Skip to content

Author: Huseyin Ucar

İhsan Baba

Kadeh kaldırmışız bile şerefe
Yobazları oturtmuşuz hedefe
Oturup kalkışın bile felsefe
İhsan  Baba, paslanırım yazsana….

Bile gezemedik, niçin İzmiri
Sizi unutamam, babalar piri
Bir üflesen, örse korsun demiri
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Şiirler okudum sözcükler astım
Dün bu gün deriken, Altmışa bastım
Hem Babamsın, hem Dedemsin, hem dostum
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

İlk kez ziyaretim, Amcam yengemi
Bir senin yanında buldum dengemi
Gurbet elde doldururum çilemi
İhsan Baba, paslanırım yazsana….

Bir kez yetmez birliktelik kuralım
Hangi eşik dersen, orda duralım
Şeriata yeter dizgin vuralım
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Erenler kurulur sofrası Hazır
Bu kara düzenler beynimi kazır
Asırlar bekledik yetişmez hızır
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Hangi yöne baksak, seçilir yozlar
Fark etmesekte büyür yıldızlar
Sarır çevremizi, oğullar kızlar
İhsan Baba paslanırım yazsana…

Atasın biliriz, elbet yatırın
Yüreğimde büyür, güzel hatırın
Öğüt olur bana her bir satırın
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Yaşam hali bilin, bitmez işlerim
İnan seni atam ile eşlerim
Senden ayrılalı, seni düşlerim
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Şu özlemler, kör etmeden gözümü
Unuttumsa hatırlatın sözümü
Gurbetten sılaya, döndüm yüzümü
İhsan Baba, paslanırım yazsana…

Kara düzen gözlerimiz boyarken
Mayıs ayı, yüreğimiz oyarken
Paramparça mezarlara koyarken
İhsan Baba, paslanırım yazsana….

18/05/2012.Kırlangıç yuvası. Hüseyin Uçar.

Kuzenlerin doğum gününe

Fark etmesekte parlar yıldızlar
On sekize değmiş oğullar kızlar
Çekilsin halaylar çalınsın sazlar
Bu güzel coşkunun, tanıgıyız biz…

Tavan yapar büyüklerde duygular
Çekilir gönülden  uçar kaygılar
Özümcan,Seline sonsuz saygılar
Bu güzel coşkunun, tanıgıyıoz biz…

Hemi ehli kamil, hemi veliyiz
Bazan akıllıyız, bazan deliyiz
Tepeden tırnağa duygu seliyiz
Bu güzel  coşkunun, tanıgıyız biz….

Bütün sevenlere, muştular salam
Bırakın erenler kendimi bulam
Emeği geçen herkese selam
Bu güzel coşkunun, tanıgıyız biz…

Kimisi al giyer, kimisi sarı
Muhabbet ehliler, çıkmaz dışarı
Gençler diliyorum size başarı
Bu güzel coşkunun, tanıgıyız biz…

Huseyin Uçar.12/5/2012.Kırlangıç  Yuvası…

Belli değil

BELLİ DEĞİL

Ben bu ömrü yaşamadım
Engel çoktu koşamadım
Yeni baştan başlamadım
Sonu, ucu, belli değil….

Mecliste bulunmadım
Ezdi geçti, savunmadım
Sofrasına kurulmadım
Başı,  kıçı, belli değil…

Dik duramaz, başı önde
Yüz bin yalan, söyler günde
Canı  varmı,  sorun tende
İçi,  dışı, belli değil…..

Hiç düzelmez, umudum yok
Yalanlara karnımız tok
Kandırdılar avundum çok
Gözü, kaşı, belli değil….

18/3/2012.Hüseyin Uçar.

Hasan Avcının ardından

Yaşam acımasız, organlar bitmiş
Ecel şerbetini çok erken içmiş
Bir duydum hastadır, bir duydumgitmiş
Bu kadar acele niye be dostum….

Sevgi dolu yürek, gönül kırmayan
Hep koşturup aynı yerde durmayan
Mantıklı düşünen hayal kurmayan
Bu kadar acele niye be dostum…

Matbada beklerken özlü çizgiler
Arkandan ağlıyor güzel dizgiler
Anlatmaya yetmez seni ezgiler
Bu kadar acele niye be dostum…

Yolunu gözlerken, ailen eftadın
Ömür boyu güzelliği aradın
Boynu bükük kaldı, eşin evladın
Bu kadar acele, niye be dostum…

Hüseyin Uçar..Kırlangıç yuvası..

SEKSEN YAŞLI DELİKANLIM

(BABAM KARA HAYDARIN SEKSENİNE  DEĞDİĞİ GÜN)

Tuzcu, üzümcülük yaptı
Sade çevresine taptı
Yolu gurbet ele saptı
Kutlu olsun, seksen yaşın
Çorumdan yücedir başın….

Seksen yıldır emek verdin
Acı tatlı çok şey gördün
Uçuk yanlarımız ördün
Kutlu olsun, seksen  yaşın
Cümlemizden  yüce başın….

Dürüstlükten gelmez maraz
Bahçemizde oldun kiraz
Tarihimiz anlat biraz
Kutlu olsun, seksen yaşın
Kaleden  yücedir başın….

Dile kolay ömre şifa
Tekrarlarım yüz bin defa
Sevgin kaynar bak etrafa
Kutlu olsun, seksen yaşın
Ağrıdan yücedir başın….

İşte muhabbet ırmağı
Ezeldir baba ocağı
Taşatan onun çırağı
Kutlu olsun, seksen yaşın
Devamıyız biz savaiın….

01/03/2012.Hüseyin Uçar…

HÜSEYİN KÖKSALI ANARKEN

SENİ BEKLER TELLİ KURAN

(Hüseyin Köksalı anarken)

Yurdundan göçen güvercin
Ağlatırsın için için
Arkası kesilsin göçün
Tüylerimi, yolma nolur…

Bıyık pala, sakal beyaz
Anılara ettik niyaz
Yokluğun üşütür ayaz
Bana soru, sorma nolur…

Sazını ele alınca
Dillere türkü dolunca
Davudi sesin kalınca
Tellerince, vurma nolur…

Sensizlik boğuyor inan
Canını terk etmez canan
Seni bekler telli kuran
Türküleri, yorma nolur…

26/02/2012.Hüseyin Uçar.

SENİ BEKLER TELLİ KURAN

(Hüseyin Köksalı anarken)
Yurdundan göçen güvercin
Ağlatırsın için için
Arkası kesilsin göçün
Tüylerimi, yolma nolur…
Bıyık pala, sakal beyaz
Anılara ettik niyaz
Yokluğun üşütür ayaz
Bana soru, sorma nolur…

Sazını ele alınca
Dillere türkü dolunca
Davudi sesin kalınca
Tellerince, vurma nolur…

Sensizlik boğuyor inan
Canını terk etmez canan
Seni bekler telli kuran
Türküleri, yorma nolur…

26/02/2012.Hüseyin Uçar.

BİR KARIŞ TABUT

İçinde bir dünya, tabut bir karış
Doğmadan başladı kaderle yarış
Kar etmez feleğe, yalvar yakarış
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Öpüp koklaşmadan bizi terkeden
Düşündük bulunmaz geçerli neden
Elbise giymeden, o küçük beden
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Acılarım sığmaz, dağa dereye
Zalim felek girdin, gene devreye
Moral olacaktı, bütün çevreye
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Mezara inerken o küçük canım
Kalmadı bedende, çekildi kanım
Bu nasıl anlatım, bu nasıl tanım
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Ettin küçük canım, ettin acele
Ecel desem hiç benzemez ecele
Baş sağlığı, Aytekine, Sibele
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

18/02/2012.Odense.Hüseyin Uçar.

İŞTE RUH HALİM

Ben gidersem, dar yerlerin genişler
Sıkıntıntılar biter,  düzelir işler
Eyleme dönüşür kurduğun düşler
Üzülsemde başarını kutlarım…

Hani nerde, tarla gibi sürenler
Kendin bilir, defterimi dürenler
Ayrılığa kalkar, Gardan Trenler
Özlemlerim yüz katına katlarım…

Ne söylesem, can cananım anlamaz
Sözcüklerim, iletişim kuramaz
Ateşlere düşsem, kimse  aramaz
Gören yoktur, daldan dala atlarım…

 Ortada canlarım, işte ruh halim
Düşmanımdan fazla, dostlarım zalim
Emirler yağdırdı, ettirdi talim
Arzalanmış, işlemiyor hatlarım…

Hangi yanım düzgün, yamuk her yanım
Sesim yükseltemem, acısa canım
Gurbette gürbetçi, olmuş erkanım
Yalan dolan, ben kendimi yatlarım….

13/02/2012.Hüseyin Uçar. Kırlangıç Yuvası.

KÜÇÜK VELİ

Viran olmuş oturulmaz katlarım
Arabaya koşulmuyor atlarım
Dedeler dedesi, seni kutlarım
Sıcacık bir selam yeterli bana
Anılar saldırğan, işliyor cana…

Hamsimizi buzluklarda saklayın
Ara sıra Pamukları yoklayın
Başarıyı, yeniliği kutlayın
Sıcacık bir selam yeterli bana
Anılar saldırğan, işliyor cana…

Sorular hançer mi? beynime işler
 Acıyla kavrulmuş, sineler döşler
Aç tavuk düşünde, anbarı düşler
Sıcacık bir selam yeterli bana
Anılar saldırğan, işliyor cana…

Sevenler katlanır, sevmeyen kaçar
Bir olmazsa gönül, arayı açar
Çok konuştun yeter, Hüseyin Uçar
Sıcacık bir selam yeterli bana
Anılar saldırgan, işliyor cana….

Taşatan iniler kuzey kışında
Sanmayın bu günler, aklı başında
Acıları  gizli, gözün yaşında
Sıcacık bir selam yeterli bana
Anılar saldırgan, işliyor cana….

11/02/2012.Hüseyin Uçar

GÖLCÜKLER KURDUM

Güç verinde, şu dağları aşayım
Yoldaş olup, Turnalarla uçayım
Derelerden ırmaklara koşayım
Sadece dereler, olmasın yurdum
İrili ufaklı göletler kurdum…

Kulak verdim önce tonuna sesin
Çağırmıyor artık, aşkın nefesin
Mekanım olmadı, gönül kafesin
Dostlarım özlemiş, çağırır yurdum
Yakamı bırakmaz, hayaller kurdum…

Özlem büyüdükçe, çeker deryalar
Kör yalanın, gözlerimi boyalar
İnan senden duyarlıdır kayalar
Artık gözlerinde ağlıyor yurdum
Sınırları çizdın, orada durdum….

Uykusuz geceyi kattım gündüze
Düşe kalka ulaşmışım denize
Gözler konuşuyor, ne gerek söze
Kovuldum gönülden, gurbettir yurdum
Kuşlar gibi dalda, yuvamı  kurdum…

07/02/2012.Hüseyin Uçar.Kırlangıç Yuvası…

KAÇIŞIM YOKTUR

Hangi dala değsem dallar ağlıyor
Çeşmelerim ırmak olmuş çağlıyor
Kara düzen el ayağım bağlıyor
Etrafım çevrilmiş kaçışım yoktur
Özgürlük istedim suçlarım çoktur…

Ayağa kalkışım belki erkendi
Yorğanım yağmurdu, döşek dikendi
Beklentim kalmadı bir bir tükendi
İpimiz çekilmiş, kaçışım yoktur
İnsanım dedim,suçlarım çoktur…

Teslimiyet kolay, zordur kalkması
Son nefeste etrafına bakması
Ölümden daha zor, dostun yakması
Son direncim ölüm, kaçışım yoktur
Hak hukuk aradım, suçlarım çoktur…

Bir bakışta düşmanımı kestirdim
Dostlarımı birer birer  küstürdüm
Onların gözünde terör estirdim
İlmek bogazımda, kaçışım yoktur
Eşitlik aradım, suçlarım çoktur…

Nerden çıktı bu gün özel savcılar
Pusuda görünmez gerçek avcılar
Tükenmiyor bu toplumda sancılar
Ergenekon derler, kaçışım yoktur
Demokrasi dedim, suçlarım çoktur…

12/02/2012.Hüseyin Uçar.

ACILARDAN ALDIM PAYIM

Önce annem, babam, peşinden dayım
Ören viran olmuş gönül sarayım
Benim acılardan oluştu payım
Hangi  yöne baksam beni yaralar
Artık bana dar geliyor buralar…

Şu yüce dağların dumanı bitmez
Kavgaya tutuşsam bu ömür yetmez
Yoksulluk yakamı  kavramış gitmez
Eksiğimi peş peşine sıralar
Boşa gitti isyanlarım, naralar…

Kayıplarım artar,  buruk bir yanım
Yok idi gurbette, mutlu bir anım
Kimseleri kırma Taşatan canım
Şu sınırlar bizim eli aralar
Gurbet elde çoğalıyor yaralar…

12/01/2012.Hüseyin Uçar.Kırlangıç yuvası.

