Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • SESİM ISITIYOR ZEMİNLERİ
    Ellerim arkadan Sandalyeye bağlι Üç gündür Zemin katta Öylece oturuyorum Çevremde dolaşanlar Sorular soruyor Cevabιm Hep aynι ne kalp kιrdιm, ne kuşlarι vurdum Sadece yιldιzlarι Sağdιm yer yüzüne Palamut topladιm Dağlardan Yeşertmek için kιrlarι Ansιzιn Şimşekler Çaktι gözümde Kan sιzιyor kaşιmdan Ellerim Ayaklarιm Sandalyem nerde? Durmadan İnip kalkιyor tekmeler Fιsιtι gazetesini Okuyor birileri Bir yerlerde Dedikodu Güme gitti palavralar Sesler çoğaldι Yeşerdι bozkιrlar Işιk sιzιyor Zemin kata bir yerlerden El sallιyor Hayat Okula gidiyor çocuklar Bedenim Sesim Isιtιyor zeminleri Açιlιyor kapιlar. 03.03.2001, Hüseyin UÇAR
  • Her zaman
    Anlatayım dostum değil bir rüya Yolculuk başlamış yıldıza aya Bir meydan savaşı hayat bu dünya Direnerek hak alınır her zaman Emeğimiz niçin yatanlar tatar Servetin üstüne servetler katar Bizi bize takıp pusuda yatar Direnerek hak alınır her zaman Alırsan, satarlar, gerilik kabal Evlenirsen gönlüm bir daha sev al Bahar gelmiş her yan gözükür albal Direnerek hak alınır her zaman.  6.6.1975 / Hüseyin Uçar
  • Bu Kale
    Bu kale Çiğdem topladığım Koyunlar Kuzular otlattığım Koşup oynadığım Çığlıklarımın Türkülerimin Yankılandığı kale Bu köy Bu kale Önce dedemi çağırmış uzaklardan Gelenlerle Doğanlarla çoğalmışız Bir zaman sonra Yetmez olmuş Doğup büyüdüğüm Bu köy Bu topraklar Dağılmışız şimdi Dörtbir yanına dünyanın Hanı derlerya Gitmek mi Kalmak mı zordur, Yüceliğin Yüceliğimdir kale Düvenci ovası Sağmaca suyu kadar ulusun Bu kale anlatabilir beni ancak Bulutlar ağlar gözlerimde Dövülür sinemde davullar Ders zili çalar kulağımda Bırakmaz yakamı gurbet Kırılma noktasındayım Çok mutsuzum çocuklar Gel konuşalım kale Kim yazmış bu yazıtları Bu yazıt Orhun yaztı değil Bu örenlerin Bir zamanki zarafetini Anlatabilirmisin Kimler konmuş Kimler göçmüş Bu topraklardan Kendiliğindenmi oluşmuş Bu örenler Ören olmadan önce Ne kavgalar Ne sevdalar yaşandı Sıralayabilirmisin Bu kale anlatabilir beni ancak Bulutlar ağlar gözlerimde Dövülür sinemde davullar Ders zili çalar kulağımda Bırakmaz yakamı gurbet Kırılma noktasındayım Çok mutsuzum çocuklar. Söylermisin kale Niçin bomboş bu okul Hani nerede öğrencileri Ya bu satılık levhası Kim astı Kimler astırdı O levhayı O levha Yaktı YKurşuna dizdi beni Ey insanlar Neredesiniz Okur yazar oranı Ve kampanyalar Palavramıydı Bütün bunlar Nasıl satılır Kim satar Okulunu köyün Ayağa kalkın ey insanlar Her aileden bir kitap Kampanyasıyla Kütüphaneye dönüştürün Geç olmadan çocuklar Sonra faydasız Namaz, niyaz Bahçesi köy parkı Dinlence yeri olsun Soluklanın biraz Ne zaman Malı oldu hazinenin Kayabaşı Yazı Yaylaklarımız Meralarımız Yokmu çare Yokmu ihtiraz Bu kale anlatabilir beni ancak Bulutlar ağlar gözlerimde Dövülür sinemde davullar Ders zili çalar kulağımda Bırakmaz yakamı gurbet Kırılma noktasındayım Çok mutsuzum çocuklar Bilge kale Sen dur orada dimdik Sarı öküzün boynuzunda  Döne dursun dünya Ben sarı öküzle Boz eşeği eşledim Koştum karasabana Çok karasabanımı kırdı Bu kıraç topraklar Bu dağ etekleri Şimdi o kıraçlarda Hazinenin diyorlar Bunca yılın emeği Demek Hazinenin Bizmi boşalttık hazineyi Onu boşaltanlar Kim bilir şimdi Hangi  mevkideler Uzak coğrafyalara Yerleşmiş bazıları Alın terimizle yıkanıyorlar. Baş kaldırırcasına Zerkli Hasanın pınar Akıyor Geceli gündüzlü Güney’e bakarak Kim dur diyecek Bu başı bozukluğa Bu kale anlatabilir beni ancak Bulutlar ağlar gözlerimde Dövülür sinemde davullar Ders zili çalar kulağımda Bırakmaz yakamı gurbet Kırılma noktasındayım Çok mutsuzum çocuklar. Bir tarihsin sen kale Bense Genç, yaşlı Güzel, çirkin Köylü, şehirli Demeden Dolaşıp Topluyorum umutları Yüklüyorum Sabırların sırtına Taşıyamıyorlar Boğmacalara Astımlara Boğuluyorlar Yerden, kalkmıyor bakışları Bulutları sağıyorum Yeryüzüne Dolmuyor göletlerim Kalede yetişen Çeşit çeşit Yeşile bakıyorum Tarih Tarihce konuşuyor Çınarların altında bir gömüt Saptırmasındaki yazı Zerkli Hasanın torunu Bin kollu Hacıahmet. Kimbilir Ne yaşamlar yaşadılar Ne acılar çektiler Belkide bahar seliydi Coşkuları, heycanları Belkide en gerçekci Aşkı onlar yaşadılar Bu kale anlatabilir beni ancak Bulutlar ağlar gözlerimde Dövülür sinemde davullar Ders zili çalar kulağımda Bırakmaz yakamı gurbet Kırılma noktasıdayım Çok mutsuzum çocuklar 24/10/2003  Karlslunde/ Hüseyin Uçar.
  • GÜLDÜRMEDİN Kİ GÜLEYİM
    Haklı haksız, demez paklar Gizlenir kendini saklar Saçlarıma düştü aklar Güldürmedin ki, güleyim... Arı gibi verdim oğul Bırakmadın, olmam çoğul Her girdiğin, bağdan kovul Öldürmedin ki, Öleyim... Saygı kalmamış ataya Yaşam dönmüş fırtanaya Sığdırmadın, bir kıtaya Gel demedin ki, geleyim... Neyim var ise getirin Beni canlara götürün Tartışmaları bitirin Bildirmedin ki, bileyim... Çatlasada sabır taşı Ölsem olmaz, hiç telaşı Körle yatan, kalkar şaşı Göstermedin ki, göreyim...
    26/01/2010.Didim.Hüseyin Uçar.
  • YOK DERLER SEFİL
    Saldın yüreğime alı, alazı Bu nasıl kaderdir bu nasıl yazı Dilleri turnaydı bülbül avazı Aradım yurdumu yok derler sefil Kimlere emanet ettin barışı Gene bize değdi feleğin taşı Boynu bükük koydun kavim kardaşı Aradım evleri yok derler sefil Sığmadın bir yere kadersiz emmim Okyanusta bile yol almaz gemin Seni unutamam ederim yemin Aradım yurdumu yok derler sefil Bir ömür göçmendin yurtsuz yuvasız Çorbalar içtin yağsız tavasız Vergiler ödedin dağsız ovasız Yokladım yurdumu sen yoksun sefil Dilerim ki kısa ömrün çağ olsun Her gördüğün bozkır değil dağ olsun Emmim göçmüş yavruları sağ olsun Ararım sorarım yok derler sefil Kuru söğüt nöbetçisin yitirdi Sefil emmim yaraların bitirdi Dedem oğlun bizden aldı götürdü Ararım sorarım yok derler sefil Nere varsam her yerlerde izin var Her ezgide bir satırlık dizin var Her mecliste konuşulur sözün var Çınlar kulağımda avazın sefil Kurumuş yapraklar eğilmiş dallar Sarmış kara toprak kapanmış yollar Hüseyin halini anlayan anlar Aradım yurdunu sen yoktun sefil.
     
