Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • On Sekiz Mayıs
    Neyi hatırlatır  onsekiz mayıs
    Kopmuştur motordan sade bir kayış
    Böl, parçala, yutlar, kanlı arayış
    Canımın canında, incindi canlar
    Benim ne dediğim, anlayan anlar.
     

    Yokuşlar düz oldu, dağlarsa ova
    Üstten dolup alttan, boşalır kova
    Mevsimler bahardı bozuldu hava
    Canımın canında, incindi canlar
    Benim ne dediğim, anlayan anlar.
     

    Ne olay doğruydu, nede mekanı
    Kurşun yerdin, birkez, dönsen arkanı
    Ahkam keser Amerikanın bakanı
    Canımın canında, incindi canlar
    Benim ne dediğim, anlayan anlar.
     

    Baktım gözlerine dünya oturmuş
    Ay girmiş araya güneş tutulmuş
    Zalimin hesabı bizden sorulmuş
    Canımın canında, incindi canlar
    Benim ne dediğim, anlayan anlar.
     

    Sanma gözlerinde korku okudum
    Canla başla, sevdaları dokudum
    Olacağım yerde niçin yoğudum
    Canımın canında, incindim canlar
    Benim ne dediğim, anlayan anlar..
     

    18/5/2004 Karlslunde/Hüseyin Uçar.
     

  • Kömür gözlüm
    Al yanakta top top kekil
    Şu sinem şehrine ekil
    N’olur deme çekil çekil
    Yıkma beni kömür gözlüm
     

    Gözler arttırır gücümü
    Kalbin anlamaz hücumu
    Yükleyip sürme göçümü
    Yıkma beni kömür gözlüm
     

    Nedenini sorma bana
    Koş gel, koş gel benden yana
    Canım kurban güzel sana
    Yıkma beni kömür gözlüm
     

    Ceylan boyun fidan dalı
    Al yanağın petek balı
    Hüseyin’e giydir alı
    Yıkma beni kömür gözlüm.
     

     17.10.1976 / Hüseyin Uçar
     

     

  • BANA VERİLMİŞ
    Kitaplar okuyup neyi aradım
    Günden güne insanlaştı suratım
    Koca apartmanda bir çatı katım
    Şemsiye görevi bana verilmiş
     

    Güzeller gördüm burnunda hızma
    Sonra tanrılaşıp kaderim yazma
    İnsanlığa eğil kuyular kazma
    Bu aşkın alevi bana verilmiş
     

    Dağ bayır demeyip dolaştım durdum
    Hayali düşleri gerçekle yordum
    Herkese toz pembe bir yuva kurdum
    Cem cemaat beni bana verilmiş
     

    Gizlendim köşeye gözlerden ırak
    Dört mevsim yaşarım kurak mı kurak
    Yetişmiş mahsulüm biçilir orak
    Her kavuran sevi bana verilmiş
     

    Hoş görüyle kucakladım dünyayı
    Nere varsam orda kurdum yuvayı
    Rehber seçtim gökyüzünde turnayı
    Felsefe ödevi bana verilmiş.
     

                                    21.12.1997 / Hüseyin Uçar
     


  • Ben evrenin zerresiyim
    Kendi kendin eğlendiren
    Hem ağlayıp hemi gülen
    Tüm yaşamı yönlendiren
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Şu suların akışına
    Kurban olam bakışına
    Renk katmışım nakışına
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Dayandım yaşam kışına
    Yaşım eşittir yaşına
    Ad yazdım mezar taşına
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Dinlermisin bu bir bülten
    Yerde yatıp yerde biten
    Bu evrende olmaz yiten
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Dünya kadar vardır yaşım
    Ay kollarım güneş başım
    Ses ver nolur gel kardaşım
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Kimler yakın, kim yabancı
    Konan hancı, göçen hancı
    Nedir gerçek Kim yalancı
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    Sönmüş durur yanar dağlar
    Böyle geldi geçti çağlar
    Gelen ağlar, giden ağlar
    Ben evrenin zerresiyim.
     

    28/10/2004 Hüseyin Uçar.
     

     

     

  • NE TATMIŞ NE TATDIRMIŞ
    Yükseğinde kar dağları
    Balıkçı atmış ağları
    İpe dizmiş bak sağları
    Ne satmış ne sattırmış
    Ne tatmış ne tattırmış
     

    Uzatmış kısa yolları
    Kırmış çiçekli dalları
    Petekte komuş balları
    Ne tatmış ne tattırmış
    Ne satmış ne sattırmış
     

    İmzalamış dilekçeyi
    Karartmış akı akçeyi
    Unutmuş bağı bahçeyi
    Ne işlemiş ne işletmiş
    Ne dinlemiş ne dinletmiş
     

    Hakkını yememiş dulun
    Yarısın yürümüş yolun
    Omuzdan kesmişler kolun
    Ne takmış ne taktırmış
    Ne bakmış ne baktırmış.
     

    21.6.1997 / Hüseyin Uçar
     

     

     

     

     

     

  • HAVAYI GERME
    Biraz düşün, uçma nolur Sorunlardan kaçma nolur Yeni dertler, açma nolur Nolur gülüm, nolur gülüm Yolumuz bekliyor ölüm... İstiyorsan elin verme Gelip gidişimi görme Etrafıma duvar örme Nolur gülüm, nolur gülüm Yolumuz bekliyor ölüm... Uyan ipe unu serme Yetmezmi havayı germe İpek saçlar uçsun örme Nolur gülüm, nolur gülüm Yolumuz bekliyor ölüm.... Nerde verilen sözümüz Hala utanmaz yüzümüz Sevdaya doysun özümüz Nolur gülüm, nolur gülüm Yolumuz bekliyor ölüm.... Karlar yağarken yapıya Kabuslar çöker tabuya Kilit vurma, gel kapıya Nolur gülüm, nolur gülüm Yolumuz bekliyor ölüm....
    13.09.2009.Hedebo.Hüseyin Uçar.
  • O SES BİZİ ÇAĞIRIYOR

    Dağların başı
    kardır



    Yaban eller bize
    dardır



    Uzaklarda bir ses
    vardır



    O ses bizi
    çağırıyor...



