Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • HALMI BIRAKTI
    Son olarak çevirdiğim telefon Bende davranacak hal mi bıraktı Yon efendim cehaleti durma yon Bende tutunacak kol mu bıraktı Yüklendi cehalet yaktı şura mı Dağ eyledi denizi mi, ova mı Bilinçli savunsam bile dava mı Bende tutunacak dal mı bıraktı Çöreklendi kara yılan yoluma Şırınga eyledi bastı koluma Benden selam edin, kızım oğluma Daha yürüyecek yol mu bıraktı? 12.9.1984 / Hüseyin Uçar
  • Sevgili
    Ne desem, söylesem gönül virane Bülbül gibi nara yakar sevgili Ben ağlar, yanarım aşkın çölünde Gene yad ellere bakar sevgili Sözü, muhabbeti verelim dile Benzettim dilini öten bülbüle Boşalmaz kadehim, doludur çile Sel olup kalbime akar sevgili. Şu gençlik çağımın tek tren hattı Aşkıyla gönlümde neler yarattı O bir Şirin, Hüseyin’im Ferhat’tı Türkülerde hala yaşar sevgili. 17.07.1975 / Hüseyin Uçar
  • ÇOKLAR KÖLE
    Aylar hafif yıl az gibi Ayırdılar bir yoz gibi Gıdamız soğuk buz gibi Elimde donar sunaklar Çoklar köle çoklar uşak Yollar doğru niçin şaşak Çoğalırız kuşak kuşak Gece kondumuz konaklar Hiç kesilmez gözüm yaşı Yurt edindik dağı, taşı Toprak ev depreme karşı Çatısı mavi çoraklar.  2.1.1987 / Hüseyin Uçar
  • Sebebini bilmiyorum.-2-
    Dur dediler, orda durdum Kendimede, tuzak kurdum Vur dediler, çekip vurdum Sebebini, bilmiyorum. İzci oldum, iz üstünde Gözcü oldum, göz üstünde Sözcü oldum, söz üstünde Sebebini bilmiyorum. Gezmediğim, diyar azdım Ozanın elinde sazdım Kerbela çölünde yazdım Sebebini bilmiyorum. Anlaşılmadı, iletim Doğdum, doğalı diyetim Afrikada, iskeletim Sebebini, bilmiyorum. Anlatırım, yarım yarım Çalıştım, olmadı varım Kimse, duymadı uyarım Sebebini,  bilmiyorum. Olmadım, masaya vuran Duygulu hayaller kuran Kestiremem, nedir oran Sebebini, bilmiyorum. Anlamadım, ölüm diri Anlatsana, pirler piri Yerime, ölüyor biri Sebebini, bilmiyorum.
    07-03-08 Karlslunde.
                Hüseyin uçar.
  • KOSUNLAR BENİ
    Bakışlar isyankar, sezdeniş emir Yüreğim yanardağ, sinemse demir Gül oyna sevdiğim, tükendi ömür Geçtiğin yollara, koysunlar beni Akan göz yaşımla,yusunlar beni... Ne düğünü bildim, nede bayramı Açtın dostlar ile, açtın aramı Ne sardın, sardırdın, gizli yaramı Geçtiğin yollara, koysunlar beni Akan göz yaşımla, yusunlar beni... Boşa gitti, bunca yıllık devinim Dönüşsüz yollara, düştüm eminim Kanun bana, her sözcüğüm, yeminim Geçtiğin yollara, koysunlar beni Akan göz yaşımla, yusunlar beni... Çektiklerim, yüreğime, demedim Neyim varsa, bir gün yalnız yemedim Teşekkürün, içtenliğin görmedim Gezdiğin yollara, koysunlar beni Akan göz yaşımla, yusunlar beni...
    06-11-2008.Karlslunde.Hüseyin Uçar.
  • Yazı çağırır
    Kişinin fikiri türüyor dilden
    Bülbülün çektiği o gonca gülden
    Yaz bahar ayında geçilmez selden
    Karlar erir yine yazı çağırır
     

    Aşk şerbeti zehir olsa içilir
    Geçitsiz dağlar yarıp geçilir
    Zaman gelir ekilenler biçilir
    Gönül güler yürür bizi çağırır
     

    Sensizliğin kalbimdeki yerini
    Hüseyin arıyor gerçek pirini
    Korurum canımla olan serimi
    Aşık çalır söyler sazı çağırır.
     

     29.5.1975 / Hüseyin Uçar
  • KALLEŞ DÜNYA
    Kimi gelir kimi gider Kimi yanar kimi tüter Kimi senden nefret eder Karnı büyük kalleş dünya Kimi ömür boyu hasret Kimine yurt olmuş gurbet Tüm acılar bize servet Karnı büyük kalleş dünya Kapansın gurbet kapısı Olmaz gurbetin tapusu Yurda dönmektir doğrusu Karnı büyük kalleş dünya. 8.5.1985 / Hüseyin Uçar
  • KALBİNDEN GAYRİSİN
    Kömür gözlerinde yakan alevin
    Sinemi dağlyor hasretin, sevi’n
    Kalbimde kurulu sarayın evin
    Bir günlük misafir almak istemem.
     

    Gencecik fidansın yanağın al al
    Bırak nazı n’olur gel kapımı çal
    Kalbimde sevi’n inleyen kaval
    Sevdiğim yolumdan kalmak istemem.
     

    Hasretin çok acil ömrüme şifa
    Yeter Hüseyin’e bu kadar cefa
    “Ha!” de gel, sevdiğim düştüm “alaf”a
    Kalbinden gayrisin çalmak istemem
     

    18.08.1980 / Hüseyin Uçar
     

  • Beşikten mezara kadar
    Halktan yana zarif ile Birleş birleş arif ile Öğren, gitme tarif ile Beşikten mezara kadar Tanı, tanıt soyan iti Kötü ile olma kötü Emzirip büyütme biti Beşikten mezara kadar Sınıfını tanı, tanıt Proleter gerçek yanıt İşte çıktı en son kanıt Beşikten mezara kadar Kitapları oku, okut Her satırı, harfi yakut Hasır, kilim, halı dokut Beşikten mezara kadar Yaranın yoktur melhemi Altına baştır dirhemi Hüseyin’im sar kalem Beşikten mezara kadar.   13.12.1978 / Hüseyin Uçar
  • ÖLÇÜ NEDİR Kİ?
    Her hanede olsun bir hesap soran Terbiyede söyle ölçü nedir ki? Değerler çiğneyip düzenin kuran Diktatörde yasa, ölçü nedir ki? Bakınca görünmez dağların ardı Herkese gül kokar kendinin yurdu Çürüyen ağacın eksilmez kurdu Mantıksızda yasa, ölçü nedir ki? Yıllar değil inan ömür yorulur Zalimin hesabı bizden sorulur Her gece, her şafak sehpa kurulur Egemende yasa, ölçü nedir ki? Ağlamak yakışmaz demeyin bana Zalimin hançeri işliyor cana Her derdime deva şu toprak ana Toprakta ki yasa, ölçü nedir ki?
     
    2.4.1998 / Hüseyin Uçar