Skip to content

Month: March 2009

KAFA TUTTUM YILLARA

Yumruk attım, kafa tuttum yıllara
Yollar mutlu etti, düştüm yollara
Elimi uzattım, değdim dallara
Bahar oldu, dallar güle dönüştü
Yüreğimde, göçmen kuşlar ötüştü…

Hem beklentim büyür, hemde umudum
Ben diyenin, çevresinde yoğudum
Sahte sözden, sahte yüzden soğudum
Bulutlar boşaldı, sele dönüştü
Kuru nefes, ummanlarla öpüştü….

Topladım sabırı, çıktım sahaya
Sitem ettim, sağa, sola havaya
Dağları indirdim, koydum ovaya
Onlar sevişirken, cenin dönüştü
Eski sevdalılar, böyle görüştü…

Dağlarda sığırtmaç, yuvada baba
Boğar şartlar bazan, düşen girdaba
Hüseyinden selam, dosta ahbaba
Irmaklar toplandı, göle dönüştü
Yaşamlar oluşum, hayat gülüştü…

13.12.2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

KONUMUN BAŞKADIR; SUNUMUN BAŞKA

Bitmez muhabbetler, bitmez başarı
Oturup birlikte, versek kararı
Yurdumdan, yuvamdan, sürdün dışarı
Konumun başkadır, sunumun başka…

Güvendiğim dağın, karı kalkmıyor
Kurumuş pınarlar, canlar akmıyor
Seven gözler, sevmez olmuş bakmıyor
Konumun başkadır, sunumun başka…

Uğruna kendimden, geçtiğim sendin
Sevdasına düşüp, göçtüğüm sendin
Güzeller içinde, seçtiğim sendin
Konumun başkadır, sunumun başka….

Sen ben diye gülüm, yarışmak niye
Söyle mutsuzluğa, alışmak niye
Eğer düşman isek, barışmak niye
Konumun başkadır, sunumun başka…

Ağlayan benim, nereye göçsem
Taşatan mutlanır, dogruyu seçsem
Gene sevinin mi, kendimden geçsem
Konumun başkadır, sunumun başka…

12.12.2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

BİRDE KORKULAR EKLENDİ

Bir dağ büyüttüm içimde
Dağ dağca seslendi,
Kayalar, sığlar uçurum
Birde korkular eklendi…

Kuşlar ötüyor dallarda
Sevdiğim bak, ne hallarda
Ne ihanet var yollada
Duyun zirveler seslendi…

İçten içe bir uğultu
Yüklenmiş yağmur  bulutu
Kim taşımaz, bu umudu
Emirleri, o üstlendi

Adı ada tutuşturdum
Peşlerinden koşuşturdum
Derde derman oluşturdum
Bütün kapılar kitlendi….

Aradım, madende taşı
Sardı yaşamın telaşı
Taşatanın can kardaşı
Yalan dolanla beslendi..

30-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar..

YAR DEYİNCE .2

Teni benzer, şu dağlarıun karına
Beklentini ertelersin yarına
Yar deyince, ne geliyor aklına
Sürünmek mi, muhabbatin tadıdır,
Muhabbet mi, yerinmenin adıdır….

Birbirine benzer, bakın alayı
Muhabbet sayarız, bazan kalayı
Muhabetle dolu, gönül sarayı
Sevilmek mi, muhabbetin tadıdır,
Muhabbet mi, sevilmenin adıdır..

Sarkmaya görsün, bir kez dudağı
İsteyince cennet. eder Otağı
Ben olurum, bayramların adağı.
Eğilmek mi, muhabbetin tadıdır,
Muhabbet mi, gerilmenin adıdır….

Ağaçta dal, yaprak, çiçek olursun
Eviyin yolunu, ordan sorursun
Aradıgın yar, koynunda bulursun
Kızgınlık mı, muhabbetin tadıdır,
Muhabbet mi, sevdaların adıdır….

28-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar..

KÖR AVCI VURDU

Gözümden vuruldum, bir şey göremem
Gözüm verdim, birde canım veremem
Nerelerde duracağım bilemem
Bir zalim yoluma, tuzaklar kurdu,
Beni benim gibi, kör avcı vurdu…

Nasıl olunurmuş, denge unsuru
Hiç bitmiyor, ellerimin nasırı
Kendimde aradım, dostlar kusuru
Bir zalim yoluma, tuzaklar kurdu,
Beni benim gibi, kör avcı vurdu….

Bedenim tam değil, ayağım noksan
Bakınca görürsün, önüne baksan
Vicdana gelirdin, haklıdan korksan
Bir zalim yoluma, tuzaklar kurdu,
Beni benim gibi, kör avcı vurdu….

Astımlıydım, aşamadım yokuşu
Yaralıyor, ateşliyor bakışı
Bırak yakam, bitsin gönülün kışı
Bir zalim yoluma, tuzaklar kurdu,
Beni benim gibi, kör avcı vurdu….

21-11-2008Hedebo.Hüsey,n Uçar..

YETMİYOR

Öyle içli yatamadım ahından
Çok istedim, göremedim yakından
Çokca geçtik, şu feleğin çarkından
Ecel geldi, başımızdan gitmiyor,
Dişlilere çengel, olduk yetmiyor…

Bumudur senin, sevdiğin gelin
Bilirsin titreşim, sevdası telin
Durmadan gurbete, savurur yelin
Bu nasıl yaşamdır, çilem bitmiyor,
Ellerinde pergel, olduk yetmiyor….

İçinden çıkılmaz, acı öyküler
Mobilyadır şimdi, sedir sekiler
İçimizde dolaşıyor tilkiler
Hiç kimseyi, içlerine katmıyor,
Peşlerinde döngel, olduk yetmiyor….

Sorgusuz sivalsiz, aldığı aldık
Unuttuk geçmişi, hayale daldık
Gene dönemedik, gurbette kaldık
Niçin bülbül, bahçemizde ötmüyor,
İsyanlara engel, olduk yetmiyor…..

20-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

BEN VURGUNUM GÖZLERİNE

Su akar arkına dolur
Vakit gelir, güller solur
Yalvarırım, güzel nolur
Ben vurgunum, gözlerine
Uyut beni dizlerine….

Gerdanına güller taktı
Rastlaşmışız, seher vakti
Sözleşmemiz, gönül akti
Ben vurgunum gözlerine
Uyut beni dizlerine….

Yol gösterir aşkın şimdi
Dünya alem şaşkın şimdi
Gönül nehrim taşkın şimdi
Ben vurgunum gözlerine
Uyut beni dizlerine…..

Yarını belirler bakış
Gözleri okşuyor nakış
Gir koluma kopsun alkış
Ben vurgunum gözlerine
Uyut beni dizlerine,,,,,,

Okul oldum okuyana
Halı oldum dokuyana
Mal mülk oldum, bak bu yana
Ben vurgunum gözlerine
Uyut beni dizlerine…….

19-11-2008.Bağevi.Hüseyin Uçar..

KAPATTI BENİ

Yaklaştım güzele sarayım deyi
Elele bir yere varayım deyi
Huzurlu bir yuva kurayım deyi
Güzel güldürmedi, ağlattı beni
Çekilen acılar, kanattı beni…

Gönlünü almaya, övğüler dizdim
Kimseler görmedi, beraber gezdim
Çölde ki yolcuya, rehberdim, izdim
Güzel güldürmedi, ağlattı beni
Bu sevda yeniden, yarattı beni…

Kuru yaprak, gibi düştüm önüne
Rastlamadım bir tek, mutlu gününe
Karışıp uzadık, ömür seline
Güzel güldürmedi, ağlattı beni
Aşkın hücresine, kapattı beni…

20-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar..

HEDEBO GÖLETİ

Bir taş attım küçük göle
Göl başladı büyümeye
Adımı yazdım sulara
Su başladı  yürümeye
Birden bastırdı bir yağmur
Sel başladı oynamaya
Selde yakacaklar çoktu
Dalıp aldım kalasları
Sel başladı durulmaya
Baktım açmış renk renk güller
Ellerimi deger degmez
Gül başladı saralmaya
Vazoya koydum gülleri
Vazo başladı akmaya
Suyu kurutayım derken
Göz başladı ağlamaya
Ağaca yasladım başı
Baş başladı sızlamaya
Çağırdım geldi berberi

Berber şaştı bu kel başa
Dedi ne istersin benden
Seni dızlak kafa seni
Kafa başlar kanamaya
Bir ustura ışıladı
Yılan gibi fışıladı
Kanlı başa çaldık maya
Kabardı maya hırsından
Doğrulup kalktı tersinden
Şöyle dönüp göle baktı
Sel ile beraber aktı
Gece dönüştü gündüze
Geldik geceyle göz göze
Sessizlik dönüştü söze
Başladı sessiz okuyuş
Ne geçmişim geleceğim
Neyi nasıl bileceğim
Yeter burdan gideceğim
Yürümüyor adımlarım
Hedebo’dur gölün adı
Bir adıda huzur evi
Arayan varsa huzurun
İhtiyaç duyanlar buyurun…

17-12-2008. Greve.Hüseyin Uçar..

DEYİN BANA

Tükenmez adların, listesi bende
Çekilen acının, yarası tende
Sayarım adların, umutlar önde
Bu bakışı anlamayan varmıdır…

Arkla almaz gözyaşımın selini
Hep taşıdım ayrılığın yelini
Bile tutak, umutların elini
Bu sözleri anlamayan varmıdır…

Ağlamayan var mı, diye bir sorsam
Hiç bir şey değişmez, sözümde dursam
Faydası olur mu, hayaller kursam
Deyin bana, ağlamayan varmıdır….

Ayrılık ölümden, betermiş duydum
Hislerim unutup, çevreye uydum
Yetmezmi sevdiğim, acıya doydum
Deyin bana, ayrılmayan varmıdır….

Geri dönme, sevdiğini bulmadan
Sorular sor, koştur gülüm durmadan
Yol bile alınmaz, umut olmadan
Deyin bana, umutsuzluk varmıdır….

27-11-2008.Bağevi.Hüseyin Uçar.

