Skip to content

Şiirler

  • BAŞIN MI AĞIRDIR?
    Canlı olur, senin ipe astığın O incinen kalbim, ayak bastığın Çarşafsız döşeğin, yüzsüz yastığın Başın mı ağırdır?  sen mi ağırsın...? Yatmadığım ne yer, ne koltuk kaldı Kafamda ne akıl, ne mantık kaldı Duymadığım naralar, nutuk kaldı Kayalar mı sağır? ten mi sağırsın...? Tekrar yürütürler, yürünen yolu Yağmurdan kaçarken, başladı dolu Kan sızar bedenden, kırdılar kolu Yürek mi bağırsın? gen mi bağırsın...? Çürümüş pantolun, tutmuyor yama Beyaz dedirtirler, zorla karama Melhemler kar, etmez oldu yarama Doktor mu çağırsın? ben mi çağırsın...?
    03.03.2009.Bağevi.Hüseyin Uçar.
  • DUYDUN MU?
    Giyinip kuşanıp emir yağdıran İstediği yerden uçak kaldıran Nerde direç varsa ona saldıran Barış güvercini olmuş duydun’mu? Karlar büyük, teknik yeni, hoş vicdan Çalışsada karnı doymaz boş cüzdan Romantizim, duygusallık, şok hicran Yer yüzünde açlık yokmuş duydun’mu? Üç beş tekel yönetiyor dünyayı Mazlum halklar şimdi bekler sırayı Gövünerek yanar gönlüm sarayı Ortadoğu mezar, dolmuş duydun’mu? Gidem dedim gidemedim askere Ordum yoktur çıkamadım sefere Yok yerine koyar bizi kefere Allahından bulacakmış duydun’mu? İyi yaşa, derler kalan ömrümü Hep kapandı göremedim önümü Çok iyi bilirim geçen dünümü Yarın  bir gün vuracakmış duydun’mu? 24/01/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
  • ACILARDAN ALDIM PAYIM

    Önce annem, babam, peşinden dayım
    Ören viran olmuş gönül sarayım
    Benim acılardan oluştu payım
    Hangi  yöne baksam beni yaralar
    Artık bana dar geliyor buralar...

    Şu yüce dağların dumanı bitmez
    Kavgaya tutuşsam bu ömür yetmez
    Yoksulluk yakamı  kavramış gitmez
    Eksiğimi peş peşine sıralar
    Boşa gitti isyanlarım, naralar...

    Kayıplarım artar,  buruk bir yanım
    Yok idi gurbette, mutlu bir anım
    Kimseleri kırma Taşatan canım
    Şu sınırlar bizim eli aralar
    Gurbet elde çoğalıyor yaralar...

    12/01/2012.Hüseyin Uçar.Kırlangıç yuvası.

  • MASALDA OLSA
    Çalırken kapımızı anılar Girirken güneş penceremizden Önümüzde eğilirken ufuklar Dönerken etrafımızda dünya Kaybolurken gölgeler Arınsın acılardan  Ormanlar Saçlarımızı okşarken rüzğar Dünyamızı terk edsin töreler Mutlu Umutlu Övküler yazalım Sinema’ya Tiyatro’ya Uyarlansın Huzur veren sesler dolaşsın sokaklarımızda Barış tadında Meyveler dikelim bahçemize Ağıt içermeyen Türküler yankılansın dağlarımızdan Ağaçlar gibi birbirini selamlasın insanlar Yaratıcı gücümüz çıksın meydana Arının kanatlarında sürsün yolculugumuz Korkusuz düşelim yollara Masalda olsa Bütün bunları  yaşayalım. 24/9/2006 Hüseyin Uçar.
  • AKLIM ALDIN GÜZEL
    Tenine benziyor, güzeldir elin O fidan boyun, incecik belin Yanaklar açılmış, kendisi gülün Aklım aldın güzel, düştüm peşine Rastlamadım, bu dünyada eşine... Gülüşün bahardır, bakışın yazdır Eğer istemessen, mezarım kazdır Nasıl metedeyim, ne desem azdır Aklım aldın güzel, düştüm peşine Rastlamadım, bu dünyada eşine... Aşkın esti, duygularım dağıttı Gece gündüz, yollarına bakıttı O içten bakışlar, sana akıttı Aklım aldın güzel, düştüm peşine Rastlamadım, bu dünyada eşine... Konuştukça sandım, bülbül şakıyor Gözü olan herkes, sana bakıyor İnan ki özlemin, içim yakıyor Aklım aldın güzel, düştüm peşine Rastlamadım, bu dünyada eşine... Sensiz bütün yollar, benle tartışır Kölen oldum güzel, gözler bakışır Ne giyersen gülüm, sana yakışır Aklım aldın canım, düştüm peşine Rastlamadım, bu dünyada eşine...
    01/03/2010.Hedebo.Hüseyin Uçar.
  • Veli uçarla-Yusuf Sarıkayanın sohbeti
    Ala inek sütlüydü
    Kayganası tatlıydı
    Canımdan kıymatlıydı
    Yusufum Üzgün burda
    Nasıl kapıldın kurda...
     

