Skip to content

MANAVLAR

Merhaba
Kanallar köprüler kenti merhaba
Ekonomiden anlamak için
Ekonomist olmak gerekmez
Yaşamak yeter
Yetmişli yılların başında
Kavun, karpuz dilimle satılırdı
Bu ülkede
Bir çok meyvenin, sebzenin
Adı bile bilinmiyordu
Şimdi her köşe başında
Mahalle aralarında
Birbirinden güzel
Taze sebzeleri
Meyvalarıyla kara kafalı
Pala bıyıklı manavlar
Yaşamak uğruna
Binlerce kilometrelerden
Kopup gelmişler
Bu insanların bir çoğu
Askere giderken görmüş
Büyük kentı, denizi
Ve onlar buraya gelir gelmez
Sanayi makinalarının başına geçtiler
Derken birbirini kovaladı yıllar
İşsiz kervanına onlarda katıldılar
Kimi on yıl, kimi yirmi yıl
Aynı iş yerinde çalıştılar
Ve emekliye ayrıldı ilk gelen kuşak
Gençlerin bir çoğu nişanlı
Belkide hiç yüzünü görmediği
Sadece adını duyduğu birisiyle
Umutla, özlemle kavuşacakları
Günü bekliyorlar
Merhaba
Kanallar köprüler kenti merhaba
Geldikleri bu ülkede
İşlerini kaybeden bu insanlar
Gene arayış içindeler
Caddeleri
Sokakları
Sofraları süsleyen
İnsanları iştahlandıran, besleyen
Sebzeleri, meyveleri tezgaha diziyor
Köründe sabahın
Bir çoğu yıllar evveli yaşar gibi
Dometes teveklerinin arasına uzanmış
Kıvrımlı kırmızı domatesleri
Koparmadan, yıkamadan, tuzlamadan
Dalında dişleyerek yeyişini
Domates suyunun, çekirdeklerinin
Bıyıklarını ıslattığını sanıp
Elinin tersiyle bıyığını siliyor
Ve ekliyor
Bizim eğitimimizde ki insanlar
Bu ülkede, hendikap sayılırken
Bizler bodrumları temizleyip
İşyerlerine çevirdik
Hem kendi işimizi kurduk
Hem iş olanakları yarattık
Hemde körfez yerlere
Canlılık ,hayat getirdik
Biz büyük paralar kazanmıyoruz
Normal iş günü yerine
İki iş gününü
Aynı gün yaşıyoruz
Geleceğimizi hazırlıyoruz derken
Çocuklarımızın yüzünü
Çoğu zaman haftada
Bir kez görebiliyoruz…

 

07-05-1983 Hüseyin Uçar.