Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • Ne yerliyim ne fezalı
    Yıllar oldu bir mahsende Ne mahpusum ne cezalı Ezen de ben ezilen de Ne yerliyim ne fezalı... Ne bir tünel ne bir ışık Oldum amma kime aşık Ne yemek var ne bir kaşık Ağam yazımız yazalı... Evim dedim yıkık köme Arzularım koydum deme Hasret kaldım tebessüme Ne köylüyüm ne kazalı Neylesin ki hekim bana Bizde herkes kıyar cana Herşey karışıyor kana Deneyler azdı azalı... Hep söyledim vefalı bul Bütün değerler şimdi pul Hem beyin hem beden yoksul İçip içipte sızalı... 24.02.2003,Hundige___Hüseyin UÇAR
  • ALİ KURT
    Kız oğlanın düğününü peşpeşe Çok sürmedi, Alim bu coşku neşe İsterim’ki yolun düşsün güneşe Bu kadar erkenci, olma Ali Kurt.. Hayaller uçuştu, düşler uçuştu Gözler çeşme oldu, yürek tutuştu Asi’liğim ondan, çok erken uçtu Bırakıpta gitme, bizi Ali Kurt.. Ne diyeyim dostum, çabuk yıkıldın Felek acımasız, boşa sıkıldın Azrailin pençesine, takıldın Bu kadar acele, Etme Ali kurt.. Yaşayıp giderken, düşte rüyada Yoğudu üstüne, namus hayada Bir zamanlar, sende vardın dünyada Bu kadar acele, niye Ali Kurt.. Çok şeyler aldın, çok şeyler sattın Bazan kazandınsa, bazanda battın Göz yaşımı inan, yemeğe kattın Bizleri bırakıp gitme, Ali Kurt. Helal et hakkını, yemiş içmiştik Aynı kulvarlarda, koşup pişmiştık Çocuk Yaşta, gurbet ele düşmüştük Yalınız bırakıp, gitme Ali Kurt.. Neyini sevelim, Danimarkanın Her sözü bir batman, gelir bakanın Zamanımı dostum, acı şakanın Bu kadar erkenci, olma Ali Kurt. Baş sağlığı, diliyorum aileye Neleri doldurdun, bir bak fileye Bizleri ağlatıp, böyle nereye Boynu bükük, koyup gitme Ali Kurt.. 13/01/2007 Hundinge. Hüseyin Uçar.
  • MANAVLAR
    Merhaba
    Kanallar köprüler kenti merhaba
    Ekonomiden anlamak için
    Ekonomist olmak gerekmez
    Yaşamak yeter
    Yetmişli yılların başında
    Kavun, karpuz dilimle satılırdı
    Bu ülkede
    Bir çok meyvenin, sebzenin
    Adı bile bilinmiyordu
    Şimdi her köşe başında
    Mahalle aralarında
    Birbirinden güzel
    Taze sebzeleri
    Meyvalarıyla kara kafalı
    Pala bıyıklı manavlar
    Yaşamak uğruna
    Binlerce kilometrelerden
    Kopup gelmişler
    Bu insanların bir çoğu
    Askere giderken görmüş
    Büyük kentı, denizi
    Ve onlar buraya gelir gelmez
    Sanayi makinalarının başına geçtiler
    Derken birbirini kovaladı yıllar
    İşsiz kervanına onlarda katıldılar
    Kimi on yıl, kimi yirmi yıl
    Aynı iş yerinde çalıştılar
    Ve emekliye ayrıldı ilk gelen kuşak
    Gençlerin bir çoğu nişanlı
    Belkide hiç yüzünü görmediği
    Sadece adını duyduğu birisiyle
    Umutla, özlemle kavuşacakları
    Günü bekliyorlar
    Merhaba
    Kanallar köprüler kenti merhaba
    Geldikleri bu ülkede
    İşlerini kaybeden bu insanlar
    Gene arayış içindeler
    Caddeleri
    Sokakları
    Sofraları süsleyen
    İnsanları iştahlandıran, besleyen
    Sebzeleri, meyveleri tezgaha diziyor
    Köründe sabahın
    Bir çoğu yıllar evveli yaşar gibi
    Dometes teveklerinin arasına uzanmış
    Kıvrımlı kırmızı domatesleri
    Koparmadan, yıkamadan, tuzlamadan
    Dalında dişleyerek yeyişini
    Domates suyunun, çekirdeklerinin
    Bıyıklarını ıslattığını sanıp
    Elinin tersiyle bıyığını siliyor
    Ve ekliyor
    Bizim eğitimimizde ki insanlar
    Bu ülkede, hendikap sayılırken
    Bizler bodrumları temizleyip
    İşyerlerine çevirdik
    Hem kendi işimizi kurduk
    Hem iş olanakları yarattık
    Hemde körfez yerlere
    Canlılık ,hayat getirdik
    Biz büyük paralar kazanmıyoruz
    Normal iş günü yerine
    İki iş gününü
    Aynı gün yaşıyoruz
    Geleceğimizi hazırlıyoruz derken
    Çocuklarımızın yüzünü
    Çoğu zaman haftada
    Bir kez görebiliyoruz...
     

    07-05-1983 Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

  • TEPEMDE Kİ
    Yılların içli şarkısı Dolaşıyor dilden dile Tepemde ki ne baskısı Ulaşıyor ilden ile Nedir bilmem aradığım Şu dilime doladığım Zülfün tel tel taradığım Karışıyor selden sele.  10.1.1987 / Hüseyin Uçar
  • DAYANAMAM
    Parmaklar ince ince Ürperir el değince Dayanamam sünbüller Yarim boyun eğince Ben aşka aldanmışım Baharı donanmışım Geçmiş böylece yıllar Bir baktım yaşlanmışım. 22.02.1990 / Hüseyin Uçar
  • MÜZEYYENİM
    Müzeyyen yürümüş değmiş yaşına
    Güller takın gerdanına kaşına
    Sevği katın ekmeğine aşına
    Müzeyyen’im,sefa geldin, hoş geldin.
     

    Bak kurulmuş muhabbetin sofrası
    Çağlar sürsün, güzelliğin havası
    Bu yürüyüş ailemizin sefası
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin,
     

    Ova  mahsülüyüm, orman yeliyim
    Yağmur bulutuyum, duygu seliyim
    Dokunmayın bana, bu gün deliyim
    Müzeyyen’im sefa geldin, hoş geldin.
     

    Ne kadar içtendir can oğlum elin
    Mutluluk getirdi haneye gelin
    Sesin kanaryadan, bülbülden dilin
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    Bu güzel tabloyu, yüz yıla yayın
    Büyüğü, küçüğü, daima sayın
    Gönüllere kurduk, köşkün, sarayın
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    Oğlumla gelinim, kurulsun başa
    Doğum günün kutlu olsun, çok yaşa
    Düz olsun yolların dokunma taşa
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    28/01/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

  • Cem olduk dostlar
    Yaşam fırtınadır, ömürse gemi Olmuşuz balığın oltada yemi Erenler cem olmaz almadan demi Demleni demleni dem olduk dostlar İnsanı kamil’ le cem olduk dostlar Duvarlar yıkılır, yıkılmaz özü Tutmuyor kimseler verdiği sözü Görmüyor önünü kör olmuş gözü Demleni, demleni dem olduk dostlar İnsanı kamil’le cem olduk dostlar Davalı, davacı olur mahkeme Dava kazananlar çıkar tekleme Bütün suçu yüklemişler öfkeme Demleni, demleni dem olduk dostlar İnsanı kamil’le cem olduk dostlar Göksümüze dayalıdır kalkanlar Kelle uçuranlar, insan yakanlar Savrulan bedene boş boş bakanlar Demleni, demleni dem olduk dostlar İnsanı kamil’le cem olduk dostlar.                             9/12/2003 Hundinge.                                        Hüseyin Uçar.
  • Yirmi beş yıl
    Yirmibeş yιl yolculukta Yιllar geçti bir solukta Torun gözükür ufukta Onlar ile başlanalιm Biz değiliz yιllar yιlgιn Ömür değil yollar yorgun Bazen çιlgιn bazen dalgιn Torunlarla aşlanalιm Kutlayalιm coşku ile Halay çekelim elele Yaşlanmam demek nafile Huzurluca yaşlanalιm Bakalιm yeşil dallara Neşeyle düşek yollara Nice yirmibeş yιllara Sağlιklιca taçlanalιm  02.02.2002____Hüseyin UÇAR
  • Kumrular
    Kumrularla dertleşmişim Çorumda
    Uçuştular yüreğimde kolumda
    Hiç abartım yoktur inan yorumda
    Kumrular konuğum olmaya gelmiş
     

    Serçeler uçar konar kumrular
    Yürekleri sevda yüklü korlular
    Birbirini kovalıyor sorular
    Kumrular gönlümü almaya gelmiş
     

    Lastikci, möblacı,manav komşular
    Kömür gözlü olmuş dünkü şaşılar
    Birileri karanlığı aşılar
    Kumrular hesap sormaya gelmiş
     

    Alışır diyerek vermedim yemi
    Tadında bıraktım,tadında demı
    Ayrıldım karaya oturdu gemi
    Kumrular bir çare bulmaya gelmiş
     

    Evin önü Cenğiz Topel caddesi
    Açlık kokar yoksulların  nefesi
    Kumrular yurdunuz gönlüm kafesi
    Kumrular soframı kurmaya gelmiş
     

    İlk kez duydum böyle güzel ötüşü
    Anlatamam sizle kurduğum düşü
    Benden yaralıyken kendinin döşü
    Kumrular yaramı sarmağa gelmiş
     

    Taşatanın taşa döndü yüreği
    Ne ise yapılır söylen gereği
    Taşa tutsam hırsım inmez feleği
    Kumrular gönlüme konmağa gelmiş.

    3/ 7/2003 Çorum.-Hüseyin Uçar.
  • ANILAR DURAGINDA
    Birisi bir şeyler Götürdü benden Kaldım yapa yalnız Dudaklarımda gülücük Yüreğimde bahar havası Karşı dağlar yemyeşil Dilimde çocuk şarkısı Kayakçının düşlediği Kar dağları Düşlerimde karanfil Sunan kadın Annesine koşan çocuk Güldükçe güzelleşen Gamzeli güzel Keklik sekişli Bülbül ötüşlü Sessizliği bozan Çoban çeşmesi İnce ince yağan yağmur Kalbimin biricik gülü Bana senden kalan Sadece anılar Eğer hatırlarsan bir gün Gecikme bekliyorum Anılar durağında.  3.6.1987 / Hüseyin Uçar