- KÖR KÜTÜKLER UYUDUNe dedimse gülüm anlamadılar Zalimi, haini paylamadılar Diri diri bir mezara kodular Doğruldukça kör kütükler uyudu İçtikleri kan değil de söyle ne Kandırdıkça kandırılır divane Hem hayatı hemi gönlü virane Soruldukça kör kütükler uyudu Ne sorarsın canım ahvalim budur Bu gönül baharsız ağacı bodur Sözümü çekemem istersen kudur Yoruldukça kör kütükler uyudu. 11.4.1996/ Hüseyin Uçar
- NE BİÇİM TESELLİNe biçim teselli, ne biçim yazı Oturup ağlamak karım mı benim? Çal n’olur çal aşık, dertli çal sazı Oturup ağlamak karım mı benim? El attığım dallar elimde kaldı O aşkın çilesi dilimde kaldı Dünyanın sitemi gülümde kaldı Oturup ağlamak karım mı benim? Teselli edenim, yoldaşım mı var Derdimi dökecek sırdaşım mı var Elimden tutacak kardeşim mi var Oturup ağlamak karım mı benim? Yok gibi görünüp var gibi durdum Boşuna üzülüp kafayı yordum Nere vardım ise kendimi sordum Oturup ağlamak karım mı benim? 14/06/ 1974 Hüseyin Uçar
- KALBİNDEN GAYRİSİNKömür gözlerinde yakan alevin
Sinemi dağlyor hasretin, sevi’n
Kalbimde kurulu sarayın evin
Bir günlük misafir almak istemem.
Gencecik fidansın yanağın al al
Bırak nazı n’olur gel kapımı çal
Kalbimde sevi’n inleyen kaval
Sevdiğim yolumdan kalmak istemem.
Hasretin çok acil ömrüme şifa
Yeter Hüseyin’e bu kadar cefa
“Ha!” de gel, sevdiğim düştüm “alaf”a
Kalbinden gayrisin çalmak istemem
18.08.1980 / Hüseyin Uçar - GÖZLERİNDE ÇIKTIM YOLCULUĞAGözlerinde çıktım yolculuğa
Birlikte ayrıldık iskeleden
Birlikte aştık okyanuslsrı
Birlikte ağladık
Birlikte güldük
Gözlerin sanki
Beni kendine çeken tuzak
Karanlık dünyama güneş
Susuzluğuma su
Gözlerin kalbimin derinliklerinde
Yükselen yıldızlar
Gözlerin aşk
Gözlerin muhabbet
Gözlerin ateş
Bakarken ısıtan
Ağlarken susturan
Gülürken güller açan
Peşinden koştuğum hasret
Senle girdiğim her şehir
Büyüdü
Güzelleşti
Parkları cıvıl cıvıl
Seninle bir başkalaştı
Oyun yeri çocukların
Rıhtımları
Sahilleri
Buluşmalarımızın muştusu
Uğrak yeri anılarımızın
O güneşli gözlerinden
Kopmak değildir ayrılık
Ağaçların gökyüzüne uzanışı
Pınarların sessiz sessiz akışı
İşledim gözlerine
Bütün resimlerimi
Realist tablolarımı
Benim için ayrılık
Geminin gözlerinden kalkışı.
15/9/2006 Karlslunde.Hüseyin Uçar. - AŞIMIZA ZEHİRLERİ AŞLADIHavalar vuruyor patlak tekere Hak için doğruyu demez bir kere Bit ombaşı olmuş, çavuşsa pire Kenelere övkünmeye başladı Pırınç oldum sofralara serildim Aç olana doysun, diye verildim Ne işlesem suçmuş gibi gerildim Aşımıza zehirleri aşladı Kuşakları farklı, aynı düşleri Dürüstlere yüklenmektir işleri Kara kura karneleri, fişleri Yapma dedik ömür boyu taşladı Değer verin değerini anlamaz Arayıp kendini, bir kez bulamaz Şu sineme hançer vursan kanamaz Kölesiydim gene bizi dışladı Olmuşuz elinde, oyuncak alet Sağını solunu, unutmuş nalet Bir düşmanım varsa oda cehalet Her fırsatta gururumuz haşladı 06-06-2007 Karlslunde-Hüseyin Uçar.
