Skip to content

Şiirler

  • KONUŞUN ANILAR

    Bildiğim illeri yokladım geldim
    Bütün karaları akladım geldim
    Aşkımı bağrıma sakladım geldim
    Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

    Bahar gelmiş doğa kucak açıyor
    Gönül havalanmış coşku saçıyor
    Canım dediklerim benden kaçıyor
    Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

    Soran olmaz benim nedir muradım
    Yıllar yılı bir dost sesi aradım
    Akşam sabah hüzün bastı kanadım
    Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

    Kilomuzu şimdi zamlar tartıyor
    Herkes birbirini alıp satıyor
    Gamlı yaslı bir sürüye katıyor
    Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

    Nedendir bilinmez dinmez fıtına
    Taşatanı küstürdüler bahtına
    Hoyratları oturttunuz tahtına
    Konuşun anılar, şimdi nerdeyim?

     

    26/03/2011. Bağevi. Hüseyin Uçar..

  • İNCE BELLİ CELYANIM
    Aşkın ocağında kavurdun, yandım
    Seni şu ömrümün baharı sandım
    Çektirdin sevdiğim acıya kandım
    Ne çiçeğim, arım, balım kalmadı
     

    İnsafın yok mudur yeter yakartma
    Baharın seline göz yaşım katma
    Aşığın sözünü yabana atma
    Daha yürüyecek yolum kalmadı
     

    Bağışla sevdiğim gülüm gülcanım
    O güzel gözlere inan hayranım
    Selvi boylu, ince belli ceylanım
    Daha yalvaracak halim kalmadı
     

    1.12.1998 / Hüseyin Uçar

  • BUDA GEÇER BİLİRSİN
    Yüreğime akar gözün yaşları Seven elbet bahar eder kışları Güzel olan güzel eğmez kaşları Bu da gelir, bu da geçer bilirsin Göz açar yumarsın bir ömür geçer Çalışır çabalar yemeden göçer Kahpe felek bir gün ektiğin biçer Zaman gelir eken biçer bilirsin Sökülmez köküyle bir köklü kütük Her yerde aranır değerli yitik Dönersin yurduna, yolunmuş tiftik Bu dünyaya, konan göçer bilirsin.                                    15.1.1998 / Hüseyin Uçar
  • BERİ GEL
    Gülüşüne, sözlerine kandığım Muhabbet’le, saygı ile andığım Sen açtın sevdaya, gönül sandığım Gülüşlerin, içten ise, beri gel. Göz yaşların, altın olsun ağlama Dilde türkü, kucağımda bağlama Aşk değilse, hiç kendini zorlama Öpüşlerin,içten ise, beri gel. Seviyorsan, çul olurum altına Çıkarırım, seni arşın katına Güller takam, gerdanına, saçına Alkışların, içten ise, beri gel. Yeni değdim dersin, yirmi yaşına Gelinlik poşusu, takam başına Samimi değilsen, üzme boşuna Bakışların, içten ise, beri gel. Kimselere diyemedim, adını Yurt tutalım, şu dağların ardını Bunca yılın, çıkaralım tadını Alkışların, içten ise, beri gel. Aşık defterine, adım yazdırdın Sönük duygularım, bana sezdirdin Mecnun ettin, ardırsına gezdirdin Nakışların, içten ise, beri gel. 11/12/2006 Hüseyin Uçar.
  • Vurulur gider
    Nice suçsuzlar suçlu sanılmış Zulmün zincirine sarılır gider Yıllar sonra Pir Sultan’ım anılmış Saygıyla kavgası anılır gider Kimi ünden olur, kimisi candan Yalanın binası kurulur yandan Sokaklar sel oldu geçilmez kandan Nice koç yiğitler vurulur gider Zulüm olur, sitem olur zatına Yükselir ulaşır arşın katına Cana kıymak gidiyormuş tadına Kardeş kardeşine kırılır gider Hüseyin gerçeği siler mi gözden Yalanla planla düşer mi yüzden Yüzyıllar usandı vahşiler sizden Gün olur yaralar sarılır gider. 8.6.1975 / Hüseyin Uçar
  • LAKLAK
    Şöyle dönüp baktım, nasıl duruma Cevap alamadım, hiç bir soruma Hasret gidermeye, geldim Çoruma Kaderin kısmetin, girdik koluna Ne ortam var, ne araç var Bir yangın var, bir kıraç var, Ahkam keser, demir Leydi Laklakta, laklak Dönde bir yol, ardına bak, Gelen mi var, giden mi? Bir boşuna koşturmaca Geldik gittik onkez haca Zehir kusar, her bir baca Kapıldık duygu seline Kim ne derse, çıkmaz ıkım Yıkım üstüne yıkım Ahkam keser, demir Leydi, Laklakta, laklak Dönde bir yol, ardına bak, Gelen mi var, giden mi? Kara saban alır evlek Dilek ağacında dilek Yazmış çizmiş, böyle felek Azrailin adı melek Ne tarla var, ne çarık var Düşmü yoksa, bütün bunlar Yüreğimden kan sızıyor Ahkam keser, demir Leydi Laklakta, laklak Dönde bir yol, ardına bak, Gelen mi var, giden mi? Düşlerime kurşun yağar Bakışlarım delik deşik Öküzün boynunda küre Oda sallar, şıngır, mıngır İşte her şey, çok değişik Bak göründü, kapı eşik Kader midir, keder midir, Ahkam keser, demir Leydi Laklakta, laklak Dönde bir yol, ardına bak Gelen mi var, giden m,? 16/01/2010.Çorum.Hüseyin Uçar.
  • DUYURMAM GEREK

