  bıyığımda
Taşıyorum…
Ve güne yeni başlayan
Sevdalıların telaşını
Aynalarda yaşıyorum…
Sabahın sevinci
Bir aydınlık
Dolduruyor içimi,
Bırakmıyor yakamı
Gündelik sorular,
Bu benim ellerim mi?
Yumruklaşan,
Benmiyim
Ömrüm mü?
Savaşlara katılan…
Ya bu paylaşımcı
Ses kimin?
Kim açıyor?
Kapalı kapıları uzaklarda
Göksümde taşıdığım ağırlık
Saat kulesi
Sorguluyor beni.
Mevsim işçilerini
Hiç işi olmayanları
Ağırlıyor gölgesinde,
Sanki suçlusu benim
Mıhlanıp kalıyorum
Fotoraf karesinin içinde,
Sorular soruyor
Soyunmaya çalışıyorum
Karanlığı üstümden.
Amele pazarındayım
Atamıyorum
Karanlığı üstümden
Gündelik yaşamı
Giyiniyorum
Gün güneşe
Güneş güne kızgın
Ben düzene…

 

18/04/2010.Hüseyin Uçar.

 

 

 

 

 

 

 

 

TÖRENİZE LANET

Güzel saçlarına, kına yakmışlar
Can feryatta, gelen giden bakmışlar
Acımadan körpe canı almışlar
Törenize lanet, yüzüne lanet…

Saçlarından çeke, çeke yatırmış
Bakan göze, hançerini batırmış
Elinde ki hançer, degil satırmış
Törenize lanet, özüne lanet…

Bir genç ile, sohbet etmiş laflamış
Sevdigini herkeslerden saklamış
Baba oğul, yakalayıp haklamış
Törenize lanet, sözüne lanet…

Bu vahşete, nasıl suskun durulur
Namus temizlenmiş, ağa kurulur
Arkasından, davul zurna vurulur
Törenize lanet, izine lanet…

Durdurulamadı, yüzlerce yıldır
Dirimi vicdanın, namazım kıldır
Bu düzen böyledir, istersen çıldır
Törenize lanet, tezine lanet…

Ne kadar düşünsem, iner derine
Kimleri korlar, senin yerine
Yalvara dur, allahına, pirine
Törenize lanet, közüne lanet…

12/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

PERİŞAN.2.

Bir mal gibi benim, alıp satılan
Dönermola, yuvasından atılan
Kayıp olmaz, bir kamile katılan
Sen orada, ben burada perişan…

 

Güvenilmez gülüm, elin varına
Yorgan bulamaz ki, alıp sarına
Sevdanızı erteledik yarına
Sen orada, ben burada perişan…

 

Tarih yanıltmadı, tarihe baktım
Kimseler görmedi, meşale yaktım
Topraktan fışkırdım, kayadan aktım
Sen orada, ben burada perişan…

 

Elimiz yakıyor, görmen mi maşa
Dönüştü sinemiz, demire taşa
Düşmez yolum, ne sivasa, maraşa
Sen orada, ben burada perişan…

 

Yağmur gibi yağdı, sel gibi aktı
Dost gibi göründü, el gibi baktı
İnan bu ayrılık, sinemi yaktı
Sen orada, ben burada perişan…

 

Verilmez elbet, avcuya avlar
Durduraman can, köpektir havlar
Kim kimi aldatır, kim kimi tavlar
Sen orada, ben burada perişan…

 

Hüseyin Uçarı, bırakın kalsın
Varsa düşlerini, başı boş salsın
Hayalin yanımda, kendin yalansın
Sen orada, ben burada perişan….

 

03/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

 

 

 

 

 

KUŞSARAY.2.

Kuşsarayın tarihinde dolaştım
Onca ülke, onca sınırlar aştım
En sonunda, canım sana ulaştım
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Hiç bir şey durmuyor, koydugum gibi
Boşalmış haneler, duydugum gibi
Kabullendi beni, doğdugum gibi
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Mahallemi gezdim, kimseler yoktu
Oysa soracağım, sorular çoktu
Hüzünler sineme, işleyen oktu
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Yıkılmış bir ören, ata ocagı
Aradım o peğde, kabı kacagı
Kavuruyor artık, gurbet sıcagı
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Yollarını yordum, tarlanı ektim
Bahceni suladım, bağların teptim
Bunca yıl gurbette, özlemin çektim
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Arpalığa indim, harmana geldim
Cehrilige girdim, ormana geldim
Bırakma sevdigim, ben sana geldim
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Söyle kutlayayım, hangi kurumu
Sanal alem sanar, canlar durumu
Kırk yıl oldu, terk edeli Çorumu
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Ben nideyim, aramayan devleti
Bu dünyada, pazarlıyor ahreti
En sonunda, yurt edindik gurbeti
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Ayrılığa, acılara tanıgım
Kendi vicdanımda, kendim sanıgım
Beni terk eyledi, gitti mantıgım
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Girdim mezarlığa, canlar pazarı
Say say bitmez, toprak kokan mezarı
Her mezar başında, duydum azarı
Anılar duragım, oldun Kuşsaray,
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

Kalenin dorugu, çıktım tepeye
Yenilme Taşatan, nolur öfkeye
Beş senede bir kez, geldin ülkeye
Anılar duragım, oldun Kuşsaray
Bana ne sorular, sordun Kuşsaray…

07/04/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

AŞKIN ADI

Aşkla cezalıyım, meşki tatmadım
Bilgisizi bu kervana katmadım
Aylar yıllar, kovaladı kopmadım
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Bu yaşanılanlar, güncel konular
Sevenden gizlenmez, gülüm sunular
Yüreğimi yolur, oldu anılar
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Ürettiğim neyse, koydum önüne
Ben sana aşığım, degil tenine
Seven insan, hiç başlamaz yemine
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Romantizim degil, sana açtığım
Kimler görmüş, söz veripte caydığım
Hayalinle taçlanırken yastığım
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Yol gösterir sandım, babamla dedem
Yarına dönüşür, her ehli adem
Nevrozu müjdeler, kar delen, çiğdem
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Tüm bunları, gülüm sana yaşattım
Sen görmedin, tüm dünyanı  kuşattım
Hem sevgimi, hem duygumu boşalttım
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

Girdim hayat denen, güzel okula
Aldım diplomayı, yana yakıla
Düştün ey sevdigim, heran akıla
Aşkın adı muhabbettir sevgilim…

Hedefi belirler, kaptan denizde
Doğruyu bilenler, yürümez izde
Sevdasi dillerde, Taşatan közde
Aşkın adı, muhabbettir sevgilim…

04/05/2010.Hüseyin Uçar.

SEVİNDİM DOSTLAR

Çocuklarım göçtü, birbir yuvadan
Sade hüzünlendim, sevindim dostlar,
Nem kapılmaz, böyle güzel havadan
Sade hüzünlendim, değindim dostlar…

Koşullar ne ise, ona alıştım
Yaşam savaşına. böyle karıştım
Hem çevremle, hem kendimle barıştım
Sade hüzünlendim, eğildim dostlar…

Bir iki deriken, üçüncü buda
Okyanusta kurdu, üçüde ada
İçimde huzurlar, gözler uykuda
Her şey gibi bende, değiştim dostlar…

Her yürek doldurmaz, böyle boşluğu
O çağdaş olanlar, anlar hoşluğu
Kitap yazsam, bu olurdu başlığı
Degerlerim ile, övündüm dostlar…

Ayrılık sevdadır, gönüller birse
Acıları biter, sevenler erse
Severim ayrılık, yokluk degilse
Sade hüzünlendim, seviştim dostlar…

Turna katarına, katılan uçtu
Geldim ki yuvaya, yerleri boştu
Eskiyi bırakıp, yeniye koştu
Sade hüzünlendim, kırıştım dostlar…

Ne güzel şey, başarıyı kutlamak
Her baharda, filiz verip patlamak
İşte devrim, çağdan çağa atlamak
Bazanda şımardım, yılıştım dostlar…

Her zaman başarı, mutluluk saçar
Bir kapı kapatır, bin kapı açar
Bu kapılar senin, Hüseyin Uçar
Çağa çağdaşlığa, kavuştum dostlar…

03/04/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

LAKLAK

Şöyle dönüp baktım, nasıl duruma
Cevap alamadım, hiç bir soruma
Hasret gidermeye, geldim Çoruma
Kaderin kısmetin, girdik koluna
Ne ortam var, ne araç var
Bir yangın var, bir kıraç var,
Ahkam keser, demir Leydi
Laklakta, laklak
Dönde bir yol, ardına bak,
Gelen mi var, giden mi?

Bir boşuna koşturmaca
Geldik gittik onkez haca
Zehir kusar, her bir baca
Kapıldık duygu seline
Kim ne derse, çıkmaz ıkım
Yıkım üstüne yıkım
Ahkam keser, demir Leydi,
Laklakta, laklak
Dönde bir yol, ardına bak,
Gelen mi var, giden mi?

Kara saban alır evlek
Dilek ağacında dilek
Yazmış çizmiş, böyle felek
Azrailin adı melek
Ne tarla var, ne çarık var
Düşmü yoksa, bütün bunlar
Yüreğimden kan sızıyor
Ahkam keser, demir Leydi
Laklakta, laklak
Dönde bir yol, ardına bak,
Gelen mi var, giden mi?

