Skip to content

Şiirler

  • Bilim değil
    Bir hoplarsın, iki hoplarsın çekirğe Hem beynimiz, hem gönlümüz sömürğe Bu ayıbı süpüremez süpürğe Bilim değil bu bir hayat okulu Adımlarım emin değil korkulu. Yollarımız hep kesiyor fenalar Çıkarırsın niçin farklı manalar Ufku karanlıkta kalmaz semalar Bilim değil bu bir hayat okulu Kişilikler gelişirmi korkulu. Dün yüceltilirken hasiyet onur Tezğahlarda hangi halı dokunur Bu gün’ki aydının adı ne konur Bilim değil bu bir hayat okulu Sinemizde dost hançeri sokulu. Yıldan yıla çoğalıyor  kayıplar Hem hançerler hemi döner ayıplar Arif olan kiri pası ayıklar Bilim değil bu bir hayat okulu Sinemizde dost hançeri sokulu... 09/01/2005 Karlslunde/Hüseyin Uçar.
  • Yalnız yaşadım aşklarımı
    Kayboldu
    Karanlığa karıştı ay
    Başlandı dünyam soyulmaya
    Büyüyordu içimde uçurumlar
    Düşlerimi köprü yapıyordum uçurumlara
    Dolaşıyordum orman orman
    Ova ova
    Şehir şehir
    Hüzün yağmurları yağıyordu
    Dallarıma, Yapraklarıma
    Her yanım ıpıslak
    Yalnızlığım, geceden büyük
    Düşlerimse, karanlıktan
    Yalnız, yaşadım, aşklarımı
    Ne zaman öpmeye
    Kalksam sevdiğimi
    Sevdiğim yoktu
    Boşlukta kalıyordu ellerim
    Gözler kör
    Kulaklar sağır
    Sesim bende yankılanır
    Sessizliğim çığlık olur
    Gece ağlar
    Büyür karanlık
    Bir kiprinin bedenini andırır
    Bir köşede bedenim
    Bütün kapılar kapanır yüzüme
    Düşlerim kaçışır
    Uçuşur hayalerim
    Anama sığınırım, anam yok
    Babama sığınırım
    Orta çağ karanlıgında,
    Yerim
    Yurdum
    İkiside yoklar
    Varlıkta yokluğu yaşarım
    Yol görünür
    Kırılır aynalar
    Yok olur, görsellikler
    Adı var kendi yok
    İçi boşaltılmış özgürlüğün
    Kayboluş başlar
    Kurulur ilkel beylikler  
    Adın  aklımda kalır Danimarka.   
    8/1/2007 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

      
  • Bir ayrı heycan
    Kara üzüm asmasι Bekar kιzιn basmasι Bir ayrι heyecan verir Kenar köşe kaçmasι Anlayan dinler sözüm Canιm cananιm  gözüm Bir ayrι heyecan verir Dalιndan kopan üzüm Ürün olsunda biçek Dalιnda güzel çiçek Bir ayrι heyecan verir Gül suyu yapιn içek Bağ bahçe sιra sιra Hayat vermiş bozkιra Bir ayrι heyecan verir Desen vermek bakιra Yetirdim elma soydum Sabrı deminde koydum Bir ayrι heyecan verir Dem alιp deme doydum 29.09.2001____Hüseyin UÇAR
  • Aysunum
    Aysunun ardından)
     

     

    Kıyan ne kalleşmiş cani avazlı
    Büyütmüştük seni Aysunum nazlı
    Gelinmi gidersin davullu sazlı
    İntizarmı aldın, felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu
     

    Kime sarılayım yok daha eşin
    Boynu bükük gezer sensiz kardeşin
    İçine atladın yanan ateşin
    İntizarmı aldın, felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu
     

    Bu ne vicdan ecel suyun içtiren
    On yedide yerim yurdum seçtiren
    Yüreğimiz tandır, ömrümüz ören
    İntizarmı aldın,felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu
     

    Anıların yaşayarak yazarım
    Senin değil yavrum benim mezarım
    Elim varmaz onu nasıl kazarım
    İntizarmı aldın,felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu
     

    Tıkandı nefesim hava alamam
    Her yer dümdüz olmuş yollar aramam
    Sensiz artık bu yurtlarda duramam
    İntizarmı aldın,felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu
     

    Yükseklerden uçar gurbetin kuşu
    Kırılmış kanadı kalkmıyor başı
    Düşman bile vurmaz böylesi taşı
    İntizarmı aldın,felekmi vurdu
    Kanlarım çekildi dizlerim durdu.
     

                     19/11/2003Karlslunde.
                                  Hüseyin  Uçar.

     

  • Duymadın beni
    Vardım başucuna dikildim durdum
    Beni işitmedin sorular sordum
    Kükredim. Feleği zincire vurdum
    Kemal Ayvazoğlu, duymadın beni
    Sevgili Muhtarım, görmedin beni.
     

    Yanyana yatıyor tanıdık adlar
    İnanın acımı ikiye katlar
    Dikildi karşıma güzel suratlar
    Kemal Ayvazoğlu, duymadın beni
    Sevğili Muhtarım, görmedin beni.
     

    Ne kadar söylesem yoktur faydası
    Sürmüş, ölüm ile yaşam kavgası
    Yüreğimde insanlığın sevdası
    Kemal Ayvazoğlu, duymadın beni
    Sevğili Muhtarım, Görmedin beni.
     

    Göğüsler üstünden yoldum dikeni
    Uzamış kökleri sarmış bedeni
    Ne eylesek getiremek gideni
    Kemal Ayvazoğlu, duymadın beni
    Sevğili Muhtarım,Görmedin beni.
     

