Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • Güven kalmamış
    Bir kere yakayı verdinse ele
    Her yağan yağmurla verirler sele
    Senden özğür yaşar halkalı köle
    Babadan, oğula güven kalmamış.
     

    Çok sürmez seçersin, sikke, akçeyi
    Koltuğuna kıstırırlar boçayı
    Yırtınsanda kurtaraman paçayı
    Bakın; etrafına seven kalmamış.
     

    Haklılar susar, konuşur haksız
    Yaşamın anlamı sürgünden farksız
    Ahlak bekçisine benzer ahlaksız
    Doğruyu gerçeği gören kalmamış.
     

    Sen dağları aşan, dağlarda seni
    Lehine, kullanır bilimi,  feni
    Kurtulman, toprağa vermeden teni
    Haklıyı hak için öven  kalmamış.
     

    Gönlüne, gözüne oyulmuş poster
    Boşuna konuşma dinleyen göster
    Böylesi yaraya neylesin neşter
    Haksıza yüzübir; söven kalmamış.
     

    Dayın varsa yapıyorlar kıyağı
    Felç etmişler tutmaz oldu ayağı
    Gün geçtikçe küçülürler bayağı
    Haksızın başını, eğen kalmamış.
     

    10/6/2005 Karlslunde/Hüseyin Uçar.
     

     

     

      
  • EYLEMİM
    Tos Hüseyin torununu götürdü Kucak açιp sol yanιna yatιrdι Yadiğârι Zekiye’yi bitirdi Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Frankfurt’la Kuşsaray’ιn arasι Eylem’imin sol yanιnda yarasι Nasιl geldi sana ölüm sιrasι Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Eylem’im gözlerin sorgular beni Kara toprak sardι gencecik teni Dedene emanet eyledik seni Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Eylem’im Ahmet’in yetim kalacak Hergün annesini bizden soracak Ağladιkça bizi yasa boğacak Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Hem feleğe, hem kadere küseyim Sözüm geçmez ilişkimi keseyim Elim tutmaz mezarιnι kazayιm Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Söyle felek güzellere kastιn ne? Başsağlιğι yakιnιma dostuna Çiçek koydum çiçeğimin üstüne Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Kara Haydar Amcan seni anιyor Ahmet seni heryerlerde arιyor Felek hançerlemiş yürek kanιyor Unutmamιz mümkün değil Eylem’im Yaralarιn sarιldι mι Eylem’im Biz felekle küsüşmüşüz Eylem’im 29.08.2000  H. UÇAR
  • Burun
    Burun deyince İlk aklıma gelen Koklama duyumuz Saldırğan Değişken huyumuz Adlar Tatlar İnsanlar Hayvanlar Bitkiler Coğrafya Ümüt burnu Kaya burnu Kuş konmaz Ak burun Çökük burun Kuşburnu Dik burun Balık burnu Çomak burun Batlıcan burun Kara burun Deli orman Zeytin burnu Yel oldum Burundan buruna estim Sanki zeytinde’ki sestim Zeytin burnunda Zeytinin karnını yardım Yağ doldu testim Burun deyice burun Burunları benden sorun Avcılar takipte Avcının burnu tetikte Siz siz olun boş söz etmeyin Burun deyipte geçmeyin... 11/12/ 2005/Karlslunde.                 Hüseyin Uçar.
  • PEHLİVAN
                     -Metin kaya’ya- Öncü olup bizler başı çekelim Bozkırlara yeşil fidan dikelim Saf sulara saf düşleri ekelim Pehlivanım tutşalım güreşe Dilerim’ki yolun uğrar güneşe Etrafını sarsın coşkuyla neşe Muhabbetler bizi böyle oyalar Yerinde ağırdır elbet kayalar. Gezdin Avrupayı gerisi masal Yalınız yiyemez, düşleri sosyal İnsani değerler bizlerce kutsal Pehlivanım tutuşalım güreşe Dilerim’ki yolun uğrar güneşe Coşkular müjdeler, gelsin peşpeşe Muhabetler bizi böyle oyalar Yerinde ağırdır elbet kayalar. Oğlanlar, kızlar şimdi torunlar Gün geçtikçe çoğalıyor sorunlar Yaşamın, insanın meyvesi bunlar Pehlivanım tutuşalım güreşe Dilerim’ki yolun düşer güneşe Ömür boyu kurulmadık beleşe Muhabbetler bizi böyle oyalar Yerinde ağırdır elbet kayalar. Niyapalım babam belirli sözün Kimsenin malında olmadı gözün Bakışın duruşun bir ayrı hüzün Pehlivanım tutuşaslım güreşe Dilerim’ki yolun düşer güneşe Yaban elde yurda olduk ateşe Muhabbetler bizi böyle oyalar Yerinde ağırdır,elbet kayalar. Mayıs 2003 İsoj- Hüseyin Uçar.
  • Güneş batarken
    Güneş batarken
    Her akşam
    Güneşin kızıllığı
    Bizim kızılkır
    Kısrağa benziyor
    Güneş gibi
    Oda rahvan
    Yüklüyor bütün dünyayı sırtıma
    Kayboluyor yavaş yavaş
    Kararmağa yüz tutmuş
    Ufukların ardından
    Seyrederken batan güneşi  akşam
    Altınkum’a
    İniyorum terastan
    Gör ellerim desen desen
    Sana göz değmemiş
    Bir halı dokuyorum
    Ay doğuyor ilk akşamdan
    Yıldızlı gecelerle kavğalı
    Sen gibi can
    Sen gibi
    Oda bana sevdalı.
    Güneş batarken
    Her akşam
    Güneşin kızıllığı
    Bizim kızılkır
    Kısrağa benziyor
    Güneş gibi
    Oda rahvan
    Denizi
    Dağları sırtlamış
    Katmış
    Serapları önüne
    Doğudan
    Batıya kovalıyor
    Seyrederken batan güneşi akşam
    Uzanıyor ellerim
    Boduruma terastan
    Her yan portakal
    Fesleğen kokuyor
    Ay doğuyor ilk akşamdan
    Rüyalar güneşli
    Sabahlar gibi
    Hayatla sarmaş dolaş
    Bulutlar indi inecek
    Hüznümün ovasına.
    8/6/2005 Hüseyin Uçar.
  • Kurban olduğum
    Baktım yar elinden geliyor ferman
    Bu gönül şehrimi sarıyor  duman
    Gönlüm madencidir, ömrümse orman
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Otur şu masaya bir dakka düşün
    Nedeni cehalet yarğılar peşin
    Ağırla, yad yaban mühümü eşin
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Yalnız kaldım dostlar tütmüyor baca
    Kesti bu ömürü kesti haraca
    Ne yana baksam boşluk koskoca
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Unuttun nedense yolu yordamı
    Yasa boğdun heran gönül odamı
    Kurşuna dizme kalan sevdamı
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Nere varsam boşluktayım boştayım
    Uçmak kuşu oldum sanman baştayım
    Yanar kavrulurum kızğın saçtayım
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Temmuzun ortası başladı kışlar
    Her önüne gelen acımaz haşlar
    Yerinden oynadı o yerli taşlar
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Herkesin dilinde olmuşuz mahşet
    Seni tanıyalı yaşattın dehşet
    Unuttum adını adını bahşet
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    Adını anmaya doyamıyorum
    Yaptığın hatayı sayamıyorum
    Kötü söylemeye kıyamıyorum
    Çölleşin budama kurban olduğum.
     

