Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • Bir yeni adım
    Dönün yönü yarınlara Meydan vermen sorunlara Yol  alınsın  torunlara Artık tasa kalksın canlar Bu coşkular artsın canlar.
    Birleştirdik aşıkları Dolduralım boşlukları Yaşayalım hoşlukları Artık tasa bitsin canlar Bu coşkular artsın canlar.
     
    Olmayın yaşamdan korkan Sevgi olsun yatak yorgan
    Mutluluk yarına akan
    Artık tasa bitsin canlar Bu coşkular artsın canlar.
     
    Kutluyorum aileleri Dönüş yoktur gel ileri Muhabbetin bülbülleri Yeter tasa bitsin canlar Bu coşkular artsın canlar.                  Hüseyin Uçar.            
  • İNSANIN YÜZÜNE BAKABİLİR Mİ?
    İnsanı alnından vuran zalimler Ramazanı bayram yapabilir mi? Soguya alsalar nasıl yorumlar Tanrının katına çıkabilir mi? Aklın almış gülür, yapmacık iman Ne mekanı tanır, ne bilir aman Sarmış corafyamız, kör kara duman Bu tarih çağına akabilir mi? Yeter üstünüzden gafleti atın İnsanım diyeni kervana katın Her yıl yaramızı durman kanatın Yaralı yürekler gülebilir mi? Tutan tutar oruç, tutmayan tutmaz Gidi yezit göz yaşımız kurutmaz Biz unutsak bile tarih unutmaz İnsanlık huzurla coşabilir mi? Karışmadık sinegoğa, camiye Gamımız yükledik, sürdük gemiye Sıffın savaşında, sanki mavuye Bu kan deryasında koşabilir mi? Kendisine soru soramayanlar Bilğiyle akılla donanmayanlar Kendi konumunu bulamayanlar Günahların böyle aşabilir mi? Hangi dinde vardır, böyle bir usul Oilya yerine, kan akar musul Ne derki yerinden, doğrusa resul Seninle cennete, uçabilir mi? Yetmedimi mervan yaptığın zulum Ne köleyim inan, nede bir kulum Sakın teslim olma, diren be oğlum Taşatan vahşete susabilir mi?
    26/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.
  • BULUTLARIN ÜSTÜNDE Kİ
    Onbir bin metrede, cayır cayırda Zannettim kendimi, kızıl bayırda İndim dahretlendim, uzun çayırda Bilimin açılmış, gülüne bakın... Beden rahatladı, sesler azaldı Bulutlar bedenin, tozunu aldı Bizim pilot, hızlandıkça hızlandı Sonsuzluğa, esen yeline bakın... Bulutlar eğildi, uslandı gece Kaptanın dilinde, yüceldi hece Mışıl mışıl uyur, yanımda ece Bulutlar giydirmiş, geline bakın... Susayınca indik büyük pınara Pınarın başında yatar kanara Az kaldı yolumuz, bizim canlara Türkülerin çeken, diline bakın... Kimi içki içer, kimi uyuyor İçimdeki çocuk, kalkmış yürüyor Dik dağlar eğilmiş, selam duruyor Sinemin titreşen, teline bakın... Sevdalı gönüller, engeller aşar Sevdayı bilmeyen, her yerde şaşar Özlem kanatlandı, yurduna koşar Dünya kamburlamış, beline bakın... Yer yüzünde, gök yüzünde aratan Gönlümüzü, aklımızı donatan Ölümsüzdür, uçak seni yaratan Kaptanımın, mahir eline bakın.... İndirenler, kaldıranlar uçağı Çekemeyen, genişletsin kuşağı Günah diyenleri alın aşağı Yobaz sürüsünün, seline bakın...
    05-09-2008.Uçak.Hüseyin Uçar.
  • HEP ZARI ZARI
    Hasat yok ortada, ağaç çırçıplak Dibinde yapraklar hep sarı sarı Yağmur çiseliyor ağaç ıpıslak Kımraşır yapraklar hep yarı yarı. Bakıyorum şimdi yasa bürünmüş Her mevsimde ayrı ayrı görünmüş Baharda dalına arı sürünmüş Almış çiçeğinden  bal arı arı. Rüzgarda kırılır incecik dallar Küçülmüş evrende kısalmış yollar Kış için çalışır bütün canlılar Hüseyin inlersin sen zarı zarı. 20. 09. 1974 / Hüseyin Uçar
  • Alaca kırmızı ufuklar
    Ağaçların gölgeleri Uykuya mı yatmış Yoksa  korkutuyor mu? Gece kökleri Birbirine mi  karışmış Geceyle gündüz İçine mi akmış sevdası Dallarıyla, yapraklar Kapamışlar yüzünü Tan atmış Kuşlar çıkmış yuvalarından Alaca kırmızı ufuklar O ağaran doğaya bakmış Yakmış fenerini güneş Evren ayağa kalkmış..
    08/01/2006/Hüseyin Uçar.    
  • Yol olmuş gitmiş
    Susma da vahşete susma da dayan Bir perçem var idi kutladı duyan Çıkıyor dağlara bir efe yayan Bir aşkın seline kul olmuş gitmiş Perçemin dünyası kimsesiz Osman O yüce dağları sarıyor duman Zenginin lehine dönüyor zaman O hazine gönül pul olmuş gitmiş Kanun, nizam, zabıt ve de zaptiye Hizmet eder niçin bir Murat Beye Gerisi kan, yıkım uzun hikaye Dağ, ova, düz, bayır yol olmuş gitmiş Ezbere hafızam sanma efendim Böyle bir düzene karşıyım kendim Sığmıyor evrene taşıyor bendim İkisi bir demde gül olmuş gitmiş Yılma gel Hüseyin vahşeti kına Güçlüler kıyıyor her zaman cana Destanlar yazalım kalsın yarına Bendine sığmayan sel olmuş gitmiş.  10.6.1976 / Hüseyin Uçar
  • HOŞ GELDİN KIZIM
    -Torunum Ronyanın doğumuna- Geldiğin duyunca, coştum hakçası Benim kızım esmerlerin akçası Al yanaklım, gönüllerin bahçası Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Bilirim ki büyülersin göreni Sevindirdin kızım dostu yareni Senle bile izlemesi Ereni Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Buluşmalar bir parçası yaşamın Kız kardeşi benim, küçük paşamın Renklenecek elbet, giyim kuşamın Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Adın milyonlarca adını demem Sizi seviyorum, sözümü yemem Öz ile görürüm, göz ile görmem Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Çorba yaptım, içemedim çorbayı Kovaladım içimdeki zorbayı Sen gelirken Elvan savdı sırayı Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Hangisin sayayım, çok sende dayı Kızım deden ile açma arayı Kutluyorum gülüm anne, babayı Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin. Öndesin can oğlum, çok açık farkla Taşatan düşlerin içinde sakla Gün olur güzelim, düşerim akla Dünyamıza sefa geldin, hoş geldin.
    21-02-2008 Hüseyin Uçar.
  • İki gezilmez
    Sizi mezalimler gönül kıranlar
    İnsanlık usunu boşa yoranlar
    Böyle mi yazıyor İncil, Kuran’lar
    Halkın huzurunda iki gezilmez
     

