Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • ÖLÇÜ NEDİR Kİ?
    Her hanede olsun bir hesap soran Terbiyede söyle ölçü nedir ki? Değerler çiğneyip düzenin kuran Diktatörde yasa, ölçü nedir ki? Bakınca görünmez dağların ardı Herkese gül kokar kendinin yurdu Çürüyen ağacın eksilmez kurdu Mantıksızda yasa, ölçü nedir ki? Yıllar değil inan ömür yorulur Zalimin hesabı bizden sorulur Her gece, her şafak sehpa kurulur Egemende yasa, ölçü nedir ki? Ağlamak yakışmaz demeyin bana Zalimin hançeri işliyor cana Her derdime deva şu toprak ana Toprakta ki yasa, ölçü nedir ki?
     
    2.4.1998 / Hüseyin Uçar
  • YARİN ELİNDE
    Dışarı çıkamam,her yan kar kaplı Hayaller yaralı,düşler seraplı Kanayan yürekte, bir hançer saplı Hançerin kabzası,yarin elinde.
    Emrini beklerim,nerede duram
    Müsade et gülüm, hatırın soram
    Gün günün, derine iniyor yaram
    Yaramın melhemi, yarin elinde.
    Bir olmaza,nerde, nasıl bulaştım
    Çare diye,diyar diyar dolaştım
    Makam diye,köleliğe ulaştım
    Kölenin zinciri, yarin elinde.
    Büyümen imkansız,Taşatan küçül
    Ne yarışa katıl, nede boy ölçül
    Köle meclisine, gel başkan seçil
    Oyların mühürü,yarin elinde.
    09/072008.Hedebo.Hüseyin Uçar.
  • SEFİL SEFİL
    Yükseldi güneş çok sakin hava Karış bulutlara git sefil sefil Dört gözle bekliyor sılada yuva Tez saatte eve yet sefil sefil Türk Hava Yolları kartal pençesi Kayboldu birden söndü öfkesi Anadolum elbet yiğit ülkesi Bizim turna dilden öt sefil sefil Ayrıldık senden kuzey kutupta Yüceldin göklere bizi atıp da O üzgün bakışlar sönmez bir hafta Mithat’ı geriden güt sefil sefil Alışmıştık senin esmer yüzüne Gülüşürdük muhabbetli sözüne Yarın bir gün varacagız izine Hazırla Hülya’ya süt sefil sefil Hüseyin’im sözlerimi bağlarım Senden ayrılalı gizli ağlarım Baharda sel miyim coşar çağlarım Orakta ütmeyi üt sefil sefil. 02. 01. 1975 / Hüseyin Uçar
  • SİL DOSTUM
    Kim döderir, dön bak, yaşam çarkını
    Akan sular bile, bulur arkını
    Eğer insan’isen, göster farkını
    Üretmeden, tüketilmez bil dostum
    Tembelliği, bilincinden sil dostum.
     

    İşine gücüne, dört elle sarıl
    Toprakla güreş, çamurla karıl
    Çekemem sözümü istersen darıl
    Üretmeden, tüketilmez bil dostum
    Tembelliği, belleğinden sil dostum.
     

    Övğü beklen benden, neyini övem
    Elim kalkmaz, bari laf ile dövem
    Haket yaşamayı, can gibi sevem
    Üretmeden, tüketilmez bil dostum
    Tembelliği, defterinden sil dostum.
     

    Üzüm vermez’ise kesilir asma
    Yol gösterdim, sade cehalet kusma
    Kendine gelmeden, kapıma basma
    Üretmeden, tüketilmez bil dostum
    Tembelliği yaşamından sil dostum.
     

    20/10/ 2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Sar beni
    Sen bir doktor ol da hastan olayım Acıma sevdiğim yar beni beni Eğer beni baygın halde bulursan İncitme sevdiğim sar beni beni Dile vücudunda kolun olayım İste de al beni malın olayım Her an gezindiğin yolun olayım Cadde ismin diye sor beni beni Sen bir tarla ol da satın alayım Büyük şehirlerde katın olayım Sen binici ol da atın olayım Acıma sevdiğim yor beni beni Sen bir dünyasın yören olayım Muhtelif yerinde yaren olayım Der Hüseyin gülün deren olayım Aşkın yoldan bile kor beni beni. 19.2.1975 / Hüseyin Uçar
  • Ruhumun aynası
    Rüyamın güzeli, bahar yağmurum
    Yaslan bu sineme kurban olurum
    Gece gündüz sevdan ile dolurum
    Rühumun aynası, gönlümün gülü
    Yeter nolur zariletme bülbülü
     

    Ceylan boyun, ince belin, nur yüzün
    Mahkeme kararı,  oluyor sözün
    Peşini bırakmam kavursa közün
    Ruhumun aynası, ömrümün gülü
    Yeter nolur, zariletme bülbülü
     

    Hayalimde öptüm, rüyamda sardım
    Seni düşündükçe yaşamda vardım
    Gözlerini kaçırdıkça yalvardım
    Ruhumun aynası, özümün gülü
    Yeter nolur zariletme bülbülü
     

    Samimi gülüşün, o içten yapın
    Nolursun, açılsın ömrüme kapın
    Kimseye ait değilmiş tapun
    Ruhumun aynası, gözümün gülü
    Yeter nolur zariletme bülbülü.
     