     

     

    Yeni dikilmiş bağlar
    Yusuf oturmuş ağlar
    Kurdun mekanı dağlar
    Yusufum üzgün burda
    Nasıl kapıldın kurda...
     

     

     

     

    Kayalar  iniliyor
    Kulaklar çiniliyor
    İnek kurda yeniyor
    Yusufum üzgün burda
    Nasıl kapıldın kurda..
     

     

     

    Şeytan aldı bıçagı
    Bulamadık kaçagı
    Sönmüş gibi ocagı
    Yusufun uzgün burda
    Nasıl kapıldın kurda...
     

     

     

    Tarih çöllöğün sözü
    Utansın kurdun yüzü
    Yüreğe koydun közü
    Yusufum ağlar burda
    Nasıl kapıldın kurda..
                     13/01/2007
                 Hüseyin Uçar.
     

  • Bir başka -1-
    Aldιrma boyuta çapa Kar yağιyor lapa lapa Kapιlarι sιkι kapa Bir başka mevsime girdik Bakιn Evren olmuş apak Gelin kardan adam yapak Al çocuk, eldiven papak Bir başka mevsime girdik Çorbalar konulsun kaba Anne kararmasιn soba Kartopu oynayak baba Bir başka mevsime girdik  Filistin’de savaş, idam Bir çocuk yüreği odam Selâm durmuş kardan adam Bir başka mevsime girdik  29.11.2002___Hüseyin UÇAR
  • BU KORKULAR
    Görünen köy, kılavuz istemez derler
    Kurt düşer ağaca, ağacı yerler
    Çalışmayan yatar, çalışan terler
    Kazanan bey değil, emek olmalı...
     

     

    Senden kıymatlıyken, beygirin nalı
    Yoluna serirler, kırmızı halı
    Damağa çalırlar, bir tadım balı
    Kazanan mey değil, emek olmalı...
     

     

    Sözüm sana degil ,oğlum darılma
    Öfke üzer öfkelere sarılma
    İyi düşün, her sofraya kurulma
    Kazanan soy değil, emek olmalı...
     

     

    Bizler göremeyiz, ellerde kazma
    İnsan kal oğlum, terbiyen bozma
    Ozan deli dolu, sen ona kızma
    Kazanan boy değil, emek olmalı...
     

     

    Taşlanı taşlanı, taşa dönüştüm
    Neyim varsa, eşle dostla bölüştüm
    Ben işçiyim, emekçiyle görüştüm
    Kazanan ney değil, emek olmalı...
     

    30/08/2010.Bağevi.Hüseyin Uçar.
     

     

     

  • ÇOK BEKLETME
    Çok bekletme inde gel Yönün bana dönde gel Eğer yollar uzarsa Düldülüne binde gel. Gözüm yok para pulda Özlemle, aşkla dolda Eğer umut verirse Beklerim gözüm yolda. Hayalinle yaşarım Her gün dağlar aşarım Eğer rızan olursa Gene sana koşarım. Aşkı üretmiş çağlar Göksünde sevdam ağlar Eğer sözde durursa Tozlu yol olur dağlar.
     