    Var gücü katıyor tozu dumana
    Kalk uyuma gardaş, yetiş zamana
    El oğlu gelir mi ölse imana
    Halkın huzurunda deri yüzülmez
     

    Hüseyin haykırır sözü çağlara
    Daha düşmeyelim kanlı ağlara
    İhtiyacım vardır, yeşil bağlara
    Halkın huzurunda canlı ezilmez.
     

     12.8.1976 / Hüseyin Uçar
  • Söylerim gene
    Dilerim tanrıdan güllerin açmaz
    Bir yiğit meydanda ölür de kaçmaz
    Kırılır kanadı yücelir uçmaz
    Bin defa söyledim söylerim gene
     

    Her olayın elbet vardır sonucu
    Yüklenmiş obalar görünmez ucu
    Sılanın hasreti var burcu burcu
    Bin defa söyledim söylerim gene
     

    Lezzeti mistir evrenin hazı
    Bağırır masumlar çağırır yazı
    Gelişen nesiller hürdür avazı
    Bin defa söyledim söylerim gene
     

    Bizi elin gene gelmiş baharı
    Haykırıyor Uçar şu ömür yarı
    Babadan oğula geçmesin varı
    Bin defa söyledim söylerim gene
     

     21.6.1976 / Hüseyin Uçar
     

  • Duygu seline
    Katman beni n’olur duygu seline Dokunur ayrılık gönül teline Ne söylesem duymaz allı geline Rüzğarın önünde dağlar aşarım Neden ben böyleyim ona şaşarım. Gönül tezğahımda dokunmuş kilim Akılın önünde ışıktır bilim Dostun sitemine susuyor dilim Sevdamın önünde dağlar aşarım Bahar seli gibi coşar taşarım.
    Dostlar gidiyorum geldiğim gibi Rüyalarım bile türkü kılibi Ayrılıklar her bir şeyin galibi Sevdamın önünde dağlar aşarım Niçin ben böyleyim ona şaşarım.
     
    Arıyorum özlüyorum Çorum’u Gurbet ele çevirmişler yolumu Size bırakırım dostlar yorumu Sevdamın önünde dağlar aşarım Niçin ben böyleyim ona şaşarım.
     
    Sanki gurbet gömleğimde düğmesin Anıların gözlerime değmesin Kimse ayrılığa boyun eğmesin Sevdamın önünde dağlar aşarım Niçin ben böyleyim ona şaşarım.7/7/2005 Çorum. Hüseyin Uçar.