İÇİMDE Kİ ATEŞ

Yaşayamam artık aynı bulvarda
Hayalleri uçuşurken yollarda
Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda
Sevdiğimden haber, verin canlarım…

Yüreğime ataş düştü sönmüyor
,Ağzımın içinde dilim dönmüyor
Kime küsmüş yavrum, geri  gelmiyor
Küstüğümü  haber, verin canlarım…

Dizilir boğaza lokmalar sıkar
İçimdeki ateş dünyayı yakar
Alışmış gözlerim yoluna bakar
Yollar bende yürür, oldu canlarım…

Taşa çalın bu kafayı yarılsın
Ulaşamaz özlemine sarılsın
Sana kıyanların eli kırılsın
Dünyamı mateme, boğdu canlarım…

28/01/2012.Kırlangıç yuvası. Hüseyin Uçar..

CEM AYDININ ARDINDAN

Bu canımı bedenimden  soydular
Kanım içip vampir gibi doydular
Posa gibi kap’önüne koydular
Canileri duyamadım analar
Tanığımdır gök yüzünde Turnalar……

Çakal sürüleri hepsi daldılar
Sevdalarım gençliğimi çaldılar
Acımadan her organım kırdılar
Gençliğime, doyamadım analar
Sevenlere selam, edin Turnalar…….

Can alırlar yıkık duvar örmezler
Bakar kördür önlerini görmezler
Sevip sevilmeyi onlar bilmezler
Ben yaşama doyamadım analar
Yaralıydım bırakmadı Turnalar……

Yazıktır benzetmem, böceğe bile
İnancı, bilinci, her şeyi  hile
Gelsede konuşsa, yıldızlar dile
Kimselere kıyamadım analar
Feryadım yüklendi, uçtu Turnalar…..

30/01/2012.Hundige.Hüseyin Uçar….

SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM

Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz
Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz
Gözün oyanları kalkıp kınamaz
Sabrımızı sınıyorlar gardaşım…

Sanma ki yüreği biz gibi kanar
Sadece adını tarihler anar
Kendini dünyanın merkezi sanar
Haşhaş gibi kırıyorlar gardaşım…

Okuyanlar görür, çağı evrimi

Onlar değiştirir ancak yerimi

Yaşayalım kalkın gerçek dervrimi
Bizi ölü sanıyorlar gardaşım…

En küçük derdi döner vereme
Yoldaş olur, şu çöllerde kereme
Kaderine küser geçmez eyleme

Kaderciler yanıyorlar gardaşım…

Uzaklaştık birbirimiz yer gibi
Bütün CEM’LER ,bize kalkın der gibi
Seyreyledik inan bakar kör gibi
Bin bir soru soruyorlar gardaşım…

Bir  okyanus düşünülmez adasız
Çalışılmaz yaşanılmaz sevdasız
Bir olmazsak bu isyanlar  faydasız
Bozkır gibi duruyorlar gardaşım

Yolculuk nereye canlar bu hızla
Nere varacağız namaz  niyazla
Bu topluma inan bu acı fazla
Biz sindikçe vuruyorlar gardaşım..

Toplumun düşmanı elbet cahalet
Farkına varmazsan ederler alet
Irkçısı, yobazı hepsine  nalet
Çevremizi sarıyorlar gardaşım…

Evinin önünde kesmişler yolu
Yağmurun peşinden yağmasın dolu
Annenin babanın kırıldı kolu
Bizi bizden alıyorlar gardaşım…

Nefesin yettikçe Taşatan oku
Bir olak çevremiz salmasın korku
Cemimize değdi zalimin oku
Bunlar bela arıyorlar gardaşım…

21/01/2012.Hüseyin Uçar.Kırlangıç yuvası..

BİR YIL DOLANDI:2

Ayşemizi andım içim kanadı
Gözümüz her yerde onu aradı
Yüreğe kazındı o güzel adı
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı….

Zalim felek içimizi kuruttun
Mazlum alıp zalimleri unuttun
Her ne yana dönsek yakamız tuttun
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı…

Çobanımız oldu önüne katar
Sanki sabrımızı kantarda tartar
Her gün biraz daha özlemi artar
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı…

Yalvarsamda ecel kest5i önümü
Zehir etti yaşamımı günümü
Layık gördü canlar bize zulümü
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı….

Neye yarar söylen saraylar hanlar
Peşpeşe gönderdik peşpeşe canlar
Ancak bu acıyı yaşayan anlar
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı…

Ne zaman ansam sinemde hançer
Sanki bu yaşamı Taşatan seçer
Ölmeyesin yoksa seneler geçer
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı…

.06/01/2012.Kırlangıç yuvası.

CANLARIM 3

Dolu yaşan dostlar yaşamı  yutun
Sizi kıranların yakasın tutun
olumsuz ne varsa onu unutun
Mutlu yıllar diliyorum canlarım…

Yeni dostlukları kervana katın
Acıyı tasayı bir yana atın
Ömür boyu başarılar yaratın
Mutlu yıllar diliyorum canlarım…

Dilerim yıkılmaz o güzel kaşlar
Her güzel şey önce gönülde başlar
Mimarın elinde dönüşür taşlar
Mutlu yıllar diliyorum canlarım…

Paylaştıkça artar anlamı çoğun
Öfkeyi siniri mekandan kovun
Yıl başı sabahı, yepyeni doğun
Mutlu yıllar diliyorum canlarım…

Usta değil herkeslere çırağım
Bereket saçmalı dostlar orağım
Siz oldunuz bu gün gönül durağım
Mutlu yıllar diliyorum canlarım…


01/01/2012 Hüseyin Uçar.

SEN GÜL İKEN

Ben ağlarken güldün zalim
Çağrılmadan geldin zalim
Bu sinemi deldin zalim
Sen gül iken, ben dikendim
Sen gülürken, ben tükendim…

Üzüm verir elbet asma
Yeter sinirlerim kasma
Bu yurtlara ayak basma
Sen gül iken, ben dikendim
Sen gülürken, ben tükendim…

Kitaplarım al eline
Utanma dola diline
Vur sinemin bam teline
Sen gül iken, ben dikendim
Sen gülürken, ben tükendim…

Yıldızlar hep soru sorur
Karanlıklar kimi korur
Anılar yerinde durur
Sen gül iken, ben dikendim
Sen gülürken, ben tükendim…

12/12/2012.Didim.Hüseyin Uçar..

DAYIM OĞLU

Şu dünyanın bin bir çeşit halları
Kara Haydar tarif eder yolları
Yitirmiş ceketin üşür kolları
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Bir haftayı geçti, yağmur yağıyor
Şu yer yüzü bulurları sağıyor
Buralarda güneş, nadir doğuyor
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Alış veriş yapmış, kalmış dükkanda
Yaşıyoruz söyle hangi zamanda
Huzur vardır derlerler, teptil mekanda
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Dolaşı dolaşı, indik zemine
Telefonu duydu, koştu Emine
Biz geçelim, muhabbetin demine
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Bulutlar boşalmış, gölet dokuyor
Her tarafta, sel suları akıyor
Yıldırımlar kızgın, türkü okuyor
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Ne mutlu her yerde, okunur adın
Yenisin alırız, üzülme kadın
Çok şükür ki, vardır dostun ahbabın
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Kimseler duymasın oldukça özel
Bu kadar üzülme, nolursun güzel
Bak kapı çalındı, getirdi yüksel….
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Yastı Melek, kazan gibi kaynıyor
Sanki davul vurmuş, oyun oynuyor
Taşatanı bir duygusuz sanıyor
Dayım oğlu misafir et, sen bizi…

Hüseyin Uçar. FEDERİCE

SORULARIM

Ayırdılar bölge bölge
Kimseler etmesin gölge
Cevabın ver, hadi bilge
Sorulmuştur sorularım
Düşünmesin yavrularım…

Duygularım oynaşır mı?
Boz kırlarım dağlaşır mı?
Sevdiklerim ağlaşır mı?
Cevap bekler sorularım
Sefa kalın yavrularım….

Hiç demedik ırak yakın
Doğru dürüst tavır takın
Son sözüm demedim bakın
Cevap bekler sorularım
Ne düşünür yavrularım…

İncitmekten sakınırım
Etrafıma bakınırım
Gerekirse dokunurum
Cevap bekler sorularım
Üzülmeyin yavrularım…

25/11//2011.Hüseyin Uçar.Didim..

VAKİT YETTİ

Basman nolur, basman, artık göksüme
Hiç korkmadan, kavgalara alışam
Girmen nolur, girmen artık düşüme
Bırakında bu yaşamla barışam….

Un değilim, eleklerde, elemen
Deneyiniz, bu bedende, denemen
Ben yolcuyum nolur, yoldan eylemen
Bırakında bu topluma karışam…

Beklentimi kimselere açamam
Dört yanım sarılmış daha kaçamam
Kanadım kırılmış canlar uçamam
Bırakında zalimlerle çarpışam…

Gırtlağım yırtarak, acılar taşar
Şu kara düzen peşimden koşar
On binlerce zalim sırtımda yaşar
Vakit yetti, hepisiyle tanışam…

Bakışlar saldırğan duruş saldırğan
Peşimi bırakmaz düşman doğurğan
Her şafak vakti boğazda urğan
Vakit doldu,  yoldaşlarla buluşam…

13/11/2011.Hüseyin Uçar.Kırlangıç yuvası…

DURUŞUMU

Kimseye yalvarıp hadi demedim
Kendin bilmezleri hiçte görmedim
Rızasız lokmayı, öldüm yemedim
Duruşumu  hiç bir zaman bozmadım…
Yalan senoryalar, asla yazmadım…

Seslendim canlara kulaklar sağır
Kimseler duymuyor istersen bağır
Eğer sıkışırsan kendini çağır
Duruşumu hiç bir zaman bozmadım
Niceleri tozdu, bense tozmadım…

Burnumda tütüyor,  bu günler sıla
Kurduğum yurtlar, düşer akıla
Haksız huksuzu, orda yargıla
Duruşumu hiç bir zaman bozmadım
Bana kızdım, dostlarıma kızmadım…

11/11/2011.Hüseyin Uçar. Kırlangıuç yuvası..

TARTIŞACAK DİL Mİ KALDI

Herkese olmaz ihsanım
İnsana özğü lisanım
Çok dilliyim, ben insanım
Kırılmadık tel mi kaldı?

Gözler pınar kibrik ok mu?
Şu dillerde yozluk yok mu?
Soru somak yoksa çok mu?
Tartışacak dil mi kaldı?

Doğru dürüst tarih oku
Yayılmasın leş bir koku
Önünü kesmesin korku
Yaşanacak il mi kaldı…

Bir oturup tartışılmaz
Cehaletle yarışılmaz
Onur ölür, onur yılmaz
Bükülmedik bel mi kaldı?

Rahatsız eder kökenim
Herkese batar dikenim
Oysa sevdalar ekenim
Zarar vermez yel mi kaldı?

Taşatanın var ülkesi
Silinmez ordan gölgesi
Tuz gölü işte belgesi
Kurumadık göl mü kaldı?

15/11/2011.Didim.Hüseyin Uçar..

IŞIK SAÇAR

Zordu elbet bu gidişim
İzlemek olmuştu işim
Ne çaba var, ne girişim
Okunuşu bir coğrafya…

Uçak gibi dağlar aşan
Dur denilen yerde koşan
Her girdiği yolda şaşan
Sanki saklı etnoğrafya…

Katıla katıla gülmez
Her çağrılan yere gelmez
Özür dilemeyi bilmez
Sanarsın ki bir zürafa…

Taşatanı bulun sonda
Aradığım hayat onda
Rengi nedir hangi tonda
Işık saçar her tarafa….

02/11/2011.Didim.Hüseyin Uçar.

BİR BENİM

Birlere baktım bir değil
Pirlere baktım pir değil
Körlere baktım kör değil
Anladım ki, kör benim…

Hep gösterdi yokuşları
Sağır eder alkışları
Mahkum eder bakışları
Göz hapsinde,bir benim…

Sesi geldi göremedim
Neredeyim bilemedim
Yar çağırdı gelemedim
Yollarda ki, gör benim…

Çınlar kulak durmaz anar
Bu yüreğim ondan kanar
Yetmedimi ulu çınar
Boşa akan, ter benim…

Eğil dedim eğilmedi
Övdüm amma övülmedi
Sevdim amma sevilmedi
Köle olmuş, er benim…

Ne anlattım neler dedim
Avu içtim zehir yedim
Elveda deriken Didim
Muradımı, ver benim…

Taşatana taş kırdıran
Tek tek sinirin aldıran
Kondugu yurttan kaldıran
Tek kurbanlık, ser benim…

24/12/2012 Didim.Hüseyin Uçar.

SAYIN CANLARIM

Yükselen binanin temeli bendim
Orada doğup büyüdüm kendim
Atalarım andım bu gün efendim
UZALİDEN beri sayın canlarım…

 

Güneşten yansıyan bakışa döndüm
Şelaleye benzer akışa döndüm
Onlardan kalan bağışa döndüm…
ÇÖLBEYİNDEN beri sayın canlarım…

 

Her tuğlada, her karede izler var
Yüreğim kavuran, alev közler var
Daha söyleyecek çokça sözler var
KELAHMETTEN beri sayın canlarım…

 

Uçaklar ürettik kalmadı atlı
Her birimiz olduk çelik kanatlı
Kaleden ovaya anılar tatlı
ÇİÇ’EBEMDEN beri sayın canlarım…

 

Enişe dönüştü onca yokuşlar
Bahara erişti zehmeri kışlar
Selamım götürün gökte ki kuşlar
ÇÖLVELİDEN beri sayın canlarım…

 

Bizden önce o ev, atalar evi
Onları yaşatmak kimin görevi
Var ise eksilmez gönülde sevi
CIRIL KIZDAN beri sayın canlarım…

 

Zalim felek yeter yüreğim yakma
Doğru yolu bul, yanlışa akma
Nolursun Sefilim, kusura bakma
TOS HÜSEYİN’ beri sayın canlarım…

 

Eksiğim varmıdır buraya kadar
Bakışı duruşu aynı bir Radar
Unutmaz görevin,şu KARAHAYDAR
EYLEM KIZDAN beri sayın canlarım…

 

Yeter be TAŞATAN birazda şaşır
Öyle adlar var ki, yaramı kaşır
Her yükselen lime bir isim taşır
FORSLUMUZDAN beri sayın canlarım…

 

19/08/2011.Kırlangıç Yuvası.Hüseyin Uçar.

