Skip to content

Şiirler

  • GÜLÜN ARDINDAN
    Mateme boğuldu düğün töreni
    Sağır dilsiz etti duyup göreni
    Davet eylemiştik dostu yareni
    Türklerin bacısı Gül’ümüz nerde
    Vurulmuş yatıyor hanımlar yerde

    Havadan tepeye kurşunlar yağdır
    Bre ilkel söyle bu hangi çağdır
    Tepe değil kayıp bir koca dağdır
    Öğrencisi bekler öğretmen yoktur
    Bu göçmen topluma bu acı çoktur
     

    Sormadık kalmadı bu vahşet niye
    Haydarcan ağlıyor nerde annem diye
    Annesin gönderdik tabutla köye
    Başlayan düğünün sevinci nerde
    Hanımlar vurulmuş yatıyor yerde


    At’ın üstündeydik kuduz daladı
    Dile geldi dağlar taşlar ağladı
    Düğün mü, matem mi yürek dağladı
    O kültür köprüsü Gül’ümüz nerde
    Halayları kuran elimiz nerde
     

    Yazmaya günlerdir ellerim varmaz
    Şehit mi, kurban mı hiç kimse sormaz
    Kişilikler kalır bedenler kalmaz
    Hani yirmi yaşlı Fatma’mız nerde
    Vurulmuş hanımlar yatıyor yerde
     

    Kolay mıdır haber olduk basına
    Kim katılmaz güzel bacım yasına
    Arar gözlerimiz olmuş aşina
    Levent’in, Bülent’in anası nerde
    O gül benzi solmuş yatıyor yerde
     

    Baş sağlığı Battal, Urfalı Mehmet
    Düğün halayında koptu kıyamet
    Zalim kurşunlarda yok mu merhamet
    Önca yaralının acısı nerde
    Kanlara belenmiş yatarlar yerde
     

    Ne kaderdir ne de alın yazısı
    Sade gösterişte insan bazısı
    Kör eder anayı yavru sızısı
    O murat almayan Fatma’mız nerde
    Anayı babayı gark eder derde...

    6.1.1996 / Hüseyin Uçar
  • MÜZEYYENİM
    Müzeyyen yürümüş değmiş yaşına
    Güller takın gerdanına kaşına
    Sevği katın ekmeğine aşına
    Müzeyyen’im,sefa geldin, hoş geldin.
     

    Bak kurulmuş muhabbetin sofrası
    Çağlar sürsün, güzelliğin havası
    Bu yürüyüş ailemizin sefası
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin,
     

    Ova  mahsülüyüm, orman yeliyim
    Yağmur bulutuyum, duygu seliyim
    Dokunmayın bana, bu gün deliyim
    Müzeyyen’im sefa geldin, hoş geldin.
     

    Ne kadar içtendir can oğlum elin
    Mutluluk getirdi haneye gelin
    Sesin kanaryadan, bülbülden dilin
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    Bu güzel tabloyu, yüz yıla yayın
    Büyüğü, küçüğü, daima sayın
    Gönüllere kurduk, köşkün, sarayın
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    Oğlumla gelinim, kurulsun başa
    Doğum günün kutlu olsun, çok yaşa
    Düz olsun yolların dokunma taşa
    Müzeyyen’im, sefa geldin, hoş geldin.
     

    28/01/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

  • YARAN DERİNLER
    Ağlayıp sızlama, cananım benim Üzüntü öldürmez, yaran derinler.. Unutmam sevdamı, çürüse tenim Ben yanarım amma, gölgem serinler.. Beni sevmeyene, bir ömür yastım Aşkın ağacına, sazımı astım Bu gün, yarın derken, altmışa bastım Yıllar baskı yapar, sinem iniler.. Yorulmaz ki zaman, zamanı yorsak Bilinmez ki canım, nerede dursak Sorular çoğalır, ömüre sorsak Ne ömür dinler, ne zaman dinler.. Doluşur anılar, belleğimize Hücüma geçerler, yüreğimize Kelepçe vururlar, bileğimize Hüseyin Uçar, vardı desinler...
    27.11.2009.Hüseyin Uçar.
  • SÖYLER MİSİN?
    Bölmüşsün sen genç ömrümü Söyler misin, necisin sen? Kopardın gonca gülümü Söyler misin, necisin sen? Ahraz mıyım, dönmez dilim İş tutmuyor niçin elim Yaşım yirmi, kambur belim Söyler misin, necisin sen? Suçum nedir tuttun taşa Taşlar yağdı gökten başa Değer misin bu uğraşa Söyler misin, necisin sen? Misafirmiş gençlik çağı Viran şimdi gönül dağı Rüyama düşen kırağı Söyler misin, necisin sen?                            Hüseyin Uçar
  • Devamı benim
    Yürü gel kardeşim yoluna devam
    Mahşere dek sürer zalimle kavgam
    İçmişler suyunu boş durur kovam
    Çeşmeler doldurmaz kovamı benim
     

    Sakın atma bu sözümü yabana
    Öküz diye beni koşar sabana
    Şikayet ediyor Allah babana
    Kavganın yaşamın devamı benim
     

    Hüseyin’im bu türkünün yazarı
    Her yerde bellidir garip mezarı
    Bana değer gözcülerin nazarı
    Kimse kovalamaz davamı benim.
     

    10.10.1976 / Hüseyin Uçar

     

  • ÖFKENİN ADI BALDIR
    Fidanı yaralarlar
    Derdini sıralarlar
    Bu dünya nasıl dünya
    Yiğidi paralarlar
    Yar ey, duy ey, gör ey!
     