    Bam telimiyim ki, gerdiniz beni Yurdumdan yuvamdan, sürdünüz beni Üvey evlat gibi, gördünüz beni Sağır kulaklara, duyurmam gerek...

    Hangin  söyleyim, her sözün yalan Milli değerleri ettiniz talan Açlık ve sefalet, bu halka kalan Bütün canlıları, doyurmam gerek...

    Gözlerim dinlenir, düşlerim koşar Umulmadık anda, dağları aşar Irmaklarım akmaz, dereler şaşar Bu işin ehlini, çağırmam gerek...

    Santıral mı kurur, baraj mı yapar Verdiği sözlerin hepinden kopar Kendine değil şeytana tapar Taşatan diliyle, bağırmam gerek ...

    16/03/2011.Hüseyin

    Uçar.
  • Köprüler kuruyordum
    Sarınmıştı karanlıgı yeryüzü
    Donatmıştı gökyüzünü
    Yıldızlar
    Bense anılardan köprüler kuruyordum
    Sevdamı
    Heycanlarımı
    Coşkularımı arıyordum
    Durgun sularda halkalar
    Çizerken balıklar
    Gene uzaklarda
    Savaşlar 
    Acılar yaşanıyordu
    Acıların ortasından
    Yükseliyordu agıtlar
    Ve yine  sevdalıların yüreği
    Alev alev yanıyordu
    Sabırsız, aceleciydi yıkımlar
    Cebi doluyordu birilerinin
    Oysa dilsiz
    Sessiz şarkılar
    Söylemeliydi gözler
    Sözler
    Bitmemeliydi 
    Çogalmalıydı.

    Adını bilmediğim gezegenden
    Bizim gezegene
    Konuyordu uçan daireler
    Ve gecenin ayazında birlikte üşüyorduk
    Yıldızlar çıblak bedenlerine
    Sarınacak birşeyler arıyordu
    Ve ben
    Yorgan
    Döşek
    Miskokulu çamaşır
    Vermek istiyordum
    O bedenlere
    Geceydi
    Gidenler dönüşsüzdüler
    Güzeller gülüşsüzdüler
    Ben gibi seyir defteri tutup
    Karanlığa masal okuyordu birileri
    Ve birileri tutkularını anlatıyordu
    Yazdığı mektubun
    Bir kopyasını okyanusa atıp
    Şaşkın şaşkın izleyen
    Balinalara bakıyordu
    Söken şafağı farkedememişti rüyadakiler
    Yavaş yavaş ortalık agarıyordu
    Ve ırmaklar
    Denizlere ulaşmak için
    Bizden çok enerji harcıyordu
    Ve yine sevdalıların yüreği
    Alev alev yanıyordu
    Sabırsızdı
    Aceleciydi yıkımlar 
    Cebi doluyordu birilerinin
    Oysa dilsiz
    Sessiz şarkılar
    Söylemeliydi gözler
    Sözler
    Bitmemeliydi
    Çogalmalıydı.