Düşlerime kurşun yağar
Bakışlarım delik deşik
Öküzün boynunda küre
Oda sallar, şıngır, mıngır
İşte her şey, çok değişik
Bak göründü, kapı eşik
Kader midir, keder midir,
Ahkam keser, demir Leydi
Laklakta, laklak
Dönde bir yol, ardına bak
Gelen mi var, giden m,?

16/01/2010.Çorum.Hüseyin Uçar.

KADER DESEM;KADER DEĞİL

Yığıldım kaldım kucağa
Hasretim eve ocağa
Yerindim, gittim alçağa
Yıkıl dağlar, güneş eğil
Kader desem, kader değil,
Ağıt figan, bumu onur,
Bunun adı, nasıl konur..

Her yıl biraz, dibe vurduk
Boş boşuna, hayal kurduk
Eli kolu, bağlı durduk
Yıkıl dağlar, güneş eğil
Kader desem, kader değil,
Anlaşılmaz, adı onur,
Bunun adı, nasıl konur..

Okyanus mu, çeker dibe
Her meclise, oldu gebe
Yenilgiyi, koyduk cebe
Yıkıl dağlar, güneş eğil
Kader desem, kader değil,
Tepki vermez, adı onur,
Bunun adı, nasıl konur..

Adı aptal, soyad deli
Kaptırmış, yakayı eli
Bekliyor, gelmez eceli
Yıkıl dağlar, güneş eğil
Kader desem, kader değil,
Bumu söylem, bumu onur
Bunun adı, nasıl konur..

26/03/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

YAZMAK MÜMKÜN MÜ?

Ey sevdiğim, niçin saçların yolar
Doldurmaz gönlümü, şu akan sular
Irmaklar tükenir, gölleri ular
Bu gönüle, zincir vurmak mümkün mü?

Aktı sular aktı, indi derine
Beni bıraktılar, kendi yerine
Sonunda karıştı alın terine
Bu gönüle, ferman yazmak mümkün mü?

Ferhat olur, alır yürür gürzünü
Her konumda elbet, tutar sözünü
Kimseler süremez, onun izini
Bu gönülde, hava bozmak mümkün mü?

Taşatanım sözüm, geçmez gönüle
Kızdırmadan onu, özürler dile
Gök yüzünde bile, kurur defile
Bu gönülle bile, tozmak mümkün mü?

25/03/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

ÜÇ TURNA GEÇTİ

Üç turna geçti, başım üstünden
Turnalardan selam, saldım aldın mı?
Yasladım hayalin, göksüm üstüne
Ey sevdiğim, sen farkına vardın mı?

Beni benden, alır oldu hayalin
Nere gitsem, gülüm elimde elin
Hem gönlüme, hemde ömrüme gelin
Düşlerini benle, bile saldın mı?

Turnalar gizledi, kanat altına
Bile çıktık gülüm, arşın katına
Kalbimin yükünü, sardım sırtına
Doğru söyle, kusuruma kaldın mı?

Ovalar büyüdü, dağlar küçüldü
Vakit doldu, tüm hasatlar biçildi
Toyumuz kuruldu, şerbet içildi
Söyle gülüm, sevdamıza kandın mı?

Yanaklar gülürken, dil türkü söyler
Aşkın dağlar iken, beni kim eyler
Taşatan sensiz, yaşamı neyler
Söyle gülüm, benim gibi yandın mı?

24/03/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

GELDİ GEÇİYOR

Gel görelim, şu dağların ardını
Ver elini, bu ömrümün kadını
Yudum yudum, tadak aşkın tadını
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Kendi yazımızı, hadi yazalım
Benim gönül köprüm, köşküm hazarım
Şu kötü kaderi, bile bozalım
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Boşa taşımayak, koca gövdeyi
Her mektupta yazdım, yeter gel deyi
Koklaşalım aralada perdeyi
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Sevmekten utanma, sevdiğim sakın
Ömür yaz yağmuru, siz ona bakın
Yaşamsal, doyumsal, tavırlar takın
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Anlamazsın, gelir geçer zamanın
Kimse duymaz, ahtın ile amanın
Tükenmeden, dizlerinde dermanın
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Coş coştur ki, ayın, günün aşmaya
Sen anlat ki, takvim, tarih şaşmaya
Dolu yaşa canım, başla koşmaya
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Derdi gasafeti, taşıma yitir
Elinden gelirse, yaralar bitir
Aşk nerede olsa, ara bul getir
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

Taşatan kimseye, kötülük yapma
Sevgilin dururken, hayale tapma
Hak bildiğin yoldan, ölsende sapma
Görmen mi ömürler, geldi geçiyor…

23/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar..

BEKLİYORUM

Yol bilmeyen, yol öğrenir
Haklı olanlar direnir
Bekarlar bir gün evlenir
Ben sıramı bekliyorum…

Kayalarda yaşar yosun
Öküz olur bir gün tosun
Yağmurlar kirimiz yusun
Aklanmasyı bekliyorum…

Sakın öfkeye kapılma
Bilmiyorsan, hiç atılma
Bütün bilğin, kulak dolma
Öğrenmeyi bekliyorum…

Yiğit iken oldum korkak
Ölüm gelmiş, çatmış bakbak
Sarır bir gün, kara toprak
Ben sıramı bekliyorum…

Sabah deme, akşam deme
Rızasız lokmayı yeme
Bir gün dönerim ülkeme
O zamanı bekliyorum…

19/02/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

NE İSTERSİN

Ne başlangıç, nede ucum
Hiç durmadan eden hücum
Anlamadım nedir suçum
Ne isrersin, benden güzel…

Hemi sindir, hemi yıldır
Kılınmış namazım kıldır
Yalvarırken, bana bıldır
Ne istersin benden güzel…

Öpülem mi, öpeyim mi
Yereyim mi, öveyim mi
Döveyim mi, seveyim mi
Ne istersin, benden güzel…

Vahşimiyim, niye dövem
Çift höküçlü, çölde devem
Bırakmazsın, nasıl sevem
Ne istersin, benden güzel…

Mekanlardan kovularak
Yemek yerim boğularak
Yer yüzüne dağılarak
Ne istersin, benden güzel…

Irmak oldum akamadım
Düşlerimi saklamadım
Yanlışları aklamadım
Ne istersin, benden güzel…

12/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar..

BBAHAR GELMİŞ

Kar altında, boy verenler
Tömmüş çıkmış, kardelenler
Sevinç doluyor görenler
Bakın kuşlar, bahar gelmiş…

Çiğdem, çiçek, açmış dağlar
Irmak olmuş, dere çağlar
Gönlüm coşar, özüm ağlar
Akın kuşlar, bahar gelmiş…

Tavşanı kovalar tazı
Hiç kalmamış, kar beyazı
Kışın bahara niyazı
Uçun kuşlar, bahar gelmiş…

Meydanda çalınır sazlar
Nazlanır, süzünür kızlar
Sırasın bekliyor yazlar
Yakın kuşlar, bahar gelmiş…

Güneş engin, dağlar yüksek
Oturup içimiz döksek
Tarla sürüp, tohum eksek
Kalkın kuşlar, bahar gelmiş…

15/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

YAR SESİNE

Yüreğimde akan pınar
Akar gider, yar sesine..
Anılarım durmaz kanar
Konar gider , yar sesine…

 

Aşka susamış geziyor
Ceylan gözlerin süzüyor
Sanki derimi yüzüyor
Yanar gider, yar sesine…

 

Alamadım, salmış selam
Edemedim, tek bir kelam
Derinleşir, her yıl yaram
Koşar gider, yar sesine…

 

Kendi uzak, gönlü yakın
Belki gelir, deyi bakın
Taşatanım, olsun farkın
Coşar gider, yar sesine…

 

25/02/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

 

KİME SIĞINAYIM; KİME KÜSEYİM

Kime sığınayım, kime ne deyim
Dostluklara gölge, düşmüş erenler..
Hangi coğrafyada, Bilmem nerdeyim
Nolur uyarsınlar, beni görenler…

 

Baktım ki tahtından, inen inene
Kendinden korkup, sinen sinene
Verilen karardan, dönen dönene
Açık konuşsunlar, dünü bilenler…

 

Söyle kimde kalmış, vicdan merhamet
Doğal karşılanır, oldu ihanet
Her yıl değişiyor, bakın ikamet
Yerin dolduramaz, yeni gelenler…

 

Adının altına, imzamı attım
Koyunu kuzuyu, birledim kattım
Kimseye kızmadım, kendime çattım
Daha ölmez imiş, bir kez ölenler…

 

Eyreti görünür, solmuş cepkenin
Duragı bilinmez, canlar öfkenin
Yiğidi bitermi, koca ülkenin
Gülistana dönsün, bütün örenler…

 

14/03/2010.Bağ evi. Hüseyin Uçar.