    16.11.1994 / Hüseyin Uçar
  • Unutamadığım gözler

    Beni benden aldı geçti
    Unutamadığım gözler
    Rengi Akdeniz mavisi
    Unutamadığım gözler
     

    Yanaklar elma yarısı
    Saçlar yumurta sarısı
    Çiçek çiçek bal arısı
    Unutamadığım gözler
     

    Deli divane bir adam
    Sevda dolu gönül odam
    Konuşuyor gerdan endam
    Unutamadığım gözler
     

    Bakışırız dolu dolu
    Her bakışta keser yolu
    Çağırıyor Anadolu
    Unutamadığım gözler
     

    Sevişirken kopuş niye
    Ben seninim diye diye
    Açılır yollar yeniye
    Unutamadığım gözler
     

    Çorumda kaldı bakışlar
    İnsan özenli nakışlar
    Bahar oldu bütün kışlar
    Unutamadığım gözler
     

    Yüreğime gömdüm onu
    Sevdaların olmaz sonu
    İnsanlıktır asıl konu
    Unutamadığım gözler
    Yoldur, izdir ve ışıktır
    Taşatan ona aşıktır
    O kendiyle barışıktır
    Unutamadığım gözler     
     

    09.08.2002___Huseyin UÇAR
     

              
     

     

     

     

     

     