YOLLAR AĞLAR, BEN AĞLARIM

Takıldım düştüm ağlara
Acım yaslandı çağlara
Derdimi diyem dağlara
Dağlar ağlar, ben ağlarım…

Her gün ayrışır gruplar
Karşı karşıya kutuplar
Cevap vermiyor mektuplar
Onlar ağlar, ben ağlarım…

Kıratım oluyor doru
Peşpeşine, yağar soru
Hastalar bekler doktoru
Yıllar ağlar, ben ağlarım…

Kimse demiyor gezelim
Buluttan hile sezelim
Beni terk etti güzelim
Yollar ağlar, ben ağlarım…

06-11-2008.Bağevi.Hüseyin Uçar.

GÜLSÜN CANLAR

Ne şehiri belli, nede kazası
Ne muhtarı belli, nede azası
Ağırımış, hoş görünün cezası
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

 

 

Kanatlanıp, gök yüzünde süzülsen
Acımazlar, kurşunlara dizilsen
Bilen olmaz, memleketten sürülsen
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

 

 

Kara gözden, kara sürme çekilir
Bu sineme, kızgın korlar ekilir
Kanlı düşman, karşımıza dikilir 
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

 

 

Düşündüm taşındım, inceden ince
Gene değişmiyor, canlar netice
Hısıza yüzsüze, aydınlık gece
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren yoğumuş…

 

06-11-2008.Bağevi. Hüseyin Uçar.

 

 

 

YÖNLENDİREN ÇOĞUMUŞ

Ne şehiri belli, nede kazası
Ne muhtarı belli, nede azası
Ağırımış, hoş görünün cezası
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

Kanatlanıp, gök yüzünde süzülsen
Acımazlar, kurşunlara dizilsen
Bilen olmaz, memleketten sürülsen
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

Kara gözden, kara sürme çekilir
Bu sineme, kızgın korlar ekilir
Kanlı düşman, karşımıza dikilir
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren çoğumuş…

Düşündüm taşındım, inceden ince
Gene değişmiyor, canlar netice
Hısıza yüzsüze, aydınlık gece
Yönetimde, yönetici yoğumuş,
Cehaleti, yönlendiren yoğumuş…

06-11-2008.Bağevi. Hüseyin Uçar.

KIRIKCIMIZ VAR

Geçtiğim yerlerde, ne ışık ne yol
Etrafım ormanlıktır, suyumuz bol
Vucuttan kopuktur, bakın kafa kol
Doktorumuz yoktur, kırıkcımız var…

Anlatsam anlamaz, uzun uzadı
Ben okul görmedim, yazamam adı
Cehalete kurban, verdik evladı
Şıhımız öğretir, şükürcümüz var…

Gelene gidene, eğince boyun
Ağanın emrine, verildi soyun
Bu nasıl yazgıdır, bir bitmez oyun
Anamız ağlatan, habercimiz var…

Kesilmiyor göçün, önü arkası
Silinmiyor, alındaki karası
Derinleşir, yıldan yıla yarası
Emirler anlatan, kadercimiz var…

Yaşamadım amma, hayaller kurdum
Sinem toprakmıdır, sürüldüm durdum
Ağam emredince, kendimi vurdum
Bunları öğreten, alemcimiz var…

17-10-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…

SANAT OLUŞMUŞ KAYADA

Bağlanacak ne kaldı ki
Kovulduğum, bu deryada
Ne sonudur, nede ilki
Uyandığım, bu rüyada….

Her an sürüldüm cepeye
Engel kalmadı şüpeye
Yenildim dostlar öfkeye
Yerim kalmadı, dünyada…

Sürülür yolum yokuşa
Kurbanım içten bakışa
Aldandım, sahte alkışa
Hem erdemde, hem hayada…

Ne çıkış var, nede çözüm
Her olaya bakar gözüm
Dünkü asma, vermiş üzüm
Sanat oluşmuş, kayada…

04-11-2008.Bağevi.Hüseyin Uçar..

ÖYLE KÖTÜ OLDU ZAMAN

Öyle kötü oldu zaman
İt havluyor, kurt uluyor
Anlaşılmaz oldu aman
Akan pınarlar kuruyor…

İlerler zaman dilimi
Keserler esen yelimi
Rafa kaldırdık bilimi
Kim kimden, hesap soruyor…

Kumu kullandık dahrete
Aldandık, kader kısmete
Bakın hizmetli devlete
Kardaş kardaşı vuruyor…

Her yıl yenmez oğul balı
Pazar olmaz birden Salı
Ne aşığım, ne sevdalı
Damarda kanım duruyor…

Bakmaz gözler sıcak sıcak
Yanmaz soba, tütmez ocak
Bakın kim nerde duracak
Gönlüm dostluğu arıyor…

Yanaklar al, gözler kömür
İçten değil, bakış demir
Üzülsende biter ömür
Konup, göçen uyarıyor…

03-11-2008.Bağevi.Hüseyin Uçar…

KÜŞMÜŞ GİDİYOR

Dağım ovalaştı, ovam dağlaştı
Yokluğun zinciri, bize ulaştı
Bilmeyenler güldü, bilen ağlaştı
Kervanın önderi, küsmüş gidiyor

Ailenin yükünü, attı omuza
Rast gelmedi, çölde bile tek muza
Yağmurlar düşmedi, ekildi kuza
Kervanın önderi, küsmüş gidiyoır…

Ömür boyu, hiç bitmedi öfkesi
Her dönemde, inan yükseldi sesi
Cesedini, kabullendi ülkesi
Kervanın önderi, küsmüş gidiyor…

Ruhu sıladaydı, beden gurbette
Tersinimi yaşar, şimdi ahrette
Hep önde yürüdü, tasada dertte
Kervanın önderi, küsmüş gidiyor…

Peşpeşine ulanıyor acılar
Çenemi dondurdu, bakın kırcılar
Yaşarıken, sahip çıkın bacılar
Kervanın önderi, küsmüş gidiyor…

02-11-2008.Bağ evi.Hüseyin Uçar..

SEN YÜRÜ Ki

Hep bende denedin, bütün zorları
Kulağıma dedin, gizli sırları
Gücüm yetip, çeviremem yolları
Sen yürü ki gönül, yollar şen olsun…

 

Haldan bilmezlere, verme elini
İki cihan, bu gönlümün gelini
Kimselere, koklatamam telini
Sen sarıl ki sümbül, kollar şen olsun…

 

Ovalar selamlar, dağlar selamlar
Gideni geleni, sağlar selamlar
Bütün güzelliği, çağlar selamlar
Sen ötüş ki bülbül, güllar şen olsun…

 

Senin ile, bozmuş idim ezberi
O doğmadan, tıraş ettim berberi
Uçup gitti, aşkımızın rehberi
Sen konuş ki, dilim dallar şen olsun….

 

19-12-2002.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

 

 

 

 

 

 

HEPTEN ANADULU KOKUYOR UÇAR

Gurbette katılmış, yaşam seline
Kalem silahıdır, almış eline
Türküler oturmuş, güzel diline
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

Esmiş bir samyeli, bozulmuş hava
Böyle afetlere, geçmiyor dua
O engin gönlü, verimli, ova
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

Çıkmış Kuşsaray dan, Öyle suratlı
Yurt dışına sürmüş, onu kıratlı
Kalbinde haneler, sevdalar katlı
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar….

Acımasız yaşam, yormuş yorulmuş
Nerde güzel görse, orda vurulmuş
Nere varsa, hesap kitap sorulmuş
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar….

Hüzünlenip, bulutları sağıyor
Susuz topraklara, yağmur yağıyor
Zaman zaman, yüreğini ovuyor
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, koıkuyor Uçar….

O tombul bedene, sazı yaslıyor
Ozanları peş peşine, aşlıyor
Usanmıyor, yeni baştan başlıyor
Kendi türküsünü, okuyor Uçar
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

Avurtları çekik, kavruk benizli
Gayet dıvrak, titiz, karınca izli
Benlenmeyi bilmez, her zaman bizli
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar….

Ne kadar yazsamda, bu övkü bitmez
Yüreğini koyup, bir yere gitmez
Onun değerleri, yücedir yitmez
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

Yer vermez boş söze, söylüyor baştan
Sinesi dağlardan, sabırı taştan
O Anadolu gibi, bitmez bir destan
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

Kim imdat der ise, imdada koşar
İnsanım diyene, gönlünü açar
Bağla sözlerini, Hüseyin Uçar
Kendi türküsünü, okuyor Uçar,
Hepten Anadolu, kokuyor Uçar…

18-12-2008.karlslunde.Hüseyin Uçar..

BAŞARIYA SUSAMIŞIZ BİLESİN

Ne istersen iste, gülüm müjdene
Çok kusur bulunur, önde gidene
Ben hayranım, hoş görüye, erdeme
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Ben istemem, bağ bahçeyi, bostanı
Giyinde gel, en sevdiğin fistanı
Güzellikler üret, yazam destanı
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Unutamam, o heycanlı sesini
Bu yüreğe, doldurmuşsun esini
Haldan bilmezlerin, verek dersini
Aclara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Ağaca can verir, dalda yafalar
Artık bizim olsun, zevkler, sefalar
Bedene yük olmaz, aydın kafalar
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Faydasız dağları, övdüğüm çoktur
Kovduğum hastadır, dövdüğüm doktor
Benim senden başka, sevdiğim yoktur
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Ellisinden sonra, yeni bir kimlik
Bir ömür sinede, kaynadı demlik
Bizden hiç kimseye, gelmez ki kemlik
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

Elbette olmalı, her şeyin ilki
Safların peşini, bırakmaz tilki
Yaralı yüreğim, anlarsın belki
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin….

Ömür boyu sustuk, haldan bilmeze
Rehber olduk, göz önünü görmeze
İsyanlar yemeğim, küfürler meze
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin….

Gömlek bulsak bile, yokudu gocuk
Nolursun her yaşta, olalım çocuk
Kalbimin kapısı, canlara açık
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin…

İsterim ki daim, gülsün gözlerin
Ne incinsin, ne incitsin sözlerin
Eren, Ronya, hazinemiz bizlerin
Acılara tutunmuşuz, göresin,
Başarıya susamışız, bilesin….

17-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar..