İNSANIN AK YÜZÜ

Hak deyince, dönüp geri akılmaz
Arar haklarını, emekçi yılmaz
Ezenlerin göz yaşına bakılmaz
İnsanın ak yüzü, sofrası emek…

 

İnsanca bir yaşam, düşü emeğin
Sahibi olmalı, balın, böreğin
Diren zalim, kaldırırsa yüreğin
İnsanın pak yüzü, sofrası emek…

 

Kandırıldı zaman, zaman elendi
Özeleştirmeye böyle direndi
Düşe kalka, savaşmayı öğrendi
İnsanın hak yüzü, sofrası emek…

 

Dün simit satarken, bugün nerede
Esbap yıykar iken, dünden derede
Bir şey gizli kalmaz, bu yer kürede
İnsanın tok yüzü, sofrası emek…

 

Emeğe saldırma, saygılı davran
Bir gün sıkışırda, yerleri kavran
Böylemi sürecek, sanarsın devran
İnsanın sak yüzü, sofrası emek…

 

Bazan güneş ol, hep ayaz esme
Bindiğin bu dalı, düşersin kesme
Dostlar incitirler, sözüme küsme
İnsanın çok yüzü, sofrası emek…

 

Sele dönüşürler, sakın kaldırma
Sofra haktır, sofralara saldırma
Taşatana kalemini kırdırma
İnsanın ok yüzü, sofrası emek…

 

26/02/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.

 

 

 

AŞK NARINA

Hala taşıyorum, taktığın adı
Bozuldu kalmadı, dünyamın tadı
Duysa’idin boğazlanan feryadı
Dönüp geri, bakarmıydın, gül yüzlüm…

Vurdum bu ömrümü, sensiz yollara
Kuşlar gibi kondum, daldan dalara
Sen düşürdün, bu onulmaz hallara
Aşk narına, yakarmıydın, gül yüzlüm…

Dünyayı dolaştım, sendeydi gönlüm
Beni senden ancak, koparır ölüm
Birer birer kırdın, ses veren telim
Duysa’idin, kırırmıydın, gül yüzlüm…

Kalemi kırıyor, baktım hakime
Birde idam, sıdırdınız yüküme
Yaralarım sardırırdım hekime
Son nefeste, asmasaydın, gül yüzlüm…

Önce tanımazdım, birliyi ası
Sen oldun, ömrümün hüzünü, yası
Nerde Taşatanın, yurdu yuvası
Sevse’idin, yıkarmıydın, gül yüzlüm…

16/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar..

HİKMET YILDIRIMIN ARDINDAN

Köyümüzün bilgesiydi
Ailemizin gür sesiydi
Hepimizin kalesiydi
Ne zalimsin kanser aman
Nede çabuk doldu zaman
Rahat uyu güzel insan…

Tamamen kararmış hava
Kaleye yaslanmış ova
Anılarla kalmış yuva
Ne zalimsin kanser aman
Bir nefeste bitti zaman
Güle güle güzel insan….

Sayamam acılar taze
Yandı yürek döndü köze
Bir hazandır çöktü bize
Ne zalimsin kanser aman
Bu alıcı gayet yaman
Rahat uyu güzel insan…

Üç bacanak üçü kanser
Bu ayrılık nefes keser
Bu yıl rüzğar acı eser
Ne zalimsin kanser aman
Kuşsaraya çöktü duman
Ne diyeyim güzel insan…

Sesler durdu akmaz kanlar
Duygularım bilen anlar
Önüne geçilmez canlar
Ne zalimsin kanser aman
Çekildi bedenden derman
Rahat uyu güzel insan….

Yatırın açık alana
Ömür dönüştü yalana
Sabır geride kalana
Ne zalimsin kanser aman
Alıcıdan geldi ferman
Çaresiziz güzel insan….

26/06/2010.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

AYNALAR

Su başını tutmuş kurtlar
Yağmur getirmez bulutlar
Tükenmeden son umutlar
Suçluyu deyin aynalar….

Uçun kuşlar katar katar
Hem düzenler, hemi çatar
Gözlerime hançer batar
Suçluyu deyin aynalar…

Kış bastırdı yağar karlar
Ulaşımı sade zorlar
Susanları tefe korlar
Suçluyu deyin aynalar…

Boş suya çalır kaşığı
Yol göstersin ay ışığı
Yeter ağlatma aşığı
Suçluyu deyin aynalar…

Gül atılmaz taşatana
Ortamı böyle katana
Sorularım ağlatana
Suçluyu deyin aynalar…

20/02/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar..

GÜLDÜRMEDİN Kİ GÜLEYİM

Haklı haksız, demez paklar
Gizlenir kendini saklar
Saçlarıma düştü aklar
Güldürmedin ki, güleyim…

Arı gibi verdim oğul
Bırakmadın, olmam çoğul
Her girdiğin, bağdan kovul
Öldürmedin ki, Öleyim…

Saygı kalmamış ataya
Yaşam dönmüş fırtanaya
Sığdırmadın, bir kıtaya
Gel demedin ki, geleyim…

Neyim var ise getirin
Beni canlara götürün
Tartışmaları bitirin
Bildirmedin ki, bileyim…

Çatlasada sabır taşı
Ölsem olmaz, hiç telaşı
Körle yatan, kalkar şaşı
Göstermedin ki, göreyim…

26/01/2010.Didim.Hüseyin Uçar.

ADIN BİLMİYOM

Ne zaman sıgınsam, yaktı sinemi
Bombaladı her kurduğum hanemi
Canım alıp, bitirmedi çilemi
Adı neyse dostlar, adın bilmiyom…

Unutkanlık bitti, dem’e duralı
Elimden aldırdım, güzel maralı
Düşmüşüm yollara, göksüm yaralı
Adı neyse dostlar, adın bilmiyom…

Sorgusuz sivalsiz, asın ağaca
Sicim aramayın, atın baraja
Ömür boyu, bağlanmışım haraca
Adı neyse dostlar, adın bilmiyom…

Söktüm yüreğimi, verdim Erene
Kopenhaktan bindirdiler trene
Ayrılık bırakmaz, basam frene
Adı neyse dostlar, adın bilmiyom…

Fırsatım olsada, geçmedim başa
Yaşam acımasız, bakmıyor yaşa
Sorup Taşatanı, üzmeyin boşa
Adı neyse dostlar, adın bilmiyom…

09/02/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

GÜL YÜZLÜM

Ben vurgunum, gözleriyin renğine
Gözler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm
Ben muhtacım, hoş görüne sevgine
Sözler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm..

Düz edelim, engelleri yokuşu
Güle benzer, saçlarıyın kokuşu
Gel özletme, muhabbetli bakışı
Özler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm…

İlk baharı, müjdeliyor erikler
Kaşlarına dokunuyor kibrikler
Görür görmez, çözülüyor ilikler
Dizler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm…

Ne diyeyim, saltanatın sürüyor
Yalan değil, bu gözlerim görüyor
Aşkın ile yollar, koşmuş yürüyor
İzler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm…

Yakışmıyor uzaklardan bakışmak
İncitiyor zaman ile yarışmak
Korkutuyor ayrılıkla tanışmak
Tezler gülsün, yüzler gülsün, gül yüzlüm..

17/02/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

SAHİBİYİM BEN

Kimse duymaz, sitemini nazını
Aşık olup, omuzluyor sazını
Önüne yıgsanda, alır azını
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Sabır çekip, verilenle yetindi
Dost dediği, düşmandanda çetindi
Ne korktu, ne sindi, nede çekindi
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Yad yabanı, bastırmıyor izine
Düşlerini haykırıyor yüzüne
Diplomasın, bitiştirir tezine
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Ders istersen, bir gün verir dersini
Yenilsede hiç düşünmez tersini
Kimse susturamaz, o gür sesini
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Duygusal içlidir, sevgide ırmak
Özgürlüğe koşar, yakışmaz durmak
Amacı devrimci, bir dünya kurmak
Böyle bir  mirasın, sahibiyim ben…

Devrimci ölünce, sesin duyalar
Karlar ile, yağmurlarla yuyalar
Denizler, Mahirler, Kalpakkayalar
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben..

Bütün haklarına, sahip çıkanlar
Ovadan, dağlardan, şehre akanlar
O kokuşmuş, tabuları yıkanlar
Böyle bir  mirasın, sahibiyim ben…

Yapışır yakana, oynarsan oyun
Çok sürmez efendi, ölçülür boyun
Mahşere kalmaz, düğünün toyun
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Hem düşümüz, hemde dünyamız farklı
Soyup sömürmeye, yetiyor aklı
Demedim son sözüm, yürekte saklı
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Bulanıkmı söyle, nasıl havalar
Ezilenler, ezenleri kovalar
Bizim bu şehirler, dağlar, ovalar
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Yürekler bilenir, yergi yerinde
Gözünüz emekte, alın terinde
Sesler çogalıyor, duyun derinde
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

Bu sözlerim inan, değil göz dağı
Çok sürmez kaparlar, karanlık çağı
İsteyince yeşertirler kurağı
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben..