 

Ev kaya

Söyle emmioğlu ısak mı dedın
Isagın yurduna bir selam edin
Selamım bırakıp oradan gedin
Isakla sohbbetin demine durdum,
Yıllar kovaladı yolları yordum..

Ev kaya Isağın paltosu nerde
Bağ bahçe yetişmiş yattığı yerde
Bu yeşil alan ne güzel perde
Isakla sohbetin demine durdum,
Anılardan bile hal hatır sordum..

Meşenin yerini almış cevizler
Bakın duruyor mu? yerinde izler
O yollar özlemiş dostunu gözler
Isakla sohbbetin demine durdum,
Olanlar olmuş seferde  orduım..

Anlamın unuttuk dostlar yabanın
Hiç bir şey yerini almaz sobanın
Evine oturtun Haydar Babanın
Isakla sohbbetin demine durdum,
İçimde öksüz ağlıyor yurdum..

Yıldızları sayamadım haleden
Taşatanı çıkardınız çileden
Bıktınızsa yuvarlayın kaleden
İnan hepinizle sohbbete durdum,.
Milat öncesinden kaleler kurdum…

17/08/2011ev.Hüseyin Uçar..

nihat nikerele

NİHAT NİKEREL’E

Kalk uyan yerlerde yatma
Kendini toprağa katma
Gücün yetmez bana çatma
Gene benden oldun atak
Kavga deme kavga ortak
Hurileri sever misin?
Arşı’ala değer misin?

Kayıp olmaz adlar sanlar
Çekilmiş bedenden kanlar
Anıları bende canlar
Gene benden oldun atak
Kavga varsa kavga ortak
Dostlarını sever misin?
Bu yaşamı över misin?

Dostum artık beni duyman
Nalet kör şeytana uyman
Ne kadar verirsek doyman
Gene benden oldun atak
Kavga varsa kavga ortak
Yoldaşların sever misin?
Zulme boyun eğer misin?

Gel anlat bu nasıl oyun
O beyaz kefeni soyun
Nikerel’im değil koyun
Gene benden oldun atak
Kavga varsa kavga ortak
Sen kaderi sever misin?
Ak göksünü döver misin?

Yasta inan bütün Çorum
Hadi kalkta yapak yorum
Sevenlere benim sorum
Niçin benden oldun atak
Kavga varsa kavga ortak
Taşatanı sever misin?
Gece misin? Seher misin?

26/06/2011.Çorum.Hüseyin Uçar..
24 Temmuz, 01:00 · Beğen ·

CAN DOSTUM.2

Nolur boş boş yakınmayın
Sözünüzü sakınmayın
Bu gün bana dokunmayın
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Bir gül gibi soldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün….

O dostumun adı seyit
Ağıt yazdım bir kaç beyit
Söyle sana noldu yiğit
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Gül misali soldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün….

Vaz geçmek olur mu senden
Medet umma gelmez dinden
Talihin kötüymüş benden
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Sarardımda soldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün…..

Saç kalmadı kafam dızlak
Üzülünce çektim bozlak
Duygular kör sağır kulak
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Gül misali soldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün….

Bir saniye dinlen beni
Bahtsız diye ünlen beni
Kalbinizde demlen beni
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün
Sarardımda soldum bu gün…

Yavrulara yaban bakman
Felek yaktı sizde yakman
Irmak olun yalnız akman
Can dostumdan oldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün
Gül misali soldum bu gün..

Tanıyan saygıyla anar
Biz kanmadık toprak kanar
Güle güle ulu çınar
Can dostumdan oldum bu gün
Sarardımda soldum bu gün
Saçlarımı yoldum bu gün
Öfke ile doldum bu gün…..

08/05/2011.Hüseyin Uçar.

AYNI YERDE

Bu etiket etiket

mi?

Bu hareket

hareket mi?

Bu memleket,

memleket mi?

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Hem toprak hem

baş ıslanır

Her gün yeniden

başlanır

Umut yarına

yaslanır

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Benim gibi hayal

kurmaz

Toprak çürür deme

durmaz

Sanki dilsiz soru

sormaz

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Emeklerim

yiyemedim

Bunlar benim

diyemedim

Boyun eğdim

eğemedim

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Her bir yerde

görülmüşüm

Tarla gibi

sürülmüşüm

Duvar gibi

örülmüşüm

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Bakın boğaz boğum

boğum

Ortadadır varım

yoğum

Oysa nefeslerden

çoğum

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Hayal meyal

yurdum yuvam

Çölleşiyor niçin

ovam

Bir avukat bilmez

davam

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal

kurdum….

 

Kırk yıl olmuş

göçmen adım

Ne tuzum var,

nede tadım

Kimi nerede

aradım

Aynı yerde saydım

durdum

Ömür boyu hayal kurdum..08/08/2011.Hüseyin

Uçar.

O SES BİZİ ÇAĞIRIYOR

Dağların başı

kardır

Yaban eller bize

dardır

Uzaklarda bir ses

vardır

O ses bizi

çağırıyor…

 

Duymayalım kemi

kümü

Söylenenin masal

tümü

Aldatmaya atar

yemi

Haklı gibi avunuyor…

 

Ruhlar yurtlar

bakın ören

İnkara kalkıyor

gören

Sen şehitsin ben

geberen

Toprak ana

doğuruyor…

 

Bu vahşete dünya

bakar

Durduramam öfke

akar

Burda durur şorda

yakar

Sorumlular

yakınıyor…

 

Her cephede ölen

benim

Hiç olmadı benim

yenim

Bu dağlarda çürür

tenim

Alın terim

tıkınıyor…

 

Niye farklı, doğu

batı

Vicdanlar

taştanda katı

Tepeye çökmeden

çatı

Anadolu

bağırıyor…

 

Taşatan hançer

sinede

Üste çıkıyor

genede

Kaç can gider,

say senede

Sayı bilmez

bakınıyor…

 

28/07/2011.Kırlangıç

yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

KARŞIDAN BEKLEME

Karşıdan bekleme, dostum vefayı
Bir şeylere takıp yorma kafayı
Nere varsan, kendin kurdun sofrayı
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Yogun duyguları yaşa unutma
O gönül bahçeni sula kurutma
Özlemin kavurdu, nolur aratma
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Halaylar kurulur ayagın almaz
Dost diye beklersin kapını çalmaz
Hangi canlı gördük çiçeği solmaz
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Değişmem dünyayı inan tahsile
Ekelim ovayı dursun mahsule
Türküler kondurak o şirin dile
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Doğduğun bir günden, oldun seferi
Kurumadı ak alının, hiç teri
Ben seni sayarım, öteden beri
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Bizi soranlara götür selamı
Eş ile dost ile edin kelamı 
İnan çok özledim, canlar sılamı
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

Bir gün geleceğiz, varsa aşımız
Her yerlere sığar bizim başımız
Kucak açmış bekler, bizi çarşımız
Yeter artık yıllar oldu, bırak gel…

 

27/07/2011. Celal Pamuk’larda.

                 İshöj. Hüseyin Uçar.

YOLLARIMIZI KESTİLER

Romantizim

yaşamadık

Engelleri

aşamadık

Mutluluğa

koşamadık

Yollarımızı

kestiler

Kırıldı dolu

testiler…

 

Bu yaşamda her

şey güncel

İster yaşlan

ister gencel

Yapışır yakana

engel

Nefesimizi

kestiler

Kırıldı dolu

testiler…

 

Koca bozkırı

andırdık

Bozkırda yanan

tandırdık

Niye kendimiz

kandırdık

Yeşerenimiz

kestiler

Kırıldı dolu

testiler…

 

Bize layık, kurun

darlar

Sinemize yağsın

karlar

Çalışırız nerde

varlar

Dallarımızı

kestiler

Kırıldı dolu

testiler…

 

Taşatanın dili

durmaz

Kimseyi arkadan

vurmaz

Özün yaşar hayal

kurmaz

Yollarımızı

kestiler

Kırıldı dolu

testiler…

 

15/07/2011.Kırlangıç

yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

 

KONUŞ YAĞMUR DAMLALARI

Yağma yağmur sulu sulu
Kes nolursun özüm dolu
Niçin bana gurbet yolu
Konuş yağmur damlaları…

Can yakar sesin soluğun
Sele dönüşür oluğun
Kurbanıyım ayrılığın
Susma yağmur damlaları…

Kimi şimdi yuva yapar
Koptuk yurttan apar topar
Yüreğimden isyan kopar
Susma yağmur damlalar…

Bak yaralı özüm mü yok
Doğru gören gözüm mü yok
Söyleyecek sözüm mü yok
Susma yağmur damlaları…

Oturursun sıramıza
Ark olursun aramıza
Melhem olman yaramıza
Konuş yağmur damlaları…

Gark eylersin hep hüzüne
Nasıl göründüm gözüne
Taşatanın bir sözüne
Susma yağmur damlaları…

20/07/2011.Kırlangıç yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

BİRYIL DOLANDI

Ne yazık ki canlar giden gelmiyor
Ne eylesen soyka ciğer bilmiyor
Zamanlar geçsede yüzler gülmüyor
Bu gün yarın derken, bir yıl dolandı…

Kursalar altından kursalar saray
Kim diyor Forsluyu unutmak kolay
Sarıp sarmalamış onu Kuşsaray
Dün bu gün deriken, bir yıl dolandı…

Zalim felek söyle bumu hediyem
Tanıriken onu koca Türkiyem
Sözcükler yetersiz daha ne diyem
Bu gün yarın derken, bir yıl dolandı…

Nedendir gelmiyor sabırın sonu
Acımasız kalleş her zaman konu
İçimiz titirer bilsekte bunu
Bu gün yarın derken, bir yıl dolandı..

 

Sevenleri çoktu sevenler yandı
Hüseyin Uçarı gelecek sandı
Taşatan adaşın saygıyla andı
Bu gün yarın derken, bir yıl dolandı…

 

3

Ağıstos.2011.Kırlangıç yuvası.

Hüseyin Uçar.

GELESİN

Bir seher vaktiydi, ayrıldın benden
Gün batanda, ay doğanda gelesin,
Ölürüm ayrılmam, sevdiğim senden
Gün batanda, ay doğanda gelesin…

Sayısını bilemiyom açların
Hesabını yapamam ki kaçların
Örülmedik kalır, sırma saçların
Gün batanda, ay doğanda gelesin…

Ağlarım sızlarım senin namına
İstesemde varamadım yanına
Öpücük konduram, o ak alnına
Gün batanada, ay doğanda gelesin…

Eşiği çıkmadan, hasretin sardı
Bilirsin görülmez, dağların ardı
Ayrılmayacaktık, ahtımız vardı
Gün batanda, ay doğanda gelesin…

Sanma ki Taşatan, tükrüğün yalar
Her taşın altından, akıyor sular
Alıp satmamalı, sevdayı dolar
Gün batanda, ay doğanda gelesin…

 

20/07/2011.Kırlangıç yuvası. Hüseyin Uçar.

DAĞLARDA YAKTIM ATEŞI

Dağlarda yaktım ateşi
Çağırdım geldi güneşi
Özledim bacı kardeşi
Bu sürgüne dur demeli
Anlatamam dert kümeli…

Sürmemeli yeter inat
Korkar sanma korkmaz sanat
Uçulmuyor kırık kanat
Bu sürgüne dur demeli
Faşistler sözün yemeli…

Anılara kan sızıyor
Zalimler kader yazıyor
Mezarcı mezar kazıyor
Bu sürgüne dur demeli
Sevdiklerim bilmemeli…

Kaldırsam vurur bardağım
Otursam yıkar çardağım
Kana bulamış kundağım
Bu sürgüne dur demeli
Yeter gençler ölmemeli…

Ne deseler kanar tenim
Çalışırım yoktur yenim
Hiç dertlerim bitmez benim
Bu sürgüne dur demeli
Sağlam atmalı temeli…

21/07/2011.Kırlangıç yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

GÜLÜN HALİ NİCOLUR

Güle benzeyenler, gül gibi kokar
Geceler, dönüşür, gündüze akar
Güzeller gülünü, gerdana takar
Gerdan gülse, gülün hali nicolur…?

İnanın ki canlar, doğruya uydum
Dostumun savını, içimde duydum
Nedendir bir ömür hayalle  doydum
Yokluk gölse, gölün hali nicolur…?

Açlar toplanınca, sofra oluştu
Lokmalar pay oldu, canlar buluştu
Küsülüler birbiriyle barıştı
Hüzün selse, selin hali nicolur…?

Herkesler bulamaz, aynı neşeyi
Tek başıma ben dönemem köşeyi
Aldatamam kandıramam kimseyi
Ayak el’se, elin hali nicolur…?