TONAJIN ARTAR

Ovayı bırakıp, dağlara akma
Eğer akar isen, ardına bakma
Hepsini yak, anıların bırakma
Anılar bırakmaz, yakanı yırtar
Her gün biraz daha, tonajın artar…

O yük seni inan, fazla yaşatmaz
Keser yolun heran, uykuya yatmaz
Eğer canan ise, canın ağlatmaz
Anılar bırakmaz, yakanı yıtar
Aydan aya inan, tonajın artar…

Sorunların, okumakla bitmiyor
Dertler sarmalamış, çekip gitmiyor
İyi düşün boş ver, demek yetmiyor
Anılar bırakmaz, yakanı yırtar
Yıldan yıla dostum, tonajın artar…

Nolursun Taşatan, bir düşün bunu
Olayı anlatmak, farklı bir konu
Bir türlü gelmiyor, hayalin sonu
Anılar bırakmaz, yakanı yırtar
Zaman uzadıkça, tonajın artar…

08-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…

YETİNİLMEZ BİLESİN

Çağdaş devriş, nasıl olur bir görün
Dursuz duraksızdır, izini sürün
Nerde konaklarsa, postunu serin
Bir post ile, yetinilmez bilesin…

Değişmemek zordur, değişim kolay
Gönüller coşmalı, çekelim halay
Kalbin yücesine, kuralım saray
Bir dost ile, yetinilmez bilesin….

Daima çıkarın, sağlığı öne
Beklentim yarından, dönemem düne
Birbirinden berbat, gelir her sene
Bir jest ile, yetinilmez bilesin…

Gözün beklentisi, özde yuvadır
Bütün bu sözlerim, sanma havadır
Beklentim kuzeyde, hamsi tavadır
Bir test ile, yetinilmez bilesin….

11-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…

BAYRAMLARIN ADI VAR

Kandırmaya, alt etmeye çalışır
Dogru yanlış, birbirine karışır
Benle değil, çıkarıyla barışır
Özü kayıp, bayramların adı var…

Çağ atlarken, kucak açtık yozluğa
Suçlu gibi sığınırız sazlığa
Kurban kesip, doldururuz buzluğa
Özü kayıp, bayramların adı bar…

Üç yanımız deniz, görmek balığı
Kim yitirmiş, biz bulalım sağlığı
Kimin kime vardır, dogru soluğu
Özü kayıp, bayramların adı var….

O kadar güzel ki, akışı sözün
Kim kimi sayıyor, görmezmi gözün
Her tarağa uygun, bulunur bezin
Özü kayıp, bayramların adı var…

Dilinde hak hukuk, özünde kara
Bir dilim ekmeğe, muhtaç fukara
Önce barışmalı, önca Ankara
Özü kayıp, bayramların adı var…

Bakarım topluma, yaslı bir katar
Her neylese gene, o göze batar
Kimi götürürken, onlar aç yatar
Özü kayıp, bayramların adı var…

Cennet parselleyen, kanmış nesildim
Çobanıdım, tüm sürüme kefildim
Kurban bendim, boğazlandım kesildim
Kendi kayıp, bayramların adı var….

10-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…

KİMLİKLER ÇOĞALMIŞ,ÖZLER BOŞALMIŞ

Ne dostlarım kalmış, nede akrabam
Ne kardeşim kalmış, ne anam babam
Nerde emeklerim, bunca yıl çabam
Kimlikler boşalmış, özler boşalmış…

 

Okula başlasam, kimliğim yoktur
Cahilin sitemi, sineye oktur
Zonklayan yaraya, bir çare doktor
Kimlikler boşalmış, sözler boşalmış…

 

Tahtından düşmesin, tahtı padişah
Ekine durmalı, ekine başak
Oturmuş dilime, makamı uşak
Kimlikler boşalmış, sazlar boşalmış…

 

Gönlüme kar yağar, dilime ahlar
Terki diyar etti, sultanlar, şahlar
Geceler karanlık ağlar sabahlar
Kimlikler boşalmış, yozlar boşalmış…

 

Konuşurken kurum, kurum kurulur
Kimlerin hesabı, bizden sorulur
Sözler donar, ayışığı vurulur
Kimlikler boşalmış, gözler boşalmış….

 

Her gün seni paylar, canım dediğin
Kanıma sövüyor, kanım dediğin
Yalana dönüşmüş, konum dediğin
Kimlikler boşalmış, közler boşalmış…

 

Aileden bahseder, ailemi aldı
Azgın kurt misali, sürüye daldı
Bütün bu sözlerin, söylemi kaldı
Kimlikler boşalmış, dizler boşalmış..

 

Rüzğarı esmiyor, derenin koyun
İhanet ediyor, bak kendi soyun
Her neylesen gene, bitmiyor oyun
Kimlikler boşalmış, kozlar boşalmış..
 
Kime halın sorsan, arşa fırlıyor
Sütten çıkan kaşık gibi parlıyor
Rüzğar vurmuş, alevleri harlıyor
Kimlikler boşalmış, azlar boşalmış…

 

Yeter artık yeter, can alma tabip
Kim kimin dostudur, kim kime sahip
Kim kimin düşmanı, kim kime rakip
Kimlikler boşalmış, pozlar boşalmış…

 

Bütün bu geçmişe, şaşarım inan
Bu sakat ayakla, koşarım sinan
İkinci yaşamda, yaşarım sanan
Kimlikler boşalmış, hazlar boşalmış…

 

El verir ovalar, bel verir dağlar
Gönlümde ummanlar, ırmaklar çağlar
Karanlık dehlizler, yolumu bağlar
Kimlikler boşalmış, farzlar boşalmış…

 

Kırdım tutamadım, eğdiğim dalı
Gece  kodumuza, diyorlar yalı
Ney diye çalıyor, çoban kavalı
Kimlikler boşalmış, yazlar boşalmış…

 

Ateşe veririm, vardığım yeri
Karışmış sürüye, cin ile peri
Onur bahçesine, dogru ileri
Kimlikler boşalmış, hızlar boşalmış…

 

Özüme dönmenin, yoktur mümkünü
Ağzım açsam, hücüm eder yökünü
Ben çekmişim, ömürlerin yükünü
Kimlikler boşalmış, gizler boşalmış…

 

Yürütme yayayı, atına bindir
Yürüdüğün yolu, yarıya indir
Dindire bilirsen, acını dindir
Kimlikler boşalmış, tezler boşalmış…

 

Eğim dersin, daha eğim mi kaldı
Ateşe verdiniz, evim mi kaldı
Saygım mı kaldı, sevim mi kaldı
Kimlikler boşalmış, izler boşalmış…

 

Kime elim versem, mıhladı çama
Giydiğim esbaplar, tutmadı yama
Tuz ekerler, üstelikte yarama
Kimlikler boşalmış, tarzlar boşalmış…

 

Pestilim çıkardın, ezdikçe ezdin
Her esen rüzğardan, hileler sezdin
Azrail misali, canımda gezdin
Kimlikler boşalmış, nazlar boşanmış…

 

Dağları düz edip, ovalar yaptım
Sen benim tanrımdın, tek sana taptım
Her an kullandığın, kazandım kaptım
Kimlikler boşalmış, gürzler boşalmış…

 

13-12-2008.karlslunde.Hüseyin Uçar… 

 

 

 

 

SENSİZLİK ÖLÜMDÜR, BİLEBİLDİN Mİ?

Beni bu dağlara, sürende sensin
Zalimin eline, verende sensin
Bilende sensin, ölende sensin
Gelende sensin, gidende sensin
Sarayda sensin, örende sensin
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

 

 

Okşanan yüreği, okşamayanda
Hak bildiği, yolda koşamayanda
Küçük engelleri, aşamayanda
Coşkuyu yaşayıp, coşamayanda
Zalimi alçağı, taşlamayanda
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

 

 

Yeter artık, nolur, öfkeden arın
Bazanda şifadır, ayazı karın
Bundan böyle gülüm, sevgiyi sarın
Yavaş yavaş böyle, menzile varın
Hedefiniz varsa, hadi davranın
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

 

01-12-2008.Greve.Hüseyin Uçar…

 

SENSİZLİK ÖLÜMDÜR, BİLEBİLDİN Mİ?

Beni bu dağlara, sürende sensin
Zalimin eline, verende sensin
Bilende sensin, ölende sensin
Gelende sensin, gidende sensin
Sarayda sensin, örende sensin
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

Okşanan yüreği, okşamayanda
Hak bildiği, yolda koşamayanda
Küçük engelleri, aşamayanda
Coşkuyu yaşayıp, coşamayanda
Zalimi alçağı, taşlamayanda
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

Yeter artık, nolur, öfkeden arın
Bazanda şifadır, ayazı karın
Bundan böyle gülüm, sevgiyi sarın
Yavaş yavaş böyle, menzile varın
Hedefiniz varsa, hadi davranın
Gönül defterine, girebildin mi?
Sensizlik ölümdür, bilebildin mi?

01-12-2008.Greve.Hüseyin Uçar…

VURUYORUZ

Sevmek erdem, aşksa coşku
Aşk taşımaz, dostlar kuşku
Tanrı bile, vurmaz aşkı
Ya biz, nasıl vuruyoruz….

Taşıyak aşkı yargıya
Bile çekelim sorguya
Tahamül etmez kurguya
Aşktan hesap, soruyoruz…

Şeker katarlar zehire
Irmak dönüşür nehire
Sevda vurulmaz zincire
Sevdalılar, arıyoruz…..

Sevişemez, hayal saran
Düşler kurur, deme duran
İniliyor, telli kuran
Ya biz nerde, duruyoruz….

06-12-2008.Hundige.Hüseyin Uçar..

YAR DEYİNCE

Bir yar sevdim, adın bile sormadım
Tuttum elin, hayal bile kurmadım
Menzilince, konaklayıp durmadım
Yar deyince, ne kalıyor geriye….

Nerde gördüm ise, kaptım kaldırdım
Duygular susmadı, ona saldırdım
En gözde köşeme, yari aldırdım
Yar deyince, ne kalıyor geriye….

Oturmuş ağlaşır, verdiğim emek
İşe yaramamış, sevdiğim demek
Ulaşılmaz değer, aşk ile sevmek
Yar deyince, ne kalıyor geriye….