Taşatanım diyor, duyun tekeli
Emeğin cebine, atmayın eli
Yürürse her yandan, bir insan seli
Böyle bir mirasın, sahibiyim ben…

16/02/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

ALTMIŞ YAŞIM

Bu çınarı sevdim canlar
Dallarını eğdim canlar
Altmışıma değdim canlar
Altmış yaşım, sefa geldin…

Nasıl geçti anlamadım
Hiç kimseye soramadım
Ben üstünlük aramadım
Altmış yaşım, sefa geldin…

Teneşire kadar oku
Bilgi dolsun, her bir doku
Aklına gelmesin korku
Altmış yaşım, sefa geldin…

Adımız, güneşten, aydan
Yola çıktım kuşsaraydan
Hiç kopmadım, o halaydan
Altmış yaşım, sefa geldin…

Sıkıntılar çoğalıyor
Yıllar ömrü kovalıyor
Hangi şey aynı kalıyor
Altmış yaşım, sefa geldin…

Danimarka, dön, dolaşa
Gurbette, bitmez telaşa
Dostlara haber ulaşa
Altmış yaşım, sefa geldin…

Tabiatı etmem inkar
Sen görmezsin, o hep akar
Yok olmaktan, her can korkar
Altmış yaşım, sefa geldin…

Üç evlat var, iki torun
Acıları benden sorun
Yürüdüm üstünde korun
Altmış yaşım, sefa geldin…

Yükseliyor basamaklar
Tanıktır ala şafaklar
Her yaş güzeldir uşaklar
Altmış yaşım, sefa geldin…

Açta kaldım dilenmedim
Hoş görüye direnmedim
Yanlışları öğrenmedim
Altmış yaşım, sefa geldin…

İmbik oldum damıtmadım
Demi boşa akıtmadım
Kimseyi yan bakıtmadım
Altmış yaşım, sefa geldin…

Ömrüm gurbet olmuş efe
Bu gün bayram, dün arefe
Can cana, dostlar şerefe
Altmış yaşım, sefa geldin…

İşi gücü, gel asalım
Baştan ayağa masalım
Çocuk gibi duygusalım
Altmış yaşım, sefa geldin…

Altmış yıl ha, sanki şaka
Ne diyeyim elde yaka
Bu ne süprüz, ne alaka
Altmış yaşım, sefa geldin…

Taşatana değdi taşın
Beladan kurtulmaz başın
Galibisin bu savaşın
Altmış yaşım, sefa geldin…

Hedebo/Hüseyin Uçar.

KADINLAR GÜNÜ

Anamız diyerek övdük
Bacımız diyerek dövdük
Karımız diyerek sövdük
Al sana, kadınlar günü…

Ahçımız olur mutfakta
Harmancımızdır orakta
Gönlün kırdık, her durakta
Al sana, kadınlar günü…

O eğitir, cahil, hamı
Hep yüklenir, derdi gamı
Onlar sarırlar, yaramı
Al sana, kadınlar günü..

Ne diyeyim, yaşam çok zor
O yanılmaz, tarihe sor
Gözler yaşlı, surat mosmor
Al sana kadınlar günü…

Topluyorlar, hep hasadı
Kimse duymaz, bu feryadı
Anne olmak, tek muradı
Al sana, kadılar günü…

Kucagında, bebek ağlar
Elini kolunu bağlar
Böyle geçip gitti çağlar
Al sana, kadınlar günü…

Koşan odur, hep emele
Hem işçidir, hem amele
Harcı koyan, o temele
Al sana, kadınlar günü…

Aradıgı sade vakar
Hem sopa yer, hemde bakar
Kaderine türkü yakar
Al sana, kadınlar günü…

Baba döver, kardeş döver
İşine gelince över
Kocası cinsine söver
Al sana, kadınlar günü…

Uçuşuyor hayalleri
Başında kavak yelleri
Dut yemiş, bülbül dilleri
Al sana, kadınlar günü…

Genç ve güzel, taze taze
Sanki elde, bir yelpaze
Sarhoş masasına meze
Al sana kadınlar günü…

Hem sevgili, hemi köle
Kabullenir, bile bile
Sevda olur, düşer dile
Al sana kadınlar günü…

Adı var sade, bu günün
Köle, ertesi düğünün
Yılda bir günde sevinin
Al sana, kadınlar günü…

Yüzde altmışı toplumun
Dermanı olur kolumun
Annesi, kızım, oğlumun
Al sana, kadınlar günü…

Ne eşitlik, ne paylaşım
Aşım, ovam, dağım taşım
Nasıl yaşam, de gardaşım
Al sana, kadınlar günü…

Değışmedik, hepten buyuz
Durmaz kırır, döker uyuz
Sorgulayan, toplummuyuz
Al sana, kadınlar günü…

Taşatana hiç, sormayın
Boşa hayaller, kurmayın
Yeter sorgulan, durmayın
Al sana, kadınlar günü…

08/03/2010.Hedebo.Huseyin Uçar.

YAR OLMAK;BİR BÜYÜK MAKAM

Güzeliğin artık, bende yaşıyor
Ne söylersen, yüreğimi kaşıyor
Sözcüklerim gülüm, seni taşıyor
Yürek yangınımı, kimseler bilmez
Bu sevda çağlara, uzanır ölmez…

Baharda çağlayan, ırmaktım, seldim
Bağrını ıslatan, yağmurdum, yeldim
Sevdiğim seninle, esmeye geldim
Yürek yangınımı, kimseler bilmez
Yerleştim ruhuna, gözlerin görmez…

Sensizlik sevdiğim, içimde korku
Yazdıgım mektubu, günlerce oku
Aşkımız hatırla, bir halı doku
Yürek yangınımı, kimseler bilmez
Senden uzaklarda, hiç yüzüm gülmez…

İste taşıyayım, çorbayı, aşı
Yoluna koymuşum, akılsız başı
Susturamam gönül, değirmen taşı
Yürek yangınımı, kimseler bilmez
Seven sevdiğini, kimseye vermez…

Müsade et gülüm, nişanem takam
Bilirsin yar olmak, bir büyük makam
O melek yüzüne, bir ömür bakam
Yürek yangınımı, kimseler bilmez
Senden uzaklarda, yaz bahar gelmez…

02/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

AKLIM ALDIN GÜZEL

Tenine benziyor, güzeldir elin
O fidan boyun, incecik belin
Yanaklar açılmış, kendisi gülün
Aklım aldın güzel, düştüm peşine
Rastlamadım, bu dünyada eşine…

Gülüşün bahardır, bakışın yazdır
Eğer istemessen, mezarım kazdır
Nasıl metedeyim, ne desem azdır
Aklım aldın güzel, düştüm peşine
Rastlamadım, bu dünyada eşine…

Aşkın esti, duygularım dağıttı
Gece gündüz, yollarına bakıttı
O içten bakışlar, sana akıttı
Aklım aldın güzel, düştüm peşine
Rastlamadım, bu dünyada eşine…

Konuştukça sandım, bülbül şakıyor
Gözü olan herkes, sana bakıyor
İnan ki özlemin, içim yakıyor
Aklım aldın güzel, düştüm peşine
Rastlamadım, bu dünyada eşine…

Sensiz bütün yollar, benle tartışır
Kölen oldum güzel, gözler bakışır
Ne giyersen gülüm, sana yakışır
Aklım aldın canım, düştüm peşine
Rastlamadım, bu dünyada eşine…

01/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.

OĞUL GÜNÜN KUTLU OLSUN

Otuz yılımın direnci
Eren altın, Ronya inci
Kara tenli beyaz zenci
Oğul günün, kutlu olsun…

Çoğal gel, dağıl evrene
Tülayla yürü törene
Kurbanım, seni verene
Oğul yaşın, kutlu olsun…

Coştum oğul, coştum bu gün
Bentlerimden, taştım bu gün
O sofrada, baştım bu gün
Oğul günün, kutlu olsun…

Su serpersin,yüreğime
Gıda olun çöreğime
Güç olursun bileğime
Oğul günün, kutlu olsun…

Ne söylesem algıladın
Çağ dışını, yargıladın
Sana benzesin evladın
Oğul yaşın, kutlu olsun…

Zenginim var, fakirim var
Yaratıcı fikirim var
Senin gibi, zakirim var
Oğul günün, kutlu olsun…

Birbiriniz sevin sayın
Başı olun, hep halayın
Kütüğüsün kuşsarayın
Doğum günün, kutlu olsun…

Söyleyeceğim, bu kadar
Kutluyorum, koca Haydar
Baban sana, elbet serdar
Otuz yaşın, kutlu olsun…

03/03/2010.Hundige.Hüseyin Uçar.

OKU OKU BİTMEZ GÜLÜM

Bakışlar çeç, saçlar harman
Çekildi dizimden derman
Nasıl emir, nasıl ferman
Oku oku bitmez gülüm.
Neden alıp gitmez ölüm..

İplik tutmaz, urbam yama
Ne söylersen duymaz hama
Tuz sepeler, tuz yarama
Sızılarım bitmez gülüm.
Neden alıp gitmez ölüm..

Ne üretsem, korlar kota
Cokerim der, binmez ata
Pençe benzer, ahtapota
İşkenceler bitmez gülüm.
Niçin alıp gitmez ölüm..

Kibrikleri yün tarağı
Ömrüme yağan kırağı
Vicdanları çöl kurağı
Yangınlarım bitmez gülüm.
Beni alıp gitmez ölüm..

Her bir işe sokar çomak
Diş döküldü ezmez damak
Soytarıya oldum yamak
Tafraları bitmez gülüm.
Beni alıp gitmez ölüm..

Bir türlü gelmez kendine
Karalar çalır rengine
Benlenir inmez engine
Belaları bitmez gülüm.
Beni alıp gitmez ölüm..

Zaman dolur biter ömür
Yüregimiz yanan kömür
Ulaşamam yağar emir
Nükteleri bitmez gülüm.
Beni  alıp gitmez ölüm..

