Skip to content

Şiirler

  • İlke yaşam
     

    Dünya canlının duragı
    İlki annenin kucagı
    Koşa koşa varacagı
    İlke yaşam, sonum, malum.
     

    Yurtlarımdan biri evim
    Onu kurmaktır görevim
    Sarındıgım, sevda, sevim
    İlke yaşam, sonum, malum.
     

    Ugurlar gelen gideni
    Çıkarlar kavga nedeni
    Yorur, beyini, bedeni
    İlke yaşam, sonum, malum.
     

    Arar arkadaş akranı
    Kendi belirler oranı
    Doga döşegi, yorganı
    İlke yaşam, sonum, malum.
     

    16/9/2004 karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

  • Evren bende, ben evrende başağım
    Zaman zaman göz önülden kaçıldım Tohum oldum topraklara saçıldım Yağmur yağdı, güneş vurdu açıldım Evren bende, ben evrende başağım Gelene geçene yolum, kavşağım.
    Baharla büründüm yemyeşil dala Arının kanadı sürtünür bala Kavşağı dönünce görünür sıla Evren bende, ben evrende başağım Gelene geçene yolum, kavşağım.
    Çiçek oldum gerdanlara takıldım Ayna oldum güzel göze bakıldım Doğada’ki ölçüt olan akıldım Evren bende, ben evrende başağım Gelene geçene yolum, kavşağım.
    Aldım ayakkabım, çıktım kavağa Akar suydum akıp doldum savağa Zaman oldu yol gösterdim ben çağa Evren bende, ben evrende başağım Gelene geçene yolum, kavşağım.
    19/3/2007 Karlslunde/Hüseyin Uçar.
  • Doğum günü anısına
    Elele halay çekelim Sümbül ekip, gül dikelim Yorgun yılları, silkelim Kutluyorum, bil Emm’oğlu... Biz değiliz yıllar yorgun Saç kıralmış, beniz solgun Hiç bir şeyden, yoktur korkun Yakışıyor. Gül Emm’oğlu... Yaşayasın, seyri sefa Ozan dili yapar cefa Enerji saçan, etrafa Ölçen, tartan, dil Emm’oğlu... Yegenler toplu başında Neler yok, gönül çarşında Arzuların, bul karşında Tasaları, sil emm’oğlu... Muhabbetler, özle olur Sıcak kalpler, sözle dolur Arayanlar, bir gün bolur Ara sıra, gel Emm’oğlu Bitmez dünyada kaygılar Sen ne desin, ne algılar Amcam-Yengeme, saygılar Yağmur’unan, sel Emm’oğlu... Nasıl başladım, tarife Her şey ayandır, Arife Kutluyorum, Ercan Efe Bu kıvamda, kal Emm’oğlu... Taşatanı, yerindirin Dramı ağır, Şakirin Kapısı açık, fakirin Gel her zaman, çal Emm’oğlu... 29/01/2007 Karlslunde.Hüseyin Uçar..
  • KÖYÜMÜZ
    Günden güne kayıp verir köyümüz Bir bir kapanıyor orda evimiz Parçalandık fayda vermez sevi’miz Gazele dönmüşüz kovalar yeller Acımız bilmeden gülüyor eller Dedem, ebem, amcam, şimdi de yengem Hedefsiz yürürüm bozuldu dengem Kimseye değil feleğe öfkem Gazele dönmüşüz kovalar yeller Köklü kütükleri kopardı seller Bir ömür gülmedin yengem Güleser Tanrı güldürmezse Peygamber küser Yoksula her gelen bir ceza keser Gazele dönmüşüz kovalar yeller Gözlerim arıyor yaşlıdır diller Gizemi yok artık kenar köşenin Sefile aşikar hali Ayşe’nin Zerresi kalmadı bizde neşenin Gazele dönmüşüz kovalar yeller Gözüm gibi ağlar sinemde teller.                                        23.12.1999/ Hüseyin Uçar
  • Kalem
    Ölü mezarını kazmaz Kadı kararını bozmaz Sanılmasın kalem yazmaz Elem boğar kalem coşar Ölen ölür çoğu suçsuz Pis bir urgan elde uçsuz Kalsın bir müddet sonuçsuz Çilem ağar kalem şaşar Duygu teper iğnesi dil Hüseyin gerçeğe eğil Koltuk halkın, sizin değil Parmak ılmaz kalem koşar. 10.7.1976 / Hüseyin Çoşar
  • DÖNELİM GÖNÜL
    Herkes ölür ölsen nolur Çağırınca gelsen nolur Yaptığını bilsen nolur Kalk yurda , dönelim gönül. Yurdum dersin yurdun mu var Gel diyecek ardın mı var Açık söyle dernin mi var Kalk yurda dönelim gönül. Alışmışsın ah etmeye Yürü diyince gitmeye Varımızı üğütmeye Kalk yurda dönelim gönül. Burda sabah ötmez kuşlar Kime baksan yıkık kaşlar Yerinde ağırdır taşlar Kalk yurda dönelim gönül. Artık bitmiş burda hazlar Kış gibi geçiyor yazlar Andıkça yüreğim sızlar Kalk yurda dönelim gönül. Kumru sesin yitirmeden Ecel alıp götürmeden Benliğimiz yitirmeden Kalk yurda dönelim gönül.
     