Nasıl unuturum, canlar görkemi
Çınılar kulakta, susmaz sitemi
Ben yar ile, bütünledim ülkemi
Yar deyince, ne kalıyor geriye…

03-12-2008.Greve.Hüseyin Uçar…

NE ANLAMIŞ, NE GÖRMÜŞ

Ak koyuna, kara koyun demişler
Ak güvercin, ne üzülmüş, ne gülmüş
Binlerce suçsuza, idam vermişler
Ne anlamış, ne yaşamış, ne ölmüş….

 

 

Kimseler anlamaz, düşmeden derde
Duman iz bırakır, geçtiği yerde
Düşlerin kayıpsa, duygular nerde
Susanları, ne anlamış, ne görmüş…..

 

 

Günden güne, derinleşmiş yarası
Birde bulamamış, doktor parası
Yaşam ile, açılınca arası
Ne yarımı yemiş, ne bütün bölmüş…

 

07-12-2008.Hundige.Hüseyin Uçar…

 

 

BATMANIM KAÇADIR

Dönüştük her mevsim, yenen meyveye
Kavrulduk, kaynadık, dolduk cezveye
Uçak kuyruğunda, döndük ülkeye
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Göçmenlik yıllarım, kırkla ayandı
Duygularım öldü, nevsim uyandı
Artık hançer, kemiğime dayandı
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Hemi gavur dedik, hemi yaslandık
İşlerine yaradıkça aslandık
Kapımız çalanı, dayımız sandık
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Dövüz eksildikçe, düştük akıla
Yalvardık, sızlandık, yana yakıla
O koca kayalar, döndü çakıla
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

O kadar zordur ki, yapılmaz seçim
Aslanın dişine sıkışmış geçim
Sılayı andıkça, kanıyor içim
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Kimi sağa çeker, kimisi sola
Düşmüşüz gideriz, belirsiz yola
Irkçıyla, yobazla, girdik kol kola
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Sınır boylarına, koydular sandık
Yıllar kovaladı acıya kandık
Bir renkli sözcüğe, bile inandık
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Geleneği, buralara taşıdık
Urlu yaraları, bile kaşıdık
Güvenceydik, sofralarda aşıdık
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Zorda olsa, koşup çıktım yokuşu
Nerde gördüm ise, doldurdum boşu
İsyan dolu, sitem dolu bakışı
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Horlanarak, yuvruları büyüttük
Her koşulda, işimizi yürüttük
Ömrümüzü, yaban elde çürüttük
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Tanr’adına, parselliyor cenneti
Pazarlarlar, imanıyla mehmedi
Nere gitsem, yaşıyorum cinneti
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Akılı, mantığı, zorladım durdum
Sonunda zincire, nevsimi vurdum
Bunca yıl, boşuna hayaller kurdum
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Hepimizi kutup, kutup böldüler
Aramıza duvarları, ördüler
Kimi para saydı, kimi öldüler
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Birden dogru oldu, kendi yalanım
Gün geçtikçe, daralıyor alanım
Ne proğram vardır, nede planım
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Bir çok yerde, diri diri yaktılar
Ne feryadım duydu, nede taktılar
Çıkarcı arkına, düşüp aktılar
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Dönüşüm zoralmış, olmuşum yaban
Adım bayram olmuş, soyadım kurban
Düşleri çürümüş, duymuyor taban
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Gelen vurur, giden vurur sefile
Küsmüş kaderine, yaşlı kafile
Martı olup inemedim sahile
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Nesiller yetirdi, ömrü boyunca
İrkilirler, adımızı duyunca
Hoş görmezler, yürüsekte suyunca
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Hemen dışladılar, işi bitince
Çıkarlar çelişip, zaman yetince
Hep eğildik, duramadık bütünce
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Irkçı böldü, yobaz böldü, it böldü
Hak, hukuk yolunda, söyle kim öldü
Dağlarımız step, ovamız çöldü
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

Duygularım bitti, dönüştüm taşa
Yağcıyı, yüzsüzü, geçirdik başa
Ne göçerlik biter, nede kargaşa
Batmanım, kaçadır? kilom, kaçadır?

25-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

BEN SEVDİM

Bastırsamda, gönül öne çıkıyor
Bana baş kaldırmış, aşkın yakıyor
Sevdiklerim, seyran seyran bakıyor
Ben sevdim güzelim, sen sevmesende…

 

Dokunmayın, bari hayal kuralım
Yanıtlarsa eğer, soru soralım
Hayalinle baş başayım maralım
Ben sevdim güzelim, sen sevmesende…

 

Eksiğim kalmadı, şimdi artıyım
Kamçıla durmadan, yarış atıyım
Şimdi ulaşılmaz, arşın katıyım
Ben sevdim, güzelim, sen sevmesende…

 

Gamzeler konuşur, gözler konuşur
El uzatmış, can cananla tanışır
Gönül bu sevdiğim, kime danışır
Ben sevdim, güzelim, sen sevmesende…

 

01-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…
 

ATEŞ DÜŞÜRDÜLER

Her sözcüğü inan, dostluk kokulu
Olmaz imiş, insanlığın okulu
Geri çevirmedi, bir tek yoksulu
Ateş düşürdüler, yanar özüme
Uçun kuşlar uçun, bakman yüzüme…

Şivan düşmüş, talan etmiş yuvayı
Ah ile vah ile, geçtik ovayı
Felek bizim ile, sürür davayı
Ateş düşürdüler, yanar özüme
Uçun kuşlar uçun, sıkman gözüme…

Hiç gelmiyor, göçümüzün arkası
Zalimin elinde, kalmış yakası
Ürkütüyor, ayrılığın şakası
Ateş düşürdüler, yanar özüme
Uçun kuşlar uçun, basman izime

Yalnız kalsam, ağlamaya başlarım
Saçım bitti, dökülüyor kaşlarım
Nerde ayna görsem, onu taşlarım
Ateş düşürdüler, yanar özüme
Uçun kuşlar uçun, bakman sözüme…

25-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar…

ÖLDÜRMEZ GÜLÜM

Unutuldu gitti, yaşanan yıllar
Taşımıyor beni, gezdiğim yollar
İçten sarılmıyor, sevişen kollar
Açtığın boşluğa, düşüyor gülüm…

 

 

Zehirler birleşir, dem’e durunca
Şu dilime kelepçeyi vurunca
Cevap bulunurmu, soru sorunca
Dilimle dudağım, şişiyor gülüm…

 

 

Dönüştü yüreğim, yangın yerine
Kanamayı indirmeyin derine
Gün tükendi, kan karıştı terine
Gönül paramparça, üşüyor gülüm…

 

 

 02.12.2008.Hedebo.Hüseyin Uçar…

 

NE ADRESİN BELLİ

Sağım hırçınlaştı, tutarsız solum
Her gün biraz daha, boşalır dolum
Dönüşüm imkansız, bekleme oğlum
Ne adresin belli, ne yerin belli…

 

 

Mektuplar yazamam, boşa bekleme
Acılara daha, acı ekleme
Geceler karanlık, sitem yükleme
Ne bakıcın belli, ne serin belli…

 

 

Gönül meclisinde, gezdim dolaştım
Politika belasına bulaştım
Engeller yığdılar, engelden taştım
Ne dostların belli, ne düşman belli…

 

 

Bin bir temennayla, adın anınca
Dostlar buluşur mu? dostluk yanınca
Sınırlar çekilir, koca kalınca
Ne ağlayan belli, ne gülen belli…

 

 

Öfkelensem bile, görme öfkemi
Parçaladın koyamadım ilkemi
Kimliksize, pazarlarlar ülkemi
Ne satanlar belli, ne alan belli…

 

02-12-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

 

 

IRMAK OLSAM

Bir bilmece, anlatayım erenler
Denizin dibine, indim çıkamam
Kusurumu, bağışlayın yarenler
Irmak olsam, o deryada akamam…

 

Cehalet aldırmaz, haklı dilene
Can veremem, benden önce ölene
Benim secdem, hak hukuku bilene
Düzenbazın, suratına bakamam…

 

Her sözcükte, ayrıntıya takıldım
Ayrıntıda, gizem dolu akıldım
Hem Asyada, Avrupada yakıldım
Kendim yaktım, başkaların yakamam…

 

Her ne diyem canlar, nafakam kesik
Zalime yakardım, yüreğim ezik
Bir yar bekliyorum, nazikmi nazik
Emeksiz gül, gerdanına takamam….

 

Vadinin dibine, vurdum bir kuyu
Kimsenin kimseye, benzemez huyu
Yarama şifadır, sağmaca suyu
İstesemde, yaban yerde akamam….

 

14-10-2008.Greve.Hüseyin Uçar…

ATEŞİ BİR BAŞKA, KÖZÜ BİR BAŞKA

Dağ devirir, boyu büyük boyundan
Ders almamış, atasından soyundan
Geçilmiyor düzen bazda oyundan
Meclisi bir başka, sözü bir başka….

 

Çok benziyor, dalda olgun armuda
Uçurum başında, kalkar amuda
Kurşun sıkar, utanmadan umuda
Alevi bir başka, közü bir başka…

 

Düşlerimi anlatırım gam ile
İki canlı,boğazlanır hamile
Bilirsin ki, yol sorulmaz kamile
Muhabbetli dili, özü bir başka…

 

Pervane misali, çevrildi durdu
Beslemedi attı, içinden kurdu
Gün oldu nevsine, kilidi vurdu
Susuşu bir başka, hazzı bir başka….

 

Gönül coşup, menziline varınca
İçtenlik başlar, deme durunca
Çağından çalışkan, çıktı karınca
Türküsü bir başka, sazı bir başka…

 

Bu duygular, benden ömrümü çaldı
Acılar içinde, anılar baldı
Taşatanım gene sınıfta kaldı
Hoş görüsü başka, kozu bir başka…

 

12-10-2008.Greve.Hüseyin Uçar.

 

DAMARDA Kİ IRMAKMISIN?

Tarifin ne? Medeniyet
Ödedin mi? Sende diyet
Sanki cepte bir ehliyet
Kültür denen, ırmakmısın?
Mahalle mi? Oymakmısın?

