Skip to content

Kitaplar

  • ACILARDAN ALDIM PAYIM
    Önce annem, babam, peşinden dayım Ören viran olmuş gönül sarayım Benim acılardan oluştu payım Hangi  yöne baksam beni yaralar Artık …
  • İÇİMDE Kİ ATEŞ
    Yaşayamam artık aynı bulvarda Hayalleri uçuşurken yollarda Yüreğim kan ağlar, yavrum sallarda Sevdiğimden haber, verin canlarım… Yüreğime ataş düştü sönmüyor …
  • SABRIMIZI SINIYORLAR GARDAŞIM
    Ömür boyu ağlar  hakkın  aramaz Nerde yaşar nasıl yaşar anlamaz Gözün oyanları kalkıp kınamaz Sabrımızı sınıyorlar gardaşım… Sanma ki yüreği …

Rastgele şiirler

  • EROL ATÇALIN ARDINDAN
    Bizim köyün kalesine çıkınca Göz gezdirip etrafına bakınca Nice canlar yatar bize yakınca Bu nasıl yaşamdır, acımaz gülüm Sen gibi yiğide, yakışmaz ölüm... Kulagımda çınlar yumuşak sesin Etrafa şifaydı güzel nefesin Taşımadı belli, göğüs kafesin Bu nasıl dünyadır, acımaz gülüm Seni bizden aldı, kalleştir ölüm... Daha dün Didimde olduk beraber Elele gezerken, arzuyla kamber Çarçabuk ulaştı, karalı haber Bu nasıl tabiat, acımaz gülüm Hangi yaşta gelse, sovuktur ölüm... Zalime karşıydı, elbet yanlıydı Söz sohbetin bilir, sovuk kanlıydı İnsan gibi insan, delikanlıydı Bu nasıl yaşamdır acımaz gülüm Sen gibi birine, yakışmaz ölüm... Yakalayabilsem, kıyan zalimi Hızara verdiler, sanki dilimi Beklenmedik haber büktü belimi Bu nasıl yaşamdır acımaz gülüm Yakışmıyor sana ansızın ölüm... Nasıl bakarsan bak, ölüm kalleştir Gücün yeter ise, onla yüzleştir Faydası yok, gece gündüz eleştir Bu nasıl tabiat, acımaz gülüm İnan ki enişte, yakışmaz ölüm... Baş sağlığı sana ablam hatice Ne söylesek değişmiyor netice Konmuş hanemize, baykuş, delice Bu nasıl anadır acımaz gülüm Nice can yitirdik, yakışmaz ölüm... Taşatan hem yazar, hemide ağlar Sanki üstümüze yıkıldı dağlar Şimdi sıra kimde, düşünür sağlar Bu nasıl yaşamdır acımaz gülüm Sen gibi yiğide yakışmaz ölüm... 29-06-2009.Hüseyin Uçar
  • GÜLSÜN CANLAR
    Ne şehiri belli, nede kazası
    Ne muhtarı belli, nede azası
    Ağırımış, hoş görünün cezası
    Yönetimde, yönetici yoğumuş,
    Cehaleti, yönlendiren çoğumuş...
     

     

    Kanatlanıp, gök yüzünde süzülsen
    Acımazlar, kurşunlara dizilsen
    Bilen olmaz, memleketten sürülsen
    Yönetimde, yönetici yoğumuş,
    Cehaleti, yönlendiren çoğumuş...
     

     

    Kara gözden, kara sürme çekilir
    Bu sineme, kızgın korlar ekilir
    Kanlı düşman, karşımıza dikilir 
    Yönetimde, yönetici yoğumuş,
    Cehaleti, yönlendiren çoğumuş...
     

     

    Düşündüm taşındım, inceden ince
    Gene değişmiyor, canlar netice
    Hısıza yüzsüze, aydınlık gece
    Yönetimde, yönetici yoğumuş,
    Cehaleti, yönlendiren yoğumuş...
     

    06-11-2008.Bağevi. Hüseyin Uçar.
     