    27-05-2007-Karlslunde.                  Hüseyin Uçar.
  • İSYANLARA HAZIRIM BEN
    Alışmadım yağa bala Altmışında düştüm yola Bunca zaman dola dola İsyanlara hazırım ben... Çatı çökük, yıkık duvar İnsan değil görür davar Nere konsam, ordan kovar İsyanlara hazırım ben... Hiç olmadım öfkeye kul Omuzlarda oldum davul Acımadın sende oğul İsyanlara hazırım ben... Göksüm yara, yarık kaşım Zehirdir ekmeğim aşım Nasıl yaşam, de gardaşım İsyanlara hazırım ben... İstersen sus, ister parla Devam et sabrımı zorla Ektin biçtin, sandın tarla İsyanlara hazırım ben... Eşit dagılmıyor haklar Benimkin, kendine saklar Etrafım çevirmiş yoklar İsyanlara hazırım ben... Konuşsana, Ali, Veli Cebimizden çıkmaz eli Zaten benim, adım deli İsyanlara hazırım ben...
    05.06.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.
  • İnsan
    Bunca yιl boy verdi insan Her çağda oy verdi insan Yιlmadι soy verdi insan Çağlar insan, tarih insan Önde gelen iman okur Güçlendikçe yaman okur Tanrιlaşιr ferman okur Tarif insan, arif insan Farklι farklι yolda yürür Hemi sağda, solda yürür Bir toporaksιz yolda yürür Kul yapιlι, Mevlâ insan Kimi uzaya yürüyor Kimi görünmez görüyor Kimi yaşarken çürüyor Hayal tapulu yol insan Karιştιrιr safι safa Hep güldürür yormaz kafa Gιda içirmiş yulafa Derdi sefa, çoktur insan 28.01.2003____Hüseyin UÇAR
  • SEVDİĞİM HADİ DESİN
    Öfke baldan tatlıdır Cehizlerin katlıdır Taşıt falan istemem Benim gönlüm atlıdır Yarsiz geçmiyor günler Bir başlasın düğünler Sevdiğim hadi desin Baba seni kim dinler Her Cuma pazar durur Yiğidim pazar kurar Sevdiğim hadi desin Dağlar evimiz olur. 8.5.1985 / Hüseyin Uçar
  • Mahmut Tunaboyluya.1.
    Seni sordum bulutlara Kirazlara ve dutlara Son durak olan yurtlara Acelen ne idi gardaş Üzdün gittin can ağları Güldüremedik sağları Yaslıdır Çorum bağları Acelen ne idi yandaş Hep düşündün ince ince Güç yetmez ölüm gelince Göçtün gene bizden önce Acelen ne idi ildaş Yandın halkın hevesine Kapılamadın hiç nefsine Baş sağlığı ailesine Acelen ne idi dildaş Anadolu otağında Yeşerdin dostluk bağında Tam da verimli çağında Acelen ne idi yoldaş Düşlerin mi ayak çeldi Ne diyelim alan geldi Bu ayrılık sinem deldi Acelen ne idi candaş Aile yapın bilmiyorum Hiç çağırma gelmiyorum Kalleş ölüm sevmiyorum Acelen ne idi sırdaş Halkım deyip yelip durdun Hedefiydin kuşun kurdun Ömür boyu soru sordun Acelen ne idi haldaş Hiç yıkmadın yuva yaptın Hakka ve emeğe taptın Enine boyuna çaptın Coşkulu ırmaksın seldaş Yaşadığın çevre dardı Ömür boyu sitem vardı Kara toprak nasıl sardı Kocaman yürekli dindaş Önde iken görünmezdin İçe atar yerinmezdin Ölürüm der sürünmezdin Sen çağdaş kalemli andaş Düşü bile paylaşırdın Haklı ile dolaşırdın Sanki arı bal taşırdın Sen damak tadıydın baldaş Yolsuz yollar yürüyordun Kim ne işler görüyordun Biz giderken geliyordun Ben insana derim kandaş Emziren anaydı döşün Sevecen candan gülüşün Uluya benzer gidişin Ben sensiz yalnızım Handaş Ödüllerle yaptın yankı Kaleminle ezdin tankı Mahmut’un olmalı farkı Bizleri çok üzdün bildaş 10.01.2003____Hüseyin UÇAR