 

Hayal meyal, bir düşmüsün?
Emekçiye bir işmisin?
Garibana, bir eşmisin?
Akılları, yormazmısın?
Hiç yerinde, durmazmısın?

 

Varımız koyak üstüne
Borcumuz sayak üstüne
Durulmaz ayak üstüne
Vücutmusun? Parmakmısın?
Damarda ki, ırmakmısın?

 

Her saflarda önde duran
Kimse sormaz, nedir oran
Dünyayı, yaşamı saran
Sen Sivasta yanmazmısın?
Hiç sözünde durmazmısın?

 

Duygular ağlıyor sensiz
Aklıma düşen, nedensiz
Seni düşünemem, bensiz 
Hal hatırım, sormazmısın?
Sen hiç hayal, kurmazmısın?

 

10-10-2008.Greve.Hüseyin Uçar.  

ÖYLE BİR SÖYLEŞİ

Atılır her yerden karga, tulumba

Yakışmaz kendine giydiği urba

Bütün birikimi, bir kase çorba

Vakıfları varmış, yalana bakın.

 

Dinleşilse bari, sözü sohbeti

Boşuna çiynemiş, dostlar gurbeti

Cebinde taşıyor, koğu-kıybeti

Özünü özüme, katana bakın.

 

Yolcusu olmuşlar, bir ulu yolun

Savunanı belli, emeğin solun

Ne öğrenir senden, kızınla oğlun

Büyüğü, küçüğü, sayana bakın.

 

Sıcaklar bastırmış, bulutlar durgun

Bu nasıl sitemdir, bu nasıl vurgun

Bunca gönülleri, eyledi yorgun

Ağzından çıkanı, duyana bakın .

 

Anlamıyor, cümlem ile hece mi
Cehenneme, çeviriyor gece mi
Hele sorun, kalemizden yüce mi
İnsan sevdalısı, olana bakın.

 

Kırılırda gene eğilmez gürğen

Devrimci üretir, çoğalır sergen

Her rüzğara, her baskıya direngen

Ulu yol yolcusu, üryana bakın

 

Sözcüklere dalıp, orda çürüme

Kayıp olun, karanlıkta yürüme

Hile karıştırır,alın terime

Kendini yitirmiş, seyrana bakın.

 

Kimsenin tekeli olamaz yollar

Elbet yarınlaşır, sevişen kollar

Arıyla küsüşmez, petekte ballar

Yerde mi, gökte mi, tavana bakın.

 

Nerde görsem, selamlaştım gözünen

Aynı şeyi düşünmüşüm özünen

Dost dostunu vurmaz, acı sözünen

Birbirine müjde, salana bakın.

 

Satır akar, cümle coşar ilinmez

Nerde yaşar, nasıl yaşar bilimez

Bazı suçlar,ölmeyince silinmez

Arkasından vurur, yarana bakın.

 

Özümüz, sözümüz, bellidir bizim

Gene sancı bastı, ağrıyor dizim

Yeri geldiğinde, dağım, denizim

Dostlarından hatır, sorana bakın.

 

MART..2008 Hüseyin Uçar.

 

 

 

 

 

 

 

SEN TOPRAĞA YAKIŞMAN

Zaman acımasız, durmaz halınca
Surlar örür, aramıza kalınca
Gömlekmi giyindin, boylu boyunca
Toprak sana, sen toprağa yakışman
Bitti artık, kimselerle takışman…

Herkes kendisini, haklı görüyor
Nere gitse, o ortamı geriyor
Ovalar tükendi, dağı sürüyor
Mezar sana, sen mezara yakışman
Hayal oldu, sevdalıca bakışman…

Bize öğrettiğin, hayat dersidir
Duyduklarım,rüzğarların sesidir
Alnında ki yazı, neyin nesidir
Ağıt sana, sen ağıta yakışman
Anam senle, sen anamla tartışman…

Zaman dolmuş, güzel ömür yorulmuş
Soframıza, anıların kurulmuş
Taşatanım, can evinden vurulmuş
Hiçlik sana, sen hiçliğe yakışman
Kimse senle, sen kimseyle atışman…

16-09-2008.Germencik.Hüseyin Uçar.

BULUTLARIN ÜSTÜNDE Kİ

Onbir bin metrede, cayır cayırda
Zannettim kendimi, kızıl bayırda
İndim dahretlendim, uzun çayırda
Bilimin açılmış, gülüne bakın…

Beden rahatladı, sesler azaldı
Bulutlar bedenin, tozunu aldı
Bizim pilot, hızlandıkça hızlandı
Sonsuzluğa, esen yeline bakın…

Bulutlar eğildi, uslandı gece
Kaptanın dilinde, yüceldi hece
Mışıl mışıl uyur, yanımda ece
Bulutlar giydirmiş, geline bakın…

Susayınca indik büyük pınara
Pınarın başında yatar kanara
Az kaldı yolumuz, bizim canlara
Türkülerin çeken, diline bakın…

Kimi içki içer, kimi uyuyor
İçimdeki çocuk, kalkmış yürüyor
Dik dağlar eğilmiş, selam duruyor
Sinemin titreşen, teline bakın…

Sevdalı gönüller, engeller aşar
Sevdayı bilmeyen, her yerde şaşar
Özlem kanatlandı, yurduna koşar
Dünya kamburlamış, beline bakın…

Yer yüzünde, gök yüzünde aratan
Gönlümüzü, aklımızı donatan
Ölümsüzdür, uçak seni yaratan
Kaptanımın, mahir eline bakın….

İndirenler, kaldıranlar uçağı
Çekemeyen, genişletsin kuşağı
Günah diyenleri alın aşağı
Yobaz sürüsünün, seline bakın…

05-09-2008.Uçak.Hüseyin Uçar.

KANADIKÇA

Koyan koymuş, ben koymadım kuralı
Bazan sılalıyım, bazan buralı
O yar hançerini, vurdu vuralı
Kanadıkça, güller açar yaramda…

Dört mevsimde, açan yaban gülüyüm
Soruldukça, arandıkça diriyim
Anla artık , senle dolu biriyim
Azrail var, şu felekle aramda

Sevda benim, ben sevdanın yoluyum
Aşkla, muhabbetle inan doluyum
Zaaflarım çoktur, insan oğluyum
Neler dolu, konuşamam şuramda…

02-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

SELAMSIZ GEÇSEDE

Ah edenler gördüm, aha kavuştum
Döktüm dertlerimi, saydım yarıştım
Hem kendimle, hem yar ile barıştım
Selamsız geçsede, canı sağ olsun
Karınca gördüğü, koca dağ olsun…

Olumsuzluk olmaz, benim icadım
Umut ile, yoksullukla, kocadım
Bir gülüşe, bir ömürü harcadım
Selamsız geçsede, canı sağ olsun
Ömrü asır, Anıları çağ olsun…

Azrail istedi, canım vermedim
Kanununu, yasasını görmedim
Sayesinde hiç bir, sefa sürmedim
Selamsız geçsede, canı sağ olsun
Her gördüğü kıraç, bahçe, bağ olsun…

07-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

KOSUNLAR BENİ

Bakışlar isyankar, sezdeniş emir
Yüreğim yanardağ, sinemse demir
Gül oyna sevdiğim, tükendi ömür
Geçtiğin yollara, koysunlar beni
Akan göz yaşımla,yusunlar beni…

Ne düğünü bildim, nede bayramı
Açtın dostlar ile, açtın aramı
Ne sardın, sardırdın, gizli yaramı
Geçtiğin yollara, koysunlar beni
Akan göz yaşımla, yusunlar beni…

Boşa gitti, bunca yıllık devinim
Dönüşsüz yollara, düştüm eminim
Kanun bana, her sözcüğüm, yeminim
Geçtiğin yollara, koysunlar beni
Akan göz yaşımla, yusunlar beni…

Çektiklerim, yüreğime, demedim
Neyim varsa, bir gün yalnız yemedim
Teşekkürün, içtenliğin görmedim
Gezdiğin yollara, koysunlar beni
Akan göz yaşımla, yusunlar beni…

06-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

İSMAİL BİNGÖLE

Sözcükler anlamlı, seside kalın
Yitirmiş sandalı, ayaklar yalın
Gülsüm gelin, koymuş, yasa kuralın
Yarin sofrasını kurur, Üsbalı…

Papağan misali, ezber çenesi
Hayat acımamış, pişmiş sinesi
Bilgisini onaylamaz karnesi
Hocasından hesap, sorur Üsbalı…

Biraz çildir yüzü, birazda donuk
Herkesle eğleşir durmaz ki yamuk
Hanımın yanında pamukmu pamuk
Bütün değerleri korur Üsbalı…

Erken yaşta, saç kalmamış dökülmüş
Frankfurta çınar olmuş dikilmiş
Gönül ovasına, neler ekilmiş
Verdiği sözlerde durur Üsbalı…

Görünüşü kaba, elleri mahir
Söylemiş türküsün, her şafak zahir
Sitem mi etmişler, hep çekmiş kahir
Acımaz nevsini, vurur Üsbalı…

Yaşamak uğruna, ülkeler aşmış
Kendi kurgusuna, kendisi şaşmış
Dimdik durur hala, yüreği taşmış
Yoksul doğmuş, varsıl yürür Üsbalı…

Zaman zaman onun, çekilmez nazı
Çocuktan çocuktur, bakarsın bazı
İnsandan gayriye, yoktur niyazı
Binlerce yobazı, yorur Üsbalı…

Dinlemek kültürdür, tartışmak erdem
Aynı muhabbeti, sürdürmüş dedem
Bütün mahlükattan, ayrılır Adem
Gerçeğin farkına, varır Üsbalı…

Uzatma sözünü,Taşatan yeter
O sana bağırsa, sen ondan beter
Ayrıldım dostlardan, burnumda tüter
Didimin özlemi, sarır Üsbalı…

27-09-2008.Didim.Hüseyin Uçar.