    Ve birden bire
    Güneşin hışmından korkar gibi
    Otadan kayboldular
    Oysa ben sesiydim onların
    Dağlar dağarcıgım
    Ovalar soframdı
    Birlikte oturur kalkardık sofradan
    Ve yanyana yatardık
    Hayat doluydular
    İmikleriyle
    Sapanla destan yazdılar
    Kurşunlar
    Bombalar
    Vızır vızır geçerken yanlarından
    Yerle, gök
    Kırgın gibiydi birbirlerine
    Bir yerlerden sesler geliyordu
    Fırsat bulsalardı
    Ölmeden önce
    Bir başka gezegene göçeceklerdi
    Ve bu gelen ses
    Hayatı boğanların sesiydi
    Elleri gibi
    Kanlıydı sesleride
    Ben gene gezgindim
    Sessizliğimde
    Ne son sözümü söylemiştim
    Ne son satırımı yazmıştım
    Nede son yolculugumdu bu
    Bir türlü yıkamıyordum yazğıları
    Değiştiremiyordum
    Akışını tarihin
    Ve yine
    Sevdalıların yüreği
    Alev alev yanıyordu
    Sabırsızdı Aceleciydi yıkımlar 
    Cebi doluyordu birilerinin
    Oysa dilsiz
    Sessiz şarkılar
    Söylemeliydi gözler
    Sözler bitmemeliydi
    Çogalmalıydı..

    23/10/2003 Karlslunde.              
                  Hüseyin Uçar.
  • Dinle Şaşkın
    Ara dedim aramadın Hiç bir işe yaramadın Yaraları saramadın Hala aynı’mı havalar Melhem olmuyor dualar Yıllar yılları kovalar Bir sözümü dinle şaşkın Mantığı olmuyor aşkın.. İnanmadan deme budur Sevda pınar yaşam sudur Ölüm gelir ister kudur Övüldükçe kaçtın benden Emek terdir akar tenden Saygılar beklerim senden Bir sözümü dinle şaşkın Mantığı olmuyor aşkın.. İstedim akam deryaya Kök salıp gelem dünyaya Aldanıp kaldım rüyaya Yüreğim döndürdün köze Yokuşlar dönüşsün düze  Bir gün gelelim göz göze  Bir sözümü dinle şaşkın  Mantıgı olmuyor aşkın..  15/01/2006 / Karlslunde.                   Hüseyin Uçar.
  • Bahar Yüzlüm Nerdesin?
    Baka baka göz yoruldu, öz doydu
    Ata ata öz soyuldu, söz koydu
    Yaka yaka köz koyuldu, yüz oydu
    Ak gerdanlım, erik gözlüm nerdesin?
     

     İncite,  incite, bıkmadın bile
    Yakarttın, koşturdun, bakmadın bile
    Gül verdim yakana takmadın bile
    Dudu dillim,doğru sözlüm nerdesin?
     

    Salınışın çeker, bakış büyüler
    Gerdan baş kaldırmış düğme yeniler
    Sanki rüzğar ikizleri ninniler
    Bal dudaklım, bahar yüzlüm nerdesin?
     

    Havalanmış yol alıyor Turnalar
    Senin gibi doğurmuşmu Analar
    Sakın bakma gülüm, çatlar Aynalar
    Al yanaklım, sevda özlüm nerdesin?
     

    20/5/2004 DK.Hüseyin  Uçar.