    4/7/2004 Didim. Hüseyin Uçar.
       
     

  • BULANIKSA DÜŞLER
    Adımlarım yorgun
    Yollar kendine yabancı
    Sancılı bakışlar
    Sözcükler yapmacık
    Duygular yalancı
    Kalbim kanıyor
    Nereye el atsam
    Ellerim yanıyor
    Etmeyin dağlar
    Yapmayın dağlar
    Gelmeyin üstüme üstüme
    Şafakla doğmalıyım
    Gafleti kovmalıyım
    Sulamalıyım
    Susuzluğumu
    Düşler düşmeli yola
    Umut umuda ulanmalı
    Varılacaksa bir yerlere
    Sorular sorulmalı
    Cevabı bulunmalı
    Ata dizğin
    Zalime kelepçe
    Vurulmalı
    Bulanıksa düşler
    Durulmalı
    Varsa ortada bir suçlu
    Mahkeme kurulmalı
    Sonuca varılmalı.
     

    22/9/2006 Hundinge.
                Hüseyin Uçar.
     

     

     

  • ESEN YELLER
    Esen yeller esmez oldu Kesen bıçak kesmez oldu Zehir içtim pekmez oldu Tatlılarda seçin beni Aradığım ben de buldum Dost olana kurban oldum Saki’siz kadehim doldum Yudum yudum için beni Övseler de övülmedim Vahşilere dövülmedim Sevdim ama sevilmedim Sevdalara açın beni Derya yurdu coşar deniz Dert eritir solar beniz Toprağa gark olan ten’iz Ummanlara atın beni Tüm kıtalar Anadolu Benden geçer benden yolu Ben-i adem kimin oğlu Türkülere katın beni. 21.03.1991 / Hüseyin Uçar
  • GENÇ ÖMÜRÜ BİTİRDİN
    Tadını tadamadığım
    Ahd edip yatamadığım
    Genç ömürü bitirdin
    Kalbimden atamadığım
     

    Göze uzak, öze yakın
    N’olur bir kez dön de bakın
    Genç ömürü bitirdin
    Sevdiğim gözden sakın.
     

      11.4.1986 / Hüseyin Uçar
     

  • Var gibi
    Eser bad-i saba eser serinden Bir nefes aldırdı bana derinden Aklımı oynattı aldı yerinden Sanki benim bir ettiğim var gibi Toplanmış sinemin sızısı çıkmaz Bir benim yokluğum dünyayı yıkmaz Ölür gönül gene kavgadan bıkmaz Sanki benim bir ettiğim var gibi Yoksul baca mıyım hafif tüterim Yuvasız kuş gibi garip öterim Ferhat’tan, Şirin’den daha beterim Sanki benim bir ettiğim var gibi Göğünür yüreğim nemli ot gibi Kazınıyor midem azgın at gibi Yakınım yaranım tıpkı yat gibi Sanki benim bir ettiğim var gibi.  3.6.1975 / Hüseyin Uçar