- GÜZEL ANAM
Ne yıllar yoruldu, ne sen yoruldum
Yaban ele emek verip kuruldun
Sorunlarla ağıtlarla yoğruldun
Aldırmadın uzak yakın yollara
Canım anam, nice nice yıllara....Benlenipte çevirmedin ekseni
Hayat bağışlamaz ona küseni
Sağlıklı ömürler buldun sekseni
Güvercin kondurdun yeşil dallara
Güzel anam, nice nice yıllara....Hüzün pınarlarım aktıda doldu
Yarılan kafaydı, kırılan koldu
Öfkeye kapılıp kırdığım oldu
Derman gele bacaklara kollara
Canım anam, nice nice yıllara....Hep kuru yerlere yaktın ataşı
Körücekli hem doktoru sırdaşı
Kurumadı gözleriyin hiç yaşı
Vefasız değilsin kıran kullara
Canım anam, nice nice yollara....Dört evladın vardır, oniki torun
Yürüdün üstünde ateşin korun
Ne yazık ki hala bitmedi sorun
Dilin benzer petekte ki ballara
Güzel anam, nice nice yıllara....Kazansada kayıp eder yarışı
Tam bir ana yaraları sarışı
Her koşulda gene seçer barışı
Önem vermen paralara pullara
Canım anam, nice nice yıllara...Hiç kimse yelemez yeldiğin gibi
Bir beni üzersin bildiğin gibi
Sen uçmak kuşusun geldiğin gibi
Kurulup oturdun hasır çullara
Güzel anam, nice nice yıllara....Kovaladın beni sopayla taşla
Canın istiyorsa yeniden başla
Kusurum olduysa beni bağışla
Sarılasın yeşillere allara
Canım anam, nice nice yıllara....Adım adım parseledin Tune’yi
Özlemle dağladın deldin sineyi
Aylara çevirdin geçen seneyi
Orak çaldın bozkırlara çallara
Canım anam, nice nice yıllara...10/06/2011.Kırlangıç yuvası.Huseyin Uçar.
- Elem içindeGönülden kükreyen selde aradım Ömür boyu ağlamak mı muradım Kalmadı efendim hiç tuzum, tadım Yazarım derdimi elem içinde Yıllar oldu ben kendimi ararım Gözyaşımla Fırat nehrin yorarım Kendi yaralarım kendim sararım Yazarım derdim halem içinde Körpecik çiçeğim tomurcuk özü Dağlıyor bağrımı aşkımın közü Yeter be Hüseyin kısa kes sözü Yazarım derdimi alem içinde. 27.5.1975 / Hüseyin Uçar
- Ses yükselsinYolumuz var ak günlere Veda edelim dünlere Yaşam dönsün düğünlere Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden Adım-adım Anadolu Her yöne çevirek yolu Yaşayalım dolu dolu Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden İnsana yakışmaz söğüş Cehaletle durma döğüş Miting olsun her yürüyüş Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden Dolaşalım sokak sokak Olmayalım miskin korkak Ovalara akak, ark ark Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden Sayıp, sayılalım özlü Doğru adım doğru sözlü Oy isteyek yüzlü yüzlü Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden Vurgunları sorun bakın Atatürk izliyor halkın Tüm uzaklar olsun yakın Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden Olmayak felâket yeli Kalk konuşsun vüvut dili Kuvay-ı Milliye seli Ses yükselsin partimizden Barış aksın dilimizden 19-02.2003,KOPENHAG/Hüseyin UÇAR
- Fırat güngorün SünnetineSünnet oluyorum bir yanım boştur
Hayalin peşinden koşturda koştur
Mutlu günde bile yüreğim taştır
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu ayrılık yüreğimi yakıyor.
Kivram geldi neden babam gelmiyor
Sordum soruşdurdum kimse bilmiyor
Bu yaşımda felek bile gülmüyor
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu eksiklik yüreğimi yakıyor.
Size açtım eksiğimi fazlamı
Verin giyineyim sünnet abamı
Saygıyla anarım doslar babamı
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu ayrılık yüreğimi yakıyor
Yüreğimde ağrı, gözümde hüzün
Sağ olup görseydi şu anı gözün
Öfkeler alıyor yerini sözün
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu eksiklik yüreğimi yakıyor
Yurtlar kurmuş tırnağından dişinden
Kimler menmun şu feleğin işinden
Yeten varmı ayrılıgın peşinden
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu ayrılık yüreğimi yakıyor.
Gel yüreğim bundan geri kanama
Bu değişim melhem olsun yarama
Çok şeyler borçluyum dostlar anama
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Babasızlık yüreğimi yakıyor..