21.12.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

CAN HOŞ GELDİN

Tabiatı, sevip saydın
Kütüklere, geçti kaydın
Özler aydın, gözler aydın
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Koc’üsüğün talebesi
Süt kokuyor, süt nefesi
Köksalların alfabesi
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Öptüm, sevdim niceledim
Tasfirlerin inceledim
Hep adını heceledim
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Sıkılırsan bizi izle
Yaşam çetin, yürü dizle
Yorğanına, beni yüzle
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Azalıyor bak telaşım
Dünden daha, diktir başım
Hem arkadaş, hem çağdaşım
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Felek sinemizi oklar
Acın halin bilmez toklar
Seven sevdiğini yoklar
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Yeter gönül, öfken dinsin
Yolcular evine insin
Ömrümüze doğan günsün
Erenimiz,sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Bölüklerim alay şimdi
Örenlerim saray şimdi
Senle gülmek kolay şimdi
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

Taşatanı taşla gitsin
Gözlerini yaşla gitsin
Yürümeye başla gitsin
Erenimiz, sefa geldin..
Can hoş geldin..
Sen hoş geldin..

20.12.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

SEN BENİM SEVDAMSIN OĞUL.2.

Erkekliğe ilk adımı         
Kimse bozamaz tadımı
Berçinledin muradımı
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Kızma, Dedenin lafına
Şöyle dön bak etrafına
Canlar doluştu safına
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Hüzün coşku dola dola
Londuradan geldi hala
Benzeriyorsun, petek bala
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Çağdaş olsun ereklerin
Sahibi ol, gel göklerin
Ulu çınardır köklerin
Sen benim sevdamsın oğul..

 

O bir kaynak, o bir esin
Şifa olur bize sesin
Bülbülüsün, bu kafesin
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Her düğünde halay başı
Haydarımın can yoldaşı
İnsanın insan kumaşı
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Yağar yağmur, akar seller
Bazan tersten eser yeller
Bu duruşu bilmez eller
Sen benim sevdamsın oğul…

 

Öfkem hapis kalsın kında
Deme canım, ne var bunda
Damatlık gelir yakında
Sen benim sevdamsın oğul….

 

Düz eyledin yokuşlarım
Sanki ırmak bakışlarım
Yaza çevirdin kışlarım
Sen benim sevdamsın oğul..

 

19.12.2009.Hundige.Hüseyin Uçar

GÖLETLER GİBİ DURGUNUM

Ömürler geçiyor, koşamıyorum
Eskisi kadar, coşamıyorum
Küçük engelleri, aşamıyorum
Vurgun yemişim, yorgunum
Göletler gibi, durgunum…

Ayna oldum, dolunayı aradım
Tarariken, kendi saçım taradım
Aşkı yaşamaktı, benim muradım
Vurgun yemişim, yorgunum
Göletler gibi durgunum…

Öykü oldum, okundukça okundum
Halı oldum, hoyrat elde dokundum
Kıydı zalim, yakındıkça yakındım
Vurgun yemişim, yorgunum
Göletler gibi, durgunum….

Tarlalara ekin, oldum ekildim
Vicdanımla, herkeslere vekildim
Anıt oldum, şehitliğe dikildim
Vurgun yemişim, yorgunum
Göletler gibi, durgunum…

15.12.2009.Hüseyin Uçar.

MERDAN OĞLU

Sözünden, bellidir, yol yordam bilen
Elbete canımdır, selamı gelen
Bir şey demez bana, her şeye gülen
Kimseden sorulmaz. İşimiz bizim…

 

İkilikten geçmez, bizim yolumuz
Cana muhabbettir, bizim dolumuz
Yer yüzüyle eştir, Anadolumuz
Onun gibi ulu, başımız bizim…

 

Çanak yalayanlar, uzaktır bize
Erinde gecinde, gelecek dize
Hangi kara, kavuşmuyor denize
Bu kocaman evren, eşimiz bizim…,

 

Yetiştirdim, tadamadım üzümü
Hiç kimseden, sakınmadım sözümü
Erenlere süreceğim yüzümü
Onların secdesi, döşümüz bizim…

 

Yağmur olsam, akıtmazlar selimi
Rüzğar olsam, hissetmezler yelimi
Hiç kimseler, susturamaz dilimi
Nesimiden kalma, tenimiz bizim…

 

Koklarız gülleri, dikende olsa
Yenisin dikeriz, sökende olsa
Kalkarız ayağa, erkende olsa
Beşşikle eşittir, yaşımız bizim…

 

Doyan doysun, ben doymadım dostluğa
Doyumsuzu, bırakalım boşluğa
Tahamülü yoktur, uzun soluğa
Temele dikilir, taşımız bizim…

 

Yalınız yenilmez, bilirsin lokma
Dinle yüreğini, kimseye bakma
Taşatan değişmez, Merdanım korkma
Alın teri kokar, aşımız bizim…

 

25.11.2009*.Hüseyin Uçar..

BİR DAL GİBİ EĞDİ BENİ

Sorma anlamam seçimi
Zengin anlamaz geçimi
Bir dağa, döktüm içimi
Dağ kükredi, dövdü beni…

Ekmek bekler, aç karınlar
Üst üste gelir sorunlar
Okul bulamaz torunlar
Bu sorunlar, boğdu beni…

Sabana koşulan attım
En sonunda, atı sattım
Geceyi gündüze kattım
Etrafından, kovdu beni…

Meta gibi pazarladı
Köle gibi azarladı
Kurşun döktü nazarladı
Bu şartlarda, övdü beni….

10.10.2009.Hüseyin Uçar..

YIKIK KAŞLAR

Yıllara sordum sorular
Hiç kendime soramadım
Doğru yanlışı korular
Cevabını bulamadım…

 

Yıkık kaşlar indi dize
Cümlelerim döndü köze
Artık olan oldu bize
Ne verdimse alamadım…

 

Bir yün iken, oldum yumak
Diş döküldü, ezmez damak
Postacıya oldum yamak
Hiç bir işe yaramadım…

 

Hayal oldu, dayanışma
Ağzım açsam, der konuşma
Mahşere kaldı buluşma
Başka işler aramadım…

 

Gönüllere, örür duvar
Nere varsam, ordan kovar
Taşatan, yüreğin ovar
Bir kararda duramadım…

 

28.11.2009.Hüseyin Uçar.

 

 

 

YARAN DERİNLER

Ağlayıp sızlama, cananım benim
Üzüntü öldürmez, yaran derinler..
Unutmam sevdamı, çürüse tenim
Ben yanarım amma, gölgem serinler..

Beni sevmeyene, bir ömür yastım
Aşkın ağacına, sazımı astım
Bu gün, yarın derken, altmışa bastım
Yıllar baskı yapar, sinem iniler..

Yorulmaz ki zaman, zamanı yorsak
Bilinmez ki canım, nerede dursak
Sorular çoğalır, ömüre sorsak
Ne ömür dinler, ne zaman dinler..

Doluşur anılar, belleğimize
Hücüma geçerler, yüreğimize
Kelepçe vururlar, bileğimize
Hüseyin Uçar, vardı desinler…

27.11.2009.Hüseyin Uçar.

KURBAN.2.

Bayrammış, kurbanmış, bilmem tadını
Tanrı bile görmez, can feryadını
Acımasız katil, anmam adını
Boğazlanan, can mı? ben mi, kurbanım?

Sokaklarda, kurbanları taşlayan
Kapanına, dozer bile aşlayan
Diri boğazlayan, diri haşlayan
Kovalanan, can mı? ben mi, kurbanım?

Vicdanınız yok ki, akla ne gerek
Bu nasıl mantıktır, bu nasıl yürek
Sorgusuz, sivalsiz, idamım direk
Boğalar mı, kurban? ben mi kurbanım?

Bu nasıl inançtır, bu nasıl maraz
İnsan olan insan, düşünür biraz
Dereler, çukurlar, kan akar boğaz
Koyunlar mı, kurban? ben mi, kurbanım?

Üstümüzden uçmaz, küsmüş turnalar
Canlı, cansız yakmış, kandan kınalar
Bu vahşete, nasıl susar analar
Analar mı, kurban? ben mi, kurbanım?

Kahrolurum, coğrafyamda, kıtamda
Cinayet sevapmış, gördük bayramda
Yaşayamam sizle, aynı ortamda
Bayramlık mı kurban? ben mi, kurbanım?

28.11.2009 Bağ evi. Hüseyin Uçar…

HANİ DONANIM

Kim ağlatır, kim güldürür ademi
Bu söcükler, havadamı yerdemi
Ne öğrenir, ne öğretir erdemi
Hani eğitimde, hani donanım
Cehalet elinde. İnler cananım…

 

Yalanlar söylüyor, yana yakıla
Zincir vurur, duygulara, akıla
Diploma için mi, gitmiş okula
Hani eğitimde, hani donanım…
Cahilin elinde, inler cananım…

 

Bütün yanlışlara, damğasın vurur
Neyi kınıyorsa, ardında durur
Güzelliğe kıyar, hayaller kurur
Hani eğitimde, hani donanım
Bedeviye köle, gitmiş cananım…

 

Neyi koruyada, neye bakına
Yıldırımlar düşer, görmez yakına
Nişan alır, sonra varır farkına
Hani eğitimde, hani donanım
Bir zalime köle, sanki cananım…

 

İpliğini çeksen, düşer yaması
Yenilikle, hiç olmamış teması
Hiç yanından, eksik olmaz kaması
Hani eğitimde, hani donanım
Cehalete teslim, olmuş cananım…

 

09.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar..

 

SÜRÜNGEN

Zehir eder sana, gündüz geceni
Acımasız, süründürür, sürüngen..
Hatırlatmaz,kırır gönül eceni
Acımsız,süründürür,sürüngen….