    Kan sızar elimden sular mezarı
    Mezar taşlarından kurduk pazarı
    İşte bura muratsızlar diyarı
    Mehmet ağam neden duymadın beni
    Çoban ağam niçin görmedin beni.
     

    Az yaşa, çok yaşa sonumuz toprak
    Mevsiminde daldan düşüyor yaprak
    Gelir diye dönüp dönüp bakarak
    Garip Mehmet ağam, duymadın beni
    Çoban Mehmet ağam, Görmedin beni.
     

    Geride kalana, sabır metanet
    O: felektir kalleş, eder ihanet
    Yutar kara toprak,yoktur merhamet
    Kemal Ayvazoğlu, duymadın beni
    Sevğili Muhtarım, görmedin beni.
     

    İnan bu satırlar bir çare değil
    İnsan karşısında insanca eğil
    Hüseyin Uçarım, hem sev hem sevil
    Kemal Ayvazoğlu, duymadı beni
    Sevğili Muhtarım, görmedin beni.
  • Kovula- kovula
     -1-  Yüzü dönesi karanlık Yataklarda buldun beni Çöktün ümüğüme Kanlı düşlerle Ölü ruhlarla Yanyana koydun teni İşte o karanlıklardan O kavgalardan Kovula - kovula Bağıra - bağıra Yaralı bir aslan gibi Sığındım sana Ey! Aydınlık. Bir saat gibi kurul Bulanıksan durul Geceyle - gündüz Ruhumla - aklım Savaştalar Ağlamak Sızlamak yakışmaz Düzelt kamburunu doğrul Umutsuz  olmaz Sevenler Gülün  dikeni acıtmaz Kovula - kovula Kovmayı öğren Öyle hüzülü bakma Birazda diren Anlıyormusun Gözlerim Gözlerin gibi sabırsız Sahibini arıyor Biliyormusun... 09/01/2006..Hüseyin Uçar. 
  • YOK DERLER SEFİL
    Saldın yüreğime alı, alazı Bu nasıl kaderdir bu nasıl yazı Dilleri turnaydı bülbül avazı Aradım yurdumu yok derler sefil Kimlere emanet ettin barışı Gene bize değdi feleğin taşı Boynu bükük koydun kavim kardaşı Aradım evleri yok derler sefil Sığmadın bir yere kadersiz emmim Okyanusta bile yol almaz gemin Seni unutamam ederim yemin Aradım yurdumu yok derler sefil Bir ömür göçmendin yurtsuz yuvasız Çorbalar içtin yağsız tavasız Vergiler ödedin dağsız ovasız Yokladım yurdumu sen yoksun sefil Dilerim ki kısa ömrün çağ olsun Her gördüğün bozkır değil dağ olsun Emmim göçmüş yavruları sağ olsun Ararım sorarım yok derler sefil Kuru söğüt nöbetçisin yitirdi Sefil emmim yaraların bitirdi Dedem oğlun bizden aldı götürdü Ararım sorarım yok derler sefil Nere varsam her yerlerde izin var Her ezgide bir satırlık dizin var Her mecliste konuşulur sözün var Çınlar kulağımda avazın sefil Kurumuş yapraklar eğilmiş dallar Sarmış kara toprak kapanmış yollar Hüseyin halini anlayan anlar Aradım yurdunu sen yoktun sefil.
     
    16.11.1994 / Hüseyin Uçar
  • TAŞATANIM
    Bir haldan bilmezi, övdükçe övdüm Gizli sırrım ortalara dökemem Hem boynumu eğdim, hemide sevdim Adını kalbime kazdım sökemem... Bir kez dile gelse, yollar meydanlar Bu kalbin sesini duyanlar anlar Beni kınamayın sevgili canlar Onu atıp gurbet ele gidemem... Yalvardım yakardım, vermedi eli Adım aptal kondu, soyadım deli Bırakmaz peşimi, bu aşkın seli İstesemde başka yöne akamam.... Bu kadar siteme, dayanmaz yürek Dolaylı değildir, emirler direk Seviyorum onu, söze ne gerek Taşatanım başkasına bakamam.... 08/01/2011.Hüseyin Uçar.
  • YARALAR İNİLER
    Gidiyorum sevdiceğim arama Artık saçlarını tel tel tarama Söndürürse tuz basarım yarama Yaralar iniler teller iniler Kırk yıl oldu hep peşinde dolandım Ömür oldum yar ömrüne ulandım Nasıl oldu yalanlara inandım Yaralar iniler diller iniler Bir arsa vermedin koca ovadan İşlev bitti deyip kovdun yuvadan Can çıkmadan dönmem gülüm davadan Yaralar iniler güller iniler .                                            9.8.1998 / Hüseyin Uçar
  • BİZİM İLİN
    Bizim elin doğasına benzemez Kalk gidelim gardaş sılaya doğru. Mor menekşe, kekik kokuyor dağlar Kalk gidelim gardaş sılaya doğru. Yabancı kapılar acı özlemi Gerçeklere sadık ozan kalemi Adasalar bize koca alemi Kalk gidelim gardaş sılaya doğru. Bizim yaylaların şifadır suyu Mehmet’e benzemez bunların huyu Nere gitsek bize kazılır kuyu Kalk gidelim gardaş sılaya doğru. Unutulmaz dağı, taşı, ovası Anadolu’m keder, tasa yuvası Derinleşir Hüseyin’in yarası Kalk gidelim gardaş sılaya doğru. 03.05.1974 / Hüseyin Uçar