    15-04-2007-Karlslunde.                Hüseyin Uçar.
  • NE HALDEYİM
    İncelikler ince ruha yazılmış Güzellikler derinlere kazılmış Hemi dünya hemi insan bozulmuş Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Bir ses gelir çağırırlar uzaktan Ortadogu indirilmez kızaktan Ölüm çığlıkları gelir Iraktan Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Yokuşum düz oldu, düzlerim yokuş Bu gönül haneme tünemiş baykuş Ne sevinç, ne coşku ne içten bakış Soruyosun ne haldeyim gelde gör. Karanlık bir dehliz, düştüm arkına Uzuyor yollarım düşmez yakına Ömrüm geçti varamadım farkına Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Hep kurudu büyütüğüm ağaçlar Çölleşiyor gün geçtikçe kıraçlar Verği olmuş inanınmı haraçlar Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Yüzüme gözüme bakarak kızma Alnıma yaz n’olur, yüreğe yazma Kökümle söküyor elinde kazma Soruyosun ne haldeyim gelde gör. Diplomaya bitiriyor okulu Her cümlesi inan kavğa kokulu Yüreğimde dost hançeri sokulu Soruyosun, ne haldeyim gelde gör. Bir tane aymıdır güneşi tutan Kırk gözden ağlıyor bankalar yutan Saygı görür tozu dumana katan Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Emre itaatmiş sayğının adı Boşa gitti bunca yılın feryadı Halimize güldürdüler hoyradı Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Gülüşü görüşü özü bambaşka Kirler karışıyor şimdi’ki aşka Eşler birbirini benzetir dışka Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Kimisi as diyor, kimisi birli Kimisi yabancı, kimisi yerli Hem iktidar hemi, düzenler kirli Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör Ne sayar sevilir, ne sayğı görür Durduraman onu mahşere yürür Cansız kayalara yüzünü sürür Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Şansım yaver değil bir kez tohtayım Bu nasıl yaşamdır inan şoktayım Mengeneye kıstırılmış tahtayım Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Düşmüşüm bilmezsin ne haldan hala Parklar bombalanmış kuş konmaz dala Unuttum yolunu ne yanda sıla Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Ne söylesem kabul olmaz önerim Taşıyıp doyurmak olmuş hünerim Arsana atıyım durmaz dönerim Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Bir yandan sevdiğim bir yandan yaşam Gelende gidende olmuştur paşam Takatım kalmadı kalkıp savaşam Soruyorsun ne haldeyim gelde gör. Türkü çalsa bırakmazlar halına Dünyanın yükünü yükler dalına Bir türlü koyamam işi yoluna Soruyorsun ne haldeyim gelde gör.                 Dağınığım dostum param parçayım Derdim çoktur ben kimlere açayım Her yandan sıkıştım nere kaçayım Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Bagırsam çağırsam çıkmaz avazım Ben öldükten sonra kılman namazım Yıkılmış binaya benzer enkazım Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Kurumuyor terim her an nemliyim Hüzün yağmuruyum, içtim demliyim Muhabbetle güzellikle evliyim Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Yaktılar yıktılar oldum suçlusu Önceleri anlamazdım dogrusu Beri gelsin olan varsa sorusu Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. İçinden çıkılmaz bir kara düzen Dostmu düşmanmı, avında gezen Gün günün çogalır canından bezen Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Adını bilmedim seslendim alo Gıramla ahpabız tanımaz kilo Dost düşman sırtından geçinir bilo Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Ne diyem dostlarım yüreğim taştan Her şeyi anlattım, sizlere baştan Depreme dönüşen böyle bir destan Soruyorsun, ne haldeyim gelde gör. Taşatanı taşlayarak assalar Gelen geçen bedenime bassalar Hani vicdan nerede çağdaş yasalar Soruyorsun ne haldeyim gelde gör. Hüseyin Uçar.