Skip to content

Şiirler

  • Doktor bey
    Bilerek gel beni salma mezara Meteliğim yoktur sorma doktor bey İhtiyacım yoktur benim azara Ben de vatandaşım yıkma doktor bey Görme gel parayı insandan yüce Yavrular ağlıyor gündüz ve gece Ben fakirim nolur görünme güce Bir de defol diye vurma doktor bey Bir inekle inan bir de keçim var Onların sütüyle zor güç geçim var Mezara gidecek bir de göçüm var Ondan gayri naney yorma doktor bey Ton ton derdim vardır gerisi hava Altı nüfus durur tek oda yuva Kırlarda gezerim zenginin ova Bak derdime aman durma doktor bey Ben razıyım elbet gelse ölüme Selam söyle benden o aç gülüme Gel bırak da kavuşayım evime Gözlerime perde germe doktor bey Hüseyinim kalmaz yavrumun ahı Zor güç getireydik bugün sabahı Vicdanın dağlamış viskiyle rakı Ben de bir insanım gülme doktor bey.   17.2.1975 / Hüseyin Uçar
  • KUSURUN GÜNAHIN
    Sevdigim sen beni, yalancı sandın Kimlere aldandın, kimlere kandın Kelleyi koltuğa, aldın dolandın Kusurun, günahın, boyundan büyük.. Sevdadan büyükmüş, paranın yüzü Yokuş ettin bana, ovayı düzü Kimseye geçmiyor, yoksulun sözü Kusurun, günahın, boyundan büyük.. Ah edene, mazlumlara, kıyamam Kimsenin gözünü, boşa boyamam Kulaklarım sagır, ettin duyamam Kusurun, günahın, boyundan büyük.. Taşatanın, bir adıda kanara Yasladın bir ömür, kuru çınara Varmıyım, yokmuyum,ittin kenara Kusurun, günahın, boyundan büyük..
    01-02-2008 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
  • Huy güzeli
    Aldanamam görünüşe Hayal meyal girme düşe Son verelim bu gidişe Kırk gün olmaz, huy güzeli Güzellik yaşar ezeli. Canlı hayat bulmuş suda Dolandırır kan uykuda Ölü duyular kuyuda Kırk gün olmaz, huy güzeli Güzellik yaşar ezeli. Her ormanın alıc’olmaz Her güzellik kalıc’olmaz Adaletin kılıc’olmaz Kırk gün olmaz, huy güzeli Güzellik yaşar ezeli. Elini  aldım elime İsmi yapıştı dilime Seviyorum tek kelime Kırk gün olmaz, huy güzeli Güzellik yaşar ezeli..  23/5/2004 Karlslund/Hüseyin Uçar..
  • GEL SABREYLE
    Anne, baba, yavru daha ziyade
    Burnuma tütüyor yar, deyip gittin.
    Gurbet elde garip kaldın piyade
    Yanıyor yüreğim kar, deyip gittin.
     

    Hasretliği sağlığına bağışla
    Gel sabreyle bu yıl burada kışla
    Aran nasıl gözlerinde yağışla
    Seli andırıyor var, deyip gittin.
     

    Hüseyin dostuna, saygı sunarak
    Ayrıldı sıladan içten yanarak
    Her işin başında canlar anarak
    Ayrılık çekilmez zor, deyip gittin.
     

    28.04.1974  Hüseyin Uçar
     

     


     

  • DÜŞÜNDÜRÜR
    Aya baktım gözüm gibi Yıldız salkım üzüm gibi Hüzün çökmüş özüm gibi Beni her an düşündürür Yaylası var çeşme oluk Yakmış güneş her şey soluk Yeryüzü bir sünger suluk Beni her an düşündürür Her ay başı hilalleşir Ay ortası hep netleşir Ay sonunda bütünleşir Beni her an düşündürür Artık adını koyalım Geceye soru soralım Konuşan bir ses duyalım Beni her şey düşündürür.
     