İşine gelince akladı beni
Kendi yatagında, sakladı beni
Geceli gündüzlü, yokladı beni
Şiir dilse, dilin hali nicolur…?

Söylenip durma, Hüseyin Uçar
Seven sevdiğine, yüreğin açar
Vardığı yerlere, huzurlar saçar
Düşler yel’se, yelin hali nicolur…?

 

06/06/2011.Kırlangıç yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

BENİM GÜLÜM

Benim gülüm her güllerden farklıdır
Aşkı muhabbeti içte saklıdır
Cezbeyleyen, güzeliği aklıdır
Konacağı dalı seçer önceden
Muhabbet ehlidir, uçmaz yüceden…

Elbette bulunur gülün dikeni
Utandırmaz bahçesine ekeni
Bülbülün dilinde, ölçtüm öfkeni
Konacağı dalı seçer önceden
Muhabbet ehlidir, uçmaz yüceden…

Gülünce yanaklar gülden kırmızı
Göklerden süzülmüş, Tanrının kızı
Üretken, doğurgan, kesilmez hızı
Konacağı dalı seçer önceden
Muhabbet ehlidir, uçmaz yüceden…

Aşkla muhabbetle sorular soran
Şen şakrak, içten, yuvalar kuran
Ozanın gönlünde, yaralar saran
Konacağı dalı seçer önceden
Muhabbet ehlidir, uçmaz yüceden…

Taşatan bu dili unutma sakın
Seversen uzaklar olacak yakın
Elbet duygusuzdan olmalı farkın
Konacağı dalı seçer önceden
Muhabbet ehlidir.
Uçmaz yüceden…

16/06/2011 Çorum.Hüseyin

Uçar.

BENİM YOLCUM

Benim yolcum çıkmış yola
Bulutlarla gir kol kola
Bu yolculuk uğur ola
Tek gidiyor iki gele
Tam zamanı, bebek bele…

Her söz denmeli gününde
Eğil sevginin önünde
Göbek atalım düğünde
Tek gidiyor iki gele
Ömür boyu, yüzü güle…

Bakma öyle kaşlar çatık
Soframıza olma katık
Torun bekliyoruz artık
Tek gidiyor iki gele
Dile gelen, bile gele…

Duyun nolur a kızlarım
Sitem sayılsın nazlarım
Coşmalı gönül sazlarım
Tek gidiyor iki gele
Coşkular dönüşsün sele…

Mekan tutma Londurayı
Uzatmayalım arayı İstemem köşkü sarayı
Tek gidiyor iki gele
Türküler düşmeli dile…

Bak bitirdin Orxfortları
Az gelir arşın katları
Taşatanın evlatları
Tek gidiyor iki gele
Kuğular dalmalı göle…

31/05/2011.Kırlangıç yuvası.

Hüseyin Uçar.

GÜZEL ANAM

Ne yıllar yoruldu, ne sen yoruldum
Yaban ele emek verip kuruldun
Sorunlarla ağıtlarla yoğruldun
Aldırmadın uzak yakın yollara
Canım anam, nice nice yıllara….

Benlenipte çevirmedin ekseni
Hayat bağışlamaz ona küseni
Sağlıklı ömürler buldun sekseni
Güvercin kondurdun yeşil dallara
Güzel anam, nice nice yıllara….

Hüzün pınarlarım aktıda doldu
Yarılan kafaydı, kırılan koldu
Öfkeye kapılıp kırdığım oldu
Derman gele bacaklara kollara
Canım anam, nice nice yıllara….

Hep kuru yerlere yaktın ataşı
Körücekli hem doktoru sırdaşı
Kurumadı gözleriyin hiç yaşı
Vefasız değilsin kıran kullara
Canım anam, nice nice yollara….

Dört evladın vardır, oniki torun
Yürüdün üstünde ateşin korun
Ne yazık ki hala bitmedi sorun
Dilin benzer petekte ki ballara
Güzel anam, nice nice yıllara….

Kazansada kayıp eder yarışı
Tam bir ana yaraları sarışı
Her koşulda gene seçer barışı
Önem vermen paralara pullara
Canım anam, nice nice yıllara…

Hiç kimse yelemez yeldiğin gibi
Bir beni üzersin bildiğin gibi
Sen uçmak kuşusun geldiğin gibi
Kurulup oturdun hasır çullara
Güzel anam, nice nice yıllara….

Kovaladın beni sopayla taşla
Canın istiyorsa yeniden başla
Kusurum olduysa beni bağışla
Sarılasın yeşillere allara
Canım anam, nice nice yıllara….

Adım adım parseledin Tune’yi
Özlemle dağladın deldin sineyi
Aylara çevirdin geçen seneyi
Orak çaldın bozkırlara çallara
Canım anam, nice nice yıllara…

 

10/06/2011.Kırlangıç yuvası.Huseyin Uçar.

KIRLANGIÇ YUVASI

Göçmenlerin sürüsüne katıldım
Yurt yetmedi ülke ülke satıldım
Dostum diye yad yabana sarıldım
Kırlangıç yuvası böyle oluştu…

Gurbet ele kırdırdılar makası
Kesilmiyor özlemlerin arkası
Hiç olur mu? Yurt yuvanın takası
Anılarım kanatlandı uçuştu…

İkinci yurdumuz oldu burası
Uzaklarda şimdi Asya kıtası
Kavuruyor ikilemin sevdası
Kırlşangıçlar göçmenlerle buluştu…

Esirgemez idim canlar sözümü
Her zaman sılaya döndüm yüzümü
Anam desem kapattılar gözümü
Koca ömür göçmenliğe alıştı…

Burada büyüttük,Hülya, Ereni
Saraya çevirdik görün öreni
Torunlara teslim ettik Freni
Koyun kuzu birbirine karıştı….

Uzatma sözlerin Taşatan yeter
Kime el uzatsam o benden beter
Gezindiğim yollar burnumda tüter
Benden evvel anılarım koşuştu…

05/06/2011.Kırlangıç yuvası.

                        Hüseyin Uçar.

ÇEÇ

Toprağa düşmeye görsün tohum
Gül dikeni diken gülü büyütür
Çeç harmana gelmeye görsün
Su değirmeni, değirmen çeçi üğütür…

Tarla küsmez tohuma
Tohuma gülür toprak
Asma üzmez salkımı
Gündüz geceden korkak…

Kırlangıç yuvası. Hüseyin Uçar.

VERİN CANLAR

Kanım emer damla

damla

Açığın kapatır

zamla

İşiniz yoktu

haramla

Ben ne derim, o

ne anlar

Cezam neyse verin

canlar…

Hedef benim öte

bakma

Irmak olda boşa

akma

Kim ne derse,

desin takma

Beni görür görmez

yanlar

Cezam neyse verin

canlar…

Düşünürüm öfke

basar

Ne yetirsem

hepsin yasar

Her şafakta bir

can asar

Damarda donuyor

kanlar

Cezam neyse verin

canlar…

Bak herkesler

yaşar zorda

Bu senede kaldık

burda

Taşatanım hasret

yurda

İnan haldan

bilmez bunlar

Cezam neyse verin

canlar…

05/05/2011.Kırlangıç

yuvası…

                        Hüseyin Uçar…

GENÇLERİMİN ARDINDAN

Almanya gönderme gencecik canlar
Duyunca donuyor damarda kanlar
Bu acıyı sade yaşayan anlar
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Yalvarsan yakarsan hiç kulak asmaz
Her yan çamur olsa, bir kere basmaz
Dağ taş sussa bile, o zalim susmaz
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Acımızı duyar susar çağlayan
Zalim ölüm elim kolum bağlayan
En son Ayhan, yüreğimiz dağlayan
Bire Felek ne diyeyim, ben sana…

Her koşul altında elenir çeçler
Ne acı geriye dönüyor göçler
Bakın peşpeşine gidiyor gençler
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Ne kığış ne biber dilimi buran
Böylemi yazıyor, İncil’le Kuran
Anneyi babayı ciğerden vuran
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Kim olursan ol, bozulur havan
Arıya yurt olmaz, gördük ki kovan
Söyle bizim ile neyise davan
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

Bozkır olmuş, gönüllerin ovası
Kabul olmaz annelerin duası
Nasıl şimdi Kuşsarayın havası
Bre felek ne diyeyim, ben sana…

19/05/2011.Bağevi.

Hüseyin Uçar.

GÖLGE DÜŞTÜ

Dostluklara gölge

düştü

Güneş bile ağlar

şimdi.

Öz tükendi, konan

göçtü

Matemdedir sağlar

şimdi…

Meyveli dallarım

eğin

Mahsüllerim olsun

yeğin

İsterseniz arşa

değin

Hazan olmuş

bağlar şimdi….

Başaraman öne

geçme

Üzülürsün yemin

içme

Hayal olur paha

biçme

Bozkır olmuş

dağlar şimdi….

Anlıyorum bir şey

deme

Eksiğini koyma

cem’e

Dolaşırsın sersem

seme

Yadı yaban koğlar

şimdi…

Fırsatçının önün

açma

Savaş meydanından

kaçma

Bilmediğin gökte

uçma

Hançer oldu tığlar

şimdi…

07/05/2011.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BEKLİYORUM-2

Gönlümü verdim deliye
Bir kez bakmadı geriye
Döndüm asırlık ölüye
Ses bende mi, var mı sesim?
Sorma bana yok nefesim…

Sıralasam yönetenler
Yeri gökü inletenler
Sağırları dinletenler
Ses bende mi, var mı sesim?
Bülbül oldum, yok kafesim…

Sormuyor bir aklı selim
Tersten esiyor yelim
Vitrinlerde kaldı bilim
Ses bende mi, var mı sesim?
Hiç bir şeyde yok hevesim…

Hesabımız kalsın çözme
Sevdiğinden ayrı gezme
Saygılıyım beni ezme
Ses bende mi, var mı sesim?
Bekliyorum al adresim….

28/05/2011.Bağevi.Hüseyin

Uçar..

SÖDÜRDÜN BENİ

Seviyorum diye yeminler eden
En küçük hatada terk edip giden
Unuturum ancak çürürse beden
Volkanik dağ idim, söndürdün beni…

Anlamadın hiç bir zaman kuramı
Düşmanın elinde yaktın çıramı
Helalin yerine koydun haramı
Sırat köprüsünde, güldürdün beni…

Gördüm mevzilerin terk etmiş mertler
Yerini doldurmuş baktım namertler
Yıldan yıla inan çoğaldı dertler
Ülkeden ülkeye sürdürdün beni…

Duymadın direndim haklıca gibi
Düşleri koynunda saklıca gibi
Taşatan kaynıyor kaplıca gibi
Sevdamın koynunda, öldürdün beni…

30/05/2011.Bağevi.

Hüseyin Uçar.

BAHCİVAN

Duydum bahçe almış bizim bahçivan
Doğayla bütünleş değişir havan
İnan çok özledim ben seni doğan
Tövbe çekmiş benim koçum yaşasın
Başarıdan başarıya koşasın….

Adın kattık baharına yazına
Katlanırız nüktesine nazına
Türküler yaskışır onun ağzına
Tövbe çekmiş yeğenciğim yaşasın
Başarıdan başarıya koşasın….

Kimliğinden hiç olurmu şüphesi
Kabul olur bizce onun tövbesi
Yepyeni bir yaşam var mı ötesi
Tövbe etmiş, Doğanımız yaşasın
Başarıdan başarıya koşasın….

Baharda yeşerir gül dalı gibi
Gülümser gözleri sevdalı gibi
Burnumuzda tüter, dağ balı gibi
Töbekardır benim, koçum yaşasın
Başarıdan başarıya koşasın….

Özlü duygularım deme durunca
Yuvasın kuracak atlı karınca
Dünler unutulur, kollar sarınca
Kimliğine dönmüş canım yaşasın
Başarıdan başarıya koşasın….

11/05/2011.

Bağevi. Hüseyin Uçar.

KAPIDA CANLAR

Adını yazamaz sana ad takar
Farkına varmayız, ne canlar yakar
Suların başını tutmuş canavar
Yeni bir kerbela, kapıda canlar…

Hangisin sayayım, adı binlerce
Medeniyet okur sade dinlerce
Yalvarsakta duymaz ona günlerce
Yeni bir kerbela, kapıda canlar…

Bakın kendisiyle, beni eşlemiş
Elinin kanıyla, cennet düşlemiş
Benlenmiş daima, öfke bilemiş
Yeni bir kerbela, kapıda canlar…

Büyükler tanıdım, karınca kadar
Darda kalır ise, adaklar adar
Bombalar yağdırır, görmez ki radar
Yeni bir kerbela, kapıda canlar…

Kılıçları keskin, bela arıyor
Kanlı kılıcıyla saçın tarıyor
Şeriat çemberi, yurdu sarıyor
Yeni bir kerbela, kapıda canlar…

Karanlığı boğun, sonra geç olur
Ses hızına benzer, zaman tez dolur
Yeter be Taşatan, arayan bulur
Yeni bir kerbela, kapıda canlar….

01/04/2011.Hüseyin

Uçar..