    13/10/2004 Karlslunde/Hüseyin Uçcar.
     

     

     

     

     

  • DİLEKÇE
    -Köylü kadının günü- Yaz beyim yaz Sarı öküz marazlı Bebeler küçük Herif içerde Yürüyüşe’mi  katılmış ne Sekiz yıl verdiler Benim dizlerim tutmaz Yetmez oğlanın sabana gücü Elde avuçta yok Duru duragı yok zamların Bulgur tükenmek üzre Un çoktan çekti suyunu Kapısını çalacagım kimsem’de yok Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütüyor değirmen Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu varya Varırım başına el ayak çekilince Kendimi atayım derim, atamam Bebeler küçük Herif içerde. Yaz beyim yaz Hele o verğiler Zamlı gelecekmiş bu ay Bir keçimiz Birde kouynumuz vardı Keçi kayıp Koyunun kurudu memeleri Anlatacaklarım o kadar çok ki Hangi birini anlatayım Kesilesice kafada akıl mı kaldı Gene karıştırdım Sana ikram için Bir bakraç yoğurdum var Küçük kız bulamaç istedi sabahtan Oğlanın doldu gözleri Azarladım Ne ayağında ayakkabı Ne sıtında gömlek var Yıkıldı bir bir umutlarım Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütüyor  değirmen. Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu var ya Varırırım başına el ayak çekilince Kendimi atayım derim atamam Bebeler küçük Herif içerde. Yaz beyim yaz Acelemde var Herifi göreceğim Oğlan selam gönderdi Kızgın baştakilere Arzuhal eylerim tanrıya duymaz Açlık başladı bizde Bebeler uyumaz Saklımız gizlimiz yok Duyan duysun Duymayana söylesin Ya babamızı bırakırlar Yada öncül açlığı kaldırırlar ortadan Görmeyeli bir yılı geçti Ne yer Ne içer Nadas zamanı geldi çattı Benim dizlerim tutmaz Yetmez oğlanın sabana gücü Sarı öküz marazlı Yoktur el uzatanımız Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütüyor değirmen. Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu varya Varırım başına el ayak çekilince Kendimi atayım derim atamam Bebeler küçük Herif içerde. Yaz beyim yaz Alem sürdü tarlaları Bizim’ki  anız Kimsenin tavuguna taş atmadık Ne istediler bizden Bizde canız Köy uzak, taşıt yok Ne yaparım tek başıma Dağ yollarında Şimdiden korkusu düştü içime Şurda akşama ne kaldı İkide bir köyü Jandarmalar basar Eve varmalıyım Bebeler korkar Nasıl anlatsam Ne yol Ne ışık Ne içecek su Biz köylüler efendiyiz dogrusu Suyu kaç kilometre uzaktan Şeytan deresinden taşıyoruz Kış Yaz Şuramda bir ateş yanar Bacım onaltı yaşında Doğum yaparken öldü Ne doktor Ne çare Günleri gece eyledik Bilmem’ki Biz feleğe neyledik Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütüyor değirmen. Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu var ya Varırım başına el ayak çekilince Kendimi atayım derim atamam Bebeler küçük Herif içerde. Yaz beyim yaz Dün götürdü jandarmalar Hacıların ali’yi Gazete’mi okumuş ne Okuma seferberliğinde Okuma yasak Kominist  derler Beyim solusak (Arzuhalcı) O torbadaki ne bacı Hiç beyim ne olacak Bir ölçek buğday Satmaya getirdim İhtiyaç çok Bizde ne derman Kan alacak damar yok Satıpta iki kalıp sabun Bir kilo soda Birde bebelere şeker alacağım Varınca elime bakarlar Muhtar bir televizyon getirmiş Öğretmen bey motorun aküsüne bağladı İçinde konuşanlar duyuluyor Gezenler Oynayanlar görünüyor Türkü dinleniyor Hele başka dünyadan gelmiş gibi O avratlar Yalan haberler Nutuklar Meclis kavgaları Helede o reklamlar Bebeleri çileden çıkarttı Neden bizim yok Onlardan bende isterim Bizim büyük kız Kız ana neden biz öyle giyinmiyik Sorular sorular Cevap veremiyorum beyim Bunların hangi birini anlatayım Boğaz kırk boğum Kırk boğum olmasınada Boğumların içi Cebimiz gibi bomboş Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütüyor  değirmen. Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu var ya Varırım başına el ayak çekilince Kendimi atatyım derim atamam Bebeler küçük Herif  içerde. Yaz beyim yaz Bu söylediklerimi İhmal etme Bir tamam Baştakilere postala Onlar derdimize bir çare Bulur herhalde Yada babamızı bırakırlar Nolur beyim Başını ağrıttım amma Kusuruma kalma Bana bir de Hapishanenin yolunu göster Ben bu yaşıma geldim Bu şehire ikinci gelişim Yol bilmem İz bilmem (Kalktı ayağa arzuhalcı) Bana bak bacı Bu yoldan doğru yürü Sağa-sola sapmadan devam et Karşına yüksek duvarlı Tel örgülerle çevrilmiş Önünde nöbet tutan Askerlerin olduğu Kocaman bir bina çıkar İşte orası, o askerler Sana yardım ederler Hadi güle güle bacı (Baka kalır ardından arzuhalcı Kendi kendine söylene söylene Yolu kaybetmekten korka korka Yürür gider yoluna köylü kadın Ben kimim niye geldim bu dünyaya Depreşir azar yaralarım Hem gider hem söylenir Aman unutma bu söylediklerimi Bir tamam baştakilere postala Unutma e mi Üst üste fırtına İçimde sızı Yüreğimi üğütür değirmen. Yaz beyim yaz Hani bizim bahçede bir kuyu var ya Varırım başına el ayak çekilince Kendimi atayım derim atamam Bebeler küçük   Herif içerde.             Hüseyin Uçar.
  • BİZ BU YOLUN YOLCUSUYUZ
    Kaşlar gözler niçinliyor Tebessümler biçimliyor Bakışların berçinliyor Biz bu yolun yolcusuyuz. Adı aşkmıdır, mabet’mi Rüyamıdır, muhabbet’mi Dil değmemiş, bir ayet’mi Biz bu yolun yolcusuyuz. Yerinde durmuyor ünlem He de gülüm bir kez gülem Ver elini dolsun çilem Biz bu yolun yolcusuyuz. Hadi ozan dokun tele Hayalleri verek yele Türküler üşüşsün dile Biz bu yolun yolcusuyuz. Varlığı sinemde duran Gözleriyle soru soran Oku Uçar, işte kuran Biz bu yolun yolcusuyuz. Sevdaların yolcusuyu 12/4/2006 Hüseyin Uçar.
  • Özledim
     