MEVSİMLER YARAT

Öyle bir kavga ki, ekseni iksten
Oluşum,karışım, yağıyor gökten
Emsali bulunmaz,evrende tekten
Ekseninde dönde,mevsimler yarat
Gelmekte olanı, gidene arat…

Söyle ona, her bir şeyi öğrensin
Yanlış karşısında, her an dirensin
Sevgi diye kapı kapı dilensin
Ekseninde dönde mevsimler yarat
Gitmekte olanı gelene arat…

Öpsün yanağından,güneşle konuş
Geceyle gündüzle, aynanda tanış
Yobaz sürüsüyle, olmuyor barış
Ekseninde dönde, mevsimler yarat
Yanmakta olanı, yanana arat…

Bakın şu dağlara, hüzün yağıyor
Ay buluta girmiş, güneş arıyor
Şafak söktü, karanlığı boğuyor
Ekseninde dönde, mevsimler yarat
Dönmekte olanı, dönene arat….

09-09-2008.Çorum.Hüseyin Uçar.

YAKINDAN GEL

Görmezden geldin, ordan savuştum
Varlığında, yoklugunla boğuştum
Çok şükür sevdigim, gene kavuştum
Yakından gel,güzel gözlüm yakından
Akar sevda, görmesekte arkından…

Anlaşılmaz olayların arkası
İncitiyor insanların takası
Alangüllü germenciğin yakası
Yakından gel, güzel gözlüm yakından
Tanımadım, o yüzeysel takından…

Sanatçıydım, hoş görüydüm, akıldım
Pir Sultanın, kemendine takıldım
Dünya seyreyledi, orda yakıldım
Yakından gör, güzel gözlüm yakından
Yeni döndük, Osmanlıyla akından…

Cana işler şu yobazın tavırı
İncitiyor, müslümanı, gavuru
Bu satırlar anlayana çağırı
Yakından gel, güzel gözlüm yakından
Anlayan yok, benim gibi farkından…

18-09-2008.Alangüllü,Germencik.
Hüseyin Uçar.

BURDA BAŞKA ESER YELLER

Saat gibi geçmez yıllar
Zehir olur burda ballar
Yare götürmüyor yollar
Bir başka esiyor yeller
Halimize gülür eller…

Yerinden oynarsa taşlar
Havalanır uçar kuşlar
Hüzün dolu göçler başlar
Bir başka esiyor yeller
Halimize gülür eller…

Yollar uzak, izin sürsem
Özlem yakar gelip görsem
Anlaşılır, gurbet dersem
Burda başka eser yeller
Halimize gülür eller…

Duyulmuyor alkışlarım
Çogalıyor yokuşlarım
Hüzün yüklü bakışlarım
Bir başka esiyor yeller
Halimize gülür eller…

Yeter artık aklaş nolur
Saf tutalım sıklaş nolur
Hoş görüyle yaklaş nolur
Burda başka eser yeller
Halimize gülür eller…

04-09-2008 hedebo.Hüseyin Uçar.

FAYDASI YOK

Kırgın olsam bile kızmam
Türban oldu dünkü yazmam
Artık yeminimi bozmam
Döllenmenin, faydası yok.

Kalksın felçliler yürüsün
Çobana katsın sürüsün
Dağların karı erisin
Göllenmenin, edası yok

Akmış dereler durulmuş
Bizde umutlar vurulmuş
Bakın barajlar kurulmuş
Enerjinin fazlası yok.

Boşalan kablarım doldu
Açan çiçeklerim soldu
Gene şakşakçılar boldu
eylenmenin dahası yok.

Kimse olmasın işinden
Kan sızıyor bak döşünden
Yolcuydum geldim peşinden
Küllemenin mayası yok.

Uçmuş mantık, gözler üzgün
Yalpa yapma yürü düzgün
Aşkın ile oldum gezgin
Dilenmenin sedası yok.

28/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

NOLURSUN YAKLAŞ

Hiç bitmedi, el ayakta nasırım
Ben utandım, utanmadı asırım
Muratsızım söyle, nedir kusurum
Muradım göksümde, kaldı uzaklaş
Sevdiğim sarayım, nolursun yaklaş.

Boğucu ellerin, değme tenime
Kimseyi koyamam, kendi yerime
Vermem canı, imanıma, dinime
Muradım göksümde, kaldı uzaklaş
Sevdiğim sarayım, nolursun yaklaş.

Ne güzel efendim, gülenle gülmek
Her zaman renk katar, hoş görü bilmek
Şanına yakışmaz, adımı silmek
Muradım göksümde kaldı uzaklaş
Sevdiğim sarayım, nolursun yaklaş.

Gölgem gibi, dolaşırsın peşimde
Müjdeler ver nolur, bir gün düşümde
Cevahir taşırım, şimdi döşümde
Muradım göksümde, kaldı uzaklaş
Sevdiğim sarayım, nolursun yaklaş..

26/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

LAZIM

Ne dalında yeşil, ne kuru yaprak
Ölü bir bedene, dönüşmüş toprak
Bulutlar suskun, güneşse korkak
Düşünüp tartışan, dil dile lazım.

Ara bul incele, çözüm yolunu
Muhabete kaldır, varsa dolunu
Düşündürmek için, insan oğlunu
Kayayı çınlatan, pil pile lazım.

Elbet bu yolculuk, bin bir aşama
Sabahtan başlasan, bitmez akşama
Ufuklar açalım, yeni yaşama
Döllenip çoğalan, gül güle lazım.

Sorunun varısa, içine atma
Güzel kaşlarını, boşuna çatma
Huzur bozanları, sürüye katma
Dostça sıkışılan, el ele lazım.

Ben öncü değilim, beni sınama
Çözüm üret, çözümsüzü oynama
Kültürsüz toplumda, bitmez kanama
Yüce dağdan aşan, yel yele lazım.

Bilimi doğanın, atına bindir
Bulutları sağda, yağmuru indir
Yanmasın ormanlar, yanğını dindir
Yanğını söndüren, sel sele lazım.

15/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

BUMUDUR BEYLER

Şahin küçük ama, vermez avını
Toprak sinesinde saklar tavını
Yoksul savunamaz,haklı savını
İnsanın gerçeği, bumudur beyler.

Daha anlamadan yatıp kalktığın
Körpecik dünyalar, alıp sattığın
Ayna değil boşluk, senin baktığın
İnsanın gerçeği, bumudur beyler.

Görünüşün zarif, dillerin diken
Geçtiği yerlere yoksulluk eken
Nasıl uyur insan, komşu açiken
Fırsat eşitliği, bumudur beyler.

Bir iki örnegi sunabilirsin
Dilleri yağlıdır kanabilirsin
Gidip madımakta yanabilirsin
İslamın gerçeği, bumudur beyler.

Küçücük yavrular, salın hocaya
Kurum elbet yapışacak bacaya
On onikide verin, kızı kocaya
İnancın gerçeği, bumudur beyler.

Av görünce kurtlar gibi uluyan
Pınar değil göllerimiz kuruyan
Üryan geldim,gene gönderin üryan
Ülkemin gerçeği, bumudur beyler.

Kesilmez vahşetin ardı arkası
Kimlerin elinde, bakın yakası
Yürek yakar,güzellerin takası
Ülkemin gerçeği,bumudur beyler.

Eşit koşulları, uygulan hadi
Taşlaşmış vicdanı,sorgulan hadi
Böyle bir düzende, duygulan hadi
Bizim gerçeğimiz, bumudur beyler.

Gaflet pahalıdır, sizler dalmayın
Tanrının verdiği canı almayın
Dil sürtüştü, kusuruma kalmayın
Yaşam felsefeniz, bumudur beyler.

Ne yoktur ki,ülkemizde satılan
Onsekizde ticarete atılan
Deryalara filolarla katılan
Fırsat eşitliği, bumudur beyler.

Nemiz varsa satın,gerisi yalan
Sıkışdıkça, zamlar, vergiler salan
Bir kuru nefes, yoksulda kalan
Fırsat eşitliği, bumudur beyler.

Nasıl geçinirler, sorun bakalım
Korkutun, yıdırın,yorun bakalım
Bir gün derler ise, durun bakalım
Sizin gerçeğiniz, bumudur beyler.

Yalan söylemeyin,bu gözler tanık
Her şeye şahitken,ben oldum sanık
Herkes uyusada, tarih uyanık
İnsanın gerçeği, bumudur beyler.

Ur tutmuş yaralar,nasıl kaşırım
Yüz yıllardır sizi, sırtta taşırım
Size inanmakmış, asıl kusurum
Sizin gerçeğiniz, bumudur beyler.

Verilen o sözler, nerede hani
Anlamı yok artık,alın bu canı
Yeter durdurun şu akan kanı
Bizim gerçeğimiz, bu değil beyler.

Bakın cografyamız, ateş içinde
Bahane araman neden niçinde
Renginizi göreceğiz seçimde
Ülkemin gerçeği, bu değil beyler….

29/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

KAVGAYA UZAĞIN

Çoban kavalını alsın eline
Yakışmış gelinlik yaşlı geline
Benden selam edin, kavga ehline
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

Gönülden geçmesin, depremin fayı
İnsan olan yapar gönül sarayı
Her akşam demlensin, muhabbet çayı
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

Bir adıda beyaz, sevdiğim akın
Üzmekten, kırmaktan,nolursun sakın
On binlerce örnek, etrafa bakın
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

Suçlu elbet buzulları eriten
Varımızı yoğumuzu yürüten
Uzak olsun beynimizi çürüten
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

Dikkat et sevdiğim,ipler kopmasın
Cehalet zinciri,bizi çatmasın
Hiç bir zalım aramızı katmasın
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

Yerinde ağırdır,Taşatan taşlar
Ne kimseyi kırır,ne gönül haşlar
Nerde bitti ise, yol orda başlar
Kavgaya uzağım, barışa yakın.

22/08/2008.karlsunde.Hüseyin Uçar.

HOŞ GELDİN ÖLÜM

Saçlarım önüme, tek tek düşüyor
Mantık kayıp duygularım üşüyor
Ecel peşimize düşmüş koşuyor
Önüne geçilmez, yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen, hoş geldin ölüm.

Daha dirilirmi dalından düşen
Yaşam savaşında kavrulup pişen
Uzak olsun benden derdimi deşen
Önüne geçilmez yasadır gülüm
Üzmeden gelirsen, hoş geldin ölüm.

Koparır alırlar yerin yurdundan
Sevdiklerin baka kalır ardından
Hücüm edenlerin, korkar salından
Önüne geçilmez yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen, hoş geldin ölüm.

Zaman olmaz, bakmak için geriye
Her gün yenileri katan sürüye
Ne cennet isterim, nede cariye
Önüne geçilmez, yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen,hoş geldin ölüm.

Gerek kalmaz artık,yazlık, kışlığa
Her gidenle bile, düşen boşluğa
Kazın mezarımı, bizim taşlığa
Önüne geçilmez, yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen, hoş geldin ölüm.

Bir dikenli çalı, dikin başıma
Şiir yazın, mezarımın taşına
Bende biten yaşam, dalsın çarşıma
Önüne geçilmez, yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen, hoş geldin ölüm.

Taşatanı taşlasanda uslanmaz
Irmağı bağlasan, gene ıslanmaz
Hiç kimseler, isteyerek yaslanmaz
Önüne geçilmez, yasadır gülüm
Vaktinde gelirsen, hoş geldin ölüm.

26/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

AL YANAKLAR BENZER

O görmedi beni, kalbine aktım
Cep aynası olup gözüne baktım
Kendimi bulamam abayı yaktım
Yollarda peşinden, koşar ağlarım.

Korkuyorum dostlar soru sormaya
Al yanaklar benzer çölde hurmaya
Yemin ettim o güzeli almaya
Deli cesareti, şaşar ağlarım.

Çekinmedim bir gün, kestim yolunu
İncitmeden tuttum, nazik kolunu
Canım dedim arz eyledim halımı
Evet sözcüğünü, yaşar ağlarım.

Güneş doğdu canlar birden kalbime
Tenini yasladı, yandım tenime
Hiç beklemezdim, geçti dinime
Mutluluktan şimdi, coşar ağlarım.

27/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

DALAŞIR MI?

Bir oynuyor gözün kaşın
Artık incitiyor taşın
Adı nedir, de savaşın
Can cananla savaşır mı?
İtler gibi dalaşır mı?

Olumsuzluk günü birlik
Ne huzur var, nede dirlik
Besin kaynağın mı şerlik
Can cananla savaşır mı?
İtler gibi dalaşır mı?

Yerli yersiz, gönlümü çal
Dört bir yana haberler sal
Derya yetmez ummana dal
Can cananla savaşır mı?
İtler gibi dalaşır mı?

Dostlarınca biraz sorul
Yeter bu kavgada yorul
Bulanıksan artık durul
Can cananla savaşır mı?
İtler gibi dalaşır mı?

18/08/2008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

DÜŞTÜM

Çınarın dikensizi
Batmaz ki, kalsın izi
Doğa kayırdı bizi
Dikensiz dala düştüm
Asfalt bir yola düştüm.

 

Açtım elim havaya
Gölgem düştü ovaya
Kim getirdi buraya
Arıyım bala düştüm
Kahfeye fala düştüm.

 

Öfleyip pöfleyerek
Unumuz eleyerek
Dilekler dileyerek
Kalleş bir kula düştüm
Altınken pula düştüm.

 

Dem aldım demleneyim
Birazcık dinleneyim
Eksiğim öğreneyim
Beyazdım ala düştüm
Halıdan çula düştüm.

 

30/07/2008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

 

 

İÇİMDE

Yüreğime kurşun yağar
Bir çocuk ağlar içimde
Oluk oluk kanım akar
Barışı sağlar içimde.

 

Bir nefesim varım yoğum
Boğaz dersen boğum boğum
Yeni yaşam eski doğum
Ovalar dağlar içimde.

 

Dağlar doğurmadan fare
Bir sözüm var nazlı yare
Ayrılığa yokmu çare
Irmaklar çağlar içimde.

 

17/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

 

KAYBOLDU GİTTİ

Kanatlanmış güzel uçma zamanı
Kalbimin ırmagı duymaz amanı
Derya ovasına serdik harmanı
Ansızın oltadan, sıyrıldı gitti.

 

İlk önce elime elin uzattı
Varını yoğunu gönlüme kattı
Önce güldürdüde, sonra ağlattı
Tanımamış gibi, ayrıldı gitti

 

Dolaştırdı bana köşe bucağı
Yalvardım yakardım, açtı kucağı
Bile kurduk, canlar evi ocağı
Nedense ortadan, kayboldu gitti.

 

Hüzün çökmüş gayri kalkmaz kaşlarım
Hayaliyle yaşamaya başlarım
Kader beni, ben kaderi taşlarım
Ben yandım, tutuştum, kırıldı gitti.

 

23/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

 

BU HALAYA HOŞ GELDİNİZ

İnanın içimde denizler coşar
Dilime dolaşır sözcükler şaşar
On binlerce çocuk gönlümde koşar
Dostlar bu coşkuya, sefa geldiniz.

Rüyamı, gerçekmi, uyarın dostlar
Çok mutluyum bugün gevşedi kaslar
Elele canlarım halaya başlar
Dostlar bu halaya, sefa geldiniz.

Her gün yeni başlar hayat yarışım
Kimse görmez ummanlara dalışım
Sizi böyle mutlu görmek barışım
Dostlar bu dügüne, sefa geldiniz.

Anne baba yapar elbet görevin
Sevgi yücelmektir, daima sevin
Neşesi çoğalır yakında evin
Dostlar bu coşkuya, sefa geldiniz.

Herkes göremez ki özde ki yolu
Dokunmayın bugün yüreğim dolu
Halaya dizilmiş, tüm Anadolu
Dostlar bu halaya, sefa geldiniz.

Böyle yaşanmalı duymak yetmiyor
Bitsin demeyinen dertler bitmiyor
Üçler geldi karşımızdan gitmiyor
Dostlar anılara, sefa geldiniz.

Her zaman canlarım, sevenler haklı
Kimseye benzemez dostlar çok farklı
Duygulara teslim,eyledik aklı
Dostlar bu dügüne, sefa geldiniz.

Aleksendara,Barış candan tebrikler
Büyük coşku verir aileye ilkler
Diğer kardeşlerin sırada bekler
Yeni bir dünyaya, sefa geldiniz.

Öyle bir coşku ki benzer nehire
Gitgide genişler sığmaz şehire
Hayırl’olsun,Kasım,bacım Tahire
Dostlar coşkumuza, sefa geldiniz.

24/08/2008.Hundige.Hüseyin Uçar.

İSMAİL BIÇAK IN ARDINDAN

Bindik sirkeciden yürüdü tren
Ne yolcu eden var,nede bir tören
İsmail amcanın olmuştu evren
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni sorur bizden, gezdigin yollar.

Bazan hüzünlendik, güldük gülüştük
Nemiz varsa yol boyunca bölüştük
Rehberimiz sendin peşine düştük
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni bizden sorur geçtigin yollar.

Yaşam acımasız, kaldırmaz nazı
Gani gönüllüydün, alırdın azı
Bir araya gelir gülürdük bazı
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni sorur bizden gezdiğin yollar.

Koştun arabayı yükledin sapı
Gözümün önünde o tiksel yapı
Geliyor sanarız açılsa kapı
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni bizden sorur geçtiğin yollar.

Silme dolmayınca, içmezdin çayı
Gene boş geçmedi ağıstos ayı
Danimarka ile açtın arayı
O günden bu güne akıştı yıllar
Ölüme çıkıyor bak bütün yollar.

Gubette işçiydin,yurtta amele
Fıkralar anlattın güldü temele
Herkesin bekçisi,bekliyor kale
O günden bu güne akıştı yıllar
Bu nasıl felektir eksiğin kollar.

Roskilde, Tåstrup ,Koskil, Ringsted
Sınırlar zorladın, oluştu devlet
Kore,Danimarka, ecel nihayet
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni hatırlatır gezdiğin yollar.

Baş sağlığı, sevenleri yakını
Gurbette kazdılar,yaşam arkını
Anlayalım, o canların farkını
O günden bu güne akıştı yıllar
Seni hatılatır gezdiğin yollar.

16/08/2008

CEVABIN NE?

Geldim sresim atmaya
Sesin sesime katmaya
Olanları unutmaya
Söyle güzel, cevabın ne?

Sresin alayım bekle
Hizmet edeceğim zevkle
Çekinme dünyanı yükle
Canım benim, cevabım bu?

Kervana çabuk katıldın
Farkındamısın satıldın
Merhaba dedim atıldın
Bu soruma, cevabın ne?

Nasibim çıktı karşıma
Bir anda daldı çarşıma
Güvenirim ben şansıma
Canım benim, cevabım bu ?

Kolaymı ki, çabuk sevdin
Sevdalanıp arşa değdin
Kırıp dallarımı eğdin
Bu son sorum, cevabın ne?

Kalbine düşen ışığım
Çorbandan çıkmaz kaşığım
Oğlan ben sana aşığım
Tut elimden,  cevabım bu?

03/08/2008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

GÜNLER GECE OLUR

Sahtekara ödün verme yorulun
Sahte konaklara varın kurulun
İşin biter her yerlerden kovulun
Günler gece olur, geceler gündüz
Geçtiğin yolları, eylersin dümdüz.

Cevize dönüşür dünyan daralır
Çölleşirsin, yeşil ovan sararır
Arzu,beklentiler,yarına kalır
Günler gece olur, gecense gündüz
Kimse anımsamaz, olursun dümdüz.

Teselli koyarsın,adını ahın
Birisi bin olur, artık eyvahın
Gidenden farkı yok, gelen sabahın
Gündüz gece olur, gecense gündüz
Bağını bahçeni, eylerler dümdüz.

Nere gitsen yollarına dururlar
Kurdugun hayali bile vururlar
Kendi günahını senden sorurlar
Gündüz gece olur, gecense gündüz
Dağlara kar yağar, görünür dümdüz.

Uykun kaçar,sevdiklerin üzeli
Uzun hava diye okun gazeli
Unutursun çirkin yüzlü güzeli
Gündüz gece olur, gecense gündüz
Hangi yöne baksan, görürsün dümdüz.
Yeter be Taşatan, şeytanı taşla
Bitirdiğin yerden, yaşama başla
Uzatsın ömrünü,umutlar aşla
Gündüz gece olur, gecense gündüz
Melhemsiz yaralar, sızılar dümdüz.
08/08/2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.