DEME ÖTESİN

Hey gidinin söz anlamaz mehtabı
Muhabbet ehline verdik şarabı
Yasaklarsın en sevdiğim kitabı
Hem yaşattın, hem ağlattın, hem güldün…

Medeniyet dedin taktın yuları
Ne zaman susasak kestin suları
Hep kapadın dosta giden yolları
Hem yaşattın, hem  ağlattın, hem güldün…

Ne diyeyim sana herkesler üzgün
Kıskanarak baktım, her şeyin düzgün
Gün gelir elinden alınır dizgin
Hem yaşattın,  hem ağlattın, hem güldün…

Tarih sayfaları bir gün açılır
Gizemlerin ulu orta saçılır
Senden değil hep şerinden kaçılır
Hem yaşattın,  hem ağlattın, hem güldün…

Erinde gecinde, alınır ahlar
Bir bir yıkılıyor, yerle bir tahtlar
Güneşi bağrında taşır sabahlar
Hem yaşattın, hem ağlattın, hem güldün…

Yeter be Taşatan deme ötesin
Adını öğrendik, hızlı vitesin
Bizim gibi madımakta tütesin
Hem yaşattın, hem ağlattın, hem güldün…

 

12/04/2011.Bağevi.

Hüseyin Uçar.

KAZIN GİREYİM

Geceler cehennem, gündüzler zindan
Öfkeler sığmadı, fırladı kından
Bu nasıl zulumdur, bıktırdı candan
Hazır mezar yoksa, kazın gireyim…

Her dönüşü hançer, batar göksüme
Perde indirmişler, görmez gözüme
Kimseler aldırmaz oldu sözüme
Açık mezar yoksa, kazın gireyim…

Huzuru ararken olduk davalı
Başımıza geçirmişler çuvalı
Hemi kıyar hemde gezer havalı
Açık mezar yoksa, kazın gireyim…

Bazıları sanar isyan erkendi
Döşeğim ateşti,yastık dikendi
Sözcükler tükendi, sabır tükendi
Açık mezar yoksa, kazın gireyim…

İdam mahkumunu, bile döverler
Sevgiden bahseder, neyi severler
Nerde zalim varsa onu överler
Açık mezar yoksa, kazın gireyim…

Bakarım etrafa yoktur kimseler
Yıldan yıla kalınlaşır enseler
Şifa bulur Taşatanı gömseler
Açık mezar yoksa, kazın gireyim…

08/04/2011.Hüseyin

Uçar..

ANLAMAZ

Önümde çoğalır, köslü öbeği
İncitir acımaz, masum bebeği
Yerlerde sürünür, bakın göbeği
Tükürsende, ses etsende anlamaz…

Hangi yola gitse, sayar yerinde
Yalanlar uçuşur alın terinde
Neler gizler bilemezsin derinde
Tükürsende, ses etsende anlamaz…

Bulursa kendini dinleyen biri
Dedi kodu onun dilinin kiri
Dünyası her zaman, bir mahşer yeri
Tükürsende, ses etsende anlamaz…

Yalanla doludur onun heybesi
Yalvasada kabul olmaz tövbesi
İnsan değil bir hayaldir kabesi
Tükürsende, ses etsende anlamaz…

Taşatan cahili taşladın durdun
Kimseyi değil kendini vurdun
Değişim bekleyip hayaller kurdun
Tükürsende, ses etsende anlamaz…

15/03/2011. Bağevi. Hüseyin Uçar.

KONUŞUN ANILAR

Bildiğim illeri yokladım geldim
Bütün karaları akladım geldim
Aşkımı bağrıma sakladım geldim
Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

Bahar gelmiş doğa kucak açıyor
Gönül havalanmış coşku saçıyor
Canım dediklerim benden kaçıyor
Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

Soran olmaz benim nedir muradım
Yıllar yılı bir dost sesi aradım
Akşam sabah hüzün bastı kanadım
Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

Kilomuzu şimdi zamlar tartıyor
Herkes birbirini alıp satıyor
Gamlı yaslı bir sürüye katıyor
Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

Nedendir bilinmez dinmez fıtına
Taşatanı küstürdüler bahtına
Hoyratları oturttunuz tahtına
Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

 

26/03/2011. Bağevi. Hüseyin Uçar..

DEDEM

Elli yılda elli satır
İnneyi kendine batır
Bu işlerde olmaz hatır
Benliğini öldür dedem…

Kutluyorum güzel yaşı
Doğum günü yıkma kaşı
Sen her zaman çektin başı
Anılara saldır dedem…

Gelecek mi küçük emmim
Okyanusta batmaz gemim
Bekliyorum nerde demim
Bir çözümün, vardır dedem…

Hamsimizi sakla dursun
Zeynep gelin mangal kursun
Davul zurna, zahir vursun
Petekte ki baldır dedem…

Durma yoktur söze devam
Bak bu gün yerinde havam
Biter sanma bitmez kavgam
Kadehleri doldur dedem…

Kuzeydeyim tam kırk yıldır
Altmışına değdim bıldır
Aradan dağları kaldır
Çiğdem çiçek, boldur dedem…

Kuşsaraya edek akın
Kimseleri kırma sakın
Geliyorum izin yakın
Bana her yer, yoldur dedem…

Gezinirsin paşa paşa
Kim dayanır bu savaşa
Bir elli yıl daha yaşa
Beni burdan, aldır dedem…

Taşatandan başlar hitap
Okunacak insan kitap
Kazanılır böyle sevap
Kusur varsa, kaldır dedem…

 

30/03/2011.Hüseyin

Uçar.  

DUYURMAM GEREK

Bam telimiyim ki, gerdiniz beni
Yurdumdan yuvamdan, sürdünüz beni
Üvey evlat gibi, gördünüz beni
Sağır kulaklara, duyurmam gerek…

Hangin  söyleyim, her sözün yalan
Milli değerleri ettiniz talan
Açlık ve sefalet, bu halka kalan
Bütün canlıları, doyurmam gerek…

Gözlerim dinlenir, düşlerim koşar
Umulmadık anda, dağları aşar
Irmaklarım akmaz, dereler şaşar
Bu işin ehlini, çağırmam gerek…

Santıral mı kurur, baraj mı yapar
Verdiği sözlerin hepinden kopar
Kendine değil şeytana tapar
Taşatan diliyle, bağırmam gerek …

16/03/2011.Hüseyin

Uçar.

BİR SES VERİN

İçimi kimlere dökem
Günden güne artar öfkem
Gurbet eller oldu ülkem
Bir ses verin, bana canlar…

Bir kıl çadır evim barkım
Seller basar akmaz arkım
Söylen sizden, nedir farkım
Bir ses verin, bana canlar…

İsyandayım koş gel yapış
Farklı yorum, farklı bakış
Soytarıya kopar alkış
Bir ses verin, bana canlar…

Anamıyım bacımıyım
Baştan sona acımıyım
Bakanmıyım falcımıyım
Bir ses verin, bana canlar…

Menzil uzak, durma ulaş
Şu dünyayı, seyyah dolaş
Taşatanda bitmez telaş
Bir ses verin, bana canlar…

18/03/2011.Bağevi.Hüseyin

Uçar.

HANGİ ZİNDAN EĞLER BENİ

Kovaladım gölge kaçtı
Sinemde yaralar açtı
Sabır dedim sabır taştı
Hangi zindan, eğler beni…

Hırsları giyip kuşandım
Tüm bağlarımdan boşandım
İfetsiz gibi taşlandım
Hangi zindan, eğler beni…

Sitem yeter Hüseyine
Haber gönderin köyüne
Güvenem felek neyine
Hangi zindan, eğler beni…

Taşatana kim bildirir
Bu kahır ben’öldürür
Sanardım seven güldürür
Hangi zindan, eğler beni…

17/03/2011.Hüseyin

Uçar.

DÜşÜN YAKAMDAN ANILAR

Çiğdem toplarken kaleden
Yıldızlar korkmaz haleden
Kurtulamadım  çileden
Düşün yakamdan anılar…

Gönül ırmak, yürek tandır
Durmadan kendini kandır
Umutsa çıkmadık candır
Düşün yakamdan anılar…

Unuttum deyin makamı
Cidiye alın şakamı
Nolur bırakın yakamı
Düşün yakamdan anılar…

Uyku haram gündüz gece
Zalim gurbet iki hece
Düşlerimden, umut yüce
Düşün yakamdan anılar…

Taşatana vuran vurmuş
Sanki saat gibi kurmuş
Taşıyan ayaklar durmuş
Düşün yakamdan anılar…

12/03/2011.Hüseyin Uçar.

Konuşun anılar

Dur dediler orda durdum
Anılardan okul kurdum
Gurbet eller oldu yurdum
Anılar şimdi nerdeyim?

Hiç dolmadı boştur bardak
Çalı çirpi kurdum çardak
Pehlivanda bitmez perdah
Anılar şimdi nerdeyim?

Hayaller durmaz yol alır
Geceler kapımı çalır
Sitemler göksümde kalır
Anılar şimdi nerdeyim?

Beni bekler yollar hazır
Özlemler beynimi kazır
Hep bekledim gelmez hızır
Anılar şimdi nerdeyim?

Taşatan bak ecel yakın
Sağına soluna bakın
Kimseleri üzme sakın
Anılar şimdi nerdeyim?

11/03/2011.Hüseyin

Uçar

ZİYARETE GELDİM

-Hüseyin Uçar’a-

Aradım izlerin hala duruyor
Asmada üzümler sensiz kuruyor
Bulurum diye, gözler arıyor
Ziyarete geldim,sen yoksun forslu…

Gazeller dökülmüş, yapışmış çime
Alıcıyla girilmiyor  seçime
İsyandan sığmıyor, içim içime
Aradım her yanı,sen yoksun forslu…

Benim için önemliydi yorumun
Cevabını alamadım sorumun
Bir yanı boşalmış, gördüm Çorumun
Herkesler hüzünlü, sen yoksun forslu…

Küçük gözüküyor, köyün kalesi
Hiç bitmiyor şu feleğin hilesi
Gölgesin yitirmış saat kulesi
Oda konuşmuyor, sen yoksun forslu…

Neler taşımıyor ozan içinde
Kaynıyor yüreğim kazan içinde
Uğradım bahçene hazan içinde
Dövdüm kapıları, sen yoksun forslu…

Alı moru üzgün, baktım güllerin
Gene yargılasın, gelde dillerin
Uzat nolur gardaş,nerde ellerin
Hayalinle kaldım, sen yoksun forslu…

Ne varsa bağında üstüme yürür
Anıların beni peşinden sürür
Çok sürmez benimde defterim dürür
Anılarla kaldım, sen yoksun forslu…

Çeşme kan ağlıyor, havuz perişan
Gülmez..elbet  felek ile yarışan
İflah olmaz, Taşatanla barışan
Köse dağı duydu, duymadın forslu…

08/11/2010.Çorum.Hüseyin Uçar.

ÇİRKİNİ SANA YAZDIM; GÜZELİ BANA

Geceyi sana yazdım
Gündüzü bana
Akşamı sana yazdım
Sabahı bana
Ağıdı sana yazdım
Gülmeyi bana
Mutsuzlugu sana yazdım
Mutlulugu bana
Unutkanlığı sana yazdım
Zekayı bana
Yoksullugu sana yazdım
Zenginliği bana
Kıtlıgı sana yazdım
Bollugu bana
Kullugu sana yazdım
Beyliği bana
Dullugu sana yazdım
Haremi bana
Başı bozuklugu sana yazdım
Aileyi bana
Huzursuzlıgu sana yazdım
Huzuru  bana
Cehennemi sana yazdım
Cenneti bana
Irgatlıgı sana yazdım
Ağalığı bana
Savaşı sana yazdım
Barışı bana
Gece konduyu sana yazdım
Sarayı bana
Yokuşu sana yazdım
İnişi bana
Kavgayı sana yazdım
Dostlugu bana
Zayıflıgı sana yazdım
Kuvveti bana
Eksikliği sana yazdım
Bütünlüğü bana
Borçları sana yazdım
Harcamayı bana
Günahı sana yazdım
Sevabı bana
Körlüğü sana yazdım
Görmeyi bana
Emir almayı sana yazdım
Emretmeyi bana
Susmayı sana yazdım
Susturmayı bana
Teslimiyeti sana yazdım
Direnci bana
Bu kadar söz ettim
Anlıyormusun
Şimdi kim olduğum
Tanıyormusun….

11/11/2010.Çorum

HOŞ GELDİN GÜNEŞ

Çok üşüdük çok yorulduk
Çok bulandık çok durulduk
Güneşli güne doğrulduk
Merhaba güneş hoş geldin…

Geçtinya bizim tarafa
Uzar boyun bir zürafa
Pırıl pırlı bak etrafa
Merhaba güneş hoş geldin…

Çiçek açsın erik kiraz
Güzelde bulunur bu naz
Sefanı sürelim biraz
Merhaba güneş hoş geldin…

Muhteşemdir bu dönüşün
Açıkla bize görüşün
Aşka dönüşür gülüşün
Merhaba güneş hoş geldin…

Gülsün biraz börtü böcek
Bahar peşi yaz gelecek
Canlı cansız tüm gülecek
Merhaba güneş hoş geldin…

Bu duruşla oskar alın
Söz coşkulu ışık yalın
Biz menmumuz daim kalın
Merhaba güneş hoş geldin….

Ara sıra yağsın yağmur
Yuğuralım bile hamur
Dize çıkmamalı çamur
Merhaba güneş hoş geldin…

05/03/2011.Hüseyin Uçar.