 

Hem hançerler seni, hemide över
Deli dalga olur, yüreğin döver
Kimse anlayamaz, o neyi sever
Acımasız,süründürür,sürüngen…

 

İbrişim içinde, bile alıklı
Bülbülüm der gezer, karga kılıklı
Dünyayı yönetir, elbiz sarıklı
Acımasız,süründürür, sürüngen…

 

Garip davranışlar, zalim bakışlar
Siliniyor, el attığı nakışlar
Farkında değildir, kendini taşlar
Acımasız,süründürür, sürüngen…

 

Kalk doğrul, uyuma saatlar vurdu
Böyle yaşam olmaz, zamanlar durdu
Sefere çıkmalı, sefere ordu
Acımasız, süründürür, sürüngen…

 

Yakışmaz insana, bu kadar acı
Meyvesi üstünde, budar ağacı
Gözünü oyanı, ettin baş tacı
Acımasız, süründürür, sürüngen…

 

08.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar..

 

 

 

YERLER-GÖKLER

Bir aşk arıyorum bulabilirsem
Gönlümü özgürce salabilirsem
Destursuz kapısın çalabilirsem
Yerler, gökler inan, benim olacak…

Yerde şoför, gökte pilot olurum
Deniz olur, derya olur dolurum
Aht etmişim, aradığım bulurum
Kalbimde ki boşluk, böyle dolacak…

Armut olgunlaşıp, düşmez ağzına
Hiç aldırma, kaderine yazına
Bir ilham ırmağı, aksın sazına
Mızrap elbet, bam teline vuracak..

Bekliyorum uyuyorsan tanıma
Samimiysen gülüm, yaklaş yanıma
Kıymam sana, göz koysanda canıma
Taşatan sözünde, durur, duracak…

27.11.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BEN AĞLARIM

Vedaya geldim bahçeme
Bahçem gülür, ben ağlarım
Ayrılık konmuş çeşmeme
Çeşmem gülür, ben ağlarım…

Seraya ugradım önce
Kokladım gülü narince
Sustum bulutlar enince
Toprak gülür, ben ağlarım…

Önce asmayı suladım
Eşkının ipe doladım
Her ayrılışta kanadım
Üzüm gülür, ben ağlarım…

Sebze yedik tabak tabak
Çiçeklenmiş biber, kabak
Akşam geldim, söktü şafak
Sabah gülür, ben ağlarım…

İsteğin verdim Erene
Böyle katıldım törene
Duygular basar frene
Fren gülür, ben ağlarım…

Arzu beklenti bitmiyor
Sorular çekip gitmiyor
Bacalar bensiz tütmüyor
Emek ağlar, ben ağlarım…

Anlatamam öfke kında
Hedefleri çok yakında
Ayrılığın kim farkında
Eller gülür, ben ağlarım…

Taşatanım, dönme düne
Yalnız kalın, yalnız gene
Ateşler yapışır tene
Ateş gülür, ben ağlarım..

15.07.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

DUYAN OLMADI

Güneşler doğmadı, bir tek günüme
Gelen giden, sövdü saydı dinime
Her sözcüğü hançer, battı tenime
Bir ömür haykırdım, duyan olmadı…

Yağmurlu bulutlar, kesti yolumu
Gurbet kırdı, kanadımı kolumu
Düşman eylediler, bana solumu
Bir ömür bağırdım, duyan olmadı…

Gelek dedik birgün, yamaç yamaca
Bulut olup, yağamadık kıraca
Doğar doğmaz, bağladılar haraca
Bir ömür bağırdım, duyan olmadı…

Pusulası hiç bakmıyor yönüme
Engeller yığıyor, zalim önüme
Anıları kardır, yağar ömrüme
Bir ömür bağırdım, duyan olmadı…

Karanlıkta, katran oldu damladı
Düşler bile, duya duya hamladı
Esen yeli, uçan kuşu zamladı
Bir ömür bağırdım, duyan olmadı…

Ne aradım canlar, bakın ne buldum
Umutlar tükendi, isyanla doldum
Hırsımdan oturup, saçlarım yoldum
Ağladım bir ömür,duyan olmadı…

Sanki evren oydu, her şeyde baştı
Mantığı çürümüş, gözleri şaştı
Yeter be Taşatan, sabırlar taştı
Bir ömür ağladım, duyan olmadı…

11.10.2009.Bağevi Hüseyin Uçar..

EK TARLAYI

Dedi kodu durur deme
Derdimizi diyek kime
Önem verek eğitime
İlaç olsun, bin bir derde
Ahtımız kalmasın yerde…

 

Uzat elin tanışalım
Sorunları tartışalım
Küskün isen barışalım
Garibanlık vardır serde
Ne arasın bakar körde…

 

İnsanla açma arayı
Düşleme köşkü sarayı
Düşünmeden ek tarlayı
Emeğin alımı yerde
Kalkar gözlerinden perde…

 

Aldırma gel, boş bir lafa
Hiç bunlara, yorma kafa
Saygısızı kaldır rafa
Düşürmesin seni derde
Çürüsün durduğu yerde…

 

10.10.2009 Hüseyin Uçar.

 

BOŞA BEKLEMEYİN

Adın ansam dudaklarım titriyor
Anılara koşsam, hayal bitiyor
Sensiz gardaş, tüm varlığım yitiyor
Yolarıma duman, çökmüş gelemem
Zalim felek senden, dilek dilemem…

Toplarsın yakamı, nedir suçumuz
Gün geçtikçe, daralıyor açımız
Aldın gardaşlarım, kaldı kaçımız
Boşa beklemeyin, canlar gelemem
Akar göz yaşlarım, artık silemem

Çölleşiyor yeşil, alan kalmıyor
Kalan dostlar, kapımızı çalmıyor
Neyi arzu etsem, biri olmuyor
Vurgun yedim, gönül küskün gelemem
Sıra kime geldi, şimdi bilemem…

Bu ne hızdır, göçler peşi peşine
Bakılmıyor gençliğine işine
Dokunmak isterim, felek dişine
Çok yorgunum, hiç bekleme gelemem
Gücüm yetse, öldürürüm, ölemem….

Çok kırıldım, yeter artık kırmayın
Yalvarırım, birbiriniz yormayın
Dolu yaşan nolur, soru sormayın
Yüreğimden vurulmuşum gelemem
Yoklar şimdi, aradığım göremem…

Biliyorum anlatmayın durumu
Bittim artık, soramıyom sorumu
Ben nideyim gardaş, sensiz Çorumu
Sevdiklerim göçmüş, daha gelemem
İstesemde bundan, geri gülemem…

18.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

BEN ONA HAYRAN

Ne güzel gözükür, çıktım havaya
Aktım yücelerden, aktım yuvaya
Yemyeşil gözükür, baktım ovaya
Ova bana hayran, ben ona hayran…

Cennetten farksız, gözükür her yan
Doyumsuz görünür, eyledim seyran
Bu fırsat bulunmaz, ey gönül dayan
Doğa bana hayran, ben ona hayran…

Bülbüle dönüşmüş, bülbüle diller
Üzmedi bülbülü, açıldı güller
Başağı geline, benzetmiş yeller
Hava bana hayran, ben ona hayran…

Güzellikler içsel, orda birikir
Anlaşılmaz bazen, zalim gözükür
Kızar kükrer amma, sonra enikir
Dava bana hayran, ben ona hayran…

Çiçeklendi ağaç, dal budak kırma
Hazırla kendini, boşuna yorma
Sevda pınarların, coşarken durma
Sevi bana hayran, ben ona hayran…

15.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

NERDESİNİZ?

Gece gündüz loğlanırım
Dike dike doğranırım
Bir zalime bağlanırım
Hukukçular, nerdesiniz?

Çalıyorlar yerden yere
Tanık denmez, bakar köre
Nasıl mantık, nasıl töre
Ahlakçılar, nerdesiniz?

Sanarsın dolunay doğar
Bulutlar yıldızı sağar
Korulara ateş yağar
Ormancılar, nerdesiniz?

Omuzumda davul çalar
Yalanı diline dolar
Boşa akar, bakın sular
Barajcılar, nerdesiniz?

Nolur bir gün estireyim
Bir saatcik kestireyim
Dile düşmüş mersiyeyim
Duyarlılar, nerdesiniz?

Nerde çağırsa sesiyim
Ardındaki, gölgesiyim
Coğrafyanın neresiyim
Çiziciler, nerdesiniz?

Taşatanım taşlanıyor
Taşlar gibi yaşlanıyor
Yalancılar taçlanıyor
Ey savcılar, nerdesiniz?

12.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

HAVAYI GERME

Biraz düşün, uçma nolur
Sorunlardan kaçma nolur
Yeni dertler, açma nolur
Nolur gülüm, nolur gülüm
Yolumuz bekliyor ölüm…

İstiyorsan elin verme
Gelip gidişimi görme
Etrafıma duvar örme
Nolur gülüm, nolur gülüm
Yolumuz bekliyor ölüm…

Uyan ipe unu serme
Yetmezmi havayı germe
İpek saçlar uçsun örme
Nolur gülüm, nolur gülüm
Yolumuz bekliyor ölüm….

Nerde verilen sözümüz
Hala utanmaz yüzümüz
Sevdaya doysun özümüz
Nolur gülüm, nolur gülüm
Yolumuz bekliyor ölüm….

