Skip to content

Şiirler

  • Ne lokman bilir
    Bir onulmaz derde düştüm erenler
    Ne tarih yazıyor, ne Lokman bilir
    Yüreğimi yakar acı sirenler
    Ne tarih yazıyor, ne ferman bilir.
     

    Dağcıl düşlerimi sürdüm ovaya
    Olğun değillermiş girdi havaya
    Tutuştular benim ile kavğaya
    Ne tarih yazıyor, ne aman bilir.
     

    Her yanımdan yapış yapış oldular
    Gündüz bitti, düşlerime doldular
    Nere gitsem gelip orda buldular
    Ne tarih yazıyor, ne zaman bilir.
     

    Yürekte görülmez yaralar açtı
    Sanarsın yüreği demirdi taştı
    Öyle sinsi, öyle acil savaştı
    Ne tarih yazıyor, ne derman bilir.
     

    Vicdana gelmedi girdim hizaya
    Ne muhtara sodu, nede aza’ya
    Cenaze namazım kıldı kaza’ya
    Ne tarih yazıyor, ne güman bilir.
     

    21/05/2005/Hüseyin Uçar.   
  • OLURUM GÜZEL
    Misafirperverlik engin hoş görün
    Açtırır gözünü her bakar körün
    Kulağı var derler yer ile göğün
    Bir ömür hizmetçin kalırım güzel
     

    İçten bakışların candan gülüşün
    Olayım geceli gündüzlü düşün
    Cennete benziyor o güzel döşün
    Söyle değerini alırım güzel
     

    Mektubunu gönder cevabın bekle
    Cevabın peşine kalbini ekle
    Her gün gencelirim doğan bebekle
    Kalbini bedenden çalarım güzel
     

    Bakışların kalbim durmaz alkışlar
    Cana işler hüzün dolu bakışlar
    O güzel gözlerden akmasın yaşlar
    Bakışına kurban olurum güzel.
     

    4.2.1997 / Hüseyin Uçar
     

     

     

     

     

     

  • BEN ÖLMEDEN
    Bunca yıl sevdiğim ben sana nazdım Güzel dost mezarın elimle kazdım Bütün çektiklerin kalbime yazdım Ben ölmeden sen ölmezsin sevdiğim Emaneti bize bacı, kardeşin Dikilin karşıma yıkılsa kaşın Boynu buruk burda sarı Bektaş’ın Ben ölmeden sen ölmezsin sevdiğim Ne arımız vardır ne de arılık Nöbet nöbet gelir burda sarılık Ölümden betermiş emmi ayrılık Ben ölmeden sen ölmezsin sevdiğim Çoklar yok olmadan tükenir azlar Çabuk unuturlar oğullar, kızlar Ne zaman anarsam yüreğim sızlar Ben ölmeden sen ölmezsin sevdiğim.. 14/6/1996 Sokrates KBH. Hüseyin Uçar.
  • DEDE GELMİŞ
    Kimliksiz bir, Dede gelmiş
    Dede değil bir muhbiran
    Kendinden gayriyi silmiş
    Yalana, kılıf uyduran...
     

    Ummanda görmez denizi
    Kayıp etmiş, yolu izi
    Kapı kullar, dizi dizi
    Düşü, düşleri donduran...
     

    Sadece hayal görüyor
    Başına çorap örüyor
    Özüne kara sürüyor
    Kendi, ayağın kaydıran...
     

    İzzetullahtan, el almış
    Kavganın kapısın çalmış
    Sözleri havada kalmış
    Gece, gündüzü saydıran...
     

    Cem evine mescit sokar
    Kültürün, kimliğin yakar
    Güdülmezse, yalnız korkar
    Sözü, bozkırı andıran...
     

    Saptırıyor felsefemi
    Bu kültür size kölemi
    Yezide benzer söylemi
    Halkı yalanla kandıran...
     

    Yüz yıllardır asimile
    Artık tarih gelir dile
    Ders olmamış, Sivas bile
    Atasını, dolandıran...
     