OĞLUMA

Yaşın buldu otuz biri
Duyguludur, düşler diri
Ananın atanın piri
Oğul ömrün asır olsun…

Dünyaya gelişin olay
Her yıl çektik bile halay
Yüceltmek zor, kırmak kolay
Oğul ömrün asır olsun…

Hazinedir gönül varın
Neler bekler seni yarın
Devamısın ilk baharın
Oğul ömrün asır olsun…

Hiç solmasın gönül yazın
Duyulmalı ihtirazın
Bitmemeli bize nazın
Oğul ömrün asır olsun…

Taşatanım ben böyleyim
Evlatlara kul köleyim
Hiç üzmedin ne diyeyim
Oğul ömrün asır olsun…

03/03/2011.Hüseyin Uçar.

ÇİĞDEM ZAMANI

Özledim diyerek attım başlığı
Gönlüm elbet o kırların aşığı
Çiğdemli pilava, çalın kaşığı
Çiğdemine yüzüm, süresim geldi…

Hayali yollardan, yurduna varan
Kesemez yolumu, kar ile boran
Sinemde iniler, bir telli kuran
İnsanın toprağın öpesim geldi…

Dağları dağımdır, yolları yolum
Sevdana düşeli, boşalmaz dolum
O umuttur benim, kanadım kolum
Gurbetten çadırı, sökesim geldi…

Çiçekten çiçeğe gezer arılar
Balkonumda beni, bekler kumrular
Ben yolcuyum bağışlayın yavrular
Kırlarına fidan, dikesim geldi….

Taşatan coşunca, ırmaklar coşar
Barajlar kurulsa, dağlardan taşar
Engeller tanımaz, aşkına koşar
Sevdiklerim sizi, göresim geldi…

25/02/2011.Hüseyin Uçar.

MUHTARI ANARKEN

Körüceğe doğru sürdüm aracı
Her olur olmazı etmem baş tacı
Ayrılıklar bu ömrümün kırbacı
Kırbacı sallayan, felek utansın…

Başımı kaldırıp baktım yukarı
Üstüme yürüdü dağların karı
Bu nasıl kaderdir vermiş kararı
Açıklar kollayan, felek kınansın…

Muhtar yücelerden izliyor bizi
Torunları doğmuş bir yarım dizi
Bize rehber elbet atanın izi
Harmanlarda halay çekip dolansın…

Her yaraya melhem keziban ana
Sevgiyle anarız saygılar sana
Bir benzerin gelmez daha cihana
O öpülesi eller, nolur kutsansın…

Elbette adında yaşıyor muhtar
Leylekler şimdi, Bir koca katar
Aliden doğanlar, Körücek kadar
Petekler ballayan, Alim uyansın….

14/02/2011.2011.Hüseyin Uçar

GİDELİM:2

Acımasız yakışına
Bu gönüle akışına
Ben hayranım bakışına
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Hatırlanmak yılda bir kez
Ne arzu kalır, ne heves
Yaşayalım nefes nefes
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Sensiz nidem, yağı balı
Yılda bir kez serme halı
Sen aşıksın, ben sevdalı
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Yamaç yamaca oturduk
Heycanlanınca tutulduk
Bir kenarda unutulduk
Ver elini, güzel gözlüm gidelim..

Uçurdular, dağdan dağa,
Kondurdular, çağdan çağa
Düşürülmeden tuzağa
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Yeter benden uzak kalma
El sözüyle, ahım alma
Beni gurbet ele salma
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Yokuşlarım düze dönsün
Yalancıda mumlar sönsün
O şans bir kez bize gülsün
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Sular gibi aka aka
Sevdalıda olmaz şaka
Düşmanlara baka baka
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Aşıklara soru sormak
Durdurulmaz akar ırmak
Yetmedimi hayal kurmak
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

Yol alınmaz, çökmüş duman
Görmezmisin halim yaman
Boş boşuna, geçer zaman
Ver elini, güzel gözlüm gidelim…

14/02/2011.Hüseyin Uçar…

BU BİR ÇIĞLIK

Bozkırın ortasında
Bir çığlık
Sessizliği bozan
Bebek çığlıgı
Sevinçten ağlıyor
Anne
Annenin
Göksü
Kucağı  
Berekat dolu
Bir hareket
Bir oluşum
Bir kıvılcım
O kırılğan çocuk
Hayalleri
Nohusa sevinci
Yıkılmasın hiç
Adını yeşer  koyalım
Adı gibi yeşersin
Bu bozkır
Onca yaşanmış
Acıları dindirirsin.
Bu bakir topraklar
Yavaş yavaş sürülsün..
Ekilsin..
Filize, başağa dursun
Semazenler gibi
Dönsün bulutlar üstünde
Dağlarla ötüşsün
Gök yüzüyle öpüşsün
Hasreti bitsin
Suya toprağın
Yeşer koyalım adını çağın…

 

09/02/2011.Hüseyin Uçar..

katİLİ BIRAKIR BENİ TUTUKLAR

Mutluluk aradım her bakan gözde
Güvenler kalkmış, yürünmez izde
Aklını yitirin, maskeler yüzde
Söyleyecek sözüm, bitti erenler
Katili bırakır, beni firenler…

Bakar körmü toplum, görmez kılığı
Kime sorursan sor, bozuk sağlığı
Karalardan toplar olduk balığı
Anlatacak gücüm bitti erenler
Ayrılğa kalkar oldu tirenler…

Suçlumuyum bırakmıyor yakamı
Hep kötüye kullanıyor makamı
Kimselere dönemiyom arkamı
Anlatacak gücüm, bitti erenler
Doğruyu demiyor, inan görenler…

Koyamadım bir yerlere başımı
Vergi diye aldı, bulgur aşımı
Korkuttular yıkamadım kaşımı
Söyleyecek sözüm, bitti erenler
Ramazan gelince, sofra serenler…

Taşatanım katlanıyor sancılar
Kime derdim yanam deyin bacılar
Ekranlarda cirit atar falcılar
Anlatacak gücüm, bitti erenler
Üzdüm ise bağışlayın yarenler….

07/02/2011.Hüseyin Uçar.

BEBELERİ BOĞAZLARLAR

Şaşkın, şaşkın bakar bizim uslular
Ne kadar yol almış dünkü paslılar
Öyle yalan söyler, sanan yaslılar
Bebeleri boğazlarlar kundakta
Gülücükler donar kalır dudakta….

Pusulamız başka, yönümüz başka
Dünümüz başka, günümüz başka
İşlevimiz başka, ünümüz başka
Bebeleri boğazlarlar kundakta
Gülücükler donar kalır dudakta….

Bele bağlıyorlar, boş bir çıkını
Kimse çıkarmıyor, kimse gıkını
Uzak diye gösterirler yakını
Bebeleri boğazlarlar kundakta
Gülücükler donar kalır dudakta…

Her nereye varsan onlar orada
Filistinle, Irak, bitti arada
Afrika ayakta, Asya sırada
Bebeleri boğazlarlar kundakta
Gülücükler donar kalır dudakta

Taşatan ne dese kimseler duymaz
Giydiği elbise üstüne uymaz
O faşist katiller, hiç kana doymaz
Bebeleri boğazlarlar kundakta
Gülücükler donar kalır dudakta….

06/02/2011.Hüseyin Uçar.

TAÆTAN KATI

Gülü yetirdim dalında
Yürüdüm aşkın yolunda
Şu yaşamın kulvarında
Oldum sana yarış atı
Can bakışın taştan katı…

Ağız açsam sitem yağar
Ezgiler hüzünler boğar
Gök yüzü üstüme ağar
Koruyorum oldum çatı
Can yakışın taştan katı…

Ahtın ne ki inmen düze
Yüreğimi koydun köze
İnsaf eyle acı bize
Burda yaşattın sıratı
Can sıkışın taştan katı….

Elbet biter düşmanlıklar
Bir başlarsa pişmanlıklar
Sevdaya dönüşür ahlar
Gülücük dolur suratı
Can alkışın taştan katı…

05/02/2011.Hüseyin Uçar.

ANLA GÜLÜM

Yeminmetin ağlatmaya
Fırsat kollarsın çatmaya
Korkarım derdim açmaya
Her halini izliyorum
Yollarını gözlüyorum
Aşkım seni özlüyorum
Anla artık, anla gülüm…

Acımazsan koştur gülüm
Yoksa kalbin taştır gülüm
Al sineye bastır gülüm
Her halini izliyorum
Yollarını gözlüyorum
Canım seni özlüyorum
İnan yarim, inan gülüm…

İsterim ol, başım tacı
Olma kalbime kiracı
Sensin ömrümün ilacı
Her halini izliyorum
Yollarını gözlüyorum
İnan seni özlüyorum
Anla yarim, anla gülüm…

04/02/2011.Hüseyin Uçar.

NE MANTIK VAR

Ömrümü ömrüne uladım bilmez
Yolların beklerim çıkıpta gelmez
Benim ne çektiğim bir kere görmez
Ne mantık var, ne vicdan var, ne insaf…

Mantıgın yerine, öfkeyi bağlar
Ovalara sığmaz, konuşmaz dağlar
Her nereye gitse tabanı yağlar
Ne mantık var, ne vicdan var, ne insaf…

Amaçsız, şuursuz, durmadan koşar
Ya kırır yada, kabından taşar
Ulaşılmazım der, her yerde yaşar
Ne mantık var ne vicdan var, ne insaf..

Taş duvar sanarda, yaslanır cama
Gömer kafasını, sahilde kuma
Sakın ha Taşatan, gölgene koma
Ne mantık var, ne vicdan var, ne insaf…

22/01/2011.Bağevi.Hüseyin Uçar

HEMŞERİM

-Ali ihsan sağmen’e-

Selamlar saygılar, dostum sağmen’e
Beraberce gittik, geldik yemene
Yakışırsın kaptanlığa dümene
Mahir eller gül kokuyor hemşerim…

Satırlar çoğalır kitaba başlar
Faşistti yobazı, bir ömür taşlar
Eserine yeni eserler aşlar
Köycükleri il kokulu hemşerim…

Çalışır bir eder, gece gündüzü
Havası dağlardan, ovadan yüzü
Yerine getirir, verdiği sözü
Yağmurları sel kokulu hemşerim…

Güç katıyor emeğine gücüne
Hiç sığarmı kılıfların içine
Hayran oldum, azimine ölçüne
Göletleri göl kokulu hemşerim…

Yarınlaşmış düşü, olmamış laşka
Özüne benzemiş, o bir bambaşka
Zamanı bulunur sevgiye aşka
Türküleri tel kokulu hemşerim…

Bu kadarcık yetmez, yaza çizesin
Muhabbet ehline, şiir dizesin
Gönül yaylamıza, konup gezesin
Yaylaları yel kokulu hemşerim…

Her nereye gitse, görür yamacı
Herkese aş ekmek, devrim amacı
Didimde göreve, döndü kamacı
Seferidir yol kokulu hemşerim…

Bir daha gelmesin dünü aratan
Çıkmasın karşıma halkı ağlatam
Saygılar sunuyor, sana Taşatan
Muhabbeti dil kokulu hemşerim…

20/01/2011.Bağevi.Hüseyin Uçar.

HÜZÜNLÜ EZĞİLER

Bedenler yitiyor, canlar yitmiyor
Çıkan canlar bu evrenden gitmiyor
Benim anlatmaya dilim yetmiyor
Benim bu sitemim, anlayan anlar
Doğuştan kimliğim, Ozanlık canlar…

Tabiat anamız bakın ekimde
Anılarım ölmez yaşar evimde
Her zaman arayın beni sevi’mde
Benim felsefemi anlayan anlar
Felekle bitermi, pazarlık canlar…

Cananın hakkını kimseye verme
Rızasız lokmayı diline sürme
İnsana saygı duy, sakın hor görme
Kurdugun deklemi anlayan anlar
Meger ne zorumuş, yazarlık canlar…

Seni anlatacak, her yerde sazın
Bu zalim gurbete mezarım kazın
Mezarım taşına kıvırcık yazın
Rüzğar kımıldasa, şerefsiz anlar
Artık destanlaşır, mezarım canlar…

16/012011.Hüseyin Uçar.

TAŞATANIM

Bir haldan bilmezi, övdükçe övdüm
Gizli sırrım ortalara dökemem
Hem boynumu eğdim, hemide sevdim
Adını kalbime kazdım sökemem…

Bir kez dile gelse, yollar meydanlar
Bu kalbin sesini duyanlar anlar
Beni kınamayın sevgili canlar
Onu atıp gurbet ele gidemem…

Yalvardım yakardım, vermedi eli
Adım aptal kondu, soyadım deli
Bırakmaz peşimi, bu aşkın seli
İstesemde başka yöne akamam….

Bu kadar siteme, dayanmaz yürek
Dolaylı değildir, emirler direk
Seviyorum onu, söze ne gerek
Taşatanım başkasına bakamam….

08/01/2011.Hüseyin Uçar.