Karlar yağarken yapıya
Kabuslar çöker tabuya
Kilit vurma, gel kapıya
Nolur gülüm, nolur gülüm
Yolumuz bekliyor ölüm….

13.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

KADER GÜLÜR; BEN AĞLARIM

Ekmek dedik, düştük yola
Rakı diye, içtik kola
Hüzün, keder, dola dola
Yollar gülür, ben ağlarım…

Ne deseler, olduk razı
Ceylan avlar, oldu tazı
Nasıl kader, nasıl yazı
Kader gülür, ben ağlarım…

Bakışlar kart, duygu körpe
Hep uyardım, öpe öpe
Gene bana, aldı cepe
Kendi gülür, ben ağlarım…

Küsmüş bana, bakmaz evim
Her gün biraz, coşar sevim
Menzile varmak görevim
Menzil gülür, ben ağlarım…

Bu dünyada, yerim mi var
Muradım mı, yarim mi var
Paylaşımda terim mi var
Zalim gülür, ben ağlarım…

Ne desem, kızar şakaya
Dolanır geçer arkaya
Ondan duyarlıdır kaya
Kaya gülür, ben ağlarım…

Aşkı muhabbeti sevdik
Bakıştık, kedere değdik
Ayrılığa boyun eğdik
Eller gülür, ben ağlarım…

Akıl ermez, işlerim var
Papuç gibi, dişlerim var
Ulaşılmaz, düşlerim var
Düşler gülür, ben ağlarım…

23.09.2009.Hüseyin Uçar.

GÜNÜM AYDIN

Bir aydınlık, güne kalktım
Dönüp ufuklara baktım
Bütün dertlerimi yaktım
Günüm aydın, gönlüm aydın…

Çektim havayı içime
Özde başladım seçime
Her şey uyuyor ölçüme
Günüm aydın, özüm aydın…

Barışa koşarken çevren
Yeter yaşamayı öğren
Senide kucaklar evren
Günüm aydın, gözüm aydın…

Her yana yelken açarım
Etrafa neşe saçarım
Cehalet senden kaçarım
Günüm aydın, sözüm aydın…

Çok az olur, böyle günler
Boşa geçmiş, geçen dünler
Seven sevdiğini ünler
Günüm aydın, yüzüm aydın…

Ay oldum doğdum geceye
Yıldızım, yağdım eceye
Hadi canlar eğlenceye
Gözüm aydın, izim aydın…

Dallarıma, konsun kuşlar
Taşatana, düz yokuşlar
Yaşam her gün, yeni başlar
Günüm aydın, çözüm aydın….

22.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar

MURADIN NE?2

Yitiğin ne ise ara
Oldun bir melhemsiz yara
Benim senden, bahtım kara
Söyle güzel, Muradın ne?

Bir duygusuz, taşa döndüm
Her gün biraz, başa döndüm
Bir beyinsiz, kuşa döndüm
Söyle güzel, Muradın ne?

Öz geçmişim, bana sorma
Olumsuz hayaller kurma
Çek vur beni, üzgün durma
Söyle güzel, Muradın ne?

Celallendin, gene erken
Gül dalında olur diken
Ömür geçti, yapma derken
Söyle güzel, Muradın ne?

Soru sordum, yüze döndüm
İlk bahardım, güze döndüm
Çöllerdeki, ize döndüm
Söyle güzel, Muradın ne?

İstiyorsan, taşla beni
Sebze gibi haşla beni
Okumaya başla beni
Söyle güzel, Muradın ne?

Nere çağırsan geleyim
Varım yoluna sereyim
Muradın ne, de bileyim
Söyle güzel, Muradın ne?

07.09.2009Bağevi.Hüseyin Uçar.

MURADIN NE?1

Unutulmuş çul gibisin
Harap olmuş, yol gibisin
Yalanları, bol gibisin
Söyle güzel, Muradın ne?

Yargılıyor bakışların
Hiç bitmiyor yokuşların
Acımasız  çıkışların
Söyle güzel, Muradın ne?

Okur isen, okul olam
Dertlerine, derman bulam
Bahanesiz, vermen selam
Söyle güzel, Muradın ne?

Sen üzgünsen, ben üzgünüm
Geceye dönüşür günüm
Mahşere koma dügünüm
Söyle güzel, Muradın ne?

Mutsuzluğu yakıştırma
Sıkışırsın, sıkıştırma
Dost düşmanı, bakıştırma
Söyle güzel, Muradın ne?

İstiyorsan, sitem eyle
Koca ömür, geçmez böyle
Sevmiyorsan, doğru söyle
Söyle güzel, Muradın ne?

06.09.2009Hedebo.Hüseyin Uçar.

YÜREK HARMAN OLDU

Çıktım bulutlara, baktım aşağı
Astım yıldızlara, belim kuşağı
Baktım dans ediyor, buğday başağı
Yürek harman oldu, gönül çeç oldu…

Öbeğin başında, tersiz köpekler
Bir metre önde, koşar göbekler
Açlıktan ölürken, mahsum bebekler
Yürek Ferman oldu, gönül heç oldu…

Olan aydınlığı, taktım dalıma
Karanlık yüzlüler, kaçtı çalıma
Devam ettim, korkusuzca yoluma
Yürek derman oldu, Gönül geç oldu…

Gaflete dönüştü, bütün uykular
Kesti yolumuzu, kesti korkular
Titreşim içinde, olan dokular
Yürek sarman oldu, gönül seç oldu…

Bizler emekçiyiz, kalan izleriz
Üretende, tüketende bizleriz
Vicdansızdan, niçin vicdan bekleriz
Yürek yalman oldu, gönül göç oldu…

20.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar..

ANLAYANLAR KONUŞSUN

Bunca yıldır, inemedim dağdayım
Hangi bahcivanla, hangi bağdayım
Nasıl coğrafyada, nasıl çağdayım
Anlamadım, anlayanlar konuşsun…

Altın diye yutturdular kalayı
Zora çevirdiler, niçin kolayı
Diyor aptal, gülenlerin alayı
Anlamadım, anlayanlar konuşsun….

Suçumu bilmedim, yargıda kaldım
Her yanlarım kırık, sargıda kaldım
Dört yanım karanlık, sorğuda kaldım
Anlamadım, anlayanlar konuşsun…

Yalan söylediler yana yakıla
İşleri olunca, düştüm akıla
Çok yalvardım, salmadılar okula
Anlamadım, anlayanlar konuşsun….

30.09.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

GELEYİM YAR

Sitemime dayanırsan
El atınca uyanırsan
Soyun gibi soylanırsan
Geleyim yar, geleyim yar
Gül yüzünü, göreyim yar…

Uzak demem, yakın demem
Sensiz tek lokmayı yemem
Uzun sürmez, gülüm gelmem
Geleyim yar, geleyim yar
Gül yüzünü, göreyim yar…

İn demezsen, inan inmem
Kolaymı kaderi yenmem
Yola çıktım geri dönmem
Geleyim yar, geleyim yar
Gül yüzünü, göreyim yar…

Beyhudeye övsem olmaz
Bu ruhumu dövsem olmaz
Bir hayali sevsem olmaz
Geleyim yar, geleyim yar
Gül yüzünü, göreyim yar…

16.10.2009. Hedebo. Hüseyin Uçar.

GELDE GÖR.2.

Anılar içimde koşuşan yoldu
Yıkılan gönül, kırılan koldu
Nefretle andığım, sevdigim oldu
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Kaçamadım, yaşam tuttu yakamı
Anlamadan kurşunladı şakamı
Riyakardı dönemedim arkamı
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Ekinim yok, un edipte eleyim
Bekleyenim yoktur, ona geleyim
Gücüm yetmez, bir kalemde sileyim
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör….

 

Yavaş yavaş bozdu, doğal dokumu
Benden önce ateşledi okumu
Yalan dolan, pazarlıyor ruhumu
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör….

 

Attı beni şu dağların başına
Hiç bakmadı gözlerimin yaşına
Anılarım bile dizdi kurşuna
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Boyum posum, ince degil kalındım
Bir keskin kılıçtan bile yalındım
Sığındım mağrama, orda barındım
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Koyunu kuzuyu, kattım anlamaz
Ruhumu hoyrata, sattım anlamaz
Hangi işi yapsam, battım anlamaz
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Yalvar yakar olup düştük peşine
Hiç bir zaman, karışmadık işine
Sinirlendi aldı, azı dişine
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

Tanrıya sığındım, tanrı yaralar
Kadere sığındım, kader paralar
Sevdiklerim kapıları aralar
Soruyorsun, ne haldeyim, gelde gör…

 

15. 10.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar..
  

FATMA

Bir kıl çadır onun yurdu yuvası
Çağlar boyu sürmüş, sürür kavgası
Yağını yakmaya yoktur tavası
Durmadan içini, çekiyor Fatma….