Anlayıp görmemek işin kolayı
Bağışlayın sitemimden dolayı
Yaşam acımasız kurun halayı
Fırat coşmuş yatağında akıyor
Bu ayrılık yüreğimi yakıyor
17/11/2005 Karlslunde. Hüseyin Uçar. - YAZMAK MÜMKÜN MÜ?Ey sevdiğim, niçin saçların yolar Doldurmaz gönlümü, şu akan sular Irmaklar tükenir, gölleri ular Bu gönüle, zincir vurmak mümkün mü? Aktı sular aktı, indi derine Beni bıraktılar, kendi yerine Sonunda karıştı alın terine Bu gönüle, ferman yazmak mümkün mü? Ferhat olur, alır yürür gürzünü Her konumda elbet, tutar sözünü Kimseler süremez, onun izini Bu gönülde, hava bozmak mümkün mü? Taşatanım sözüm, geçmez gönüle Kızdırmadan onu, özürler dile Gök yüzünde bile, kurur defile Bu gönülle bile, tozmak mümkün mü? 25/03/2010.Bağ evi.Hüseyin Uçar.
- HALMI BIRAKTISon olarak çevirdiğim telefon Bende davranacak hal mi bıraktı Yon efendim cehaleti durma yon Bende tutunacak kol mu bıraktı Yüklendi cehalet yaktı şura mı Dağ eyledi denizi mi, ova mı Bilinçli savunsam bile dava mı Bende tutunacak dal mı bıraktı Çöreklendi kara yılan yoluma Şırınga eyledi bastı koluma Benden selam edin, kızım oğluma Daha yürüyecek yol mu bıraktı? 12.9.1984 / Hüseyin Uçar
- BelkiNesini söyleyim gelen yarının Ertesi sabaha eremem belki Balı peteklerde kalmaz arının Yarana yoldaşa veremem belki Nere varsam kimselere sığamam Güneş olsam hiç kendime doğamam Yağmur olsam kurak yere yağamam Gonca güllerimi deremem belki Yaşım geldi yirmi beşe dayandı Hayallerim bile üryan püryandı Yüzümü görenler ihtiyar sandı Yattığım yatağım seremem belki Hüseyin üzülme unut uzağı Hayat kurmuş sana acı tuzağı Son çıkışlar, taşırmıştır bardağı O emlik kuzumu göremem belki. 19.7.1975 / Hüseyin Uçar
- Bunu unutmaUyuyamıyorum geceleri
İn, cin top oynuyor
Sessiz sedasız
Yolumu kesiyor
Günümüz haramileri
Sorular içinde kafamın
Bir yanardağ
Püskürüyor
Çalıyorum kelimelerin kapısını
Satırlar, cümleler, pararaflar
Kendiliğinden doluşuyor
Yaz, çiz, karala
Sil baştan yeniden yaz
Ben bende değilim sanki
Aynı türküyü söylüyor herkes
Gitme yemene yemene
Çabuk geçer belli sene
Bakışların bende kaldı
Yaslan sineme sineme
Ulaşılması zor
Ayrılması kor yaşam
Herkes senden yandıkıyor
Zenğini, fakiri
İşçisi, memuru
Birokratı
Çifçisi, emeklisi
Yaşlısı, genci
Değişim dedikmi kimse yok ortada
Kimliksizler, laf ebeleri
Sorumsuzlar
Kavğa yaşamdır
Yaşamsa kavğa
Sarılmalısın yaşama
İrdelemelisin her olayı
Dinlemelisin İnsanı
Hilekarı, düzanbazı asla
Boğmalısın onları sorularınla
Onlar dalsız, kolsuz
Köksüz birer ağaç
Düşlerini kurutma
Dalı, kolu, gövdesi
Sensin onların
Bunu Unutma....
9/9/2005 Karlslunde. Hüseyin Uçar. - OKUYORUMOkuyorum pir sultanı Yaslanmış çağlara Müziği Şiiri Kavgası Eksiksiz dahi Yaşıyorum Bedrettini Ne fidanlar dikmiş dağlara Her biri bir kavga Bir destan Torlek Kemal Börklüceli Yani Dede Sultan Daha niceleri Yepyeni doğuyorum Korkuyu kovuyorum Yanı başımda Nazım Masmavi gözleri Deniz, gökyüzü bahar Bahar akşamı Söken şafak Fısıldıyor kulağıma Topal Yunusla Ceviz ağacını Açıyorum Anadulumdan İnsan manzaraları Ben Sen O Biz Hepimiz Bir arada Yanyana Kol kola Halaydayız.. 31-11-1980 Hüseyin Uçar.
- BIRAKMAZ GÜLÜMÖzün ağlar, anıların vurunca Nasıl karşılanın, yurda varınca Sevdalarım ağlar, deme durunca Anılar yakanı, bırakmaz gülüm... Gözler kaçar, bakışmaktan korkarsın Özlemin arkına, düşer akarsın Gidenlerin arkasından bakarsın Ayrılık peşini, bırakmaz gülüm... Lokmaların boğazına dizilir Gözlerinden bir kaç damla süzülür Dağ üstüne çöker, beden ezilir Kimseler haline, bırakmaz gülüm... Başın almış nere gider kaygılar Bahar seli olur, deli duygular Her neylesen bildiğini uygular Analar dilini, bırakmaz gülüm... Her kelime hançer olur saplanır Tüm hüzünler göz ucuna toplanır Deli gönül her acıya katlanır Kamburlar belini, bırakmaz gülüm... 25-05-2009.Çorum.Hüseyin Uçar.
Şair