     



    Duymayalım kemi
    kümü



    Söylenenin masal
    tümü



    Aldatmaya atar
    yemi



    Haklı gibi avunuyor...



     



    Ruhlar yurtlar
    bakın ören



    İnkara kalkıyor
    gören



    Sen şehitsin ben
    geberen



    Toprak ana
    doğuruyor...



     



    Bu vahşete dünya
    bakar



    Durduramam öfke
    akar



    Burda durur şorda
    yakar



    Sorumlular
    yakınıyor...



     



    Her cephede ölen
    benim



    Hiç olmadı benim
    yenim



    Bu dağlarda çürür
    tenim



    Alın terim
    tıkınıyor...



     



    Niye farklı, doğu
    batı



    Vicdanlar
    taştanda katı



    Tepeye çökmeden
    çatı



    Anadolu
    bağırıyor...



     



    Taşatan hançer
    sinede



    Üste çıkıyor
    genede



    Kaç can gider,
    say senede



    Sayı bilmez
    bakınıyor...



     



    28/07/2011.Kırlangıç
    yuvası.



                            Hüseyin Uçar.

  • Belamısın sen felek
    Bu bedenim, beynim, alev içinde Sorular, yanıtlar, neden niçinde Değişmiyor yaşam, aynı biçimde Mazlumlara, belamısın, sen felek.
    Niçin bu sinemi, yaralar hançer Her yanım, dondurur, kanımı içer Ben ağlarken, zalim, kendinden geçer Mazlumlara, belamısın, sen felek.
     
    Her gücü yetenler, haşılar oldu Havada uçuşan, bacaktı, koldu Yollarımız neden, ecelsız yoldu Mazlumlara, belamısın, sen felek.
     
    Satıyor insanı, kurmuşta pazar Atılmış içeri, yatıyor yazar Gün geçtikce, canım, yaralar azar Mazlumlara, belamısın, sen felek.
     
    Boğazlayıp, haklılıklar arayan Suçlu suçsuz, gözetmeden tarayan Benim gibi, dert çekmeye, yarayan. Mazlumlara, belamısın, sen felek.Kitaplarım gerçek, masallar yalan Bir hayal peşinde, dolan ha dolan Sade kader, kısmet, yoksulun olan Mazlumlara, belamısın, sen felek.
    Ne işi,  ne gücü, ne belli düşü Ne benzeri vardır, ne daha eşi Nereye gidersen, bırakmaz peşi Mazlumlara, belamısın, sen felek.
     
    Ne ırmak atlamış, ne deniz geçmiş Kurbanın, sefilden, mazlumdan seçmiş Canımız almaya, yeminler içmiş Mazlumlasra, belamısın, sen felek.
    Biten ömürlere, cana yanarım Çocuk gibi, ne derlerse, kanarım Çekip yoldun, yoktur canlı, damarım Mazlumlara, belamısın, sen felek.
    Geri çekiliyor, savaşcı yorgun Kar düşmüş, baharda çiçekler, solgun Çekilmiş kıyıya, yemişte vurğun Mazlumlara, belamısın, sen felek.18/11/2003 Karlslunde /Hüseyin Uçar.
  • GENÇLERİMİN ARDINDAN

    Almanya gönderme gencecik canlar Duyunca donuyor damarda kanlar Bu acıyı sade yaşayan anlar Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    Yalvarsan yakarsan hiç kulak asmaz Her yan çamur olsa, bir kere basmaz Dağ taş sussa bile, o zalim susmaz Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    Acımızı duyar susar çağlayan Zalim ölüm elim kolum bağlayan En son Ayhan, yüreğimiz dağlayan Bire Felek ne diyeyim, ben sana...

    Her koşul altında elenir çeçler Ne acı geriye dönüyor göçler Bakın peşpeşine gidiyor gençler Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    Ne kığış ne biber dilimi buran Böylemi yazıyor, İncil’le Kuran Anneyi babayı ciğerden vuran Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    Kim olursan ol, bozulur havan Arıya yurt olmaz, gördük ki kovan Söyle bizim ile neyise davan Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    Bozkır olmuş, gönüllerin ovası Kabul olmaz annelerin duası Nasıl şimdi Kuşsarayın havası Bre felek ne diyeyim, ben sana...

    19/05/2011.Bağevi.

    Hüseyin Uçar.
  • Ala şafaklar
    Bilmem şu dünyanın nesine geldim
    Kulak verdim güzel sesine geldim
    Zalımın gaddarın hersine geldim
    Benden yare selam götür sabahlar
    Halesi sönmeyen ala şafaklar
     

    Boş cebime taş doldurdun bilmedim
    Ağıdı figana kattın gülmedim
    Dağların ardını hiç de görmedim
    Benden yare selam götür sabahlar
    Halesi gitmeyen ala şafaklar
     

    Hüseyin’e zehir vermeyi bırak
    Sinemde kızardı biçilir orak
    Yorulmaz yolları birlikte yorak
    Benden yare selam götür sabahlar
    Halesi solmayan ala şafaklar.
     

    17.11.975 / Hüseyin Uçar