     

     

  • GÖRMEM GEREKİR
    Öyle yüklüyüm ki, taşımaz gemi Oysa ummanları, gezmem gerekir, Şafaklar kucaklar, elbet erdemi Koydugum hedefe, varmam gerekir... Ufuklar üstünde, yolcuyum bu gün Yeşilaycı oldum, kolcuyum bu gün Gerçekci degilim, falcıyım bu gün Başka kültürleri, görmem gerekir... Hedefler toplandı, türbüne kondu Ne güzeldir bilim, her şeyi sundu Uyandım rüyadan, gezegen dondu Yaşamın izini, sürmem gerekir... Ne lazımsa aldım, gönül katıma Kocaman evreni, sardım sırtıma Binem dedim, binemedim atıma Dogruyu yanlışı, bilmem gerekir... Ses verenin, yakasına yapışmam Bilmeyenle, hiç bir şeyi tartışmam Çok zor olur, ayrılığa alışmam Sorulara cevap, bulmam gerekir... Yeter be Taşatan, adı takıla Kıyımlarla düşüyorum akıla Bir tarih oluştu, yana yakıla Katillerden hesap, sormam gerekir...
    18/04/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.
  • ANDIM OLSUN
    Tezek tüten bacalarım ÖğretmenimHocalarım Sınıflarım goncalarım Özğür sesim Sessiz çığlıgım Geçmişim Geleceğim Özlediğim Göreceğim Cennetim Gülistanım Bir salkımım bağlarında Namert eller dokunursa Kaybolurum dağlarında Andım olsun ben ölürüm Görünmeyen yollarında.
    Gölgesine sığındığım Korkularım Dinlencem Coşkum Eğlencem Gölerinde yüzdür beni Can koynunda gezdir beni Aşklarımın tomurcuğu Yüz görümcesiz gelinim Halı olam yollarına Benide al kollarına Aklım, vicdan muhasebem Toz duman Her şey karışık İç içe Ters esiyor bu yıl yeller İniliyor ince teller Susacak mı, arı diller Gözlerime konan kumru Ben öleyim ömrüm uğru Bir salkımım bağlarında Namert eller bir dokunsun Kaybolurum dağlarında Andım olsun, ben ölürüm Her çağrılan yollarında.
     
    5/7/2006 Hüseyin Uçar.
  • Hesap günü
    Birlik halkım apar topar Gerçekçi gerçeğe tapar Yüreğinden birlik kopar Yaklaşıyor hesap günü Göz açtırmaz katillere Türküler düşer dillere Emperyalizmi yerlere Yaklaşıyor hesap günü Ders alacak geçmişinden Kemer takar ibrişimden Tanır beni gelişimden Yaklaşıyor hesap günü Yalvarmayıp yalvartacak Faşizmi yurttan atacak Kin nefreti kurutacak Yaklaşıyor hesap günü İsmim gibi ismi vardır Zulmedeni o yalvartır Hüseyin’le bir karardır Yaklaşıyor hesap günü. 3.2.1975 / Hüseyin Uçar
  • Deve dikenine
     

    Yağmalanmış güzel yurtlar korular
    Seçilmiyor yanlış ile doğrular
    Küsmüş terk eylemiş bizi arılar
    Deve dikenine, dedirdin çiçek
    Sözümde yalan yok, hepisi gerçek.
     

    Keder verir bana sesi anğutun
    Çatısına konmuş öter konutun
    Ben unuttum, sizde beni unutun
    Deve dikenine dedik bu çiçek
    Sözümde yalan yok hepisi gerçek.
     

    Çıtlığın iyisi, çıtlıkta biter
    Önce dallarında cırcırlar öter
    Tut elimden gülüm dönelim yeter
    Deve dikenine dedirdin çiçek
    Sözümde yalan yok hepisi gerçek.
     

    Un eler kalburda, elek bulamaz
    Zülüfler dağılmış, ondan taramaz
    Bir haylidir, sevdiklerim aramaz
    Deve dikenine dedirdin çiçek
    Sözümde yalan yok hepisi gerçek.
     