    Elçi oldun girdin bu yıl araya
    Öp toprağı basar basmaz karaya
     Mıcık  selam götür bizden sılaya
    Ova,yayla, bellerini özledim
     

     

    Bana düzdür o sılanın yokuşu
    Bir başkadır dost gözlerin bakışı
    Desen,desen o dağların nakışı
    Doğal açan güllerini özledim
     

     

    Bize açık kapıları bilimin
    Türküleri yankılanır dilimin
    Daha duymayalım adın ölümün
    Bile gidek yellerini özledim
     

     

    Ak denizde çıktı yenir yafalar
    Yoksullara serilimi sofralar
    Öğrenelim değişmişmi kafalar
    Hak arayan dillerini özledim
     

     

    Uyuyan varise ayağa kaldır
    Her açılan çiçek arıya baldır
    Gamzeler konuşur yanaklar aldır
    Güzellerin güzelini özledim
     

                       8/12/2003 Karlslunde.
                                    Hüseyin Uçar.

     

  • YAZARIM
    Yıllar var ki şu içimi kemiren Dilim döner, elim işler yazarım Yiğit meydanında kardeşim diren Dilim döner, elim işler yazarım Niceleri gitti aynı çığırdan Kurşun yedi hiç yılmadı bağırdan Sesini duyurdu bizim bozkırdan Dilim döner, elim işler yazarım Kızılırmak gibi akıyor kanlar Böyle mi emretti İncil, Kuran’lar Özgürlük uğruna can veren canlar Dilim döner, elim işler yazarım Yazıyor tarih ölen binleri Özgürlük uğrunda geçti günleri Pir Sultan Abdalım örnek dünleri Dilim döner, elim işler yazarım İnsanlık yolunda ayrım seçilmez Bizim idealden konup göçülmez Bizce insanlığa paha biçilmez Dilim döner, elim işler yazarım İki kişi olsak her şeye dengiz Zalimin gözünde bir büyük cengiz Kurtuluş yolunda işlenen hergiz Dilim döner, elim işler yazarım Şu gözüken dağlar kışın da saklar Gün olur ki haklı haksızı paklar Meydana dökülür siyahlar aklar Dilim döner, elim işler yazarım Siyahı, beyazı hepisi bizden Yılmıyor ezilen, yürüyor izden Zalimin zulmü yakıyor közden Dilim döner, elim işler yazarım Kardeş kanı içip tahta geldiler Yüzyıllarca insanlığı böldüler Biz bir kez, onlar bin kez öldüler Dilim döner, elim işler yazarım.   29.2.1977 / Hüseyin Uçar