KIVIRCIK ALİNİN ARDINDAN

Bu dağların  maralıydın sen Alim
Taa doğuştan yaralıydın sen Alim
Türkülerin kralıydın sen Alim
Halk katında sönmez yaşar bu seda
Özütemiz yakıştımı elveda…

Zalimlere sitem dolu bakışın
Unutulur sanma, İstanbul kışın
Yürekler dağlardı türkü yakışın
Halkın yüreğinde, tükenmez seda
Özütemiz yakışmıyor elveda

Haberin alınca dünyam yıkılır
Dişler kenetlenir yumruk sıkılır
Döner diye yollarına bakılır,
Halkın kulağından gitmez bu seda
Özütemiz yakışmıyor elveda…

Bozkırlara gül ekendin sen alim
O güllerde can dikendin sen Alim
Yollar değil sen tükensdin sen Alim
Halkın bilincinde bitmez bu seda
Özütemiz yakışmıyor elveda…

Sevenlerin çökmüş tabut dibine
Bu nasıl vedadır, emmi bibine
Doldurdum sevgiyi almaz cebine
Halkın yüreginde çoğalan seda
Özütemiz yakıştımı elveda…

Gölgende yaşadım görmedin beni
Bahçende gül idim dermedin beni
Yada yabancıya vermedin beni
Halkın gözlerinde hüzün bu seda
Özütemiz yakışmıyor elveda…

Söylermisin dostum nedir acele
Bir yaşamı bir yoklugu hecele
Çok kızgınım erken gelen ecele
Halkıyın dilinde yücelir seda
Özütemiz yakışmıyor elveda…

15/01/2011.KBH:Hüseyin Uçar.

AYŞE SAKLAVCININ ARDINDAN

Kar boran demeden, nereye gider
Anne çarpınıyor, yaralı peder
Bu nasıl acıdır, bu nasıl kader
Yıkılada Felek, evin yıkıla
Böyle mi Düşmeli gençler, söyle akıla…

Ne yaptık ki böyle, kırıp dökersin
İstedigin gibi, eğer bükersin
Kabus oldun üstümüze çökersin
Yıkılada Felek, evin yıkıla
Bitirdik ömürü, yana yakıla…

Çürümüş organlar, kalbim sıkışır
Yavrularım döner, geri bakışır
Ayşe kıza ölüm, nasıl yakışır
Yıkılada Felek, evin yıkıla
Seninde sinene, hançer çakıla….

İkili yaşarız, koşullar ağır
Ne zaman sıkışsan mantığı çağır
Hem kulaklar, hemde duygular sağır
Yıkılada Felek köşkün yıkıla
Benim gibi, arkansıra bakıla…

Duymuyor ki Hasan, dilesek dilek
Gördük ki Kuşsaray, olmuş, tek yürek
Ayrıldı katardan, uçtu bir Melek
Yıkılada Felek, köşkün yıkıla
Her yaşta gönderdin, bizi Okula…

Karşı gelemeyiz ilahi kanun
Az yaşa çok yaşa, bu olur sonun
Anılıyor adı saygıyla onun
Yıkılada Felek, Evin yıkıla
Benim gibi bin bir, isim takıla…

Kalmadı Taşatan, çekildi neşe
Alır gençlerimi, alır peşpeşe
Bir bahar güneşi, batıyor Ayşe
Yıkılada Felek, evin yıkıla
Taktın ecel ile, bizi kolkola…

06/01/2011.Hüseyin Uçar.

AVULARI İÇİYORUM

Bankaların çoğu batık
Aşımıza olmaz katık
Sesim çıkmaz, kaşlar çatık
Avuları içiyorum…

Haram zade,zaten duymaz
Bir sözü birine uymaz
Dünyayı ver gene doymaz
Ben boyumu ölçüyorum…

Notlarımız bire iki
Ne diyeyim benden zeki
Kralda yok onun zevki
Ektiğimi biçiyorum…

Ekmeğime kan doğradı
Bilğim bilincim buladı
Yolumuza yol uladı
Ben bu candan geçiyorum…

Ara sıra yokla beni
Bela gelir sakla beni
Neredeyim şokla beni
Ben safımı seçiyorum…

22/11/2010.Didim.Hüseyin Uçar.

İNCİNİR

Bir eşim var eş demeye, bin şahit
Yarim demem, yar olanlar incinir,
Bu nasıl sözleşme, bu nasıl akit
Darım demem, dar olanlar incinir…

Hem gündüzüm zehir, hemide gecem
Birimiz Türküz, birimiz acem
Donuyor dudakta, çıkmıyor hecem
Körüm demem, kör olanlar incinir…

Ne tebessüm eder, ne gülür yanak
Dizilip boğaza, aşmıyor sunak
Taşıyor yanında aynı bir yamak
Arım demem, ar olanlar incinir…

Çalışsamda büyütemem küçüğü
Dolduramam kalbimde ki göçüğü
Diyemedim o anlamlı sözcüğü
Karım demem, kar olanlar incinir…

Diken dikti bu gönlüme yamayı
Salan saldı bu kalbime kamayı
Ömür bitti atlatamam komayı
Varım demem, var olanlar incinir….

28/10/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar

DUYSUNLAR BENİ

Yer yüzünü adım adım dolaştım
Dostlarımla güldüm, bile ağlaştım
Geçte olsa canlar size ulaştım
Geçtiğim yollara sorsunlar beni…

Kimseye diyemem, yerli yabancı
Herkesin kendinin olsun inancı
Bu gönülde barınamaz yalancı
İnsanlık yolunda vursunlar beni…

Sevgi fenerimi herkese yaktım
Şelale misali dağlardan aktım
Yarin gerdanına çok güller taktım
Beraber mezara koysunlar beni…

Yapsalarda bana yapmadım hile
En içli şarkımı söyledim güle
Kafesler dar gelir elbet bülbüle
Anlayanım varsa saysınlar beni…

Kuşlar bile unutmazken sılayı
Hadi doğrul bile, çekek halayı
Ben seçmedim, seçen seçsin kolayı
Özlem ateşiyle yusunlar beni…

Duygular yanılsa, mantık yanılmaz
Her doğruya, her yanlışa kanılmaz
Gün gelir Taşatan ismi anılmaz
Yaşarken, görürken, duysunlar beni…

25/10/2010.bağevi.Hüseyin Uçar.

KURTARAYIM GEL SENİ

Atıp tuttun gene, bu gün bolundan
Yakalayıp bırakmadım kolundan
Devrimlere yürüyelim yolundan
Kör olmaktan, kurtarayım gel seni…

Çok isterim çağrılınca gelmeyi
Sıcak muhabbetli canlar görmeyi
Öğrenelim eksiğimiz bilmeyi
Sır olmaktan, kurtarayım gel seni…

Kınından çıkarma yeter kamayı
Tamir etme sökükleri yamayı
Öğrenelim yenisini almayı
Kir olmaktan, kurtarayım gel seni…

Üretime yeniliğe yönelim
Yoksulluğu beraberce yenelim
Derinliğe inceliğe inelim
Ser olmaktan, kurtarayım gel seni…

Nolur beraberce, gerin kol kanat
Nedir bu asilik, bu bitmez inat
Barışa serilen sofralar donat
Ver olmaktan, kurtarayım gel seni…

Haftalardan kırk bir, günlerden Salı
Herkes sevdiğine, dokusun halı
Bilime yönelem, bırak masalı
Pir olmaktan, kurtarayım gel seni…

EBRU KIZIMA

İnan yanılmadın, kızım seçimde
Devrime dönüşür, yıllar içimde
Bembeyaz örğüler, tüller içinde
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Bir baktım tarihe, uzaklar yakın
Yepyeni yaşama, eylersin akın
Üzmek üzülmekten, güzelim sakın
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Beceremem bilin, sessiz geçmeyi
İnsanı insandan, ayrı seçmeyi
Irmağa çevirin, küçük çeşmeyi
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Eğer haklı isen, susmada bağır
Sevdiğin canları, yanına çağır
Açılmış önünde, yepyeni çığır
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Damat delikanlı, bir ömür takıl
Birleşmiş meydanda, mantıkla akıl
Yaşam baştan sona, bitmeyen okul
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Artık gelin gibi, evini donat
Güvercinler gibi, takındın kanat
Ne diyeyim kızım, adın bir sanat
Her şeyler yakışır, Ebru kızıma…

Dileriz karışın, çoluk çocuğa
Bekleyen var, torun verin kucağa
Ninniler sinsin, eve ocağa
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Taşatanım, çağdan çağa atlarım
Sizlersiniz, muhabbetim tatlarım
Başta sizi, iki başı kutlarım
Yakışmış gelinlik, Ebru kızıma…

Amcanız Hüseyin Uçar.

GELDE MUTLU OL

Dost diye sığının, tanımaz geçer
İnsanlığı değil, çıkarı seçer
Ömürden vaz geçtik, değerler biçer
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

Bütün çözümlere, imzamı attım
Neyim varsa varım, varına kattım
Onlar yükselirken, ben niçin battım
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

Bu denklemi artık, herkes biliyor
Kader kısmet deyip, bizi eliyor
Ağlayan ağlıyor, gülen gülüyor
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

Bitmez bu düzenin, kirli oyunu
Hem küçümser, hemde dışlar soyunu
Her gün yeni baştan, ölçer boyunu
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

Diller hançer olmuş, etekler taşlı
Otuza gelmeden, olursun yaşlı
Herkesin işleri, bak yarı başlı
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

Soru sorsan, cevap vermez soruya
Gelen geçen, taş atıyor doğruya
Bakın genç ömurler, inmiş yarıya
Böyle bir toplumda, gelde mutlu ol…

05/10/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar…

KIZIM

Bir evi var canlar, dokuz kapılı
Bir Ülkeye yeter, onun akılı
Merdivende, takıları takılı
Sen benim yarınım, aynamsın kızım…

Duyguları, anlayışı derinde
Kırk hüner var, parmağında elinde
Çok mutluyum, her şey yerli yerinde
Sen benim yarınım, aynımsın kızım…

Sevdiği canlara adres veriyor
İçtenlikle, her gün sofra seriyor
Hiç hoplama güzel, sıran geliyor
Sen benim yarınım, rüyamsın kızım…

Yepyeni hayata, bir sökün eyle
Eksiğim olursa, hatırlat söyle
Coşkulu gönüller, yorulmaz böyle
Sen benim yarınım, canımsın kızım…

Söyle Taşatana, varsa sitemin
Beni mutlu eder, her bir eylemin
Altın tacısın, gülüm ailemin
Sen benim yarınım, kanımsın kızım..

30/09/2010.Hüseyin Uçar..

BENİM KUZULARIM

Benim kuzularım, altın kalplidir
Renkleri güneşten, adları benden..
Havayı bozmazlar, sade renklidir
Renkleri güneşten, adları benden..

Gök kuşağı gibi, parlar ufukta
Benlenipte kalmaz, canlar dorukta
Geminin kaptanı, olurlar Nuh’ta
Renkleri güneşten, adları benden..

Terk etmezler asla, yaşam setini
Daha dün fehtetiler, kültür kentini
Herkeslerden duyuyorum methini
Renkleri güneşten, adları benden…

İncitmeden daim, yaralar saran
Niye kayıp etsin, varını sunan
Onların sevgisi, kalbime dolan
Renkleri güneşten, adları benden…

Sevinçlerim, göçmen olur taşınır
Değişimi, paylaşımı, düşünür
Sanman sade, çöplüğünde eşinir
Renkleri güneşten, adları benden..

Taşatan takılma, yürü yoluna
Şapka çıkarırlar, kızın oğluna
Aşkın olmayanı, takma koluna
Renkleri güneşten, adları benden…

17/09/2010.Hüseyin Uçar.

SÖYLEYECEK SÖZÜN

O güzel düşlerin, davudi sesin
Türkülere hayat, verdi ozanım
İnsan sevgisiyle, dolu yüreğin
Halkı ile hayat, buldu ozanım…

Düşmana düşman, dosta yaransın
Her durumda elbet, soru soransın
Bağlamanla bile, telli kuransın
Yürekler mekanın, oldu ozanım…

Bu kara düzenden, nasibin aldın
Korkmadın zalimin, kapısın çaldın
Her yönünle,türkü gibi doğaldın
Söyleyecek sözün, boldu ozanım…

Susmadı yüreğin, gündüz, geceli
Sen her zaman, yakaladın günceli
Yenemedik cunta, yüzlü eceli
Özün, sözün, bizle kaldı ozanım…

Ulaşılmaz dünyan, bir koca alan
Darbelerden geri, acılar kalan
Bu nasıl hak hukuk, kocaman yalan
Zindanlar devrimci, doldu ozanım…

Oku Pir Sutanı, doku Nazımı
Sana adamışım, bu gün yazımı
Yasaklara açamadım ağzımı
Bir çiçek misali, soldu ozanım…

25/08/2010.Hüseyin Uçar.

SÖZÜN VARMIDIR?

Dünyada yaşayıp, sonsuza giden
Bir çoban misali, kendini güden
Gün gelip dünyadan, göçünce beden
Yarınlara kalan, izin varmıdır?

Ömür boyu oku, ekme okulu
Beş duyulu, milyonlarca dokulu
Çözüm ara, yaşanılmaz korkulu
Karanlığa ışık, sözün varmıdı?

Yanlışa, ilkele, direnmek niye
Çalışmak dururken, dilenmek niye
Sevgi muhabbetten, ilenmek niye
Muhabbet ehline, közün varmıdır?

Benze karıncaya, benze arıya
Sahip olun, ormanlara, koruya
İnanın ömürler, inmez yarıya
Güzelliği gören, gözün varmıdır?

Kimseye benzeme, benze kendine
Gerek kalmaz, yalanlara yemine
Gel inelim, muhabbetin demine
Yarınlaşan aşkın, özün varmıdır?

26/092010.Bağevi.Hüseyin Uçar..