Zor olsada aldırmıyor işine
Kelpeten salıyor azı dişine
Şehirler giriyor bazen düşüne
Bir düşsel aleme, koşuyuor Fatma…

Ağrıları davul çalır döşünde
Üstüne bulunmaz daha işinde
Bebeleri koşuşuyor peşinde
Onlara bir farklı, bakıyor Fatma…

Aynı anda sağar iken ineği
Hiç yakmadan pişiriyor böreği
Kocasın görünce pırpır yüreği
Sevgi  fenerini, yakıyor Fatma…

Her bir işe yatık, yetik akılı
Kimse güldüremez, canı sıkılı
Sinesinde dost hançeri çakılı
Sanki bir boşluğa, akıyor Fatma…

Bakarsın çiftçidir, bakarsın çoban
Yalınayak gezer, yarılmış taban
Kefliyor oğlunu, bir gelsin baban
Ahret çilesini, çekiyor Fatma…

Tarlada saban, bahçede çapa
Doldurmuş dünyasın, daracık kaba
Sanki küsmüş gibi, dosta ahpaba
Uslu çocuk gibi yaşıyor Fatma…

Kaldırıp atamaz dertler kümeli
Olumsuzu, ağasına demeli
Kübeleye benzer, bin bir memeli
Şimdi bahçeleri, ekiyor Fatma…

Neye el uzatsa, eli değmiyor
Memodan gayriye, boyun eğmiyor
Kim olursa, yalancıyı sevmiyor
Hangi yola gitse, şaşıyor Fatma…

Tek dünyası yaşadığı sokagı
Güneşte kavrulmuş, yüzü şakagı
Ölür gene bağışlamaz korkagı
Bazan ummanlara, dalıyor Fatma…

Toprağı işliyor, eli kınalı
Çok mutludur, kel memoya yanalı
Hiç duymamış, yaşamamış sanalı
Dünyayı sırtında, taşıyor Fatma…

Taşatan taşlaşmış, akmıyor yaşı
Ağrıdan karlıdır, dumanlı başı
Kadere kısmete, sallıyor taşı
Bir akşam güneşi, aşıyor Fatma…

18.08.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

ULAŞ ZAMANA

Kazanda kaynadım, eridi yağım
İlk bahar ayında, kurudu bağım
Bırakmaz peşimi, kovalar çağım
Kalk uyuma nolur, ulaş zamana
Sığınma sonradan, ahta amana…

Bir eyledim, inişimle yokuşum
Değişirmi, sevdiğime bakışım
Günden güne, çoğalıyor alkışım
Kalk uyuma nolur, ulaş zamana
Sığınma sonradan, ahta amana…

Çekiyor kendine, köküm toprağım
Yeşile bürünür, dalım yaprağım
O güzel gözlerin, en son durağım
Kalk uyuma nolur, ulaş zamana
Sığınma sonradan,ahta amana…

Doğan çocuğuma, diktim hırkayı
Ömrüm bitti, giyemedim markayı
Yeter artık, çıkaralım burkayı
Kalk uyuma nolur, ulaş zamana
Sığınma sonradan, ahta amana…

13.07.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

DİLE KOLAY

Kolaymıdır bağ, bahçeyi yetirmek
Bana düştü, gün geceyi yitirmek
Sevdiğini omuzlarda götürmek
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Hepimiz yolcuyuz, bilindik yere
Alıştık kadere, karıştık tere
Coşmadı ırmaklar, akmadı dere
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Görülmeyen, olamaz ki sahici
Dedirmezler hepsi, gelip geçici
Bir kez bağışlamaz, ömür biçici
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Ceylanımın, bir adıda gazeli
Başkalaştım, gurbet elde gezeli
Nasıl kader, yaşatmadı güzeli
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Küçülür kalemiz, üstüne durun
Nedeni bilinmez, kendine sorun
Yeter azraili, zincire vurun
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Yeşil ovalarım, çöle dönüştü
Ufacık göletler, göle dönüştü
Akan göz yaşlarım, sele dönüştü
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Kim teşekkür etti, bunca çabana
Sensiz buralarda döndüm yabana
Sesim ulaşmıyor artık tabana
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

Beyan ettim dost, düşmana durumu
Benden başka, herkes yaptı yorumu
Sensiz ben nideyim, gardaş Çorumu
Dile kolay, göz susunca, öz ağlar…

07.07.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

SERSERİ MAYIN

Mayın gibi dolaşırken ortada
Birden bire, kendim buldum oltada
Birde şef yaptılar, beni koroda
Notalar dilimde, ötüşür durur
Türküler ruhumla, sevişir durur…

Irmağa dönüştüm, çoğaldı coşku
Terk etti ruhumu, olanca kuşku
Yakarken yüreğim, vatanın aşkı
İsyanlar içimde, ötüşür durur
Türküler zalimle, dövüşür durur…

Her şafakta, kapıları açarken
Deli duygulardan, uzak kaçarken
Gök yüzünde, kanatlanıp uçarken
Bülbüller dilimde, ötüşür durur
Duygular içimde, değişir durur…

Geceydi bilmedim, bastım mayına
Şeker oldum, düşmanların çayına
Radyo, televizyon, girdi yayına
Her dalda, bir kuş ötüşür durur
Yaralar içimde, tepişir durur…

12.07.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

BIRAK BENİ GİDENLERE ULAŞAM

İhaneti, tarif etmek, kolaymı
Yoksa kültür, kazan dibi kalaymı
Şu gördüğüm, bölükmüdür, alaymı
Bırak beni, gidenlere ulaşam…

 

Bülbülü ağlatan, dikenli güldür
Sitem etme gülüm, çek beni öldür
Kimine denizdir, kimine göldür
Gücüm mü var, ihanetle savaşam…

 

Her taşın altından, yılandır çıkar
Hem incitir, hemde yüzüne bakar
Bütün kötülükler, dilinden akar
Sesini duymadan, dağları aşam…

 

Taşatanı avun, ile öldürdün
Hallarımı, hal bilmeze bildirdin
Hazzın için, kasaplara dildirdin
Kimim var ki, zalım kimle ağlaşam…

 

05.06.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.

 

OKUL DOLSUN ANADOLU

Burnu uzun, başı söbe
Doğanlarla, oldum bebe
Cahalete ettim tövbe
Okul yolu, bilim yolu
Okul dolsun, Anadolu…

Sevaptır güzele bakmak
Güzel yarınlara akmak
Yakışmaz insana korkmak
Yürekleri isyan dolu
Okul dolsun, Anadolu…

Söz tükendi öze indim
Mantığın dalına bindim
Azimle çok şeyi yendim
Zorda olsa, tuttum kolu
Okul dolsun, Anadolu…

Kırıp dökmek yakışmıyor
Kırılanlar yapışmıyor
Kimse dostça bakışmıyor
Barıştırak, sağı solu
Okul dolsun, Anadolu….

Yeşeren dallarım budar
Kurban diye, beni adar
Yolumuz buraya kadar
Bırakın parayı, pulu
Okul dolsun, Anadulu….

02.05.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.

TAŞLARA SORDUM

Yaşam mı yaşlandı, ben mi yaşlandım
Sebze gibi, meyve gibi haşlandım
Nere vardım ise, orda taşlandım
Taşlara sordum, taşlar konuşmaz…

 

Mantık kayıp amma, duygular diri
Rüyamda gösem, tanımam piri
Bakarım her yerde, yobazlar iri
Başlara sordum, başlar konuşmaz…

 

Sevdim dersin amma, seven yılışmaz
Seven sevdiğiyle, böyle yarışmaz
Kavgalara, kırmalara alışmaz
Kaşlara sordum, kaşlar konuşmaz…

 

Gasp ettiğim, bir şey vardır bilirim
Oda adım kayıtlardan silirim
Alın terim, emeğimle gelirim
Aşlara sordum, aşlar konuşmaz…

 

Bir isyan ki, ömürleri bastıran
Her fırsatta, başarıyı kıstıran
Taşatanı, evladına astıran
Yaşlara sordum, yaşlar konuşmaz…

 

05.06.2009Bağevi.Hüseyin Uçar.

 

İNSAN AĞAÇ

Kurşun yağıyor arkamdan
Dostlarım bakıyor camdan
Dünya silindi kafamdan
Cam aynamı, ayna cam mı?
İnsan Ağaç, meyve ham mı?

Silahı gömün derine
Yaşamlar konsun yerine
Çıkak barışın seyrine
Gam gıda mı, gıda gam mı?
İnsan Ağaç,meyve ham mı?

Takvim yeniye devrilsin
Hamlar olguna çevrilsin
Sofra herkese serilsin
Dam evim mi, evim dam mı?
İnsan Ağaç, meyve ham mı?

Az kaldı çıktık yokuşu
Gel benimse, bu bakışı
Yaza çevirelim kışı
Zam kader mi, kader zam mı?
İnsan Ağaç, meyve ham mı?

07.06.2009Bağevi.Hüseyin Uçar.

KURBAN SEÇİLDİ

Daha hiç doğmadan, kurban seçildi
Değeri, fiatı, onsuz biçildi
Benim sığındıgım, dağlar küçüldü
Ne şehit bellidir, ne kurban belli…

Varmı içimizde, özüne dönen
Seyran seyran bakman, ocaklar sönen
Kalmadı içimde, kimseye güven
Ne şehit bellidir, ne kurban belli…

Nutuklar atanım, eylen dur biraz
Bir kez olsun, dinle etme ihtiraz
Kim kazanır dalda, kurursa kiraz
Ne şehit bellidir, ne kurban belli…

Çekip söktün, dikemedim yamamı
Kirin yumuşasın, yakta hamamı
Hepsi benim, evlatlarım tamamı
Ne şehit bellidir, ne kurban belli…

El koydun, her şeye malım mı kaldı
Daha tutunacak, dalım mı kaldı
Söyle övünecek, halım mı kaldı
Ne şehit bellidir, ne kurban belli…

05.06.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.