- İSMAİL BİNGÖLESözcükler anlamlı, seside kalın Yitirmiş sandalı, ayaklar yalın Gülsüm gelin, koymuş, yasa kuralın Yarin sofrasını kurur, Üsbalı... Papağan misali, ezber çenesi Hayat acımamış, pişmiş sinesi Bilgisini onaylamaz karnesi Hocasından hesap, sorur Üsbalı... Biraz çildir yüzü, birazda donuk Herkesle eğleşir durmaz ki yamuk Hanımın yanında pamukmu pamuk Bütün değerleri korur Üsbalı... Erken yaşta, saç kalmamış dökülmüş Frankfurta çınar olmuş dikilmiş Gönül ovasına, neler ekilmiş Verdiği sözlerde durur Üsbalı... Görünüşü kaba, elleri mahir Söylemiş türküsün, her şafak zahir Sitem mi etmişler, hep çekmiş kahir Acımaz nevsini, vurur Üsbalı... Yaşamak uğruna, ülkeler aşmış Kendi kurgusuna, kendisi şaşmış Dimdik durur hala, yüreği taşmış Yoksul doğmuş, varsıl yürür Üsbalı... Zaman zaman onun, çekilmez nazı Çocuktan çocuktur, bakarsın bazı İnsandan gayriye, yoktur niyazı Binlerce yobazı, yorur Üsbalı... Dinlemek kültürdür, tartışmak erdem Aynı muhabbeti, sürdürmüş dedem Bütün mahlükattan, ayrılır Adem Gerçeğin farkına, varır Üsbalı... Uzatma sözünü,Taşatan yeter O sana bağırsa, sen ondan beter Ayrıldım dostlardan, burnumda tüter Didimin özlemi, sarır Üsbalı... 27-09-2008.Didim.Hüseyin Uçar.
- DOST MU? DÜŞMAN MI?Parmak kadar tabut, kocaman yürek Duygular tınılı, seslerse gevrek Düşmanlar sıklaşır, dostlarsa seyrek Bir tek yaptığını, demez pişman’mı? Hele deyin Felek, dost’mu,Düşman’mı? Acılar yükledi, öldüm dirildim Ağaç oldum hızarlara verildim Köle gibi her gelene eğildim Bir tek yaptığını, demez pişman’mı? Hele deyin Felek, dost’mu, düşmanmı? Ağrı dağı, üstümüze yıkıldı Ne yalanlar, ne lakaplar takıldı Bu ülkede insan bile yakıldı Bir tek yaptığını, demez pişman’mı? Hele deyin Felek, dost’mu, düşman’mı? Bağ bahçe, yerleşim, yolun ötesi Kimler boşa almış, canlar vitesi Mezarlık’mı, onun kültür sitesi Bir tek yaptığını, demez pişman’mı? Hele deyin Felek, dost’mu, düşman’mı? 18/ 5/ 2006. Hüseyin Uçar. Danmark.
- OLMAZ İMİŞAralandım aralandım
Ölmedim de yaralandım
Gurbet melhem olmaz imiş
Var gücümle kiralandım
Kalır mı mazlumun ahı
Kim işler böyle günahı
Bekle gönül bekle gönül
Bahar güneşli sabahı.
14.4.1986 / Hüseyin Uçar - YIKIK KAŞLARYıllara sordum sorular
Hiç kendime soramadım
Doğru yanlışı korular
Cevabını bulamadım...
Yıkık kaşlar indi dize
Cümlelerim döndü köze
Artık olan oldu bize
Ne verdimse alamadım...
Bir yün iken, oldum yumak
Diş döküldü, ezmez damak
Postacıya oldum yamak
Hiç bir işe yaramadım...
Hayal oldu, dayanışma
Ağzım açsam, der konuşma
Mahşere kaldı buluşma
Başka işler aramadım...
Gönüllere, örür duvar
Nere varsam, ordan kovar
Taşatan, yüreğin ovar
Bir kararda duramadım...
28.11.2009.Hüseyin Uçar. - İnsandaDilsizde dil olur sevda Evli evde, avcı avda Bütün oluşumlar tavda İnsanda hepisi mevcut Gerdanına güller takar Coşku engelleri yıkar Pınarlar yürekte akar İnsanda hepisi mevcut Sevda kavuran ısırgan Tatlıca kaşınır organ Elbette yaşam durağan İnsanda hepisi mevcut Küpüne sirke öfkeler Sevdalılar hep kekeler Acımaz yaşam silkeler İnsanda hepisi mevcut Yaşa lâzımdır kuruluk Yaşam kaynağı mutluluk Kimine göre sululuk İnsanda hepisi mevcut Sevgi, nefret ve dışlama Gediğinde bu taşlama Gene kavgaya başlama İnsanda hepisi mevcut Emeğin olmalıdır çeç Yaşam acımsız süreç Elbet yıllar bir dönemeç İnsanda hepisi mevcut 25.11.2002______Hüseyin UÇAR
Şair