    17.8.1997 / Hüseyin Uçar
  • HALA ARIYOR GÖZLERİM
    O bir bahtı karalı mı?
    Yüreciği yaralı mı?
    Şu dağların maralı mı?
    Hala arıyor gözlerim
     

    Bir göründü bir kayboldu
    Gözlerim hüzünle doldu
    Çiçeğim açmadan soldu
    Hala arıyor gözlerim
     

    Dara düştüm, zar’a düştüm
    Bir vefasız yar’a düştüm
    Sonu gelmez yola düştüm
    Hala arıyor gözlerim
     

    Güzeellerin sarısını
    Bir elmanın yarısını
    Şu ömürün arısını
    Hala arıyor gözlerim
     

    Bir uçsuz bucaksız çölde
    Sevdam iniliyor telde
    Gene kaldım gurbet elde
    Gene arıyor gözlerim.
     

                                     22.4.1996 / Hüseyin Uçar

  • YEGENLERİM KOUTLUYORUM
    Öncelikle, iyi anlaşın Elele gezin dolaşın Aşkınızla yarınlaşın Yeğenlerim kutluyorum... Yüz yıllardır, coştuk durduk Yaşanır hayaller kurduk Sizleri yakışır bulduk Yeğenlerim kutluyorum... Ne yara olsun, ne sargı Terk etsin, gönülü kaygı Selamınız olsun saygı Yegenlerim kutluyorum... Bu ilk adım, sağlam atın Bizleri kervana katın Bir ömür mutluluk tatın Yeğenlerim kutluyorum... Boyanmayın, bin bir renge Aşkınız olsun, bir  denge Olmaz yaşam, hiç toz bembe Yeğenlerim kutluyorum... Gölgeler düşmesin kaşa Siz geldiniz, olgun yaşa Hayırlolsun, iki başa Yeğenlerim kutluyorun... Anlam yükleyin bakışa Önem vermen, her alkışa Her davranışınız yakışa Yeğenlerim kutluyorum... Uçarlar bade içerler Dostluk köprüsün geçerler Kabul mü sunum biçerler Hepinizi kutluyorum... Taşatandan bu metiye Ben beklerim davetiye Bana sorman, amca niye Yegenlerim kutluyorum...
    07/06/2010.Hüseyin Uçar.
  • YARALAR İNİLER
    Gidiyorum sevdiceğim arama Artık saçlarını tel tel tarama Söndürürse tuz basarım yarama Yaralar iniler teller iniler Kırk yıl oldu hep peşinde dolandım Ömür oldum yar ömrüne ulandım Nasıl oldu yalanlara inandım Yaralar iniler diller iniler Bir arsa vermedin koca ovadan İşlev bitti deyip kovdun yuvadan Can çıkmadan dönmem gülüm davadan Yaralar iniler güller iniler .                                            9.8.1998 / Hüseyin Uçar
  • TOPRAK OLUNCA BARIŞTIK
    Baktım sağıma soluma
    Yürüdüm gittim yoluma
    Azrail girdi koluma
    Hesap dedi,hesaplaştık
    Bile menzile,ulaştık.
    Aynı şimdi, önüm arkam
    Maddeye dönüştü makam
    Kork diyorlar, niçin korkam
    Böyle doğaya,karıştık
    Yeni doğmaya,alıştık.
    Günah sorur, günah nedir
    Toprak anam,bilir kadir
    Sevdlı yıllarım,nadir
    Sevda yolunda,ağlaştık
    Tatlı belaya,bulaştık.
    04/04/2008Hüseyin Uçar.
  • CAN CAN -2-
    Bu kadar zor mudur dosta ulaşmak
    Aht edene özgü engeller aşmak
    Elbette kapatmaz ayıbı yaşmak
    Sitemkarlık sana yakışmaz can can
     

    Yeğenimi hep ararım unutmam
    Aslan sürüsüne eşeği katmam
    Kendimi satarım canları satmam
    Seven kalpler uzak bakışmaz can can
     

    Karlslunde’den hiç izimiz silinmez
    Ölmeyince kadir kıymet bilinmez
    İçimizde düşman yaşar görülmez
    Sevda gülistandır kokuşmaz can can
     

    Bağışla şairim kusurum varsa
    Okursak dünyamız genişler darsa
    Verirler amcamın yanından arsa
    Çürür bu bedenler buruşmaz can can
     

    Hüseyin’e el sallasan duyuyor
    Bazıları yol yürürken uyuyor
    Kışın yanıp Ağustos’ta donuyor
    Parmaklarım yorgun yarışmaz can can.
     

    23.12.1997 / Hüseyin Uçar