    Öfkenin adı baldır
    Uyanda başın kaldır
    Bu dünya nasıl dünya
    Her yana giden yoldur
    Yar ey, gör ey, duy ey!
     

    Şu dağlar kesit kesit
    Bazan vermiyor geçit
    Bu dünya nasıl dünya
    Bir şey kalmıyor sabit
    Yar ey, gör ey, duy ey!
     

    Sulak toprağın kıraç
    Taze kana ihtiyaç
    Bu dünya nasıl dünya
    Hem gözüm hem gönlüm aç
    Yar ey, duy ey, gör ey, gel ey!
     

     8.8.1984 / Hüseyin Uçar
  • YÜKSELİYOR
    Gençleşiriz ömrümüzde Yıllar vardır önümüzde Sosyalizim günümüzde Yükseldikçe yükseliyor Emperyalist evresi dar Sıkıştıkça verir karar Reforumu kime yarar Emek her an yüceliyor Geriniyor başı tutan Elsırtından yiyip yatan Sade senin sanma vatan Vurgunları inceliyor. 08/08/1978 Hüseyin Uçar.
  • DEDE GELMİŞ
    Kimliksiz bir, Dede gelmiş
    Dede değil bir muhbiran
    Kendinden gayriyi silmiş
    Yalana, kılıf uyduran...
     

    Ummanda görmez denizi
    Kayıp etmiş, yolu izi
    Kapı kullar, dizi dizi
    Düşü, düşleri donduran...
     

    Sadece hayal görüyor
    Başına çorap örüyor
    Özüne kara sürüyor
    Kendi, ayağın kaydıran...
     

    İzzetullahtan, el almış
    Kavganın kapısın çalmış
    Sözleri havada kalmış
    Gece, gündüzü saydıran...
     

    Cem evine mescit sokar
    Kültürün, kimliğin yakar
    Güdülmezse, yalnız korkar
    Sözü, bozkırı andıran...
     

    Saptırıyor felsefemi
    Bu kültür size kölemi
    Yezide benzer söylemi
    Halkı yalanla kandıran...
     

    Yüz yıllardır asimile
    Artık tarih gelir dile
    Ders olmamış, Sivas bile
    Atasını, dolandıran...
     

    Doktor dağlama yaremi
    Zaten yaktılar sinemi
    Yaralıyor her eylemi
    Taşatan sana saldıran...
    23.01.2009.KBN.Hüseyin Uçar.
     

  • BU GÜN DÜNYA ŞİİR GÜNÜ
    Bugün Dünya Şiir Günü

    Güzelim

    Al beni kanatlarına uçalım

    Dolaşalım atlasında şiirin

    Diyar diyar

    Oymak oymak

    Kent kent

    Yayla yayla

    Seyredelim Karadenizi

    Uçalım üstünden Akdenizin

    Selamlayalım Torosları

    Yunus’tan

    Pir Sultan’dan

    Dadaloğlu’ndan

    Nazım’dan

    Dizeler mırıldanalım

    Gezinelim derinliklerinde

    Duygunun

    Konalım taç yapraklarına

    Çiğdemin

    Menekşenin

    Papatyanın

    Kardelen baharımız olsun

    Karacoğlan sevdamız

    Yücelsin türkülerimiz

    Sazında Aşık Veysel’in

    Sürelim destanlaşan

    Gönül tarlamızı

    Ekelim hüzün yeşersin

    Başkalaşsın bakışlar

    Dizeler başkaldırsın

    Kitaplaşsın gizem

    Gezinelim atlasında şiirin

    Kalmasın yaşanmadık özlem

    Unutalım ayrılığı

    Söz edelim sevgiden

    Tarayalım tel tel

    Saçlarını şiirin

    Seyredelim

    Okyanus derinliğinde

    Gözlerini sevgilinin

    Açılsın bütün perdeler

    Gülücükler eksilmesin

    Yanaklardan

    Başı boş akmasın ırmaklar

    Sulasın tarlaları

    Yeşersin kıraçlar

    Gülsün bıyıkları

    Altından köylümüz

    Verelim el ele
    Yok edelim çaresizliği
    Doğururken ölmesin
    Analarımız
    Bacılarımız
    Yepyeni hayatlar sunarken bize
    Al beni kanatlarına güzelim
    Dolaşalım atlasında şiirin
    Göz kırpsın dalda yaprak
    Tohuma duran toprak
    Oğlum ol
    Kızım ol
    Yarim ol
    Sana söz veriyorum
    Unutacağım kötü huylarımı
    Uzat

    Ver ellerini

    Un ufak olmadan hayallerim

    Dolaşalım atlasında şiirin.

     

    21.4.1998 / Hüseyin Uçar

  • İNSAN KALMAK
    Kırılan ağacı sardıramazsın Kimselere kıyıp kırdıramazsın Bu kadar yükü kaldıramazsın İnsan kalmak, kolay degil canlarım... Her olur olmaza, sevilemezsin Yerine övünür, övünemezsin Her rüzğar önünde eğilemezsin İnsan kalmak, kolay degil canlarım... Bir bilen olursa, dillerim susar Kükremiş yanardağ, alevler kusar Farkında olmazsın, dünyanı sarsar İnsan kalmak, kolay degil canlarım... İhtiyacım vardır, aklı evele Hayali unutup, tutsak elele Nolursun ozanım,  gel dokun tele İnsan kalmak, kolay degil canlarım... Bazan önleyemem, sabırlar taşar Nasıl yaptığına, kendide şaşar Koşullar ne ise, benimser yaşar İnsan kalmak, kolay değil canlarım...
    20/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.