    Doktor dağlama yaremi
    Zaten yaktılar sinemi
    Yaralıyor her eylemi
    Taşatan sana saldıran...
    23.01.2009.KBN.Hüseyin Uçar.
     

  • TOPUGUM GEÇMEZ SUDA
    Bal verecek oğuldum
    Konaklardan kovuldum
    Topuğum geçmez suda
    Bilmem nasıl boğuldum
     

    Olmaz öfkenin adı
    Oldum usumun yadı
    Çevremde bulunanlar
    Ne sordu ne aradı
     

    Sarıldım yattım çula
    Zararım olmaz kula
    Üç güvencin uçurdum
    Şimdi düşmüşüm yola.
     

     8.9.1984 / Hüseyin Uçar
     

     

  • Kuşsaray güzeldir
    Kuşsaray güzeldir insanı şirin Sevdaya dönüşmüş konumun yerin Geride kalesi süzülür gelin Düvec’ovasına kahve sunuyor Ayrı düştüm bu yüreğim yanıyor. Çağırıya katılalım gönülden Hiç ismini eksik etme dilinden Tarhana çorbası içsem elinden Çoruma, Çorumluya sofra kuruyor Cografyada kimliğini buluyor Özveri kokuyor herbir satırı İnsanı olğundur kırmaz hatırı Çok mutluyum onl’olmaktan ötürü Hititlerden beri konuk alıyor Konanların yarasını sarıyor 26/03/2005 Hedested/Lösning./Hüseyin Uçar.
  • ÇIKIŞ BELLİ
    Yalnız yemedim aşımı Yare yasladım başımı Anlamazlar telaşımı Çıkış belli, menzil belli.. Yol bellidir, iz bellidir.. İhtiyacım vadır ders’e Ders verenler gelip görse Döndürülmez zaman terse Çıkış belli, menzil belli.. Kol bellidir, göz bellidir... Körelir tırpanlar kesmez Çöldemiyim rüzğar esmez Seven sevdiğine küsmez Çıkış belli, menzil belli... Sal bellidir, söz bellidir.. Yol aradım bulamadım Akıllarda kalamadım Hiç bir işe yaramadım Çıkış belli, menzil belli... Hal bellidir, öz bellidir.. Taşatana taşın fırlat Sıkıntın neyise anlat Doğmak murat, ölmek murat Kıkış belli, menzil belli... Çal bellidir, düz bellidir..
    17.02.2009.Hundige.Hüseyin Uçar..
  • YANAR AGLARIM
    Severim insanın elbet merdini Ortak olam gülüm anlat derdini Göstermezler şu dağların ardını Zalim pençesinde yanar ağlarım Her gömleğin elbet yakası yoktur Açlığın, yokluğun şakası yoktur Bir öğün doyarım arkası yoktur Kaldım buralarda kanar ağlarım İlahi hükümdar olmaya ahtın Yüreğim saçlarda kavurdun yaktın Korkarım dedene dönecek tahtın Şaha, somazaya bakar ağlarım.  25.10.1988 / Hüseyin Uçar
  • YÜKSELİYOR
    Gençleşiriz ömrümüzde Yıllar vardır önümüzde Sosyalizim günümüzde Yükseldikçe yükseliyor Emperyalist evresi dar Sıkıştıkça verir karar Reforumu kime yarar Emek her an yüceliyor Geriniyor başı tutan Elsırtından yiyip yatan Sade senin sanma vatan Vurgunları inceliyor. 08/08/1978 Hüseyin Uçar.
  • KANAĞAN OLMA
    Sana derim sana Küçük Haydarım
    sakın baban gibi kanağan olma
    Elimde kalem, dilimde hak var
    Sahte konaklarda konağan olma.
     

    Her kapı açılır sarıl bilime
    Yanlış ise saygı duyma dilime
    Her gün öğren yeter sen, bir kelime
    Kimsenın kalbini kırağan olma.
     

    Acıma kimseye haksızsa eğer
    El vicdana uzar her şeye değer
    Baban Hüseyin kul olmuş meğer
    Sürekli ilerle durağan olma.
     

    24.03.1980 /Hüseyin Uçar