İLLER MISRALANDI

Gözlerin görünce, geri yaslandım
Yıllar sıralandı, söz sıralandı
Aşkına tutuldum gülüm uslandım
Diller mısralandı, göz kovalandı…

Sesin gıdam canım, gülüş katığım
Bakışın melhemim, görüş mantığım
Ne diyeyim daha, sana yanığım
Kollar sevdalandı, köz yuvadalandı…

Adın duymak için, didindim durdum
Sana ulaşmaya, hayaller kurdum
Üstümüzden uçan, kuşlardan sordum
Kuşlar havalandı, tez sevdalandı…

Yalvarırım yolu, sürme yokuşa
Ömrüm iste, bir sevdalı bakışa
Benzetme sevdiğim, gel göçmen kuşa
Yollar kiralandı, öz yaralandı…

25/09/2010.Hüseyin Uçar.

BUNUN ADI NEDİR SÖYLE?

Kapı gibi aralandım
Ta kalbimden yaralandım
Bir zalime kiralandım
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Muhabbetin, saygın nerde?
İndi her an siyah perde
Kölelik oluştu serde
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, biter mi böyle?

Gözlerimde hüzün kalan
Acılar yüreğe dolan
Soy adım yok, ön ad ulan
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Yükselir arşın katına
Diyecek yok rahatına
Kıragı yağar bahtına
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Ne saygılı, ne tevaflı
Konuşur alaflı alaflı
Safın bilmez, her taraflı
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Aşlar sana, suçlar bana
Bu sitemler yetti cana
Sağır olma toprak ana
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Her konuda söz sahibi
Durmadan ezer garibi
Kavgaların tek galibi
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Ne eylesen saymaz hatır
Döktüm, saydım, satır satır
Otuz yıldır hep ağlatır
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Bir gün katılmaz şarkına
Ne varsa çeker arkına
Kimseler varmaz farkına
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Yürüdüğü aynı kulvar
Hiç kar etmez ister yalvar
Konuşaman baştan savar
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Bir gün kendin sorgulamaz
Verdiği sözde duramaz
Semtimize hiç uğramaz
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Bakıyorum tüm çevreme
Bir gün geçmezler eyleme
Kör duman çökmüş yöreme
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Kabarır bulutlar yağmaz
Peşinden bir güneş doğmaz
Benlenir evlere sığmaz
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Peşimden atan atana
Ödül verdim ağlatana
Eli boş döndüm vatana
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Her gün yeni, başa döndüm
Susa susa, taşa döndüm
Yaz bahardım, kışa döndüm
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Ben sırrına eremedim
Bir evetin göremedim
Ne olduğum bilemedim
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

İplik tutmaz yama yama
Sineme sapladın kama
Ölüm buralarda koma
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Teşekkür et bir kez sevin
Omuzumdan bir yere in
Temeli çöküyor evin
Bunun adı, nedir Söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Ne söylesem, kalmamış yüz
Ahlak kural, hepsi dümdüz
Ağlatırsın, gece gündüz
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi

Hiç gülmezler şakamıza
Yapışırlar yakamıza
Bakamayız arkamıza
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Anladım ki, gözün kara
Kavgalara ver bir ara
Gülsün bir kez bu fukara
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Üstüne yoktur yalanda
Sanki suredir kuranda
Yenilirim her meydanda
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Tane tane, tek tek seçer
Her sözcüğü delir geçer
Bakış kurşun, kibrik hançer
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

Yalvarırım biraz uslan
Sabırlı ol, geri yaslan
Ağzım açsam, kükrer aslan
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür geçer mi böyle?

Yürü aynı, yerde kalma
Yeter yerden yere çalma
Budanırsın ahım alma
Bunun adı, nedir söyle?
Bir ömür, geçer mi böyle?

16/09/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

SEN YAZ BIRAK

Darılma sevdiğim, anlamam sesten
Kovduk öğretmeni girdiği dersten
Güftesin hazırla bu senin besten
Sen yaz bırak, müzükale karışma…

Bu nasıl yazgıdır, sordum herkese
Koştum ömür boyu, nefes nefese
Hele bakın, şu bende ki hevese
Nolur nevsim, kendin ile yarışma….

Bakın yüz yıllarca, hayaller kurdum
Hiç önlerde değil, hep geri durdum
Sanki yaşamımı, zincire vurdum
Üzgün gönül, kimselerle buluşma…

Yüzünü görünce, artarken derdim
Gözüm göre göre, ödünler verdim
Kendi katilime, sofralar serdim
Öl Taşatan, kendin ile barışma…

19/06/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

DİLMİ HANÇER

Okumak istedim okuyamadım
Tezgahlarda halı dokuyamadım
Kafeste bülbüldüm şakıyamadım
Dil mi hançer, göz mü hançer bilemem?
İstesemde kara gözlüm gülemem…

Gurbet elde gülemedim ağladım
Hüzün pınarında, aktım çağladım
Alev oldum, bu sinemi dağladım
Dil mi hançer, söz mü hançer bilemem?
Akar göz yaşlarım, canlar silemem….

Koşam dedim, koşamadım çeldiler
Bu kalbimi delik deşik deldiler
Gönül defterinden bizi sildiler
Dil mi hançer, öz mü hançer bilemem?
Yeter felek senden, dilek dilemem…

Ağma gibi yerim, yurdum bulamam
Yollar seni birbirine ulamam
Nasıl yaşam, hayal bile kuramam
Dil mi hançer, biz mi hançer bilemem?
Geçti artık, sevdiklerim göremem….

Kimseler görmedi taşa tuttular
Hile ile hurda ile uttular
Neyim varsa hepsin bir bir sattılar
Dil mi hançer, iz mi hançer bilemem?
Hiç bekleme, garip anam gelemem…

04/09/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

İNİM İNİN İNLİYORUM ERENLER

Cahili yobazı, kattım günüme
Ne dinler imanlar, yığdı önüme
Çekildimde girdim, kendi inime
İnim inim, inliyorum erenler…

Bir sopa, bir hırka, giydirdi fistan
İmanlar üstüne yazdırdı destan
Bütün dünyam şimdi, bir kabiristan
Cesetimi bekliyorum erenler…

Elveda sevdiğim, yaşam hoşça kal
Cennet pazarlayıp, satıyor çakal
Sıvazlar elinde, bir kara sakal
Noksanımı görüyorum erenler…

Zindan eylediler, güzel yaşamı
Kuşa çevirdiler, görün paşamı
Genç ömürler, çıkarcıya maşamı
Duygularım örklüyorum erenler…

Yaşamın her anı, benzer ekine
Harcarlar ömrünü, kendi zevkine
Yaya kalın, seni almaz makine
Ne deseler dinliyorum erenler…

İzleri bulunmaz, arda hayada
Bütün ömür, böyle geçer rüyada
Sorguya çekildim, iki dünyada
Göz önümü görmüyorum erenler…

Taze gül açılmış, goncaya bastım
Benim canlılara olamaz kastım
Zalim sorguladı, ben ona şaştım
Maskelerin alıyorum erenler…

Yalanla doluydu, dünyada tekti
Taşatan kendini, sorguya çekti
Yeter artık deyip, umutlar ekti
Ben yalanı  sevmiyorum erenler…

04/09/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BİR TÜRLÜ DÜĞÜNÜ KURAMIYORUZ

Kurumuş bahcemin yapragı dalı
Sonbahar eline vermiş kavalı
Bahcem bana, ben bahceme sevdalı
Bir türlü düğünü kuramıyoruz?
Nedense hiç karşı duramıyoruz?

Gülistana döndü, ekti ekildi
Yorgunusa inzivaya çekildi
Affet vurdu, hasatımız döküldü
Bir türlü gönlünü, alamıyoruz?
Nedense hiç karşı duramıyoruz?

Yenisini alsam yoktur sermaye
Yemin ettik birbirimiz sevmeye
Mecbur kaldık dostlar boyun eğmeye
Bir türlü yanına varamıyoruz?
Nedense hiç karşı duramıyoruz?

Hani bizim idi, dağlar ovalar
Felaketler birbirini kovalar
Mevsimler değişti, bozuk havalar
Bir türlü aynaya bakamıyoruz?
Nedense hiç karşı duramıyoruz?

Soru sorulmuyor, her şeye karşı
Soframızdan kalkmaz, çibanın başı
Bunca yıl paylaştık, soğanı aşı
Bir türlü zalime çatamıyoruz?
Nedense hiç karşı çıkamıyoruz?

Yalan öttürüyor, sözüne bakın
Göz dağı veriyor, gözüne bakın
Kimliğin yitirmiş, özüne bakın
Bir türlü adını, takamıyoruz?
Nedense hiç karşı çıkamıyoruz?

31/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

İNSANIN YÜZÜNE BAKABİLİR Mİ?

İnsanı alnından vuran zalimler
Ramazanı bayram yapabilir mi?
Soguya alsalar nasıl yorumlar
Tanrının katına çıkabilir mi?

Aklın almış gülür, yapmacık iman
Ne mekanı tanır, ne bilir aman
Sarmış corafyamız, kör kara duman
Bu tarih çağına akabilir mi?

Yeter üstünüzden gafleti atın
İnsanım diyeni kervana katın
Her yıl yaramızı durman kanatın
Yaralı yürekler gülebilir mi?

Tutan tutar oruç, tutmayan tutmaz
Gidi yezit göz yaşımız kurutmaz
Biz unutsak bile tarih unutmaz
İnsanlık huzurla coşabilir mi?

Karışmadık sinegoğa, camiye
Gamımız yükledik, sürdük gemiye
Sıffın savaşında, sanki mavuye
Bu kan deryasında koşabilir mi?

Kendisine soru soramayanlar
Bilğiyle akılla donanmayanlar
Kendi konumunu bulamayanlar
Günahların böyle aşabilir mi?

Hangi dinde vardır, böyle bir usul
Oilya yerine, kan akar musul
Ne derki yerinden, doğrusa resul
Seninle cennete, uçabilir mi?

Yetmedimi mervan yaptığın zulum
Ne köleyim inan, nede bir kulum
Sakın teslim olma, diren be oğlum
Taşatan vahşete susabilir mi?

26/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

BU KORKULAR

Görünen köy, kılavuz istemez derler
Kurt düşer ağaca, ağacı yerler
Çalışmayan yatar, çalışan terler
Kazanan bey değil, emek olmalı…

 

 

Senden kıymatlıyken, beygirin nalı
Yoluna serirler, kırmızı halı
Damağa çalırlar, bir tadım balı
Kazanan mey değil, emek olmalı…

 

 

Sözüm sana degil ,oğlum darılma
Öfke üzer öfkelere sarılma
İyi düşün, her sofraya kurulma
Kazanan soy değil, emek olmalı…

 

 

Bizler göremeyiz, ellerde kazma
İnsan kal oğlum, terbiyen bozma
Ozan deli dolu, sen ona kızma
Kazanan boy değil, emek olmalı…

 

 

Taşlanı taşlanı, taşa dönüştüm
Neyim varsa, eşle dostla bölüştüm
Ben işçiyim, emekçiyle görüştüm
Kazanan ney değil, emek olmalı…

 

30/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

 

 

 

KILAVUZ

Görünen köy, kılavuz istemez derler
Kurt düşer ağaca, ağacı yerler
Çalışmayan yatar, çalışan terler
Kazanan bey değil, emek olmalı…

Senden kıymatlıyken, beygirin nalı
Yoluna serirler, kırmızı halı
Damağa çalırlar, bir tadım balı
Kazanan mey değil, emek olmalı…

Sözüm sana degil ,oğlum darılma
Öfke üzer öfkelere sarılma
İyi düşün, her sofraya kurulma
Kazanan soy değil, emek olmalı…

Bizler göremeyiz, ellerde kazma
İnsan kal oğlum, terbiyen bozma
Ozan deli dolu, sen ona kızma
Kazanan boy değil, emek olmalı…

Taşlanı taşlanı, taşa dönüştüm
Neyim varsa, eşle dostla bölüştüm
Ben işçiyim, emekçiyle görüştüm
Kazanan ney değil, emek olmalı…

30/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ÖNEM ORTADA

Her şeyi başardık, bir kuru sözle
Doğruyu güzeli, görmedik özle
Yaşamı tehtite, başladı nezle
Sağlığa verilen önem ortada
Her şeyi erittik, aynı potada…

Bir tahıl ölçeği, bilirim çinik
Hani ısırmazdı, körpeydi enik
Biz nasıl varlığız, her şeye yenik
Doğaya verilen, önem ortada
Can alıyor kene, koca kıtada…

Zorla dinlettiler, dostlar her şeyi
Biz unuttuk, coşkuları neşeyi
Suni gündemlerle, döndü köşeyi
İnsana verilen, önem ortada
Özür diletmedik, hiç bir hatada…

27/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.

ASIL ÖLÜM

Asıl ölüm, yok olmaktır
Yok olmaya karşı durun
En sonunda, durulmaktır
Emek verip, çarşı kurun…

Öfkenin yararı olmaz
Bu dünya kimseye kalmaz
Kimse aradığın bulmaz
Can kafeste, arşı yolun…

Özün akar ırmak olur
Sözün hedefini bulur
Çok geçmeden zaman dolur
Okuyacak marşı solun…

Dik dur canım, yenik düşme
Kaynayıp coşmadan pişme
Her tarafta akar çeşme
Yaşatacak aşı bulun….

28/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.