  • HACI
    Hangi dilde, tartışalım acıyı Bu iniş çıkışlar, tersler sancıyı Bir hayal, bir masal, besler hacıyı Adını yazmaktan, yoksundur hacı İki cihan, hayallere kiracı.. Kızına, oğluna, nalça çakıyor Onlar çığırırken, arşa bakıyor Kader deyip, kim olursa yakıyor Adını yazmaktan, yoksundur hacı Kendi gibi, ümmetlere duacı.. Ne tartı tanıyor, nede bir ölçek Denizi görmemiş sözlerim gerçek Günahlar boğmuş, bilmez içecek Adını yazmaktan, yoksundur hacı Kaderim buysa der, içmez ilacı.. Yağmur çekilince, çıkar duaya Yüzünü çevirmez, dağa ovaya Yıllık emekleri, uçar havaya Adını yazmaktan, yoksundur hacı Ne işe başlarsa, bulur aracı.. Ne görmüş, duymuşsa basar izine Kulak tıkar, okumuşun sözüne Şükürle avunur, vurur dizine Adını yazmaktan, yoksundur hacı Canını yakanı, eder baş tacı..
    11/08/2008 Karlslunde.Hüseyin Uçar..
  • YENİ YILIN ASIR OLSUN
    Aldın mı payını, demir yolundan
    Sen görmedin, her gün içtim dolundan
    Hep gülesin yeğen, kızın oğlundan
    Yeni yılın asır olsun, Emm’oğlu....
     

    Bahar sellerine, benzede durul
    Gönül soframıza, daima kurul
    Seven sevdiğini, her yerde bulur
    Yeni yılın asır olsun, Emm’oğlu...
     

    Bayramlığın giyin, takta takıştır
    Giydiğini kimliğine yakıştır
    Başarınla dost düşmanı bakıştır
    Yeni yılın asır olsun, Emm’oğlu...
     

    Arıya benzersin, petekte balsın
    Tadı muhabbeti, ehline salsın
    Bu satırlar benden, hatıra kalsın
    Yeni yılın asır olsun, Emm’oğlu...
     

    Sofrada bekliyor, seni yufkalar
    Nere gitsek, dertler bizi yakalar
    Ayşe kıza diliyorum şifalar
    Her bir günü ömür olsun, Emm’oğlu...
     

    31/12/2010.Hüseyin Uçar...
     

     

  • NİYE BE ELVAN
    -Elvan Çelikcanın Ardından- Yıllar yılı kahrın, çektin gubetin Dillere şayandı, senin gayretin Hizmetkarı, düğünlerin, davetin Bu kadar acele, niye be Elvan. Geldin bu ülkeye, onüç yaşında Emegin var, toprağında taşında Zalım kanser, cüml’alemin başında Bu kadar acele, niye be elvan. Koskilde, Karlslunde, sonra Havdurup Bakmadın arkaya, şöyle bir durup Hep ürettin, dinlenmedin, kurulup Bu kadar acele, niye be Elvan. Ağır işler, fabrikalar dolaştın Boş durmadın, boşa bile uğraştın En sonunda, menziline ulaştın Bu kadar acele, niye be Elvan. Çalamadın dostum, eli ağıza Bilirim doymadın, oğula, kıza Ev aldın karıştın, toprağa toza Bu kadar acele, niye be Elvan. Anlatsamda bitmez, anılar dizi Daha silinmeden, Alinin izi Bumudur komşuluk, terk ettin bizi Bu kadar acele, niye beElvan. Bir gubetçi daha, uçtu yurduna Neler koymuş, hiç bakmadan ardına Her şey yarım, varamamış tadına Bu kadar acele, niye be Elvan. Çökmüş omuzları, mevlide üzgün Hiç yalpasız dostum, yürüdün düzgün Elden bir şey gelmez, Felekte dizgin Bu kadar acele, niye be Elvan. Her ne desem, anlatamam durumu Tekrarlarım, hiç durmadan sorumu Yasa boğdun, Kuşsarayı, Çorumu Bu kadar acele, niye be Elvan. Yeter be Taşatan, bitir sözünü Dogruya güzele, çevir yüzünü Zalım felek, çokmu gördü izini Bu kadar acele, niye be Elvan.
    18-02-2008 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
  • KARLAR YAĞMIŞ
    Karlar yağmış, eğmiş dalım
    Çok incittin, atma çalım
    Yeter artık, ey sevdalım
    Gülistan, olsun kıraçlar...
     

    Ne sevdirdin, nede sevdin
    Zalimlere boyun eğdin
    Sanarsın, güneşe değdin
    Külün taşımaz araçlar....
     

    Dışarda karlar sepeler
    Birleşmiş düzler tepeler
    Keskinleşiyor cepeler
    El verdin, ağardı saçlar...
     

    Din imandan, dem vurursun
    Olmaz hayaller kurursun
    Yüz yıldır, aynı durursun
    Hediye olmaz haraçlar...
     

    Yaralıyor, dil dudağın
    Hatırlarsan, var adağın
    Mahsülüsün, hangi çağın
    Lokmaya, muhtaçtır açlar...
     

    25.02.2009.Hundige.Hüseyin Uçar...