    9/11/2004 Karlslunde/Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • ARZUMDUR
    Almam hiç kimseyi almam kafaya Kalleş değilim ki geçem arkaya Dikerim gözümü büyük kupaya Başarıya imza atmak arzumdur Ne düşmanlık tattım ne kavgalıyım Göz ağrım, yurdum, ona sevdalıyım Delikanlı öncüyüm edalıyım Başarıya imza atmak arzumdur Ne bağnaz, ne ırkçı, Atatürkçüyüm Kıyamam canlıya, ne de kürkçüyüm Hem mantığın, hem bilimin gücüyüm Başarıya imza atmak arzumdur Unuturum sanma Hacı Bektaş’ı Ne Karamanoğlu’nu ne de dadaşı Pir Sultan, Yunus’un olmaz telaşı Başarıya imza atmak arzumdur Ben Kara Fatma’yım silinmez adım Eli saymam, dostlar bozmasın tadım Düşmanlıklar fayda vermez evladım Başarıya imza atmak arzumdur.
     
    6.1.1998 / Hüseyin Uçar
  • Bahar çiğdemi
    Giyinip kuşanıp ala bürünmüş Baharın müjdesi dala bürünmüş Süzülmüş yanaklar bala bürünmüş Merhaba sevdiğim bahar çiğdemi Şehla gözler ufuklara dikilmiş Ak gerdana siyah zülüf dökülmüş Şu sinem şehrine sitem ekilmiş Merhaba sevdiğim bahar çiğdemi Soramadım adın ile yaşını Yıkma n’olur çehren ile kaşını Kırma da sineme yasla başını Merhaba sevdiğim bahar çiğdemi Mehtabın simgesi kusurun yoktur Dehalı bakışlar hastaya doktor Bu kadar yakarmak Hüseyin çoktur Merhaba sevdiğim bahar çiğdemi 25.04.1979 / Hüseyin Uçar
  • GÖKSÜMDE
     

    Hayal, meyal şimdi, yurdumla yuvam
    Bir gariplik çöktü, bozuldu havam
    Havalandı gönül, burda duramam
    Nazlı yari, görür oldum, düşümde
    Lokmalar dizilmiş, inmez göksümde.
     

    Hazılayıp beni, yollara vurun
    Bu bitmez özlemi, kalbime sorun
    Sen gözle sevdiğim, gelirim oğrun
    Nazlı yari, görür oldum, düşümde
    Lokmalar dizilmiş, inmez göksümde.
     

    Yol alırım, gece gündüz, durmadan
    Ecel gelip, birimizi almadan
    Kara toprak, üstümüze dolmadan
    Nazlı yari, görüyorum, düşümde
    Lokmalar dizilmiş, inmez göksümde.
     

    Bir kez kavuşayım, daha ayrılmam
    Ne söylese, sözlerine darılmam
    Köle gibi, süründürse yorulmam
    Nazlı yari, görüyorum, düşümde
    Lokmalar dizilmiş, inmez göksümde.
     

    18/10/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.
     

     

     

     

     

     

     

  • KİMLERİN YURDU
    Dedim aşıkmısın, deli gönlüme Bir sevdadır, teni değmez tenime Her mevsimde, karlar yağdı ömrüme Açan çiçeklerim, karakış vurdu.
    Sorgulayıp, yarğıladım nevsimi Her gün biraz daha, kıstım sesimi Her soru, cevapta, aldım dersimi Kime yaklaştımsa, tuzaklar kurdu.
     
    Kaynatmadan, beni kavurun önce Durup dinlenmeden, savurun önce Bütün sevdiklerim, çağırın önce Ne öğrendi, nede bilene sordu.
     
    Kimden ne öğrendim, kime övkündüm Hem örnek idim, hemi ekindim Herkes doysun, diye azla yetindim Sofra kurduklarım, yoluma durdu.
     
    Olmadın Taşatan, bir gün gününde Neden yerim yoktur, bayram düğünde Hayallerim bile, şimdi sürğünde Bu beden, bu düşler, kimlerin yurdu.
     
    27/10/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar.