Skip to content

Tanığım

Koru beni tanrım aman
Çok kıyıcı düşman yaman
Kalmamış dizimde derman
Görülen dağlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Yanlışın altını çizdim
Sanmayın çevremi üzdüm
Her yerde şuursuz gezdim
Gökte yıldızlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Bir ömür uçuklar ördüm
Sıfır oldu birden dördüm
Yaşayarak hepsin gördüm
Üzümlü bağlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Çürük düşürdü özüme
İnanan olmaz sözüme
Hüzün oturmuş gözüme
Şu doğan güneş tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Hançer elde öfke kında
Azrailin eli canda
Güldürmedi bu cihanda
Sokaklar yollar tanığım
Hem tanığım,hem sanığım

Boğulurum terler ile
Sabır doldum pirler ile
Gezinirim körler ile
Gökte dolunay tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Felaketten farksız adı
Sanki osmanlıda kadı
Bu yaşamın yoktur tadı
Uçuşan kuşlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Tek taraflı niye sevdim
Daima dikene değdim
Zalimlere boyun eğdim
Bitkiler, otlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

İki cümle konuşulmaz
Hiçbir şeyler tartışılmaz
Sanki tanrı ulaşılmaz
Dilsiz duvarlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Kölesi olduk zalimin
Sıcağı söndü elimin
Sancısı artar dilimin
Rafda kitaplar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım

Kar görünür, yağmur yağar
Ovadan dağlara ağar
Her gelişme umut boğar
Dallar ağaçlar tanığım
Hem tanığım, hem sanığım.

17/10/2003 Hundige, Hüseyin Uçar.

Published inIkke-kategoriseret