YOBAZ

Bile yaşanırmı,yobaz şaşınan
Tarih boyu, uyuz uyuz kaşınan
Bedenimi parçalarsın taşınan
Ruhumu, gönlümü,gömsene yobaz.
Aynalarda,gerdan zülüf tararsın
Öldürmekten başka, neye yararsın
Namusu, şerefi,nerde ararsın
Ruhumu, bilimi,gömsene yobaz.
Eylemin yakışır,namus arına
Kanlı ismin kalır, sade yarına
Ak pak benziyorum, dağın karına
Ruhumu dilimi, gömsene yobaz.

Sen görmezsin,ben esrim dağlardan
Korkuyorsun,ölülerden sağlardan
Kitabeyim Bilmediğin çağlardan
Ruhumu,gölümü,gömsene yobaz.

Ummanlar coşarken,deryalar eser
Gönül umduguna,elbette küser
Taşatan yobazla,selamı keser
Ruhumu,selimi gömsene yobaz.

01/08/2008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

EKLEME GÖNÜL

Defnede yaprağım,zeytinde dalım
Sevene elbette, peteğim balım
Avcıya vurulmuş, düşmüş maralım
Vefasızdan vefa beklenmez gönül
Hüzünlere hüzün eklenmez gönül.
Göze batan gönül, dağda ovada
Su yerine kanım kaynar tavada
Yer çekimi sustu, kaldım havada
Vefasızdan vefa beklenmez gönül
Hüzünlere hüzün eklenmez gönül.
Sahtekar yutturur,sen sakın yutma
Eğer yanlış isem,safımı tutma
Ayrılık ölümden,beter unutma
Vefasızdan vefa, beklenmez gönül
Hüzünlere hüzün, eklenmez gönül.
İnanın ki dostlar, bencil değilim
Dört kitabım, sade incil değilim
Eşime dostuma, sicil değilim
Vefasızdan vefa, beklenmez gönül
Hüzünlere hüzün,eklenmez gönül.
07/07/2008Hedebo.Hüseyin Uçar.

TOPRAK OLUNCA BARIŞTIK

Baktım sağıma soluma
Yürüdüm gittim yoluma
Azrail girdi koluma
Hesap dedi,hesaplaştık
Bile menzile,ulaştık.

Aynı şimdi, önüm arkam
Maddeye dönüştü makam
Kork diyorlar, niçin korkam
Böyle doğaya,karıştık
Yeni doğmaya,alıştık.
Günah sorur, günah nedir
Toprak anam,bilir kadir
Sevdlı yıllarım,nadir
Sevda yolunda,ağlaştık
Tatlı belaya,bulaştık.

04/04/2008Hüseyin Uçar.

YARİN ELİNDE

Dışarı çıkamam,her yan kar kaplı
Hayaller yaralı,düşler seraplı
Kanayan yürekte, bir hançer saplı
Hançerin kabzası,yarin elinde.

Emrini beklerim,nerede duram
Müsade et gülüm, hatırın soram
Gün günün, derine iniyor yaram
Yaramın melhemi, yarin elinde.
Bir olmaza,nerde, nasıl bulaştım
Çare diye,diyar diyar dolaştım
Makam diye,köleliğe ulaştım
Kölenin zinciri, yarin elinde.
Büyümen imkansız,Taşatan küçül
Ne yarışa katıl, nede boy ölçül
Köle meclisine, gel başkan seçil
Oyların mühürü,yarin elinde.

09/072008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

ELVEDA DEMEDEN

Elveda demeden,darılıp gittin
Dipsiz karanlığa,sarılıp gittin
Dinlemeden beni,kırılıp gittin
Her neylesen,kıblem,aynamsın benim.
Pişmanlık duyarsın, dedim duymadın
Hepsin bitirdin, anı koymadın
Suçum neyse söyle,kine doymadın
Her neylesen,kıblem,aynamsın benim.

Gel anlat derdini, kapalı kutu
Mantığın, düşlerin,bir ayrık otu
Düşülür bir yere,tarihin notu
Her neylesen,kıblem,aynamsın benim.

Bende o gözleri, bırakıp gittin
İnciten sözleri,bırakıp gittin
O aynam yüzleri,bırakıp gittin
Her neylesen,kıblem,aynamsın benim.

18/06/2008.Hedebo.Hüseyin Uçar.

OKUNSAM DA ANLAYTAN YOK

Bilen yoktur,ne haldeyim
Terk edilmiş harabeyim
Antik çağdan kitabeyim
Okunsamda,anlayan yok.

His edilmem,ben varmıyım
Pencere mi,duvarmıyım
Sılamıyım,diyarmıyım
Hiç sesimi,dinleyen yok.

Açık oldum,her görüşe
Uçağım, geçti inişe
Neler vermem,bir gülüşe
Özlesemde,özleyen yok

Konuşmuyor, sustu dilim
Başlamadan, koptu filim
Kadercilik,olmuş bilim
Kopuşumu,gözleyen yok.

Anlaşılmaz, yasa masa
Her kapıyı,açar kasa
Yıllar geçse,bitmez tasa
Hiç bir özür,dileyen yok.

Almam,satmam,belgem olmaz
Benim ayrı, bölgem olmaz
Hiç kimseye,gölgem olmaz
Bu diyarda, eğleyen yok.

28/07/2008.Hundige.Hüseyin Uçar.

GELİN ANAM SENMİSİN

Kilimin üstünde, ağayan gelin
Benim yüreğimi, dağlayan gelin
Elimi kolumu, bağlayan gelin
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

El işi, göz nuru,işlenmiş kilim
Eseri görünce,tutuldu dilim
Takılır bu aşka, her aklı selim
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

Kahvesin yudumlar,almış eline
Ezgiler takılmış,inler diline
Takıldım giderim, sevda yeline
Toprak anam,gelin anam, senmisin.

Bütün güzelliği sanat yaratır
Okuyana,bilsen neler anlatır
Bu hüzünler,yüreğimi kanatır
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

Bakan değil, gören göze görüldün
Tarla oldun, bahçe oldun sürüldün
Duygusuza, meta gibi verildin
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

Deryanın yüzüne,köprüler kurdun
Deniz kızımısın,kalbimden vurdun
Gideceğim zaman,yoluma durdun
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

Ben duymasam bile,sessiz bağırdın
Her neylesem sana,beni çağırdın
Her zaman ki gibi,gayet ağırdın
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

Bu kadarı yeter, bitir Taşatan
Yabaniyi bile,sürüye katan
Sevdan gülüm,asıl beni ağlatan
Toprak anam,gelin anam,senmisin.

08/07/2008 Hundige.Hüseyin Uçar.

MADIMAK

Duyduk kuşsaraydan, çıkmış geziye
Adını anınca daldık maziye
Ne şehite benzer, nede gaziye
Haberin bekliyor, Kuşsaray, Çorum
Hamzam dolaşıyor, Söke, Bodurum..

Makası kırılmış eğilmiş tampon
Madımak gelmedi, susmaz telefon
İkramiye çıkmış, kayıptır kupon
Telaşla koşturur, farklıdır yorum
Hamzam dolaşıyor, Akbük, Bodurum..

Her ne alsak, onsuz dolmuyor file
Madımağı bekler, komşum Kamile
Bir hafta dolaştık, bitmedi çile
İçinden çıkılmaz, sanki bir kurum
Hazam dolaşıyor, Didim, Bodurm..

Adı sanı geldi, kendinden önce
Yıykanmış, kıyılmış, inceden ince
Belkide nazara ugradı bence
Açığa çıkmıyor, bir türlü durum
Hamzam dolaşıyor, Söke Bodurum..

Namı dolaşıyor, kendisi kayıp
Geriyemi döndü, sözünden cayıp
Lafı dolaştırır, kaptan şuayip
Sonra gelir diye, doldurduk forum
Hamzam dolaşıyor, Söke, Bodurum..

Telefonlar yağar, eş ile dosttan
Gölgesinde kaldı bağ ile bostan
Didimde hatıra kalsın, bu destan
Her şeyi anlattım, kalmadı sorum
Hamzam dolaşıyor, Söke, Bodurum..

20/08/2007 Didim.Hüseyin Uçar.

ISITMAZ NEFESİ

Dostun sesi gelir, duyarlı, olgun
Anılar ayakta, hayaller yorgun
Yaşam acımasız, yemişiz vurgun
İnan çok özledim, dillerin gülüm
Isıtmaz nefesi, ellerin gülüm..

Nere gitsek canlar, duraklar belli
Gözüküyor, güzel ayaklı elli
Gelin olsam sana, duvaklı telli
İnan çok özledim, dillerin gülüm
Isıtmaz nefesi, ellerin gülüm..

Öldüğümde nolur, susmasın sazlar
Dizilsin halaya, gelinler kızlar
Yükselsin havaya, dumanlar tozlar
İnan çok özledim, dillerin gülüm
Isıtmaz nefesi, ellerin gülüm..

Özgürlük herkesin, hakkı olmalı
Yüreklere mutluluklar dolmlı
Dost dostunu arayınca bulmalı
İnan çok özledim, dillerin gülüm
Isıtmaz nefesi, ellerin gülüm..

07/08/2008 Karlslunde/Hüseyin Uçar.

UÇMAYACAKTIN

Hani sen gönlüm uçmayacaktın
Seven sevgiliden kaçmayacaktın
Aşkını yadlara açmayacaktın
Deli divaneyim, gönül elinden
Düşürmedin yad yabanı dilinden..

Gülüm deyip, seni övdüm öveli
Bu sinemi, demircide döveli
Tanımazdım seni yıllar eveli
Deli divaneyim, gönül elinden
Düşürmedin, yad yabancı dilinden..

Her gün boğazlarsın, gel kavga kurak
Bütün arzularım, dilersen vurak
Artık dayanamam, bura son durak
Deli divaneyim, gönül elinden
Düşürmedin yad yabancı dilinden..

28-*03-2008 Hundige. Hüseyin Uçar.